Doğruyol, hastane yönetimine yönelik çok sayıda iddiayı kamuoyuyla paylaşarak, yaşananların kabul edilemez olduğunu savundu.
“Asli görev yerine personel takibi yapıldığı öne sürülüyor”
Açıklamada, hastane müdürünün idari sorumluluklarını yerine getirmek yerine personelin günlük hareketlerini takip ettirdiği öne sürüldü. Doğruyol, bazı çalışanların kaç kez tuvalete gittiği, ne kadar süre kaldığı ya da kaç kez çay-kahve içtiği gibi konuların takip ettirildiğine dair duyumlar aldıklarını ifade etti.
Ayrıca, aynı ortamda birden fazla kişinin görev yaptığı bir olayda yalnızca bir personelin aylar sonra sorumlu tutulduğunu, bu durumun da çalışanlar üzerinde baskı oluşturduğunu iddia etti.
Şiddet, tehdit ve tutanak iddiaları gündemde
Basın açıklamasında, bazı personele yönelik tehdit ve baskı iddiaları da yer aldı. Doğruyol, bir hastane yöneticisinin sendikal güce atıf yaparak görevde bulunduğunu söylediğini, sendika temsilcilerine yönelik tehdit içerikli ifadeler kullandığının öne sürüldüğünü dile getirdi.
Açıklamada ayrıca, bazı çalışanlar hakkında asılsız olduğu ileri sürülen tutanaklar tutulduğu, yüksek sesle konuşma gibi gerekçelerle personel üzerinde baskı kurulduğu ve bazı olaylarda fiziksel şiddet girişimi iddiasının da gündeme geldiği ifade edildi.
Laboratuvar süreciyle ilgili dikkat çeken iddialar
Doğruyol’un açıklamasında en dikkat çekici başlıklardan biri de laboratuvar hizmetlerine ilişkin oldu. Hastalardan alınan kan örneklerinin rutin olarak Ödemiş Devlet Hastanesi’ne gönderildiği, ancak bazı süreçlerde personelin zor durumda bırakılmak istendiği öne sürüldü.
Açıklamada, laboratuvar sorumlusu olan sendika temsilcisinin sürece ilişkin uyarılarda bulunduğu, buna rağmen daha sonra hasta mağduriyeti oluşturduğu yönünde suçlandığı iddia edildi. Doğruyol, söz konusu tutanaklarda yer alan ifadelerin kendi içinde çeliştiğini savundu.
“Sendikal aidiyetle yönetim olmaz”
Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı, hastanede liyakat yerine sendikal aidiyetin belirleyici hale geldiğini iddia etti. Personelin hakkını koruması gereken yöneticilerin tam tersine çalışanlar üzerinde baskı kurduğunu savunan Doğruyol, bu tür bir yönetim anlayışının kamu hizmetiyle bağdaşmadığını söyledi.
Açıklamada, çalışanların dilekçelerine cevap verilmediği, eksiklik ve aksaklıklara ilişkin başvuruların karşılıksız bırakıldığı da ileri sürüldü.
“Vatandaşın sağlığı da riske atılamaz”
Doğruyol, açıklamasında yalnızca personel haklarının değil, vatandaşın sağlık hizmetine erişiminin de bu iddialardan etkilendiğini savundu. Kan örneklerinin zamanında sevk edilmemesi veya sürecin aksatılması yönündeki iddiaların, hasta mağduriyeti doğurabilecek nitelikte olduğunu belirtti.
Bu nedenle konunun yalnızca kurum içi bir tartışma olarak değil, kamu hizmetinin niteliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yetkililere inceleme çağrısı
Birlik Sağlık-Sen, Beydağ Devlet Hastanesi’ne ilişkin gündeme getirilen iddiaların ayrıntılı şekilde araştırılmasını istedi. Açıklamada, kamu kurumlarının hiçbir kişi ya da grubun özel alanı olmadığı vurgulanırken, devlet ciddiyetine ve liyakat esasına uygun bir yönetim anlayışının hakim olması gerektiği belirtildi.
Doğruyol, iddiaların aydınlatılması ve personelin üzerindeki baskıların sona erdirilmesi için yetkilileri göreve çağırdı.