Konfederasyon, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde düzenlediği basın açıklamasında, kamu çalışanlarının taleplerinin görmezden gelindiğini belirtti.
Genel Başkan Orhan Yıldırım, “Sayın Cumhurbaşkanı belli ki şu anda oturmuş olduğu külliyeden bizim sesimizi duymuyor. Eğer sesimizi duymazsa, duyacağı yere yani külliyeye gidip orada 25 milyon emekçinin sorunlarını kamuoyuna açıklayacağız.” dedi.
-
Genel Başkan Orhan Yıldırım, “Sayın Cumhurbaşkanı belli ki şu anda oturmuş olduğu külliyeden bizim sesimizi duymuyor. Eğer sesimizi duymazsa, duyacağı yere yani külliyeye gidip orada 25 milyon emekçinin sorunlarını kamuoyuna açıklayacağız.” dedi.
"Haklarımızın Peşini Bırakmayacağız!"
Yıldırım’ın yaptığı açıklamada, yaklaşık 25 milyon yurttaşı ilgilendiren toplu sözleşme sürecinde kamu emekçilerinin yalnız bırakıldığına dikkat çekildi. Temmuz ve Ağustos aylarında yaşanan ekonomik krizden örnekler vererek hükümeti eleştiren Yıldırım, "Artan fiyatlar, yoksullaşan halk… Her şey arttı ama memurun maaşı artmadı" dedi.
Birleşik Kamu-İş olarak ilk kez toplu sözleşme masasında yer aldıklarını hatırlatan Yıldırım, memur ve emeklilerle adeta alay eden tekliflerin ardından 18 Ağustos’ta ülke çapında iş bırakma eylemi gerçekleştirdiklerini ifade etti.
“Masada Adil Hakemlik Mümkün Değil”
Toplu sözleşme yasasında grev hakkının olmaması ve Hakem Heyeti’nin çoğunluğunun Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesini eleştiren Yıldırım, sürecin adil yürütülmesinin imkânsız hale geldiğini vurguladı. Maliye Bakanlığı’nın süreci perde arkasından yönettiğini savunan Yıldırım, asıl muhatabın Maliye Bakanı olmasına rağmen doğrudan masaya gelmediğini belirtti.
“Sorumluluk Cumhurbaşkanı’nda”
Açıklamanın devamında, sürecin Hakem Heyeti’ne taşındığı hatırlatılarak, “Artık bu aşamadan sonra memur ve memur emeklileri ile ailelerinden oluşan 25 milyon kişinin yaşam koşullarını belirleyecek olan makam, Cumhurbaşkanı’dır.” denildi.
Yıldırım, Cumhurbaşkanı’nın konuya yeterince hâkim olmadığı kanaatinde olduklarını ifade ederek doğrudan kendisiyle görüşme talebinde bulundu. Eğer bu çağrıya yanıt gelmezse, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde kamuoyuna açıklama yapılacağı bildirildi.
Birleşik Kamu-İş, taleplerini görmezden gelen bir süreç karşısında sessiz kalmayacaklarını vurgularken, kamuoyuna da dayanışma çağrısında bulundu. Konfederasyon, “Bu bir siyasi değil, insani mücadeledir” mesajı verdi.