Özellikle işveren tarafından dijital kanallar üzerinden iletilen görev ve talimatların, bazı durumlarda fazla mesai kapsamında değerlendirilebileceği belirtiliyor.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nden emsal niteliğinde değerlendirme
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği bir kararda, mesai bittikten sonra WhatsApp üzerinden gönderilen iş talimatlarının çalışma süresine dahil edilebileceğine işaret edildi. Bu karar, dijital ortamda sürdürülen iş ilişkilerinin hukuki boyutuna dair önemli bir örnek olarak değerlendirildi.
Fazla çalışma hesabında hangi kriterler öne çıkıyor?
Yargı değerlendirmelerinde, gönderilen mesajın doğrudan iş emri niteliği taşıyıp taşımadığı önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Bunun yanında çalışanın sürekli ulaşılabilir olmasının beklenmesi ve mesai sonrasında sisteme girerek fiilen görev yapmasının istenmesi de fazla mesai hesabında dikkate alınan başlıklar arasında yer alıyor.
Dijital kayıtlar mahkemede delil olarak kullanılabiliyor
İş hukuku uzmanlarına göre, WhatsApp yazışmaları, e-posta trafiği, çevrim içi toplantı kayıtları ve şirket sistemlerine ait giriş-çıkış verileri fazla mesai davalarında delil niteliği taşıyabiliyor. Bu tür kayıtların, çalışanın mesai saatleri dışında iş yapıp yapmadığını ortaya koymada önemli rol oynadığı belirtiliyor.
Haftalık 45 saatin üzeri fazla mesai sayılıyor
4857 sayılı İş Kanunu’na göre haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla mesai kapsamında değerlendiriliyor. Bu sürenin üzerindeki çalışmalar için ise işçiye, normal saatlik ücretinin yüzde 50 fazlası üzerinden ödeme yapılması gerekiyor. Dijital platformlarda sürdürülen işlerin de bu kapsamda incelenebileceği ifade ediliyor.
Sürekli çevrim içi olma baskısı gündemde
Uzaktan çalışma düzeninde en çok tartışılan konulardan biri de mesainin nerede başlayıp nerede bittiği. Çalışanların akşam saatlerinde gelen mesajlara anında yanıt vermek zorunda hissetmesi, hafta sonlarında da iş takibini sürdürmesi ve sürekli çevrim içi kalması; iş-özel yaşam dengesini bozabiliyor. Uzmanlar, bu durumun zamanla tükenmişlik ve psikolojik baskı riskini artırabileceğine dikkat çekiyor.
“Bağlantıyı kesme hakkı” tartışmaları büyüyor
Avrupa’da birçok ülkede yasal güvence altına alınan “bağlantıyı kesme hakkı” Türkiye’de de daha fazla konuşulmaya başlandı. Çalışanın mesai sona erdiğinde dijital olarak işten uzak kalabilmesini ifade eden bu yaklaşımın, ileride iş hukukunda daha geniş yer bulabileceği değerlendiriliyor.
İşverenler için de yeni risk alanı oluşuyor
Uzmanlar, kontrolsüz şekilde sürdürülen dijital iletişimin işverenler açısından da yeni hukuki riskler doğurabileceğini belirtiyor. Özellikle fazla mesai, mobbing ve tazminat davalarında dijital talimatların belirleyici hale gelmesi, iş dünyasında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.





