Bir vatandaş, görevini yapmaya çalışan doktorlara, hemşirelere ve diğer sağlık personeline saldırarak devletin malına zarar verebiliyor. Bu tür saldırıların ardından, saldırganların genellikle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılması, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.

Saldırganlar, ertesi gün aynı hastaneye muayene olmak için geri gelebiliyor ve bu durumun önüne geçecek hiçbir engel veya yaptırım bulunmuyor.

Hukuki Boşluklar

Kanunların yetersizliği ve uygulamalardaki eksiklikler, sağlık çalışanlarını korumasız bırakıyor. Bir milletvekiline, hakime veya savcıya saldırdığınızda tutuklanmanız kaçınılmazken, sağlık çalışanlarına saldırdığınızda cezasız kalmanız kabul edilemez bir durum. Bu, sağlık personelinin haklarını koruyan yasal düzenlemelerin yetersiz olduğunu gösteriyor. Her gün ülkenin bir yerinde yaşanan saldırılar, saldırganların yanına kar kalıyor.

Polis Memuru, Hemşire Eşini ve Küçük Çocuğunu Katledip İntihar Etti! Polis Memuru, Hemşire Eşini ve Küçük Çocuğunu Katledip İntihar Etti!

Sağlık Çalışanlarının Kaygıları

Doktorlar ve sağlık personeli, sürekli artan şiddet olayları karşısında tedirgin ve endişeli. Riskli hastalara müdahale etmek istemeyen doktorlar, "Başıma iş gelmesin" düşüncesiyle hareket ediyor. Bu durum, riskli hastaların özel hastanelere yönelmesine veya tedavi sürecinde ciddi aksamalara yol açıyor.

Sonuç olarak, bu durumdan en çok zarar gören, sağlık hizmeti almak isteyen vatandaşlar oluyor.

Cezasızlık….

Hastanelerde birkaç dakika beklemek zorunda kalan, istediği ilacı veya raporu alamayan kişiler, sağlık personeline saldırma cesaretini bulabiliyor. Çünkü bu tür saldırıların ciddi bir cezai yaptırımı olmayacağını biliyorlar. Siyasiler, medya ve bazı sosyal medya kullanıcıları, büyük bir çaba ve özveri ile çalışan sağlık personeline karşı olumsuz söylemlerle bu durumu daha da körüklüyor.

Medyanın Tutumu ile Yanıltıcı Haberler

Örneğin, bir haberde, bir vatandaşın gittiği hastanede kadın doktora yumruk attığı, araya girenlerin de saldırıya uğradığı görülüyor. Ancak bu tür olaylar medyada yanlış ve yanıltıcı şekilde aktarılabiliyor. Saldırganın durup dururken dayak yediği şeklinde yansıtılan haberler, gerçeği yansıtmaktan uzak ve sağlık çalışanlarını mağdur eden bir yaklaşım sergiliyor. Sağlık çalışanlarının kendilerini koruma hakları yokmuş gibi bir algı oluşturuluyor.

Sağlık personeline yönelik şiddetin önüne geçilmesi için yasal düzenlemelerin acilen gözden geçirilmesi ve caydırıcı cezaların uygulanması gerekiyor.

Sağlık çalışanlarının güvenliğini sağlamak, toplum sağlığını korumanın en temel adımlarından biridir.

Doktorun Sesi