Dosya ile ilgili açıklamalarda bulunan avukat Elife Kazancı, sanığın müvekkiline HIV virüsü raporu çıkardığı, aynı kurumda laboratuvar sorumlusu olarak çalıştığı ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı olarak halen görevine devam ettiği bilgisini paylaştı. Bu nedenle, cinsel tacizle ilgili artırım maddelerinin kullanılması gerektiğini belirten Kazancı, cezanın artırılması gerektiğini düşündüklerini ifade etti.

İddialara göre, Konya'da 5 yıl önce yaşanan olayda, erkek hastası hakkında sahte evrak düzenleyerek HIV virüsü hastası olduğu raporunu düzenlediği iddia edilen doktor D.U'nun dosyası savcılık mütalaasına sunuldu. Savcılık, doktorun evrakta sahtecilik ve cinsel taciz suçlarından cezalandırılmasını talep etti.

Konya’da özel bir hastanede görev yapan enfeksiyon hastalıkları uzmanı doktor D.U., M.H.'ye sağlık kontrolleri kapsamında kan testi yaptı. Doktor, test sonucunda hastasına HIV pozitif olduğunu söyleyerek ilaç tedavisi başlattı.

Aktarılan bilgilere göre; psikolojisi bozulan M.H. ilk olarak çalıştığı iş yerinden, ardından nişanlısından ayrıldı. M.H., doktorun bazı çelişkili ifadeleri ve bir arkadaşının ısrarıyla başka bir hastanede HIV virüsü testi yaptırdı. Yapılan testin sonucu negatif olması üzerine M.H, Doktor D.U hakkında cinsel taciz ve evrakta sahtecilik yaptığı gerekçesiyle dava açtı.

13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen 3. celsede savcılık esas hakkında mütalaasını vererek doktor D.U’nun evrakta sahtecilik suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar cinsel taciz suçundan ise 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi. 

Olayın mağduru M.H yaşadığı sürecin çok zorlu olduğunu belirterek “Yaklaşık 5 yıl önce doktor D.U., benden aldığı kanda HİV virüsü tespit ettiğini rapor etmişti.  Bu sahte hastalıkla mücadeleye o dönemde başladım. Benim arkadaşlığımı ve güvenimi suistimal ederek beni ve ailemi hasta olduğuma inandırdı. Ağır ilaçlar kullandırdı. Bu ilaçlar nedeni ile vücudumda yaralar çıktı. Psikolojim bozuldu. Evimi ayırdım. Nişanlımdan ayrıldım. İşimden ayrıldım. İntihara kadar giden bir süreç yaşadım. Hastalığı başkasına bulaştırabilme ihtimalim olması nedeni ile sosyal çevremden de tamamen koptum.  Bana bunları yaşatan hayatımı karartan bu doktorun en ağır cezayı almasını istiyorum” dedi.

H.M’nin avukatı Elife Kazancı ise 3 yılı aşkı bir zamandır dava sürecinin sonuna gelindiğini belirterek “Savcı mütalaasını verdi. Resmi evrakta sahtecilikten, cinsel tacizden bu iddianame doğrultusunda verilen mütalaaydı zaten. Ama biz bunun yeterli olmadığını çünkü sanığın aynı yerden müvekkilime HİV virüsü raporunu çıkardığı yerde laboratuvar sorumlusu olarak çalıştığı enfeksiyon hastalıkları uzmanı olarak çalıştığı ve halen çalışmaya devam ettiği bu nedenle bu cezanın artırılması gerektiği cinsel tacizle ilgili artırım maddelerinin kullanılması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu şekilde karara çıktığı taktirde bizde diğer üst haklarımızı kullanacağız itirazlarımızı yapacağız. Bugün geldiğimiz nokta iddianame doğrultusunda verilmiş olması sanığın bu artık bu suçtan ceza alacağı gösterilmekte zanlının da bu suçtan ceza alacağını düşünmekteyiz.

Aile Hekimini Sopayla Darbedenlerin Alacağı Ceza Belli Oldu! Aile Hekimini Sopayla Darbedenlerin Alacağı Ceza Belli Oldu!

Bu arada biz hastane ve sanığa karşıda maddi manevi tazminat taleplerimiz için dosyalarımızı hazırlamaktayız. Davalarımızı en kısa zamanda açacağız. Bu süreçte müvekkilim çok sıkıntı gördü. Maddi manevi tazminat davası açmamızın sebebi bu. Bu hastalığı öğrendiği andan itibaren büyük sıkıntılar yaşadı. Ailesiyle birlikte yaşarken evini ayırmak zorunda kaldı. Nişanlısından ayrılmak zorunda kaldı. İşini bırakmak zorunda kaldı. Bu arada hastalığın verdiği psikolojik sıkıntılarla birçok sorun yaşadı. Bu nedenle sorunları o kadar büyük bir noktaya geldi ki bizim davamız devam ederken de maalesef birkaç kez intihara teşebbüs noktasına kadar geldi. Psikolojisinin bozukluğunu bir türlü düzeltemedi ta ki gerçek ortaya çıkana kadar. O nedenle dava açtıktan sonrada birlikte geçirdiğimiz sürede çok mutsuzdu. Böyle bir kişinin aktif çalışma hayatını devam ettirmesi onun için çok üzücüydü.” ifadelerini kullandı.

Editör: Serap