Düzenleme, özellikle kadın çalışanların doğum sonrası izin haklarının genişletilmesi ve çocuklara yönelik koruyucu önlemlerin artırılması bakımından dikkat çekti.
Kabul edilen kanunla birlikte hem kamu çalışanlarını hem de özel sektörde çalışan işçileri ilgilendiren doğum izni süreleri uzatılırken, koruyucu ailelere yeni destekler sağlandı. Çocukların yoğun olarak bulunduğu alanlarda çalışabilecek kişilerle ilgili yeni sınırlamalar getirildi, devlet korumasındaki gençlerin istihdamına yönelik şartlar yeniden düzenlendi.
Kadın çalışanlar için doğum sonrası ücretli izin süresi uzatıldı
Yasanın en dikkat çeken başlıklarından biri doğum izni sürelerindeki artış oldu. Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan değişiklikle, kadın memurlara doğum sonrası verilen ücretli izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarıldı. Böylece kadın memurlar için doğum öncesi 8 hafta ve doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftalık analık izni hakkı tanındı.
Sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu doktor raporuyla belgeleyen kadın memurlar ise talep etmeleri halinde doğumdan önceki dönemin bir kısmında çalışmaya devam edebilecek. Yeni düzenlemeye göre, beklenen doğum tarihinden önceki son 2 haftaya kadar görev yapılabilmesinin önü açıldı. Doğum öncesinde kullanılmayan izin süresi doğum sonrasına eklenecek.
Özel sektörde çalışan kadınlar için de aynı süre uygulanacak
Benzer bir düzenleme İş Kanunu’nda da yapıldı. Buna göre kadın işçilerin doğum sonrası ücretli izin süresi 8 haftadan 16 haftaya yükseltildi. Böylece özel sektörde çalışan kadınlar da doğumdan önce 8 hafta, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta ücretli izin kullanabilecek.
Doktor onayı bulunması ve çalışanın istemesi halinde, doğumdan önce çalışılabilecek süre burada da yeniden düzenlendi. Ayrıca kadın işçilere, 24 haftalık ücretli izin süresinin tamamlanmasının ardından talepleri üzerine ücretsiz izin hakkı da verilecek. Çoğul gebelik durumunda bu süre daha da uzatılacak.
Babalık izninde de artış var
Kanun yalnızca kadın çalışanların değil, erkek çalışanların da aile yaşamını ilgilendiren haklarında değişiklik içeriyor. Yapılan düzenlemeyle, işçiye eşinin doğum yapması halinde verilen ücretli izin süresi 5 günden 10 güne çıkarıldı. Böylece babalık izni süresi iki katına yükseltilmiş oldu.
Bu değişikliğin, doğum sonrası aile bütünlüğünün korunması ve yeni doğan bakım sürecinde ebeveynlerin daha fazla desteklenmesi açısından önemli bir adım olduğu değerlendiriliyor.
Mevcut doğum yapan personele ilave hak tanındı
Genel Kurul’da kabul edilen önergeyle, yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte mevcut analık izni süresi sona ermiş olsa bile 1 Nisan 2026 itibarıyla doğumdan itibaren 24 haftalık toplam süreyi henüz tamamlamamış olan personele de ek hak getirildi. Buna göre, yürürlük tarihinden itibaren 10 iş günü içinde başvuruda bulunanlara 8 hafta ilave analık izni verilebilecek.
Bu maddeyle, düzenlemenin yürürlüğe girdiği dönemde doğum izni kullanan çalışanların hak kaybı yaşamaması amaçlandı.
Koruyucu aile olan memur ve işçilere izin hakkı
Yeni yasada koruyucu aile sistemini teşvik eden hükümler de yer aldı. Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte ya da tek başına koruyucu aile olan memura, çocuğun teslim edilmesinin ardından istemesi halinde 10 gün izin verilecek. Aynı hak, özel sektörde çalışan işçiler için de tanındı.
Bu düzenlemeyle, çocuğun yeni aile ortamına uyum sürecinin desteklenmesi ve koruyucu aile modelinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Çocukla ilk temas döneminin daha sağlıklı yürütülmesi için aileye zaman tanınması amaçlanıyor.
