Mevzuata uygun olmak kaydıyla, farklı alanlardan yasal gelir elde etmek mümkün olabiliyor.
Telif ve eser gelirleri öne çıkıyor
Memurlar; kitap, yazılım, mobil uygulama, tasarım, fotoğraf ya da müzik gibi fikri ürünlerden telif geliri elde edebiliyor. Gelir Vergisi Kanunu kapsamında belirli şartları sağlayan bu kazançlar, vergi avantajlarından da yararlanabiliyor.
Şirket ortaklığı mümkün ama sınırlı
Anonim ya da limited şirketlere ortak olunabiliyor. Ancak yönetici pozisyonda bulunmamak ve imza yetkisi taşımamak şartıyla yalnızca kâr payı (temettü) geliri elde edilebiliyor.
Bilirkişilik ve eğitim faaliyetleri yapılabiliyor
Uzmanlık alanına göre bilirkişilik yapmak ya da mesai saatleri dışında eğitim faaliyetlerine katılmak da yasal gelir kaynakları arasında yer alıyor. Halk eğitim merkezleri veya kamu kurumlarında ders verilmesi bu kapsamda değerlendiriliyor.
Yatırım gelirleri serbest
Borsa, yatırım fonları, tahvil ve kira sertifikası gibi finansal araçlara yatırım yapılabiliyor. Ayrıca gayrimenkul kiralama gibi gelirler de ticari boyuta ulaşmadığı sürece mümkün görülüyor.
Kira ve temettü gelirleri yasal çerçevede
Konut ya da iş yeri kiraya verilerek gelir elde edilebiliyor. Aynı şekilde hisse senetlerinden temettü geliri de alınabiliyor. Bu kazançlar ilgili vergi mevzuatına tabi tutuluyor.
Dikkat edilmesi gereken sınırlar
Uzmanlar, memurların ek gelir elde ederken bazı temel kurallara dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor. Kamu görevinin aksatılmaması, çıkar çatışması yaratılmaması ve ticari faaliyet kapsamına girilmemesi bu kuralların başında geliyor.
Özellikle şahıs şirketi kurarak ticari faaliyet yürütmenin mevzuata aykırı olduğu ve disiplin yaptırımı doğurabileceği belirtiliyor.
“Memur ek gelir elde edemez” algısı doğru değil
Genel değerlendirmeye göre memurların hiçbir şekilde ek gelir elde edemeyeceği yönündeki düşünce gerçeği yansıtmıyor. Önemli olan, elde edilen gelirin yasal sınırlar içinde, ticari faaliyet niteliği taşımadan ve 657 sayılı Kanun’a aykırı olmayacak şekilde elde edilmesi.