<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Sağlık Personeli Haber</title>
    <link>https://www.saglikpersonelihaber.net</link>
    <description>personel sağlık ile sağlık bakanlığı güncel hemşire, hekim ve maaş haberlerine en hızlı bir şekilde ulaşabilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2019. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 21 Sep 2026 16:34:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu Kurumu Banka Promosyon Sözleşmesini Personelden Gizleyebilir mi? KDK’den Dikkat Çeken Karar]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/kamu-kurumu-banka-promosyon-sozlesmesini-personelden-gizleyebilir-mi-kdkden-dikkat-ceken-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/kamu-kurumu-banka-promosyon-sozlesmesini-personelden-gizleyebilir-mi-kdkden-dikkat-ceken-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu çalışanlarının banka promosyon sözleşmelerine erişimi konusunda dikkat çeken bir karar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi Rektörlüğünün Halkbank ile imzaladığı maaş promosyon sözleşmesinin tamamını bir öğretim üyesiyle paylaşmaması üzerine konu Kamu Denetçiliği Kurumuna (KDK) taşındı. KDK, sözleşmenin varsa gerçekten ticari sır niteliğindeki bölümleri ayıklanarak veya maskelenerek imzalı metnin onaylı bir örneğinin başvurana verilmesi yönünde üniversiteye tavsiyede bulundu.</p>

<h2><strong>Öğretim Üyesi Promosyon Sözleşmesinin Tam Metnini İstedi</strong></h2>

<p>Süreç, Marmara Üniversitesinde bir anabilim dalı kadrosuna atanan öğretim üyesinin maaş promosyonuna ilişkin haklarını takip etmek istemesiyle başladı.</p>

<p>Başvuran, üniversite ile Türkiye Halk Bankası A.Ş. arasında imzalanan ve 1 Ocak 2025 ile 31 Aralık 2027 dönemini kapsayan banka promosyon sözleşmesinin tam metnini görmek istedi.</p>

<p>Bu amaçla 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında üniversiteye başvuruda bulunuldu.</p>

<p>Ancak üniversite yönetiminin talebe olumsuz yanıt vermesi üzerine süreç Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna (BEDK) taşındı.</p>

<h2><strong>BEDK Belgenin Verilmesine Karar Verdi</strong></h2>

<p>Başvuranın itirazını değerlendiren BEDK, 8 Ekim 2025 tarihli kararıyla talebi kabul etti.</p>

<p>Kurul, başvuranın sözleşme metnine erişme konusunda güncel ve kişisel menfaatinin bulunduğunu değerlendirerek belgenin kendisine verilmesi yönünde karar aldı.</p>

<p>Söz konusu kararın 6 Kasım 2025 tarihinde üniversiteye tebliğ edildiği belirtildi.</p>

<p>Başvuran ise kararın ardından yasal süre içerisinde sözleşmenin tam metninin kendisine teslim edilmediğini belirterek bu kez Kamu Denetçiliği Kurumunun kapısını çaldı.</p>

<h2><strong>İlk Süreç “Dostane Çözüm” ile Kapatıldı</strong></h2>

<p>KDK’ye yapılan ilk başvurunun ardından konu üniversite yönetimine iletildi.</p>

<p>İdareden yanıt alınamaması sonrasında dosya 8 Nisan 2026 tarihli “Dostane Çözüm Kararı” ile kapatıldı.</p>

<p>Ancak başvuran daha sonra üniversitenin promosyon sözleşmesinin tamamını vermediğini, kendisine yalnızca sözleşmenin 17’nci maddesinin bir fıkrasına ilişkin sınırlı bir bölüm gönderildiğini bildirdi.</p>

<p>Sözleşmenin geri kalanına erişemediğini belirten öğretim üyesi, başvurunun esas yönünden yeniden değerlendirilmesini talep etti.</p>

<p>KDK tarafından yapılan incelemede de fiilen tam anlamıyla bir dostane çözüm sağlanmadığı sonucuna varılarak dosya yeniden ele alındı.</p>

<h2><strong>Üniversiteden “Ticari Sır” Savunması</strong></h2>

<p>Üniversite yönetimi, sözleşmenin tamamının paylaşılmamasına gerekçe olarak “ticari sır” istisnasını gösterdi.</p>

<p>İdare, banka promosyon sözleşmesinin özel hukuk niteliği taşıyan ticari bir metin olduğunu, tarafların mali ve operasyonel bilgilerini içerdiğini savundu.</p>

<p>Bu kapsamda 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 23’üncü maddesine atıfta bulunularak sözleşmenin üçüncü kişilerle paylaşılmasının mümkün olmadığı ileri sürüldü.</p>

<p>Üniversite ayrıca sözleşmenin yalnızca tarafları bağladığını ve üçüncü kişilere iletilmesi konusunda hukuki yetkisinin bulunmadığını savundu.</p>

<h2><strong>KDK “Ticari Sır” Gerekçesini Yeterli Bulmadı</strong></h2>

<p>Kamu Denetçiliği Kurumu ise üniversitenin promosyon sözleşmesinin tamamını gizlemek için ileri sürdüğü gerekçeyi kabul etmedi.</p>

<p>14 Eylül 2026 tarihli ve 2026/18337-S.26.24991 sayılı Tavsiye Kararı’nda, kamu görevlilerinin maaş ödemelerine aracılık eden bankaların sağladığı promosyonların doğrudan personelin mali ve sosyal haklarını ilgilendirdiğine dikkat çekildi.</p>

<p>KDK değerlendirmesinde, banka promosyonlarına ilişkin süreçlerde şeffaflığın önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Kurum, kamu kurumlarının personel maaşları üzerinden bankalarla yaptığı ve çalışanların hak sahipliğini doğrudan etkileyen sözleşmelerin yalnızca “ticari sır” gerekçesi ileri sürülerek bütünüyle personelden gizlenmesinin aleniyet anlayışıyla bağdaşmadığını değerlendirdi.</p>

<h2><strong>Promosyonun Tamamının Personele Dağıtılması İlkesi Hatırlatıldı</strong></h2>

<p>KDK kararında banka promosyonlarına ilişkin geçmiş düzenlemelere de yer verildi.</p>

<p>2007/21 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nin ilgili hükümlerine atıfta bulunan Kurum, personelin maaşları üzerinden yapılan banka anlaşmalarının çalışanların mali haklarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.</p>

<p>Ayrıca 2010/17 sayılı Başbakanlık Genelgesi’ndeki banka tarafından sağlanan promosyon miktarının tamamının personele dağıtılması yönündeki ilke de hatırlatıldı.</p>

<p>KDK bu çerçevede promosyon sözleşmelerinin, çalışanların doğrudan ekonomik menfaatlerini ilgilendiren belgeler arasında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaştı.</p>

<h2><strong>BEDK Kararına Uyulmaması Eleştirildi</strong></h2>

<p>KDK kararının dikkat çeken bölümlerinden biri de Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun daha önce verdiği kararın uygulanmamasıyla ilgili oldu.</p>

