Daha önce yüzde 1 ve yüzde 2 barajlarının yargı kararlarıyla iptal edildiğini hatırlatan sendikal çevreler, yeni bir baraj uygulamasının sendikal özgürlüklere aykırı olacağını savunarak, “Memurların ekonomik sorunlarına çözüm üretmek yerine sendikal barajlarla gündem oluşturuluyor” tepkisini dile getirdi.
Kamu çalışanlarının sendikal hakları ve toplu sözleşme kazanımları üzerinden yeni bir tartışma başladı. Belirli bir üye oranına ulaşamayan sendikalara mensup kamu görevlilerinin sendika tazminatından yararlanmasını engelleyecek yüzde 5 barajının yeniden gündeme taşındığı iddiaları, sendikal çevrelerde tepkiyle karşılandı.
Düzenlemeye karşı çıkan sendikal kesimler, geçmişte benzer uygulamaların yargı kararlarıyla iptal edildiğine dikkat çekerek, sendika barajının yeniden hayata geçirilmesinin hukuki tartışmaları beraberinde getireceğini belirtti.
“Sendikal Rekabet Barajlarla Engellenmek İsteniyor”
Baraj uygulamasına tepki gösteren sendikal çevreler, bazı büyük konfederasyonların kamu çalışanlarının ekonomik ve sosyal sorunlarına çözüm üretmek yerine mevcut sendikal konumlarını korumaya odaklandığını ileri sürdü.
Özellikle Memur-Sen'in geçmişte karşı çıktığı yüzde 5 barajını bugün yeniden gündeme getirmek için girişimlerde bulunduğu iddia edilirken, bu yaklaşımın sendikal çoğulculuk ve örgütlenme özgürlüğü açısından sorunlu olduğu savunuldu.
🟥 ( @dogruyol35 ): Memur Sendikalarında Yüzde 5 Barajı Tartışması: 'Hukuki Dayanağı Yok' ( @BirlikSaglikSen ) ⤵️⤵️ https://t.co/fuNYTrIl00 https://t.co/ictvCqJkBZ
— Sağlık Personeli Haber (@personelsaglikn) October 14, 2026
Kamu çalışanlarının yoksulluk sınırının altında kalan gelirleri ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar gündemdeki yerini korurken, sendikaların önceliğinin üyelerinin alım gücünü artırmak olması gerektiği vurgulandı.
Yüzde 1 ve Yüzde 2 Barajları Yargıdan Dönmüştü
Sendika barajına yönelik eleştirilerde geçmişte yaşanan hukuki süreçler de hatırlatıldı.
2001 yılında yürürlüğe giren 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu kapsamında uygulanan yüzde 5 barajının daha sonra 5198 sayılı Kanun ile kaldırıldığına dikkat çekildi.
2021 yılı Ağustos ayında gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinde gündeme gelen yüzde 1 sendika barajının ise Danıştay tarafından oy birliğiyle iptal edildiği belirtildi.
Bu kararın ardından torba kanun düzenlemesiyle getirilen yüzde 2 barajı da sendikal özgürlükler bakımından tartışmalara neden olmuştu. Söz konusu düzenleme, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti.
“Anayasa ve Uluslararası Sözleşmelere Aykırı”
Baraj uygulamasına karşı çıkan kesimler, belirli bir üye sayısına ulaşamayan sendikaların üyelerinin mali haklardan mahrum bırakılmasının Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika kurma ve sendikaya üye olma özgürlüğüyle bağdaşmadığını savundu.
Ayrıca Türkiye'nin taraf olduğu Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 87 ve 98 sayılı sözleşmelerine dikkat çekilerek, sendikal örgütlenme özgürlüğünün korunması gerektiği ifade edildi.
Sendikal çevreler, baraj uygulamalarının özellikle yeni kurulan ve üye sayısı sınırlı olan sendikalar açısından dezavantaj oluşturduğunu, kamu çalışanlarının sendika tercihlerini dolaylı biçimde etkileyebileceğini ileri sürdü.
“Memurun Sorunları Yerine Sendikal Barajlar Konuşuluyor”
Yüzde 5 barajının yeniden gündeme getirilmesine yönelik eleştirilerde, kamu çalışanlarının ve emeklilerin ekonomik koşulları ön plana çıktı.
Memurların artan yaşam maliyetleri karşısında alım gücü kaybı yaşadığı, emeklilerin ise temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı belirtilerek, sendikal mücadelenin bu sorunlara odaklanması gerektiği vurgulandı.
Baraj karşıtı sendikal kesimler, bazı sendikaların üye kayıplarını önlemek ve mevcut konumlarını korumak amacıyla benzer düzenlemeleri desteklediğini iddia etti.
Çalışma Bakanlığına Yönelik İddialar da Gündemde
Tartışmaların bir diğer boyutunu ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının olası düzenlemeye yaklaşımı oluşturdu.
Yüzde 5 barajını savunan bazı sendikal çevrelerin, Bakanlığın da bu düzenlemeye olumlu baktığını öne sürdüğü belirtilirken, baraj karşıtları bu iddialara tepki gösterdi.
Geçmişteki yargı kararlarını hatırlatan sendikal kesimler, Cumhurbaşkanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının daha önce hukuki tartışmalara konu olmuş bir uygulamanın yeniden yürürlüğe konulmasına onay vermeyeceğine inandıklarını ifade etti.
“Kamu Çalışanlarının Sendika Seçme Özgürlüğü Korunmalı”
Sendika barajı tartışmalarının kamu görevlilerinin örgütlenme özgürlüğü açısından önemli olduğuna dikkat çeken sendikal çevreler, çalışanların herhangi bir ekonomik kayıp endişesi yaşamadan istedikleri sendikaya üye olabilmesi gerektiğini savundu.
Daha önce yargı kararlarıyla iptal edilen düzenlemelere benzer uygulamaların yeniden gündeme getirilmesinin çalışma hayatında yeni hukuki uyuşmazlıklara yol açabileceği ifade edildi.
Sendikal çevrelerden yapılan değerlendirmelerde, kamu görevlilerinin beklentisinin yeni baraj düzenlemeleri değil; maaşların iyileştirilmesi, emeklilerin alım gücünün artırılması ve sendikal hakların genişletilmesi olduğu vurgulandı.
Yüzde 5 sendika barajına ilişkin tartışmalar sürerken, olası bir düzenlemenin içeriği ve hukuki dayanakları kamu çalışanları tarafından yakından takip ediliyor.





