Raporda, küresel gelişmeler ve jeopolitik risklerin fiyatlar üzerindeki etkisine dikkat çekilirken, orta vadeli enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü revizyona gidildi.
2026, 2027 ve 2028 için yeni hedefler belirlendi
Karahan, 2026 yılı ara hedefinin yüzde 24’e, 2027 yılı ara hedefinin yüzde 15’e, 2028 yılı ara hedefinin ise yüzde 9’a yükseltildiğini açıkladı. Merkez Bankası, yıl sonu enflasyon tahminini 2026 için yüzde 26, 2027 için yüzde 15 olarak duyurdu. 2028 sonunda enflasyonun yüzde 9 seviyesine gerilemesinin, ardından da orta vadede yüzde 5 hedefinde istikrar kazanmasının öngörüldüğü belirtildi.
Sıkı para politikası mesajı
Merkez Bankası’nın fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğini vurgulayan Karahan, enflasyonla mücadelede veri odaklı ve temkinli yaklaşımın korunacağını ifade etti. Banka yönetimi, belirlenen ara hedeflerle uyumlu bir patika izlenmesinin esas alınacağını bildirdi.
Jeopolitik gerilimler enflasyon üzerinde baskı oluşturuyor
Karahan, ABD, İsrail ve İran hattında yaşanan gelişmelerin küresel emtia ve mal fiyatları üzerinde etkili olduğunu, bunun da Türkiye’de enflasyon görünümünü olumsuz etkilediğini söyledi. Körfez bölgesindeki gerilimin kısa vadede enflasyonist baskıları canlı tutabileceğini belirten Karahan, bu etkilerin orta vadeli enflasyon görünümüne yansımalarının para politikasıyla şekilleneceğini dile getirdi.
Küresel büyümede yavaşlama beklentisi
Merkez Bankası, 2026 yılında küresel büyümede belirgin bir ivme kaybı yaşanmasını bekliyor. Karahan, buna bağlı olarak Türkiye’nin dış talebinde de zayıflama öngörüldüğünü ifade etti. Sıkı para politikası nedeniyle iç talep kompozisyonunun dengelendiğini belirten Karahan, işsizlik oranı geçmiş dönem ortalamalarının altında seyretse de geniş tanımlı göstergelerin iş gücü piyasasında daha sınırlı bir sıkılığa işaret ettiğini kaydetti.
İç talepte yavaşlama sinyalleri
Perakende satışlardaki ivme kaybının sürdüğünü belirten Karahan, çeyreklik bazda yatay seyreden kart harcamalarının da talepteki yavaşlamayı teyit ettiğini söyledi. Talebe ilişkin verilerin bütün olarak değerlendirildiğinde, ilk çeyrekte talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde seyrettiği ifade edildi.
İhracatta artış, ithalatta gerileme
Küresel ticaret ve jeopolitik zorluklara rağmen nisan ayında ihracatta artış, ithalatta ise azalış yaşandığını belirten Karahan, 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında kalmasının beklendiğini söyledi.
Enflasyonda düşüş var, ancak yüksek seyir sürüyor
Karahan, mayıs 2024’te görülen zirveyle kıyaslandığında enflasyonda belirgin bir gerileme yaşandığını ancak fiyat artışlarının hâlâ yüksek seviyelerde bulunduğunu vurguladı. 2026 yılı şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilimin, negatif arz şokları oluşturarak yakın dönem enflasyon görünümünde belirleyici unsur haline geldiğini ifade etti.
Gıda ve enerjide yükseliş, bazı kalemlerde gerileme
Yılın ilk dört ayındaki fiyat hareketlerine bakıldığında, geçen yıla göre özellikle gıda ve enerji tarafında artış görüldüğü belirtildi. Buna karşılık sıkı para politikasının etkisiyle hizmet ve temel mal gruplarında enflasyonun gerilemeye devam ettiği aktarıldı. Sebze fiyatlarında mayıs ayında düşüş sinyalleri alındığını belirten Karahan, bu görünümün sürmesi halinde gıda enflasyonuna olumlu katkı sağlayabileceğini söyledi.
Ulaştırma baskısı sürerken kira ve eğitimde yumuşama görüldü
Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle akaryakıt fiyatlarına bağlı ulaştırma hizmetlerinde artışların güçlü seyrettiğini ifade eden Karahan, öncü verilerin bu eğilimin mayıs ayında da devam ettiğini gösterdiğini söyledi. Buna karşılık kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılığın dezenflasyon sürecini desteklediği kaydedildi.