Aynı binada, aynı kamu hizmeti çatısı altında çalışan personel arasında oluşan tablo, “adalet” ve “liyakat” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Aynı kurum, iki farklı maaş gerçeği
Eleştirilerin odağında, kamuda yan yana çalışan iki farklı statü bulunuyor:
-
Bir yanda taşerondan kadroya geçmiş bir işçi,
maaşına ek olarak 22.500 TL ek ödeme alıyor. -
Diğer yanda ise yıllarını eğitime vermiş, sınavlarla atanmış bir memur,
sadece maaşıyla geçinmeye çalışıyor.
Bu fark, aynı kurumda görev yapan personel arasında ciddi bir huzursuzluk yaratıyor.
“Okumak ve sınav kazanmak cezaya dönüştü” eleştirisi
Ortaya çıkan tabloya yönelik en sert eleştirilerden biri, kamuya giriş süreciyle ilgili. Uzun yıllar eğitim alıp, zorlu sınavlardan geçerek atanan memurların gelir açısından geride kalması, “kamuda okumak ve sınav kazanmak adeta cezalandırılıyor” yorumlarına neden oluyor.
Emek ve liyakat tartışması
Gelir dengesizliği, sadece ekonomik bir sorun olarak değil; emek ve liyakat kavramları üzerinden de ele alınıyor. Eleştirilere göre, bu tablo:
-
Eğitimi ve mesleki birikimi değersizleştiriyor,
-
Kamu personel sistemi içinde adalet duygusunu zedeliyor,
-
Çalışma barışını olumsuz etkiliyor.
Düzenleme çağrısı güçleniyor
Kamuoyunda ve çalışanlar arasında yükselen tepkiler, ücret politikasının yeniden ele alınması gerektiği yönündeki çağrıları artırıyor. Ortak beklenti ise net:
Kamuda görev, statü ve sorumlulukla uyumlu; emek ve liyakati gözeten adil bir ücret sistemi.
Aksi halde bu tür gelir farklarının, kamudaki motivasyon kaybını ve güvensizliği daha da derinleştireceği ifade ediliyor.





