Sağlık hizmetinin sahadaki en güçlü taşıyıcı unsurlarından biri olan hemşirelerin, sayısal büyüklüğüne rağmen etkili bir temsil gücüne sahip olamadığı ifade edildi.
“Yük sahada hemşirelerin omzunda”
Açıklamada, hemşirelerin hastaların bakım ve tedavi sürecinde 24 saat esasına göre görev yaptığı, sağlık hizmetinin sürekliliğinde belirleyici rol üstlendiği belirtildi. Hastanın başında en uzun süre kalan, tedavi uygulamalarını yürüten ve sağlık sisteminin günlük işleyişini ayakta tutan ana grubun hemşireler olduğu hatırlatıldı.
Bu nedenle, hemşirelerin sistem içindeki ağırlığı ile yönetsel yapılardaki görünürlüğü arasında ciddi bir fark bulunduğu savunuldu.
“300 bin hemşire sistemden çekilse sağlık hizmeti ayakta kalamaz”
Değerlendirmede, hemşirelerin sağlık sistemi açısından vazgeçilmez bir konumda bulunduğu vurgulanarak, bu meslek grubunun hizmetten çekilmesi halinde sistemin sürdürülebilirliğinin ciddi biçimde zarar göreceği ifade edildi. Hemşirelerin yalnızca destekleyici değil, doğrudan taşıyıcı güç olduğu belirtilerek, bu gerçeğin yönetsel düzeyde yeterince karşılık bulmadığı kaydedildi.
Üst yönetimde temsil tartışması
Sağlık Bakanlığı ve üst düzey idari yapılarda daha çok doktor kökenli yöneticilerin yer aldığına dikkat çekilen açıklamada, sahada büyük sorumluluk üstlenen hemşirelerin karar mekanizmalarında neden daha sınırlı yer aldığı sorusu gündeme taşındı. Özellikle uygulamanın merkezinde bulunan hemşirelerin, politika üretimi ve yönetim süreçlerinde daha güçlü şekilde temsil edilmesi gerektiği görüşü öne çıktı.
Mesleki unvanlardaki değişim de eleştirildi
Açıklamada, başhemşirelik gibi mesleki kimliği doğrudan yansıtan unvanlarda yapılan değişikliklerin de hemşirelik mesleğinin görünürlüğünü zayıflattığı savunuldu. Bu tür adımların yalnızca idari bir düzenleme değil, aynı zamanda mesleki temsil alanının daraltılması olarak değerlendirildiği ifade edildi.
Yeni temsil modelleri tartışmaya açıldı
Hemşirelerin yalnızca sahada değil, yönetim düzeyinde de doğrudan söz sahibi olması gerektiği belirtilen değerlendirmede, bu amaçla yeni modellerin tartışılabileceği kaydedildi. Hemşirelerin doğrudan temsil edileceği ayrı yönetim yapıları, özel temsil mekanizmaları ve daha güçlü kurumsal modellerin gündeme alınması gerektiği ifade edildi.
“Artık bu tablo değişmeli”
Yaklaşık 300 bin kişilik büyük bir meslek grubunun etkisiz, yetersiz temsil edilen ve görünmez bırakılan bir yapıda tutulmasının kabul edilemez olduğu belirtilirken, mevcut durumun değişmesi çağrısı yapıldı. Açıklamada, hemşirelerin sağlık sistemindeki merkezi rolüne uygun biçimde temsil edilmesi gerektiği vurgulanarak, “Bu sistem hemşiresiz yürümez” mesajı öne çıkarıldı.