Koruyucu ailelerin sigorta primlerine destek
Kanun, sosyal güvencesi olmayan koruyucu ailelere yönelik ekonomik destekleri de genişletiyor. Buna göre, koruyucu aile sözleşmesi devam eden ailelerde eşlerden birinin tam zamanlı çalışmaması ya da ay içinde 30 günden az sigortalı olması durumunda, isteğe bağlı sigorta primleri devlet desteğiyle karşılanabilecek.
Prim desteği, belirli şartların sağlanması ve ödeme belgesinin sunulması halinde aylık ödemelere eklenerek verilecek. Eşin vefat etmesi durumunda da bu desteğin sürdürülmesi öngörülüyor. Düzenleme, koruyucu aileliğin yalnızca sosyal değil ekonomik olarak da desteklenmesini amaçlıyor.
Çocukların aile yanında desteklenmesine yeni çerçeve
Sosyal Hizmetler Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, çocukların kurum bakımına alınmadan aileleri ya da yakınları yanında desteklenmesine ilişkin mekanizmalar da yeniden düzenlendi. “Sosyal ve ekonomik destek” başlığı altında verilecek yardımlar için üst sınır belirlendi ve destek miktarının yaş ile eğitim durumuna göre hesaplanacağı hükme bağlandı.
Bu destekler geçici ya da süreli olarak sağlanabilecek. Süreli ekonomik destek en fazla 2 yıla kadar verilebilecek, tek seferlik geçici destek ise yılda en fazla 2 kez yapılabilecek. Aynı ailede en fazla 2 kişi için destek sağlanması öngörülüyor.
Destekler kural olarak çocuğun 18 yaşını tamamlamasına kadar sürecek. Ancak örgün yükseköğrenime devam eden gençler için bu sürenin 25 yaşına kadar uzatılabilmesi mümkün olacak.
Devlet korumasındaki gençlerin istihdamı için yeni şartlar
Kanunla birlikte devlet koruması altında yetişen gençlerin kamuya yerleştirilmesine ilişkin hükümler de daha somut hale getirildi. Buna göre, bu haktan yararlanmak isteyenlerin en az 5 yıl süreyle kuruluş bakımı veya koruyucu aile hizmetinden fiilen yararlanmış olması, Türk vatandaşı olması, en az ortaöğretim mezunu bulunması ve belirlenen süre içinde başvuru yapması gerekecek.
Ayrıca 14 yaşından itibaren hizmet aldığı süre boyunca 90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olması şartı da aranacak. Hak sahiplerinin kamuya yerleştirilmesi merkezi sınav sonuçlarına göre yapılacak. Kamu kurum ve kuruluşlarında bu kapsamda belirli oranlarda kadro ayrılması öngörülüyor.
Özel sektörde istihdam edilen hak sahipleri için ise 5 yıl süreyle sigorta primlerinin önemli bir bölümü Hazine tarafından karşılanacak. Böylece devlet korumasında büyüyen gençlerin iş hayatına geçişinin kolaylaştırılması hedefleniyor.
Çocuklarla yoğun temasın olduğu iş yerlerine yeni kısıtlama
Yasanın çocuk koruma boyutunda en dikkat çeken maddelerden biri de belirli suçlardan mahkûm olan kişilere yönelik çalışma yasağı oldu. Buna göre, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ticareti, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti ve kasten öldürme gibi suçlardan kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan kişiler; okul, kreş, yurt, çocuk kulübü, oyun evi, spor okulu, internet kafe ve benzeri çocukların yoğun bulunduğu alanlarda çalışamayacak.
Bu kişiler söz konusu iş yerlerini işletemeyecek, bu alanlarda herhangi bir sıfatla görev alamayacak ve kendilerine bu kapsamda ruhsat ya da izin verilmeyecek. Düzenlemeye aykırı hareket eden işverenlere idari para cezaları uygulanacak, aykırılığın sürmesi halinde ruhsat iptaline kadar giden yaptırımlar devreye girecek.
Ayrıca bu iş yerlerinde çalışan kişilerin, görev yapabileceklerine ilişkin resmi belgeyi 6 ayda bir işverene sunmaları zorunlu olacak.
Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında kamera sistemi kurulacak
Kanunla birlikte yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında güvenliği ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla Merkezi İzleme Sistemi’ne bağlı yazılım destekli kamera sistemleri kurulmasının önü açıldı. Bu sistemlerin; hizmet kalitesinin yükseltilmesi, bireylerin güvenliğinin sağlanması, suçun önlenmesi ve acil durumlarda hızlı müdahale edilmesi amacıyla kullanılacağı belirtildi.
Elde edilen verilerin adli ya da idari soruşturmaya konu olmaması halinde, kayıt tarihinden itibaren 2 yıl sonra silinmesi öngörülüyor. Bu veriler mahkeme kararı olmaksızın hiçbir kişi ya da kurumla paylaşılamayacak. Ancak anonim hale getirilerek kamu hizmetlerinin planlanmasında kullanılabilecek.
Bakanlığın veri toplama ve analiz yetkisi genişletildi
Düzenleme, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sosyal yardım ve sosyal hizmetlerden yararlanan kişi ve hanelere ilişkin veri toplama yetkisini de genişletiyor. Buna göre Bakanlık; başvuruların değerlendirilmesi, sosyal yardımların objektif ölçütlerle belirlenmesi ve politika geliştirilmesi amacıyla taşınır, taşınmaz, gelir, gider, sağlık, sosyal güvenlik ve nüfus bilgileri dahil birçok veriyi ilgili kişi ve kurumlardan talep edebilecek.
Bu işlemlerin elektronik ortamda yürütülmesi ve arşivlenmesi de mümkün olacak. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat çerçevesinde gerekli şartlar oluştuğunda verilerin imha edilmesi gerekecek.
Darülaceze bağışlarına vergi istisnası getirildi
Kanunda vergi düzenlemeleri de yer aldı. Gelir Vergisi Kanunu ve Katma Değer Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, Darülaceze’ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışları ile diğer bağış ve yardımlar vergi istisnası kapsamına alındı.
Ayrıca Darülaceze’nin hem yurt içinde hem ilgili mevzuata göre yurt dışında hizmet verebilmesine olanak tanındı. Kurumun ihtiyaç sahiplerine yönelik gıda bankacılığı ve aşevi hizmeti sunabilmesi de mümkün hale getirildi.
Toplu taşıma işletmecilerine gelir desteği sağlanacak
Yasa kapsamında toplu taşıma hizmeti veren özel kişi ve şirketlere yönelik gelir desteği düzenlemesi de yer aldı. Belediye tarafından yetkilendirilen şehir içi toplu taşıma araçları ile özel deniz ulaşımı araçlarının işletmecilerine, belirlenen şartlar çerçevesinde aylık gelir desteği ödemesi yapılabilecek.
Bu desteğin miktarı, faaliyette bulunulan yer ve taşıma kapasitesine göre farklılaştırılabilecek. Uygulamaya ilişkin esaslar ilgili bakanlıkların ortak çalışmasıyla belirlenecek.
Askeri personelin doğum ve evlat edinme izinleri de artırıldı
Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik personeline ilişkin mevzuatta yapılan değişikliklerle de kadın personelin doğum sonrası ücretli izin süresi 16 haftaya çıkarıldı. Böylece toplam analık izni bu personel için de 24 hafta oldu.
Ayrıca 3 yaşını doldurmamış bir çocuğu evlat edinen askeri personele, çocuğun tesliminden itibaren 8 hafta izin verilecek. Koruyucu aile olan askeri personel için de 10 gün izin hakkı getirildi.
Yasa çok sayıda alanda yeni dönem başlatıyor
TBMM’de kabul edilen düzenleme, yalnızca doğum izni sürelerini uzatan bir çalışma olarak kalmadı; çocuk koruma, aile destek mekanizmaları, sosyal hizmetler, kamu istihdamı ve sosyal yardımlar gibi birçok alanı aynı anda etkileyen geniş kapsamlı bir paket niteliği taşıdı.
Özellikle doğum sonrası ücretli izin süresinin 24 haftaya çıkarılması, hem kamu hem özel sektörde çalışan kadınlar açısından çalışma hayatında önemli bir değişiklik olarak değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra koruyucu aile sisteminin güçlendirilmesi, çocukların bulunduğu alanlarda güvenlik tedbirlerinin artırılması ve sosyal desteklerin daha sistemli hale getirilmesi de düzenlemenin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.




