Bakan Koca: Artık Gerçek Acil Hastaları Ayıracağız

Habertürk Tv'den Kübra Par'a konuşan Sağlık Bakanı Fahrettin KOCA; "Dünyada acil servislere başvuran hasta oranı yüzde 10 iken, Türkiye’de yüzde 30. artık gerçek acil hastaları ayıracağız" dedi.

Acil servisler konusu çok tartışıldı. Bütün hastanelerde ücretsiz olacağı söylendi ama özel hastaneler acil serviste hastalardan imza alarak ücretli hale getirmeye çalıştılar.

Acil servislere başvurma oranımız çok yüksek. Dünya ortalaması yüzde 8 iken, bizde yüzde 31-32’lere çıkan bir orandan söz ediyoruz. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Demek ki burada bir alışkanlık meydana gelmiş. Acil hizmetlerden katılım payı almıyoruz; katılım payını poliklinik hizmetlerine gittiğinizde alıyorsunuz. Acil hizmetlerinde bunun da payının olduğunu, hastanın yer yer daha kolay hizmet alacağını öngörerek oraya gittiğini düşünüyoruz. Bu durum acil hizmet alması gereken hastanın da mağdur olmasına yol açıyor. Bu noktada kırmızı, yeşil, sarı alan uygulamasını gözden geçirdiğimiz bir performans sistemini de devreye sokacağız. Acil hizmet almaması gerektiği halde acil servise giden hastamıza, “Siz gidin, randevu alıp öyle gelin” demeden, o hastamıza da yine hizmet veren bir yaklaşımı devreye sokmak istiyoruz. Acil olmayan hastalarımızın, acil hizmet alan hastalarımızın hakkını gasp ettiğini bilmeleri gerektiğini düşünüyorum.

Bu daha çok akşam saatlerinde oluyor sanırım.

Gündüz saatlerinde de oluyor. Polikliniklerimizin çalışma saatlerini uzatarak akşamki durumun da önüne geçmek istiyoruz.

Poliklinikler kaça kadar açık olacak?

Her hastanenin kendi sistematiği içerisinde gerektiğinde gece 12’ye kadar uzatabileceği bir sistemden söz ediyoruz.

ÖNCE AİLE HEKİMİNE BAŞVURAN HASTALARA SONRAKİ ADIMLARDA  RANDEVU ALMADA KOLAYLIK VE KATILIM PAYINDA İNDİRİM SAĞLAYACAĞIZ

Aile hekimliği uygulamasının ne kadar etkili olduğunu merak ediyorum. Halkın yüzde kaçı ilk başta hastaneye gitmek yerine aile hekimine başvuruyor? Bu uygulama gerçekte ne kadar etkili oldu?

Birinci basamak hizmetlerimizi son derece önemsiyoruz. Toplumda aşılamanın en yaygın olarak yapıldığı yer aile hekimleri ve aşılama oranımız yüzde 96’larda. Şu an ortalama 3 bin 100 kişiye bir aile hekime düşüyor. Önümüzdeki 5 yılda bunu 2 bin 700’e kadar düşürmeyi hedefliyoruz. Süreçte her geçen gün aile hekimlerinden ikinci basamak ve üçüncü basamağa gidişin olduğu bir sistem oluşturmak istiyoruz. Önümüzdeki dönemde, aile hekimlerine müracaat edilme sonrası, uzmanlık hekiminden randevu alınması söz konusuysa aile hekimine gidenin öncelik taşıdığı ve katılım bedelinin buna göre daha az alındığı veya alınmadığı bir yaklaşımı da devreye sokmak istiyoruz. Hekim başına düşen nüfusu giderek azalttığımızda da belli bölgelerde bu çalışmayı pilot olarak başlatacağız.

Özel hastanelerdeki fiyatlar konusunda da şikâyetler var. X hastanesinde 500 liraya yaptırdığımız bir testi, Y hastanesinde 2000 liraya yaptırabiliyoruz. Bu konuda bu kadar serbestlik sağlanması doğal mı, yoksa Türkiye’de özel hastane fiyatlarının ucu kaçıyor mu?

Biraz hassas bir konuya değindiniz. Özel sektörümüze bu kadar da haksızlık etmeyelim. Özel sektörün sağlık sektörünün gelişimindeki katkısını görmezden gelemeyiz. Özellikle her geçen gün kamuda özel sektörden daha nitelikli hizmet üretebilecek olan ve şehir hastanelerimizdeki mükemmeliyet merkezlerinin de oluşmasıyla nitelikli hizmetleri kamuda giderek artıran bir sağlık sisteminden bahsediyoruz.

O zaman rekabet artar, fiyat düşer anlamında mı söylüyorsunuz?

Evet, birincisi bu. Özel sektörden de bazı anlaşmalı hastaneler geri ödeme sistemiyle vatandaşımıza hizmet veriyor. Kimi hastanelerimiz de anlaşma yapmadan hizmet veriyor. O hastanelerimizin sayısının da 30’u geçmediğini biliyoruz. Bu hastanelerin de yüzde 90’a yakını yine branş bazlı hizmet anlaşması yapmış durumda. SGK’yla anlaşma yapan hastaneleri vatandaşımızın bilmesini ve belli bir oranla sınırlı olan bir yaklaşımın sürdürülmesini istiyoruz. Bazı hizmetlerden iki katından fazla fark alınamaz. Ama bazı hizmetler var ki bunlardan zaten fark alınmaması gerekiyor. Mesela organ nakli özelde bile yapılırsa fark alınamaz. Son dönemde de SGK kanser cerrahisinden de fark alınmamasına yönelik bir düzenleme yaptı. Sağlık uygulama tebliğindeki rakamlar son 11 yıldır değişmedi. Maliyet esaslı sağlık uygulama tebliğinde düzenlemenin mutlak yapılması, fark alınmaması gereken hizmetlerden de fark alınmaması, yüzde 200’ü aşabilecek olan hizmetlerin alımını da takip ederek önlemek gerektiğini düşünüyorum. Cepten sağlık harcamalarımızın yüzde 19’dan yüzde 17’ye düştüğünü biliyoruz ve bu harcamaların daha da azaltılmasını hedefliyoruz. Verilen hizmetlerin maliyetlerini esas kılarak fark alınmayan hizmet sayısını artırmak gerekiyor. Özel sektörün sağlık uygulama tebliğiyle ilgili eleştirisini, buna yönelik maliyet esaslı bir düzenlemenin yapılmasını, hatta her yıl belli bir endeksle bunun değişikliğinin mutlak gerçekleşmesini ama özel sektörün de fark alınmaması gereken hizmetler konusunda kararlı olması gerektiğini söylemek istiyorum.

Güncelleme Tarihi: 19 Temmuz 2019, 13:23

saglikpersonelihaber.net Mobil Uygulamasını Telefonunuza indirerek ve Sosyal Medya üzerinde bizleri takip ederek güncel haberlerden ücretsiz haberdar olabilirsiniz.

SaglikPersonelHaber.Net Android Uygulamasını indirmek için Buraya Tıklayınız.

Instagram Hesabımızı Buradan Takip Et

Facebook Grubumuza Buradan Katıl

Twitter Hesabımızı Buradan Takip Et

SIRADAKİ HABER
medyum
bursa escort - mersin escort

escort

escort istanbul

kartal escort

pendik escort

pendik escort

kartal escort

bursa escort - mersin escort