Hastanemi Açın Platformu, Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesinin onkoloji hastanesi vasfının kaldırılarak Yıldırım Beyazıt Üniversitesine devredilmesine yönelik hazırlıkları 14 Ekim 2026'da hastane önünde protesto etti. Hastanede yaklaşık 2 bin 700 sağlık çalışanı görev yapıyor. Platform, kurumun mevcut işlevinin korunmasını ve geliştirilmesini istedi.
Açıklamaya Kimler Katıldı?
Basın açıklamasına Ankara Tabip Odası Başkanı Dr. Sabri Dokuzoğuz, Genel Sekreter Dr. Zafer Çelik, Yönetim Kurulu Üyeleri Dr. Buket Gülhan ve Dr. Tansu Ulukavak Çiftçi ile Asistan Hekim Komisyonu üyeleri katıldı. Yeni Parti Bursa Milletvekili Dr. Kayıhan Pala, Ankara Milletvekili Dr. Aylin Yaman ve Kocaeli Milletvekili Dr. Mühip Kanko da eylemde yer aldı. Hastane çalışanları, hekimler ve hastalar da alanı doldurdu. Açıklamanın ardından milletvekilleri, hastanede daha önce tedavi gören yurttaşlar ve siyasi parti temsilcileri konuştu.
“Dört Yıl Önce de Kapatılmak İstenmişti”
Hastanemi Açın Platformu Sözcüsü Dr. Bayazıt İlhan, hastanenin dört yıl önce de kapatılmak istendiğini, o dönemde yürütülen mücadele sonucunda korunabildiğini söyledi. İlhan, Türkiye'nin önemli kamu hastanelerinden birinin daha ortadan kaldırılmak istendiğini savunarak devir kararından vazgeçilmesini istedi.
Dokuzoğuz: Süreç Çalışanlara Sorulmadan Yürütülüyor
Basın açıklamasını okuyan Dr. Sabri Dokuzoğuz, 1952'de kurulan hastanenin Türkiye'nin ilk kanser hastanesi ve en köklü onkoloji merkezlerinden biri olduğunu hatırlattı. Kurumun Sağlık Bakanlığı bünyesindeki tek onkoloji dal eğitim ve araştırma hastanesi olduğunu belirten Dokuzoğuz, hastanenin uzman hekim yetiştirme ve bilimsel araştırma işlevine de dikkat çekti.
Dokuzoğuz'a göre onkoloji vasfının kaldırılması, tüzel kişiliğin sona erdirilmesi ve binanın üniversiteye devredilmesi hazırlıkları kurumun geleceği açısından kaygı yaratıyor. Süreç hastaların, hekimlerin, asistanların ve diğer sağlık çalışanlarının görüşleri alınmadan yürütülüyor. Dokuzoğuz, Sağlık Bakanlığı ile Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörlüğü arasında devir protokolü imzalandığı yönündeki bilgilerin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Hastane Rakamlarla
Dokuzoğuz'un verdiği bilgilere göre hastanenin yıllık ve günlük hizmet yükü şöyle:
- Yaklaşık 2 bin 700 sağlık çalışanı görev yapıyor.
- 31 ana dalın yanı sıra tıbbi onkoloji, cerrahi onkoloji ve hematoloji yan dallarında uzmanlık eğitimi sürüyor.
- Yılda yaklaşık 10 bin yeni kanser hastası değerlendiriliyor.
- Günlük yaklaşık 5 bin, yılda 1 milyonun üzerinde poliklinik hizmeti veriliyor.
- Yılda 30 binin üzerinde kemoterapi ve 3 binin üzerinde cerrahi işlem yapılıyor.
Çalışanları ve Hastaları Neler Bekliyor?
Dokuzoğuz, değişikliğin hekimlerin kadro durumları, asistanların eğitim süreçleri ve çalışanların görev yerleri üzerinde etkili olacağını söyledi. Dar gelirli kanser hastalarının kendi hekimlerine ve mevcut tedavi olanaklarına erişimlerini sürdürüp sürdüremeyeceğinin bilinmediğini belirten Dokuzoğuz, şehir hastanelerine ulaşımın bazı hastalar için yeni güçlükler yaratabileceğini de ifade etti. “Hastalar tedavilerine nerede devam edecek?” sorusu, açıklamanın ana başlıklarından biri oldu.
Yeni Hastane Binasının Akıbeti de Belirsiz
Dokuzoğuz, Sağlık Bakanlığı kaynaklarıyla yapımı süren ve 600 yatak kapasiteli planlanan yeni hastane binasının geleceğinin de belirsiz olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanlığı 2026 Yılı Yatırım Programı verilerini aktaran Dokuzoğuz, projenin toplam tutarının 8 milyar 88 milyon TL olduğunu belirtti. 2025 sonuna kadar 2 milyar 636 milyon TL harcandığını, 2026 için ise 500 milyon TL ödenek ayrıldığını söyledi. Başlangıçta 2026'da bitmesi planlanan inşaatın tamamlanma tarihi 2027'ye ertelendi.
Dokuzoğuz, Onkoloji Hastanesinin hizmetlerini sürdürmesi için planlanan bu yapının başka bir kurumsal amaçla kullanılmasının sağlık hizmetleri ve tıp eğitimi açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Platformun Talebi
Platform, hastanenin işlevinin ortadan kaldırılması yerine sağlık hizmetleri, bilimsel araştırma kapasitesi ve eğitim birikimiyle birlikte geliştirilerek yaşatılmasını istedi. Açıklama, “Her işin başı sağlık olsun, rant değil” sözleriyle sona erdi.