<p>BEDK’nin 8 Ekim 2025 tarihli kararında sözleşmenin başvurana verilmesi gerektiği yönünde değerlendirme yapıldığı hatırlatıldı.</p>

<p>Buna rağmen belgenin tam metninin teslim edilmemesini inceleyen KDK, idarenin bu tutumunu hukukun üstünlüğü ve bağlayıcı idari kararların uygulanması ilkeleri açısından eleştirdi.</p>

<p>Kararda, BEDK’nin kesinleşmiş kararına rağmen sözleşmenin verilmemesi “hukukun üstünlüğü ilkesinin açık ihlali” olarak değerlendirildi.</p>

<h2><strong>Sözleşmenin Sadece Bir Maddesini Vermek Yeterli Görülmedi</strong></h2>

<p>Üniversitenin sözleşmenin tamamı yerine yalnızca sınırlı bir bölümünü başvurana göndermesi de KDK’nin değerlendirdiği konular arasında yer aldı.</p>

<p>Kurum, sözleşmenin sadece belirli bir maddesinin paylaşılmasının 4982 sayılı Kanun’daki bilgi ve belgeye erişim esasları bakımından yeterli olmadığı sonucuna vardı.</p>

<p>KDK’ye göre başvuranın talebi sözleşmenin tam metnine yönelik olduğu için, erişim hakkının da bu talep doğrultusunda değerlendirilmesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gerçekten Ticari Sır Varsa Maskelenebilir</strong></h2>

<p>Karar, kamu kurumlarının elindeki belgelerde hiçbir bilginin gizlenemeyeceği anlamına da gelmiyor.</p>

<p>KDK, promosyon sözleşmesinde gerçekten ticari sır kapsamına girebilecek bilgiler bulunması ihtimalini ayrıca değerlendirdi.</p>

<p>Örneğin bankanın operasyonel sistemlerine, yazılımlarına veya siber güvenlik altyapısına ilişkin korunması gereken bilgiler bulunması halinde bu bölümlerin ayıklanabileceği veya maskelenebileceği belirtildi.</p>

<p>Ancak yalnızca belirli bölümlerde korunması gereken bilgiler bulunmasının, sözleşmenin tamamının erişime kapatılması için yeterli gerekçe oluşturmayacağı değerlendirildi.</p>

<p>Başka bir ifadeyle KDK’nin yaklaşımına göre çözüm, korunması gereken sınırlı bilgilerin gizlenmesi ve belgenin geri kalan kısmının erişime açılması.</p>

<h2><strong>KDK’den Üniversiteye Tavsiye</strong></h2>

<p>Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla sonuçlanan kararda başvurunun kabulüne karar verildi.</p>

<p>KDK, Marmara Üniversitesi Rektörlüğü ile Halkbank arasında imzalanan banka promosyon sözleşmesinin, varsa ticari sır niteliğindeki bölümleri maskelenip ayıklandıktan sonra imzalı tam metninin onaylı bir kopyasının başvurana ivedilikle verilmesi yönünde üniversiteye tavsiyede bulundu.</p>

<p>6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesi kapsamında idarenin, tavsiye kararı üzerine gerçekleştireceği işlem veya benimseyeceği tutum hakkında 30 gün içerisinde KDK’ye bildirimde bulunması gerekiyor.</p>

<h2><strong>Karar Diğer Kamu Çalışanlarını da Yakından İlgilendiriyor</strong></h2>

<p>Somut karar Marmara Üniversitesindeki bir öğretim üyesinin bireysel başvurusu üzerine verilmiş olsa da banka promosyon anlaşmalarının şeffaflığı konusunda kamu çalışanları açısından dikkat çekici değerlendirmeler içeriyor.</p>

<p>Özellikle promosyon miktarı, ödeme şartları, yeni göreve başlayanların durumu, kurumdan ayrılan personelin hakları ve sözleşme süresi içerisindeki diğer hükümler çalışanların doğrudan mali menfaatlerini etkileyebiliyor.</p>

<p>KDK’nin kararında ortaya koyduğu yaklaşım, kamu kurumunun “ticari sır” ifadesini kullanmasının tek başına promosyon sözleşmesinin tamamını personelden gizlemek için yeterli görülmediğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Bununla birlikte kararın niteliğinin de doğru değerlendirilmesi gerekiyor. KDK tarafından verilen karar bir mahkeme hükmü değil, idareye yönelik tavsiye kararı niteliğinde. Somut olayda ayrıca BEDK’nin belgeye erişim yönünde daha önce verdiği karar da bulunuyor.</p>

<p>Sonuç olarak KDK, personelin mali haklarını doğrudan ilgilendiren banka promosyon sözleşmesinin tümünün genel bir “ticari sır” gerekçesiyle erişime kapatılması yerine, gerçekten korunması gereken bölümler varsa bunların maskelenmesi ve sözleşmenin kalan kısmının başvurana verilmesi gerektiği yönünde değerlendirme yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/kamu-kurumu-banka-promosyon-sozlesmesini-personelden-gizleyebilir-mi-kdkden-dikkat-ceken-karar</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/kdk-dskkat-ceken-karar.jpg" type="image/jpeg" length="39881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli Memura 'Uzlaştırma Bedeli' Tuzağı: 50 Bin Lira İstediler]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/emekli-memura-uzlastirma-bedeli-tuzagi-50-bin-lira-istediler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/emekli-memura-uzlastirma-bedeli-tuzagi-50-bin-lira-istediler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da yaşayan emekli memur Sema B., cep telefonuna gönderilen “ceza dosyası” içerikli mesajın ardından kendisini hukuk bürosuyla bağlantılı kişiler olarak tanıttığı belirtilen şüphelilerin hedefi oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kişisel bilgileri kullanarak güven sağlamaya çalıştıkları öne sürülen şüpheliler, “uzlaştırma bedeli” adı altında 50 bin lira talep etti. Ödeme yapılmaması halinde tutuklama kararı çıkarılacağını söyledikleri iddia edilen kişilerle ilgili olay, kişisel veriler kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık girişimlerini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h2><strong>Telefonuna “Ceza Dosyanız Var” Mesajı Geldi</strong></h2>

<p>Olay, emekli memur Sema B.’nin cep telefonuna gelen bir mesajla başladı.</p>

<p>Mesajda, hakkında bir ceza dosyasının işleme alındığı ve konuyla ilgili belirtilen hukuk bürosuyla iletişime geçmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Mesajın neden gönderildiğini anlamaya çalışan Sema B., kısa süre sonra telefonla da arandığını anlattı. Telefonda kendisine “Avukatla mı görüşüyorsunuz?” şeklinde sorular yöneltildiğini belirten emekli memur, ilk aşamada karşısındaki kişilerin gerçek bir hukuk bürosuyla bağlantılı olduğunu düşündüğünü söyledi.</p>

<h2><strong>Kişisel Bilgilerini Söyleyerek Güven Kazanmaya Çalıştılar</strong></h2>

