Çiftçioğlu, bütçenin yalnızca gelir ve gider rakamlarından oluşmadığını belirterek, kamu personeline ayrılan kaynakların devletin çalışanlarına verdiği önemi de gösterdiğini ifade etti.
Çiftçioğlu, bütçe teklifinin TBMM’ye sunulmasıyla birlikte kamu çalışanlarının özellikle personel giderleri ve mali haklara ilişkin düzenlemeleri yakından incelemesi gerektiğini söyledi.
Enflasyon farkında aylık ödeme önerisi
Kamu görevlilerinin maaş artışlarının enflasyon karşısında kısa sürede eridiğini savunan Çiftçioğlu, mevcut enflasyon farkı sisteminin çalışanların kaybını gecikmeli olarak telafi ettiğini belirtti.
Altı aylık dönem sonunda ödenen enflasyon farkının, çalışanların aylar boyunca daha düşük satın alma gücüyle yaşamasına yol açtığını ifade eden Çiftçioğlu, enflasyon farkının oluştuğu ay itibarıyla maaşlara yansıtılması gerektiğini söyledi.
Çiftçioğlu, bütçe sürecinde devletin 2027 yılı için kullandığı enflasyon tahmini ile kamu çalışanlarına öngörülen maaş artışlarının karşılaştırılması gerektiğine dikkat çekti.
3600 ek gösterge yeniden gündemde
Çiftçioğlu’nun gündeme getirdiği bir diğer konu ise 3600 ek gösterge düzenlemesi oldu.
Birinci dereceye ulaşan tüm kamu görevlilerinin 3600 ek göstergeden yararlanmasına yönelik beklentinin devam ettiğini belirten Çiftçioğlu, 2027 bütçesinde bu konuda somut bir mali karşılık görülmesi gerektiğini savundu.
Emekli ikramiyesi ve emekli aylıklarının da kamu çalışanlarının uzun süredir çözüm bekleyen sorunları arasında bulunduğuna dikkat çekti.
Memur ve kamu işçisi arasındaki emeklilik farkına dikkat çekti
Çiftçioğlu, kamu çalışanlarının emeklilik haklarıyla kamu işçilerinin kıdem tazminatları arasında oluşan farkların da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bazı kamu çalışanlarının uzun yıllar hizmet etmelerine rağmen emeklilik döneminde görev sırasında aldıkları ücretlerin önemli bölümünü kaybettiğini belirten Çiftçioğlu, özellikle ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmasının önem taşıdığını savundu.
Sağlık çalışanlarının iş yükünü örnek gösterdi
Kamu çalışanlarının ücretlerinin yalnızca enflasyon rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çiftçioğlu, çalışma yoğunluğunun da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Sağlık alanını örnek gösteren Çiftçioğlu, Türkiye’de hekim ve hemşirelerin yüksek iş yüküyle görev yaptığını, buna karşılık personel sayısı ve ücret politikalarının çalışanların sorumluluğuyla uyumlu hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bütçe için 5 başlık önerdi
Çiftçioğlu, 2027 bütçe sürecinde kamu çalışanları açısından öncelikli gördüğü beş düzenlemeyi gündeme getirdi.
Enflasyon farkının aylık olarak maaşlara yansıtılmasını, 3600 ek gösterge düzenlemesinin bütçede somut bir kalem haline getirilmesini ve ek ödemelerin kademeli biçimde emeklilik hesabına dahil edilmesini önerdi.
Ayrıca kamu görevlilerine yılda en az bir ikramiye verilmesi ve personel giderlerinin daha şeffaf şekilde raporlanması gerektiğini savundu.
“Memur bütçede dipnot değil, başlık olmalı”
Bütçe görüşmelerinde kamu çalışanlarının yalnızca toplam personel gideri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çiftçioğlu, maaşların çalışanların gerçek yaşam maliyetleriyle birlikte ele alınmasını istedi.
Çiftçioğlu’na göre kamu çalışanlarının bütçe sürecindeki temel soruları; maaşların hangi enflasyon tahminine göre hesaplandığı, geçmişte verilen mali hak sözlerinin karşılık bulup bulmadığı ve ücretlerin çalışanların yaşam standartlarını ne ölçüde koruduğu olmalı.
Çiftçioğlu, kamu çalışanlarının bütçeden olağanüstü bir beklenti içerisinde olmadığını belirterek, “Memur bütçe görüşmelerinde bir dipnot değil, bir başlık olmayı hak ediyor” değerlendirmesinde bulundu.




