Türkiye Kamu-Sen, mevcut ücret politikalarının kamu çalışanlarını geçim krizine sürüklediğini belirterek ek zam ve refah payı talebini güçlü ifadelerle dile getirdi.
“Bütçeler temenniyle değil, hayatın gerçekleriyle yapılmalı”
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, konfederasyon üyeleriyle birlikte genel merkezde yaptığı basın açıklamasında, açıklanan 2025 enflasyon rakamlarının memur maaşlarındaki erimeyi açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Kahveci, kamu çalışanları ve emekliler için bütçede ayrılan payın yetersiz kaldığını vurgulayarak, “Bu artık herkesin bildiği bir gerçek. Bütçeler iyi niyetle değil, ekonominin ve hayatın somut koşulları esas alınarak hazırlanmalıdır” dedi.
“Resmi enflasyon ile hissedilen enflasyon aynı değil”
Ekonomi politikalarının ücret artışlarını sınırlayarak talebi daraltmayı ve bu yolla enflasyonu kontrol etmeyi hedeflediğini belirten Kahveci, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilerle vatandaşın pazarda ve mutfakta yaşadığı gerçek enflasyon arasında ciddi fark bulunduğunu ifade etti.
“Enflasyon farkı zam değildir”
Son iki yılda yapılan maaş artışlarının gerçekleşen enflasyonun gerisinde kaldığını belirten Kahveci, memur ve emeklilerin alım gücünün reel olarak ciddi biçimde düştüğünü söyledi.
Kahveci şu değerlendirmeyi yaptı:
“Enflasyon farkı bir zam değildir. Kaybedilen alım gücünün gecikmeli ve eksik telafisidir. Enflasyon farkı, bir yıl boyunca sıfır zamla yaşamanın resmi adıdır.”
2025 rakamlarıyla tablo netleşti
TÜİK’in Aralık 2025 verilerine göre:
-
Aralık ayı enflasyonu: %0,89
-
2025 yılı yıllık enflasyonu: %30,89
Bu tabloya rağmen Temmuz 2025’te yapılan %5’lik maaş artışının enflasyon karşısında eridiğini belirten Kahveci, memur maaşlarının reel olarak %7,2 değer kaybettiğini söyledi. Enflasyon farkı eklendiğinde dahi, 2025 yılı için memur ve emeklilerin zam oranının fiilen sıfırlandığını ifade etti.
“Bu tablo ekonomik bir çıkmaza işaret ediyor”
Kahveci, gerçekleşen enflasyon ile ücret artışları arasındaki farkın ekonomik gerekçelerle açıklanamayacağını belirterek, zorunlu harcamalardaki artış nedeniyle alım gücünün daha da gerilediğine dikkat çekti. Ortaya çıkan tablonun kamu çalışanları ve emekliler açısından ciddi bir ekonomik çıkmaz anlamına geldiğini vurguladı.
Ek zam ve refah payı çağrısı
2026 yılı için memur ve emekliler lehine bir düzenleme yapılmaması halinde gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleşeceğini söyleyen Kahveci, şu çağrıyı yaptı:
“Külfeti memura yükleyip nimeti esirgemek kabul edilemez. Yaşanan kayıplar telafi edilmeli, kamu çalışanlarına ek zam yapılmalı ve alım gücünü artırmak için refah payı verilmelidir.”
Kahveci, memurun alım gücünün düşmesinin piyasayı daralttığını, ekonomiyi yavaşlattığını ve sosyal dengeyi bozduğunu da sözlerine ekledi.
Bayram ikramiyesi ve emekli maaşı tepkisi
Kamu-Sen Genel Başkanı, memurların bayram ikramiyesi alamayan tek kesim olmasının adalet duygusunu zedelediğini ifade etti. Ayrıca 2023 Temmuz’unda yürürlüğe giren ilave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılmamasının, görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki farkı daha da büyüttüğünü söyledi.
Memur emeklilerine, çalışırken aldıkları maaşın yalnızca %45’i oranında emekli maaşı bağlanmasının sistemdeki adaletsizliği açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
3600 ek gösterge ve ücret adaleti vurgusu
Kahveci, dereceye gelen tüm kamu görevlilerinin 3600 ek göstergeden yararlanması gerektiğini, TRT çalışanlarının bu konuda yaşadığı hak kayıplarının giderilmesini istedi.
Son yıllarda uygulanan ücret politikalarının kamuda ciddi bir adaletsizlik yarattığını savunan Kahveci, aynı işi yapan ancak farklı statüde çalışanlar arasında oluşan ücret uçurumunun çalışma barışını bozduğunu ifade etti.
Kamu-Sen’in talepleri net
Kahveci açıklamasını şu taleplerle tamamladı:
-
2026 yılı zam oranları yeniden gözden geçirilmeli
-
Memur ve emeklilere ek zam yapılmalı
-
Maaşlara refah payı eklenmeli
-
Enflasyon farkı, ortaya çıktığı ay maaşlara yansıtılmalı
-
Statü kaynaklı ücret dengesizlikleri giderilmeli
-
İlave ek ödeme emekli maaşlarına da yansıtılmalı
-
Birinci dereceye gelen tüm memurlara 3600 ek gösterge verilmeli
-
Vergi dilimleri çalışanlar için %15’te sabitlenmeli