<p>Sema B.’nin şüphelerinin azalmasına neden olan en önemli unsur ise kendisini arayan kişilerin sahip olduğu kişisel bilgiler oldu.</p>

<p>İddiaya göre şüpheliler, emekli memurun kimlik bilgilerinin yanı sıra anne ve babasının adı ile adresi gibi kişisel bilgilerini de biliyordu.</p>

<p>Bu bilgilerin telefonda söylenmesi üzerine aramanın gerçek olabileceğini düşündüğünü anlatan Sema B., yaşadıklarını aktarırken, “Hakkımda bildiklerinden ötürü karşımdakilerin gerçek bir hukuk bürosundan aradığını düşündüm” dedi.</p>

<p>Olay, dolandırıcılık girişimlerinde yalnızca telefon numarası veya isim gibi temel bilgilerin değil, daha ayrıntılı kişisel verilerin de güven oluşturmak amacıyla kullanılabileceği iddiasını gündeme getirdi.</p>

<h2><strong>“Hazine ve Maliye Bakanlığıyla İlgili” Dediler</strong></h2>

<p>Sema B., kendisini arayan kişilere hakkında bulunduğu ileri sürülen dosyanın içeriğini sorduğunu ancak ayrıntılı bilgi alamadığını belirtti.</p>

<p>Şüphelilerin konunun Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili olduğunu söylediklerini aktaran Sema B., daha sonra kendisinden “uzlaştırma bedeli” adı altında 50 bin lira talep edildiğini ifade etti.</p>

<p>İddiaya göre şüpheliler, istenilen paranın ödenmemesi durumunda hakkında tutuklama kararı çıkarılacağını söyleyerek emekli memuru baskı altına almaya çalıştı.</p>

<h2><strong>50 Bin Liralık “Uzlaştırma Bedeli” Talebi</strong></h2>

<p>Şüphelilerin kullandığı yöntemin en dikkat çekici noktalarından biri, para talebinin “uzlaştırma bedeli” olarak sunulması oldu.</p>

<p>Sema B., telefondaki kişilerin kendisinden 50 bin lira istediğini ve ödeme yapmaması durumunda tutuklanacağını söylediklerini aktardı.</p>

<p>Ani bir şekilde ceza dosyası ve tutuklama gibi ifadelerle karşı karşıya kalmasının kendisinde korku ve panik oluşturduğunu belirten emekli memur, kişisel bilgilerinin de karşı tarafın elinde bulunması nedeniyle ilk anda söylenenlere inanma eğiliminde olduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>Avukattan Kritik Uyarı: Kişisel Bilgilerinizi Bilmeleri Yeterli Değil</strong></h2>

<p>Konuyla ilgili SABAH’a değerlendirmelerde bulunan Avukat Gizem Gonce, dolandırıcılık girişimlerinde kişisel bilgilerin kullanılmasının vatandaşların güvenini kazanmak için başvurulan yöntemlerden biri olabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Bir kişinin ad, soyad, anne-baba adı veya adres gibi bilgileri bilmesinin, o kişinin gerçekten avukat veya resmi bir kurumun temsilcisi olduğunu kanıtlamadığını belirten Gonce, vatandaşların bu tür aramalarda dikkatli davranması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gonce, “Dolandırıcıların kişisel bilgilerinizi biliyor olması, karşınızdaki kişinin gerçekten avukat, hukuk bürosu veya resmi bir kurum olduğu anlamına gelmez” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>“Tutuklanırsınız” Sözüyle Panik Oluşturuyorlar</strong></h2>

<p>Avukat Gonce’ye göre bu yöntemde en önemli aşamalardan biri mağdurun sakin düşünmesinin önüne geçmek.</p>

<p>“Hakkınızda ceza dosyası var” şeklindeki mesajlarla kişide korku oluşturulduğunu belirten Gonce, ardından para talep edilerek sürecin hızlandırılmaya çalışıldığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle “Ödeme yapmazsanız tutuklanırsınız” gibi ifadelerin vatandaşın paniğe kapılarak hızlı karar vermesine neden olabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Gonce, uzlaştırma sürecinin bir hukuk bürosunun vatandaşı telefonla arayıp karşısına belirli bir para miktarı koyarak ödeme istemesi şeklinde işleyen bir sistem olmadığını da vurguladı.</p>

<h2><strong>“Telefonu Kapatın, Para Göndermeyin”</strong></h2>

<p>Vatandaşlara bu tür aramalar karşısında dikkatli olmaları çağrısında bulunan Avukat Gizem Gonce, kendisini avukat veya hukuk bürosu çalışanı olarak tanıtan kişilerin söylediklerinin bağımsız ve resmi kanallardan doğrulanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Gonce, özellikle ceza dosyası ve tutuklama tehdidiyle acil para isteyen kişilere ödeme yapılmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Size adınızı, soyadınızı, anne-baba adınızı hatta adresinizi söylemeleri, karşınızdaki kişinin gerçekten hukuk bürosu olduğu anlamına gelmez” diyen Gonce, böyle bir durumda telefon görüşmesinin sonlandırılması ve herhangi bir para transferi yapılmaması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Dosya Bilgileri Resmi Kanallardan Kontrol Edilmeli</strong></h2>

<p>Uzman uyarısına göre vatandaşların, kendilerine verilen telefon numarası veya bağlantılar üzerinden işlem yapmak yerine haklarında gerçekten bir hukuki süreç bulunup bulunmadığını resmi kanallardan kontrol etmesi önem taşıyor.</p>

<p>Telefonla arayan kişinin verdiği numarayı tekrar aramak veya gönderilen şüpheli bağlantılara tıklamak yerine, ilgili kamu kurumlarının resmi sistemleri üzerinden doğrulama yapılması gerekiyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, dolandırıcılık girişiminde bulunan kişilerin oluşturduğu kapalı iletişim zincirinden çıkılması açısından önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Mesajları ve Telefon Numaralarını Silmeyin</strong></h2>

<p>Gonce, olası bir dolandırıcılık girişimiyle karşılaşılması durumunda eldeki kayıtların da korunmasını önerdi.</p>

<p>Gönderilen SMS’lerin, aramanın yapıldığı telefon numaralarının, varsa WhatsApp yazışmalarının ve para talebine ilişkin mesajların muhafaza edilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bu kayıtlar, olayla ilgili resmi makamlara yapılabilecek başvurularda önem taşıyabilecek bilgiler arasında bulunuyor.</p>

<h2><strong>“Ceza Dosyası Var” Mesajlarına Karşı Dikkat</strong></h2>

<p>Emekli memur Sema B.’nin yaşadığını aktardığı olay, kişisel bilgilerin kullanıldığı dolandırıcılık girişimlerinde yöntemlerin ne kadar inandırıcı hale getirilebildiğini gösteren dikkat çekici örneklerden biri oldu.</p>

