Toplu sözleşme sürecinin ardından, umutlar ve eleştiriler bir araya geliyor. "Keşke tam bir uzlaşma sağlanabilseydi, keşke ülkemizin imkânları talepleri karşılayacak seviyede olsaydı. Keşke ekonomik durumumuz bu kadar kırılgan olmasaydı" düşünceleri etkiliyor. Ancak her toplu sözleşme süreci, öncekine eklenen kazanımların bir devamı olarak görülüyor. Bu süreçler, gelecekte daha iyi bir noktada olunacağına dair umudu canlı tutuyor.

Son toplu sözleşme sürecinin tüm aşamalarına dahil olan bir yetkili, masada sendikal mücadele, temsil ettikleri kitle ve milyonlar adına gerekenin yapıldığını belirtti. Ancak yaşanan sıkıntıların, masadaki verimlilikten çok ülkenin ekonomik zorluklarıyla ilgili olduğuna dikkat çekti.

Geçtiğimiz hafta, ülke ve memur durumunu ele alırken, eleştirilere bakıldığında kişisel eleştiriler bir yana bırakıldığında yetkisiz konfederasyonların masada yer almasına da dikkat çekildi. Yetkili oldukları dönemde elde ettikleri kazanımları hatırlatmadan, yetkisiz oldukları dönemde masaya sundukları katkıyı sorgulamak gerektiğini ifade ediyor.

Toplu sözleşmenin sonu, aslında yeni başlangıçların habercisi. Ülkenin vergi düzeninden para politikalarına, ihale yasasından kamudaki tasarruflara kadar birçok konu, iki yıl sonra tekrar masaya oturulacak toplu sözleşme sürecini etkileyecek. Bu da gösteriyor ki, toplu sözleşme sadece masadaki bir mücadele değil, ülkenin ekonomisi ve geleceğini şekillendiren bir adımdır.

Sivil toplum ve sendikal mücadeleye daha geniş açıdan bakarak, oluşturulacak kamuoyu baskısı ve denetimi ile gelir dağılımındaki dengesizliklerden, bozulan maaş düzeninden, zarar gören toplumsal adalet mekanizmalarına kadar birçok çarpıklığın düzeltilesini sağlamalıyız. Burayı gözden kaçırarak, sendikaların kendi arasındaki didişmeleri, yetkili sendikaya her iki yılda bir yöneltilen insafsız eleştiriler ve yapılan saldırılarla sadece kendinizi kandırır ve günü kurtarırsınız.

7.Dönem toplu sözleşme süreci geride kaldı ancak mücadelemiz devam ediyor. Şimdi yeniden yola koyulma, daha derin bir strateji ve akılla dünyada ve ülkemize neler oluyor, nasıl bir gelecek bizi bekliyor diye sorma vaktidir.

Bu toplu sözleşmeden; “uzlaştığın talepleri imza altın al ve koru, uzlaşamadığın talepleri en iyi aşamaya getir ve kayda geçirerek hakeme öyle götür.” Stratejisi tecrübe edilmiş oldu. Bundan sonraki toplu sözleşmelerin üretkenliğini sağlayacak önemli bir yöntem ortaya çıkmış oldu. Elde edilen kazanımlar, seçim öncesi yapılan iyileştirmeler ve tecrübe edilen, “kısmi uzlaşma” yöntemi hayırlı olsun. Mücadelemiz devam ediyor.

Talat YAVUZ

Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri