Ahmet Ünlü, yazısında yardımcı hizmetler sınıfında çalışan personelin zor durumunu dile getirdi. Bu personelin devlet memuru statüsünde olmalarına rağmen çaycılık, temizlik ve kalorifer yakma gibi işlerde çalıştıklarına dikkat çekt.Ayrıca, bu personelin görev tanımlarının olmadığını ve işçilere göre düşük ücret aldıklarını belirtiyor.

Yazının devamında, yardımcı hizmetler sınıfında çalışan personelin yaşadığı sorunlara odaklanılıyor. Okuyucuların paylaştığı deneyimlerle desteklenen yazıda, görev tanımlarının olmaması nedeniyle personelin birçok farklı işi üstlendiği ve bu durumun mobbing gibi olumsuz etkilere yol açtığına da değindi.

Ahmet Ünlü'nün yazısı, yardımcı hizmetler sınıfındaki personelin yaşadığı zorlukları kamuoyuna duyurdu. Kamu personel sisteminin gözden geçirilerek, bu sınıftaki çalışanların daha adil ve motivasyonlarını kaybetmeden görev yapabilecekleri bir düzenlemeyle desteklenmesi gerektiği vurguladı. Bu konuda atılacak adımların, kamu çalışanlarının iş yaşamındaki koşulları olumlu yönde etkilemesi bekleniyor.

657 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesinde YHS personelinin görevleri tanımlanmıştır. Buna göre; “Yardımcı hizmetler sınıfı, kurumlarda her türlü yazı ve dosya dağıtmak ve toplamak, müracaat sahiplerini karşılamak ve yol göstermek; hizmet yerlerini temizleme, aydınlatma ve ısıtma işlerinde çalışmak veya basit iklim rasatlarını yapmak; ilaçlama yapmak veya yaptırmak veya tedavi kurumlarında hastaların ve hastanelerin temizliği ve basit bakımı ile ilgili hizmetleri yapmak veya kurumlarda koruma ve muhafaza hizmetleri gibi ana hizmetlere yardımcı mahiyetteki görevlerde her kurumun özel bünyesine göre ve yine bu mahiyette olmak üzere ihdasına lüzum gördüğü yardımcı hizmetleri ifa ile görevli bulunanlardan 4’üncü maddenin (D) bendinde tanımlananların dışında kalanları kapsar. Bu sınıfa dahil personel tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetlerden hizmet yerlerinin ve tedavi kurumlarının temizlenmesi, tesisatın bakım ve işletilmesi ve benzeri nitelikteki hizmetlerin üçüncü şahıslara ihale yoluyla gördürülmesi mümkündür.” ifadelerine yer verilmiştir.

Görüleceği üzere kanun maddesinde YHS personelinin yapması gereken çok fazla göreve yer verilmiştir. Adeta görevin içinde yok yok. İşte bu noktada taşeron işçilerden kadroya geçirilenler ile YHS personeli aynı işi yapar hale gelmiştir. Haliyle YHS personeli ile işçilerin sınav, maaş farkları, fazla mesai ücretlerindeki ve izinlerindeki farklar dikkate alındığında çalışma barışının bozulması kaçınılmazdır.

Gerçekten de ortaya garip bir durum çıkmıştır. YHS personeli kravatını takıp eline paspas ve süpürge alarak temizlik yaparken işçiler için böyle bir zorunluluk yoktur. Bu durumun normal olduğunu söylemek herhalde mümkün değildir.

Hak aradığımızda memursunuz diyorlar

Okuyucumuz; “Yardımcı hizmetler sınıfı çalışanı kamunun işçisi ama hak istediğimizde biz memurmuşuz.”

Birçok yazımızda YHS personelinin 657 sayılı Kanun’da yer verilen memur tanımına girmediğini ifade etmiştik.

Sağlık Personelini İlgilendiren Kanun TBMM’den Geçti! Peki Madde Madde Neler Değişti? Sağlık Personelini İlgilendiren Kanun TBMM’den Geçti! Peki Madde Madde Neler Değişti?

Kanuna göre memur; mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu kanunun uygulanmasında memur sayılır. Kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılmaktadır. Bu tanıma göre YHS personelinin memur tanımına girmesi mümkün değildir.

İşçiler mesaisini alırken biz havamızı alıyoruz

Okuyucumuz; “İşçi mesaisini alıyor. Bize gelince izin aynı zamanda hafta sonu çalıştı diye 1’e 3 alıyor, biz ise havamızı. Bir de hafta sonu hiçbir iş yapmayıp onların yapmadığı temizliği sonra biz temizliyoruz. Bir yıldır bu işteyim, inanın artık istifamı düşünüyorum. Buna çözüm bulunulmazsa hepimiz birer birer istifa ederiz.”

Daha önceki yazılarımızda işçilerin fazla çalışma ücretlerinin memurlara göre çok yüksek olduğunu ifade etmiştik. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 41, 42, 43 ve 44’üncü maddesinde işçilere yapılacak fazla çalışma ücretinin ve şartlarının detaylarına yer verilmiştir. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenmekte ve yıllık fazla çalışmanın süresi 270 saatten fazla olamamaktadır. Ayrıca, toplu sözleşmeyle yüzde elli rakamı daha da arttırılabilmektedir. Memurlar için böyle bir durum söz konusu değildir. Memurlar için bütçe kanunları ile belirlenen fazla çalışma ücretleri ise işçilerin aldıklarına göre oldukça düşüktür.

Taşerondan kadroya geçenlere göre maaşlarımız çok düşük

Okuyucumuz; “Taşerondan kadroya geçenler hiçbir sınava girmeden bizden daha fazla maaş alıyor, alsınlar gözümüz yok ama biz KPSS’den sınava girdik, sonra mülakatı geçtik. Üniversiteler bitir sonuç ne? Kamuda paspas çekmek, çay dağıtmak, temizlik yapmak ve kalorifer yakmak. Taşeronlar sınavsız kadroya geçti, maaşları bizden çok fazla oldu. Biz sınavla atandık, üniversite mezunuyuz, engelliyiz, fakat bu kadrodan kurtulamıyoruz.”

Maalesef durum aynen böyle. Bozulan sistemin hali pür melali çok güzel özetlenmiş.

Bizler neden taşeron işlerini yapmak zorundayız?

Okuyucumuz; “Bizler devlet memuru olarak çaycılık ve temizlik işlerinde çalışıyoruz biz neden taşeron işlerini yapmak zorunda bırakılıyoruz?”

Yukarıda da izah ettiğimiz üzere YHS personelinin durumunun masaya yatırılması ve görev tanımlarının gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Sözleşmeli personel re’sen emekliye sevk ediliyor!

Okuyucumuz; “4/B Sözleşmeli personeli re’sen emekliye sevk ediyorlar. Bu konuyu dile getirebilir misiniz?” diyor.

Mevzuata göre, özel kanunlarında yaş haddine ilişkin özel hüküm bulunan haller dışında, 65 yaşını bitirmiş olanlar sözleşmeli olarak çalıştırılamazlar. Sözleşmeli çalıştırılmakta iken 65 yaşını dolduranların sözleşmeleri, 65 yaşını doldurdukları tarihte hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona ermektedir.

Bu düzenlemeler dışında sözleşmeli personelin emekliye sevki söz konusu değildir. Şayet mevzuata aykırı olarak emekliye sevk yapılıyorsa personelin yargı yoluna başvurmasını öneririz.

YHS personeli ile işçilerin eğitim durumu ve ücretleri kıyaslanmalı

Okuyucumuz; “Şöyle bir şey de yapabilirsiniz belki, kamudaki bütün taşeron ve yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının eğitim seviyelerini ölçebilsek, taşeronlarda kaç tane doktora -yüksek lisans- lisans-ön lisans mezunu var bir de yardımcı hizmetli personelin eğitim seviyesine bakalım, kim ne hak ediyor?” diyor.

Görüleceği üzere kamu personelleri dert küpü. Bu nedenle kamu personel sistemi baştan sona gözden geçirilerek masaya yatırılmalı ve soruna kökten çözüm üretilmelidir.

Ahmet Ünlü /Yeni Şafak

Editör: Serap