<p>Uzmanların uyarısına göre, arayan kişinin vatandaş hakkında ayrıntılı kişisel bilgilere sahip olması tek başına aramanın resmi olduğunu göstermiyor. Özellikle “ceza dosyanız var”, “hemen ödeme yapın” veya “ödeme yapmazsanız tutuklanırsınız” gibi ifadelerin birlikte kullanıldığı para taleplerine karşı temkinli davranılması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/emekli-memura-uzlastirma-bedeli-tuzagi-50-bin-lira-istediler</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/emekli-memura-tuzak.jpg" type="image/jpeg" length="53972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irgatoğlu’ndan 'Güç ve Makam' Mesajı: Kürk Çıktığında Geriye Kim Kalıyor?]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/irgatoglundan-guc-ve-makam-mesaji-kurk-ciktiginda-geriye-kim-kaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/irgatoglundan-guc-ve-makam-mesaji-kurk-ciktiginda-geriye-kim-kaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu, “Pazartesi Konuşmaları” başlıklı yazı dizisinin 25’inci bölümünde güç, makam, yetki ve sendikal sorumluluk ilişkisini ele aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nasrettin Hoca’nın “Ye kürküm ye” fıkrasından hareket eden Irgatoğlu, makam ve yetkinin zamanla kişinin kimliğinin önüne geçebileceğine dikkat çekerek, sendikal gücün bir tehdit veya üstünlük aracı değil, çalışanların haklarını korumak için kullanılması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İçerdeki Kürk” Başlığıyla Güç ve Yetkiyi Ele Aldı</strong></h2>

<p>Mustafa Irgatoğlu, “Pazartesi Konuşmaları – 25” kapsamında kaleme aldığı “İçerdeki Kürk” başlıklı yazısında, insanların sahip oldukları güç alanlarıyla kurdukları ilişkiyi değerlendirdi.</p>

<p>Yazısına Nasrettin Hoca’nın günlük kıyafetleriyle gittiği davette ilgi görmemesi, kürkünü giyerek geri döndüğünde ise kendisine gösterilen ilginin değişmesini anlatan bilinen fıkrayla başlayan Irgatoğlu, hikâyenin yalnızca insanların dış görünüşe verdiği değeri anlatmadığını ifade etti.</p>

<p>Irgatoğlu’na göre fıkranın üzerinde düşünülmesi gereken bir başka yönü daha bulunuyor. İnsan zaman içerisinde sahip olduğu makamı, unvanı, çevreyi veya yetkiyi kişiliğinin bir parçası olarak görmeye başlayabiliyor.</p>

<h2><strong>“Zırhı Kendimiz Zannetmeye Başlayabiliriz”</strong></h2>

<p>Makam, unvan, yetki ve kişinin arkasındaki toplumsal veya kurumsal desteği bir çeşit “zırh” olarak tanımlayan Irgatoğlu, asıl sorunun bu zırhın varlığından değil, kişinin kendisini zırhla özdeşleştirmesinden kaynaklandığını savundu.</p>

<p>Zırhın insanı koruyan bir araç olabileceğini belirten Irgatoğlu, kişinin zamanla bu gücü kendi kimliği olarak görmeye başlamasının davranışlarını da değiştirebileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu durumun kişinin insanlarla kurduğu ilişkiye yansıyabileceğini kaydeden Irgatoğlu, güç hissinin zaman içerisinde kişide daha cesur, daha güçlü ve hatta dokunulmaz olduğu düşüncesini oluşturabileceğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Trafikten Örnek Verdi</strong></h2>

<p>Irgatoğlu, güç ve güvenli alan arasındaki ilişkiyi günlük hayattan bir örnekle de anlattı.</p>

<p>Bazı insanların araç içerisindeyken daha öfkeli veya saldırgan davranabilmesini, otomobilin oluşturduğu korunaklı alanla ilişkilendiren Irgatoğlu, kişinin karşısındaki insanla arasına fiziksel bir mesafe girdiğinde normal şartlarda göstermeyeceği davranışları sergileyebileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu örnek üzerinden kurumsal veya sosyal gücün de insanlar üzerinde benzer bir etki oluşturabileceğine işaret etti.</p>

<h2><strong>Sendikal Gücün Kullanımına Eleştiri</strong></h2>

<p>Yazının önemli bölümlerinden birini sendikacılık ve güç ilişkisine ayıran Irgatoğlu, sendikanın çalışan açısından koruyucu bir alan oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Sendikaların haksızlığa uğrayan çalışanların yanında durmak, haklarını savunmak, hukukunu korumak ve üyelerine sosyal, akademik ve mesleki imkânlar sunmak amacıyla var olduğunu ifade eden Irgatoğlu, bu gücün yanlış kullanılması durumunda ise sendikacılığın amacından uzaklaşabileceğini savundu.</p>

<p>Sendikal kimliğin kişisel bir güç aracına dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan Irgatoğlu, sendikanın karşıdaki kişilere yönelik bir “silah” gibi kullanılmasının önemli bir hata olduğunu belirtti.</p>

<h2><strong>“Kararlı Olmakla Kaba Olmak Aynı Şey Değildir”</strong></h2>

<p>Irgatoğlu, sendikacıların haksızlık karşısında sessiz kalmaması gerektiğini ancak hak arama yöntemi ile saldırgan tutum arasında net bir ayrım bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Sendikacının gerektiğinde yanlışa “yanlış” demesi gerektiğini belirten Irgatoğlu, kararlılığın kabalıkla, güçlü olmanın tehditkâr davranmakla ve hak aramanın üstünlük kurmaya çalışmakla karıştırılmaması gerektiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Örgütlü olmanın beraberinde güç getirdiğine işaret eden Irgatoğlu, asıl önemli olanın bu gücün doğru şekilde kullanılması olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>İdare ve Kamu Otoritesine de Aynı Uyarı</strong></h2>

<p>Irgatoğlu, güç kullanımına ilişkin eleştirisinin yalnızca sendikal yapılarla sınırlı olmadığını da belirtti.</p>

<p>İdarelerin, işverenlerin ve kamu otoritesinin de sahip oldukları yetkiyi zaman zaman kurumsal bir zırha dönüştürebileceğini ifade eden Irgatoğlu, tarafların birbirlerinin yanlış yöntemlerini benimsemesinin sorunları büyütebileceğini dile getirdi.</p>

<p>Bir tarafın kendi yetkisini sorgulanamaz görmesi, diğer tarafın ise buna aynı sertlikte bir güç gösterisiyle karşılık vermesi durumunda sağlıklı iletişimin zarar görebileceğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Makam Gidiyor, Güç Alışkanlığı Kalabiliyor</strong></h2>

<p>Yazısında makam ve unvanların geçiciliğine de değinen Irgatoğlu, insanların sahip oldukları güç alanını kaybettikten sonra başka bir güç alanı arayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Irgatoğlu’nun kullandığı “kürk” benzetmesinde dikkat çektiği bir başka nokta ise makam veya yetki ortadan kalkmasına rağmen kişinin davranışlarının değişmemesi oldu.</p>

