Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verilen önergede, artan iş yükü, uzayan mesai saatleri ve belirsiz nöbet düzeni öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Hekimlik dışı görevler tepki çekiyor
Önergede yer alan bilgilere göre asistan hekimler yalnızca hasta muayenesi ve tedavi süreçlerinde değil, sekreterya işlemleri, hasta taşıma ve yatak ayarlama gibi hekimlik mesleği dışında kalan işlerde de görevlendiriliyor. Bu durumun hem uzmanlık eğitimini sekteye uğrattığı hem de sunulan sağlık hizmetinin niteliğini olumsuz etkilediği ifade edildi.
Fiziki yetersizlik ve malzeme eksikliği iddiası
Hastanedeki sorunların yalnızca iş yüküyle sınırlı olmadığı belirtilirken, fiziki koşulların yetersizliği ve tıbbi malzeme eksiklikleri de gündeme taşındı. Bunun yanında nöbet sonrası izin haklarının düzenli şekilde kullandırılmadığı yönündeki iddialar da dikkat çekti.
Bazı branşlarda istifalar artıyor
Önergede, özellikle bazı bölümlerde istifaların arttığı ve eğitim rotasyonlarının aksadığına dair tespitlere de yer verildi. Bu durumun, genç hekimlerin mesleki geleceği kadar sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından da kaygı yarattığı değerlendiriliyor.
Bakanlığa kritik sorular yöneltildi
Mustafa Bilici, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’ndan şu sorulara yanıt istedi: Uzun mesai ve belirsiz nöbet uygulamalarının nedeni nedir? Asistan hekimlerin eğitim süreçlerinde yetersizlik olduğu iddiaları doğru mu? Altyapı ve malzeme eksikliği için hangi adımlar atılacak? Nöbet sonrası izin hakları neden kullandırılmıyor? Yaşanan sorunlar, Türkiye genelindeki uzmanlık eğitimi sisteminin bir parçası mı?
Sorun yalnızca bir hastaneyle sınırlı olmayabilir
Meclis’e taşınan bu tablo, genç hekimlerin çalışma yaşamında karşı karşıya kaldığı baskıyı bir kez daha gözler önüne serdi. Dile getirilen sorunların yalnızca tek bir kurumla sınırlı kalmadığı, uzmanlık eğitimi sisteminin genel yapısıyla birlikte ele alınması gerektiği değerlendirmesi yapılıyor.