<p>Kişinin artık eski güce sahip olmadığı halde hâlâ aynı yetkiye sahipmiş gibi konuşmaya ve davranmaya devam edebileceğini belirten Irgatoğlu, insanın gerçek kimliğinin de tam olarak bu noktada ortaya çıktığını savundu.</p>

<h2><strong>“İnsanın Gerçek Kimliği Kürk Çıktığında Ortaya Çıkar”</strong></h2>

<p>Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı, kişinin yalnızca yetki sahibiyken nasıl davrandığının değil, o yetki sona erdiğinde nasıl bir tutum sergilediğinin de önemli olduğunu belirtti.</p>

<p>Bir teşkilatın sorumluluğunu taşırken gösterilen davranışlarla, kişinin arkasındaki kurumsal güç ortadan kalktıktan sonraki davranışlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Irgatoğlu’na göre temel mesele sürekli yeni bir “zırh” veya yeni bir güç alanı bulmak değil, sahip olunan gücün belirlenen amaçlara hizmet eden bir araç olarak kalmasını sağlayabilmek.</p>

<h2><strong>Kurumların Oluşturduğu Baskıya da Dikkat Çekti</strong></h2>

<p>Irgatoğlu, insanların değişmesinin yalnızca kişisel özelliklerle açıklanamayacağını, içerisinde bulundukları kurumsal yapıların da davranışlar üzerinde etkili olabileceğini belirtti.</p>

<p>Temsil sorumluluğu, rekabet, artan beklentiler, çözüm bekleyen sorunlar ve bunların oluşturduğu baskının yöneticileri veya temsilcileri daha fazla güç toplamaya yöneltebileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu şartlarda kişinin yalnızca kendi makamını değil, temsil ettiği kurumu koruduğunu düşünerek daha kalın bir “zırh” oluşturabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Çözüm Olarak Denetim ve İç Disiplini Gösterdi</strong></h2>

<p>“Peki, kürkün insanı değiştirmesini nasıl engelleriz?” sorusunu gündeme getiren Irgatoğlu, çözümün yalnızca kişisel iyi niyete bırakılamayacağını savundu.</p>

<p>Gücün bulunduğu yapılarda denetim, iç disiplin ve farklı görüşlere açık olmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Denetimin gücü zayıflatan değil, yetki sahibine taşıdığı sorumluluğu hatırlatan bir mekanizma olduğunu belirten Irgatoğlu, sınırları belirlenmiş ve denetlenebilir gücün yozlaşmaya karşı daha korunaklı olacağını ifade etti.</p>

<h2><strong>“Herkes Aynı Şeyi Söylüyorsa Birlikten Çok Sessizlik Vardır”</strong></h2>

<p>Yazının dikkat çeken mesajlarından biri de kurum içerisindeki farklı görüşlere ilişkin oldu.</p>

<p>Irgatoğlu, bir kurumda herkesin aynı şeyi söylemesinin her zaman güçlü bir birlik anlamına gelmeyeceğini belirterek, farklı düşüncelerin ortak amaç çerçevesinde ifade edilebilmesinin önemini vurguladı.</p>

<p>Gerçek birlik anlayışının herkesin aynı düşündüğü bir yapıdan ziyade, farklı görüşlerin konuşulabildiği bir ortamda ortaya çıkacağını savundu.</p>

<p>Genel kurul, denetleme kurulları ve disiplin kurullarının da kurumsal gücün sınırlarının korunmasında önemli sorumluluk taşıdığına işaret etti.</p>

<h2><strong>Irgatoğlu: Değer, Makamdan Değil Geriye Kalan Kişiden Anlaşılır</strong></h2>

<p>Mustafa Irgatoğlu, yazısının sonunda makam, yetki ve unvanların insanın asıl kimliğinin önüne geçmemesi gerektiği mesajını verdi.</p>

<p>İnsanı koruması gereken en değerli “zırhın”, kişiyi sorumluluğunu ve kendisine verilen emaneti unutmaktan koruyan değerler olduğunu ifade eden Irgatoğlu, insanın değerinin sahip olduğu makam veya güçten ziyade, bunlar ortadan kalktığında geriye kalan kişilikle anlaşılacağını belirtti.</p>

<p>Irgatoğlu, yazısını güç sahibi olunan dönemle güçten uzaklaşılan dönem arasında kişiliğin korunmasının önemine dikkat çekerek tamamladı. Yazının temel mesajı ise sendikalardan kamu idarelerine kadar yetki sahibi bütün yapılarda gücün bir amaç değil, sorumluluk çerçevesinde kullanılması gereken bir araç olması gerektiği üzerine kuruldu.</p>

<h1>Pazartesi Konuşmaları – 25</h1>

<h2><strong>İçerdeki Kürk</strong></h2>

<p>Bazen fıkralarla konuşmak güzeldir. Zira fıkralar kısa, basit ve anlaşılır metinlerdir. Bu bakımdan birçoğumuzun bildiği bir fıkrayla başlayalım.</p>

<p>Nasrettin Hoca bir gün davet edildiği yemeğe günlük kıyafetleriyle gider. Etrafında allı pullu kıyafetleriyle gelenlere ilgi gösterilirken, Hoca’ya ilgi yoktur. Hoca güzel bir kürk giyip gelince, insanların kendisine gösterdiği ilgi birden değişir. Sofraya oturur ve yemeği kürkünün cebine doldurmaya başlar.<br />
“Hocam, ne yapıyorsun?” diye sorarlar.<br />
Hoca cevap verir: “Ye kürküm, ye…”</p>

<p>Hoca, kişinin kendisine değil, üzerindeki kürke değer verilmesini eleştiriyor. Fakat kanaatimce bu fıkranın düşündürücü başka bir tarafı daha vardır: İnsan zamanla üzerindeki kürkü o kadar benimser ki, artık kürk kendisini tanımlayan bir güce dönüşür. Bu güç kimi zaman makamdır, kimi zaman unvan, çevre, yetki veya arkasındaki kalabalık… Böyle bir yaklaşım söz konusu olduğunda kişi aslında kendisine, kendisini koruması için bir zırh seçmiştir.</p>

<p>Zırh kötü bir şey değildir elbette. Fakat burada karşılaştığımız sorun, bazı zamanlarda zırhı kendimiz zannetmeye başlamamızdadır. Bir defa böyle düşünmeye başladık mı, artık zırh bizi korumakla kalmaz, bir süre sonra yürüyüşümüzü değiştirir. İnsanlarla ilişkimiz farklılaşır. Kendimizi daha güçlü, daha cesur, hatta daha dokunulmaz hissetmeye başlarız. Tehlike de buradadır. Çünkü insan, artık sadece zırh giymiş değildir. Kendisinden de uzaklaşmaya başlamıştır.</p>

<p>Bunun sıradan bir örneği de trafikte karşımıza çıkar. Arabanın içerisinde bazı insanların neden bu kadar sinirli ve saldırgan olduğunu düşünürüz. Elbette bunun trafik, stres ve zaman baskısı gibi birçok sebebi vardır. Ama sanki insan, arabanın içerisinde kendisini daha korunaklı hissettiği için bir başka cesurdur. Ne de olsa etrafında bir kabin, karşısındaki insanla arasında da bir mesafe vardır. Ve insan bu güvenli alandan aldığı cesaretle camı açıp bağırır, korna çalar ve belki de tartışmaya girmekten bile çekinmez.</p>

<p>Sendikacılıkta da benzer sorunlar vardır. Çalışan için aynı korunaklı alan sendikal zemindir. Sendika haksızlığa uğrayanın yanında durmak, hakkını aramak, hukukunu korumak, sosyal, akademik ve mesleki imkânlar sunmak için vardır. Ama aynı zamanda bir insanın üzerinde taşıdığı kişisel bir zırha da dönüşebilir. Sendikayı karşımızdakilere karşı bir silah gibi kullanmak, çoğumuzun sıklıkla kaçınamadığı bir yanlıştır. İşte böyle zamanlarda hak aramanın yerini ahkâm kesmek, meydan okumak, karşısındakini küçümsemek alabilir. Ve bu durumda da sendikacılık, kendi anlamından uzaklaşır.</p>

<p>Sendikacı elbette haksızlığın karşısında duracaktır. Yanlışa yanlış diyecektir. Ama bu saldırgan olmak demek değildir. Kararlı olmakla kaba olmak aynı şey değildir. Güçlü olmakla tehditkâr olmak aynı şey değildir. Hakkını aramakla racon kesmek aynı şey değildir. Örgütlü olmak güçlü olmaktır fakat güçlü olmak da gücünü doğru kullanmaktır.</p>

<p>Öte yandan gücün zırh olarak kullanılması yalnızca tek taraflı bir mesele değildir. İdare de, işveren de, kamu otoritesi de aynı şekilde kendi gücünü korumak için kurumsal bir zırha bürünebilir. Hâl böyle olunca muhataplar da bazen aynı hatayı tekrarlar ve yetki yanılsaması yaşarlar. Biri yetkisini sorgulanamaz görürken diğeri buna karşı çıkmak yerine aynı dili ve aynı refleksi benimser.</p>

<p>Bütün bunların arasında hayat bize şunu gösterir: gücün tadına vardığımızda bazen gücü istismar ederiz. Üstelik birçoğumuz üzerindeki kürkü kaybettiğinde hemen yeni bir kürk aramaya bile başlar. Yeni bir makam, yeni bir güç alanı… Yeter ki o güç duygusu yeniden gelsin.</p>

<p>Ama daha ilginç olanı vardır: İnsan bazen üzerindeki kürkün çıkarıldığını dahi unutabilir; hâlâ kürkü üzerindeymiş gibi yürümeye devam edebilir. Konuşur, yazar, suçlar… Kırk gün geçer anlamaz, kırk ay geçer yine anlamaz ve belki de kırk yıl geçse de anlamayacaktır bu gerçeği. Kürk üzerinden çıkmıştır ama o, kürkün içinden çıkmayı unutmuştur.</p>

<p>İşte insanın gerçek kimliği tam burada ortaya çıkar. Kürk giyildiğinde de, çıkarıldığında da kim olduğumuz önemlidir. Zırhı neden giydiğimiz, zırh çıkarıldığında nasıl konuştuğumuz; bir teşkilatın emanetini korurken ne yaptığımız ve arkamızdaki güç çekildiğinde insanlara nasıl davrandığımız bizi anlatır. Bu yüzden mesele, hayat boyunca yeni bir zırh bulmak değildir. Mesele, zırhın bir araç olarak maksada hizmet ettiğinden emin olmak ve zırhı üzerimizden çıkardığımızda da kim olduğumuzu unutmamaktır.</p>

<p>Asıl mesele sadece insanın kendisiyle ilgili de değildir. İnsanı değiştiren şey bazen de içinde bulunduğu yapının kendisidir. Belki de bu ince detayı fark etmemiz gerekiyor. Omuzlarda bir yük varsa, beraberinde rekabet de vardır. Temsil etme sorumluluğu vardır. Sürekli artan beklenti vardır. Çözülmesi gereken sorunlar ve bunların oluşturduğu baskılar vardır. Bazen bu yük, insanı daha fazla güç toplamaya; daha fazla görünür olmaya; daha fazla alan kontrol etmeye; kendisini ve temsil ettiği yapıyı sürekli koruma ihtiyacı hissetmeye itebilir. İşte “kürk” tam da böyle bir ortamda kalınlaşır. İnsan sadece makamını değil, temsil ettiği kurumu da koruduğunu düşünerek yeni bir zırh oluşturur.</p>

<p><strong>Peki, kürkün insanı değiştirmesini nasıl engelleriz?</strong></p>

<p>Bunu niyetle birlikte, kurumun kendisiyle sınırlayabiliriz. Bir yerde güç varsa, o gücün denetlenmesi, disipline edilmesi ve farklı görüşlere açık olması gerekir. Denetim gücü zayıflatmaz; tam tersine, taşıdığı emaneti ve sorumluluğu hatırlatır. Çünkü denetlenen güç, sınırlarını bilir; sınırlarını bilirse de yozlaşmaktan korunur. İç disiplin de kişileri ve ortak değerleri koruyan mekanizmanın önemli bir parçasıdır. Öte yandan bir kurumda herkes aynı şeyi söylüyorsa, orada birlikten çok sessizlik vardır. Oysa gerçek birlik, herkesin aynı düşündüğü yerde değil; farklı düşüncelerin aynı ortak amaç etrafında konuşabildiği yerde oluşur. Genel kurulun, denetleme ve disiplin kurullarının bir görevi de bu sınırı işletmektir.</p>

<p><strong>Bu haftanın konuşması bize şunu hatırlatıyor:</strong><br />
İnsanın üzerinde taşıdığı en kıymetli zırh, insanı kendini kaybetmekten, kirlenmekten, sorumluluğu ve emaneti unutmaktan koruyan zırhtır. Ve insanın değeri, üzerindeki kürkten değil; kürk çıktığında geriye kalan kişiden anlaşılır.</p>

<p>Asıl mesele, kürk üzerimizdeyken de, kürkü çıkardığımızda da her yeni güne kendimiz olarak doğabilmektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/irgatoglundan-guc-ve-makam-mesaji-kurk-ciktiginda-geriye-kim-kaliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/irgatoglu-yazisi.jpg" type="image/jpeg" length="76501"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KDK’den Memurların İzin Hakkına İlişkin Dikkat Çeken Karar: Kadro Değişince Kazanılmış İzin Silinmedi]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/kdkden-memurlarin-izin-hakkina-iliskin-dikkat-ceken-karar-kadro-degisince-kazanilmis-izin-silinmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/kdkden-memurlarin-izin-hakkina-iliskin-dikkat-ceken-karar-kadro-degisince-kazanilmis-izin-silinmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), kadro değişikliğinin ardından önceki görevinde kazandığı fazla çalışma iznini kullanamayan bir memurun başvurusu üzerine devreye girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hizmetli kadrosunda görev yaptığı dönemde 7 günlük fazla çalışma izni kazanan ancak şoför kadrosuna atandıktan sonra bu izni kullanamayan memurun mağduriyeti, KDK ile ilgili bakanlık arasında gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda giderildi.</p>

<h2><strong>Hizmetli Kadrosundan Şoför Kadrosuna Atandı</strong></h2>

<p>KDK’ye yapılan başvurunun merkezinde, görevde yükselme sınavı sonucunda kadrosu değişen bir kamu görevlisinin kullanamadığı fazla çalışma izinleri yer aldı.</p>

<p>Başvuruda bulunan memur, hizmetli kadrosunda görev yaptığı dönemde yaptığı fazla çalışmalar karşılığında toplam 7 günlük izin hakkı kazandığını belirtti.</p>

<p>Söz konusu izinlerin daha önce kayıt altına alındığını ifade eden kamu görevlisi, daha sonra görevde yükselme sınavını kazanarak şoför kadrosuna atandı.</p>

<p>Memur, başvuru yaptığı tarihten yaklaşık 6 ay önce yeni görevine başladığını ancak eski kadrosunda çalışırken kazandığı 7 günlük fazla çalışma izninin kendisine kullandırılmadığını KDK’ye bildirdi.</p>

<h2><strong>Kazandığı 7 Günlük İzin Kayıtlarda Bulunuyordu</strong></h2>

<p>Başvuruya göre memurun fazla çalışma karşılığında elde ettiği izin hakkı, kadro değişikliğinden önce kayıt altına alınmıştı.</p>

<p>Ancak kamu görevlisinin hizmetli kadrosundan ayrılarak şoför kadrosuna geçmesinin ardından söz konusu iznin kullanılması konusunda sorun yaşandı.</p>

<p>Memur ise fazla çalışmanın eski görevinde gerçekleştirilmiş olmasının kazanılan izin hakkını ortadan kaldırmaması gerektiğini savunarak KDK’ye başvurdu.</p>

<h2><strong>Anayasa ve 657 Sayılı Kanun’u Gerekçe Gösterdi</strong></h2>

<p>Kamu görevlisi başvurusunda, izin hakkının kullandırılmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memur, Anayasa’da yer alan angarya yasağının yanı sıra 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili hükümlerine ve bağlı bulunduğu bakanlığın izin yönergesine dikkat çekti.</p>

<p>Daha önce yaptığı fazla çalışmaların karşılığı olarak elde ettiği ve kayıt altına alınan 7 günlük izin hakkının kendisine kullandırılmasını talep etti.</p>

<h2><strong>KDK Başvuruyu İncelemeye Aldı</strong></h2>

<p>Memurun başvurusunun ardından Kamu Denetçiliği Kurumu konuyu incelemeye aldı.</p>

<p>KDK, kamu idarelerinin işlem, eylem, tutum ve davranışlarını hukuka ve hakkaniyete uygunluk açısından değerlendirme görevi kapsamında dosya üzerinde çalışma yürüttü.</p>

<p>Başvurudaki iddialar ve memurun talebi değerlendirilirken ilgili idareyle de temas kuruldu.</p>

<h2><strong>Bakanlık Yetkilileriyle Görüşmeler Yapıldı</strong></h2>

<p>KDK, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması amacıyla ilgili bakanlığın yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p>Kurumun dostane çözüm mekanizması kapsamında yürüttüğü temaslarda, kamu görevlisinin önceki kadrosunda çalışırken elde ettiği ve kayıt altına alınan fazla çalışma izinlerinin durumu ele alındı.</p>

<p>Görüşmeler sonucunda memurun talebi konusunda çözüm sağlandı.</p>

<h2><strong>7 Günlük İzin Hakkı Geri Verildi</strong></h2>

<p>KDK’nin girişimlerinin ardından kamu görevlisinin yaşadığı mağduriyet giderildi.</p>

<p>Hizmetli kadrosunda çalıştığı dönemde fazla çalışma karşılığında kazandığı 7 günlük izin hakkı yeniden tanındı ve memurun söz konusu izinden yararlanmasının önü açıldı.</p>

<p>Böylece uyuşmazlık, KDK ile ilgili bakanlık arasında yürütülen görüşmeler sonucunda yargıya taşınmadan çözüme kavuşturulmuş oldu.</p>

<h2><strong>Kadro Değiştiren Memurlar Açısından Dikkat Çeken Örnek</strong></h2>

<p>Başvurunun sonucu, görevde yükselme veya başka nedenlerle kadrosu değişen kamu çalışanlarının daha önce elde ettiği fazla çalışma izinleri açısından dikkat çekici bir örnek oluşturdu.</p>

<p>Somut olayda memurun hizmetli kadrosundan şoför kadrosuna geçmesi, önceki görevinde yaptığı fazla çalışma nedeniyle kayıt altına alınmış 7 günlük izninin kaybıyla sonuçlanmadı. KDK’nin girişiminin ardından izin hakkı yeniden kullandırıldı.</p>

<p>Bununla birlikte KDK’deki dostane çözüm sonucunun, her kadro değişikliğinde bütün izin türlerinin hiçbir koşul aranmaksızın otomatik olarak korunacağı şeklinde genellenmemesi gerekiyor. Benzer durumlarda iznin türü, hangi mevzuata dayanarak kazanıldığı, kayıt altına alınıp alınmadığı ve somut olayın şartları önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Memurun Mağduriyeti Dostane Çözümle Giderildi</strong></h2>

<p>Kamu Denetçiliği Kurumu’nun müdahalesiyle sonuçlanan olayda, memurun önceki görevinden kaynaklanan 7 günlük fazla çalışma izni yeniden tanındı.</p>

<p>Karara konu süreç, kamu çalışanlarının görev veya kadro değişiklikleri sonrasında daha önce kayıt altına alınmış mali ve sosyal haklarının durumunun dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme getirdi.</p>

<p>KDK’nin ilgili bakanlıkla yaptığı görüşmeler sonucunda uyuşmazlığın çözülmesiyle birlikte memur, hizmetli kadrosunda görev yaptığı dönemde kazandığı 7 günlük fazla çalışma iznini kullanma hakkına yeniden kavuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/kdkden-memurlarin-izin-hakkina-iliskin-dikkat-ceken-karar-kadro-degisince-kazanilmis-izin-silinmedi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/kdk-karari.jpg" type="image/jpeg" length="91515"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memur Maaşlarının 24 Yıllık Dolar Karnesi: 261 Dolardan 1.439 Dolara]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/memur-maaslarinin-24-yillik-dolar-karnesi-261-dolardan-1439-dolara</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/memur-maaslarinin-24-yillik-dolar-karnesi-261-dolardan-1439-dolara" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur maaşlarının yıllar içerisindeki değişimi dolar karşılığı üzerinden yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Paylaşılan hesaplamaya göre 2002 yılında 392 TL olan ve yaklaşık 261 dolara karşılık gelen memur maaşı, 2026 yılında 70 bin 224 TL ile yaklaşık 1.439 dolar seviyesine ulaştı. Veriler, 24 yıllık dönemde TL cinsinden maaşların yanı sıra dolar karşılığında da dikkat çekici değişimler yaşandığını gösteriyor.</p>

<h2><strong>2002’de Memur Maaşı 392 TL Seviyesindeydi</strong></h2>

<p>Paylaşılan verilere göre 2002 yılında 392 TL olarak gösterilen memur maaşının dolar karşılığı yaklaşık 261 dolardı.</p>

<p>2003 yılında maaş 422 TL’ye, dolar karşılığı ise 281 dolara yükseldi. 2004 yılında 544 TL’lik maaş yaklaşık 383 dolara, 2005 yılında ise 611 TL’lik maaş 456 dolara karşılık geldi.</p>

<p>2006’da 765 TL olan maaşın dolar karşılığı 535 dolar olarak hesaplanırken, 2007’de 840 TL’lik maaş 646 dolara ulaştı.</p>

<h2><strong>2008’de 705 Dolara Çıktı</strong></h2>

<p>2008 yılına gelindiğinde listede yer alan memur maaşı 910 TL, bunun dolar karşılığı ise 705 dolar olarak gösterildi.</p>

<p>2009 yılında maaş TL bazında 980 TL’ye yükselmesine rağmen dolar karşılığı 636 dolara geriledi. 2010 yılında ise 1.044 TL’lik maaş yaklaşık 696 dolar seviyesinde hesaplandı.</p>

<p>Bu tablo, TL cinsinden maaş artışının dolar karşılığında her yıl aynı yönde bir değişim oluşturmadığını da ortaya koyuyor. Döviz kurundaki hareketler, maaşın dolar karşılığını doğrudan etkiliyor.</p>

<h2><strong>2012’de 976 Dolara Ulaştı</strong></h2>

<p>Listede 2011 yılı için memur maaşı 1.350 TL ve dolar karşılığı 808 dolar olarak yer aldı.</p>

<p>2012’de ise 1.758 TL olarak belirtilen maaşın karşılığı 976 dolara yükseldi. 2013 yılında maaş 1.850 TL’ye çıkarken dolar karşılığı 973 dolar seviyesinde kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2014 yılında 1.950 TL’lik maaş 894 dolar, 2015 yılında 2.114 TL’lik maaş ise 777 dolar olarak hesaplandı.</p>

<h2><strong>2016 Sonrasında Dolar Karşılığında Gerileme Görüldü</strong></h2>

<p>Paylaşılan verilere göre 2016 yılında memur maaşı 2.350 TL seviyesindeyken dolar karşılığı 778 dolardı.</p>

<p>2017 yılında 2.550 TL’lik maaşın karşılığı 698 dolara, 2018 yılında 2.800 TL’lik maaşın karşılığı ise 583 dolara geriledi.</p>

<p>2019’da 3.100 TL olarak gösterilen maaş 546 dolar, 2020’de 3.719 TL olan maaş ise 531 dolar seviyesinde hesaplandı.</p>

<p>2021 yılına gelindiğinde listede 4.500 TL olarak verilen maaşın dolar karşılığı 511 dolar oldu.</p>

<h2><strong>2022’de 516 Dolar Olarak Hesaplandı</strong></h2>

<p>2022 yılında maaş tutarı 8 bin 529 TL’ye yükselirken dolar karşılığı 516 dolar olarak gösterildi.</p>

<p>Listede 2023 yılıyla birlikte dolar karşılığında belirgin bir yükseliş dikkat çekiyor. 22 bin 17 TL olarak verilen maaş, kullanılan kura göre yaklaşık 925 dolara karşılık geliyor.</p>

<p>2024 yılında ise 32 bin 680 TL’lik maaşın dolar karşılığı 1.005 dolar olarak hesaplandı.</p>

<h2><strong>2025 ve 2026’da Dolar Karşılığı Yükseldi</strong></h2>

<p>Verilere göre 2025 yılında memur maaşı 50 bin 503 TL’ye, dolar karşılığı ise 1.329 dolara ulaştı.</p>

<p>2026 yılında listede yer alan maaş 70 bin 224 TL olarak gösterilirken, bunun dolar karşılığı yaklaşık 1.439 dolar olarak hesaplandı.</p>

<p>Böylece paylaşılan hesaplamaya göre 2002 yılında 261 dolar seviyesinde bulunan maaş karşılığı, 2026’da 1.439 dolara yükselmiş oldu.</p>

<h2><strong>Yıllara Göre Memur Maaşı ve Dolar Karşılığı</strong></h2>

<p>Paylaşılan listenin tamamında rakamlar şöyle sıralanıyor:</p>

<p>2002: 392 TL → 261 dolar<br />
2003: 422 TL → 281 dolar<br />
2004: 544 TL → 383 dolar<br />
2005: 611 TL → 456 dolar<br />
2006: 765 TL → 535 dolar<br />
2007: 840 TL → 646 dolar<br />
2008: 910 TL → 705 dolar<br />
2009: 980 TL → 636 dolar<br />
2010: 1.044 TL → 696 dolar<br />
2011: 1.350 TL → 808 dolar<br />
2012: 1.758 TL → 976 dolar<br />
2013: 1.850 TL → 973 dolar<br />
2014: 1.950 TL → 894 dolar<br />
2015: 2.114 TL → 777 dolar<br />
2016: 2.350 TL → 778 dolar<br />
2017: 2.550 TL → 698 dolar<br />
2018: 2.800 TL → 583 dolar<br />
2019: 3.100 TL → 546 dolar<br />
2020: 3.719 TL → 531 dolar<br />
2021: 4.500 TL → 511 dolar<br />
2022: 8.529 TL → 516 dolar<br />
2023: 22.017 TL → 925 dolar<br />
2024: 32.680 TL → 1.005 dolar<br />
2025: 50.503 TL → 1.329 dolar<br />
2026: 70.224 TL → 1.439 dolar</p>

<h2><strong>Dolar Karşılığı Tek Başına Alım Gücünü Göstermiyor</strong></h2>

<p>Listedeki rakamlar maaşların döviz karşısındaki değişimini göstermek açısından karşılaştırma imkânı sunarken, dolar karşılığının tek başına çalışanların gerçek alım gücünü ortaya koymadığını da belirtmek gerekiyor.</p>

<p>Alım gücünün değerlendirilmesinde enflasyon, kira ve konut maliyetleri, gıda fiyatları, vergi yükü, ulaşım ve enerji giderleri gibi birçok unsur etkili oluyor. Ayrıca hangi memur unvanının ve hangi maaş kalemlerinin esas alındığı ile dolar dönüşümünde yılın hangi tarihindeki veya hangi ortalama kurun kullanıldığı sonuçları değiştirebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle 2002-2026 karşılaştırması, esas olarak verilen maaş tutarlarının belirtilen dolar kuru üzerinden hesaplanan karşılığını gösteriyor. Listede kullanılan hesaplamaya göre ise 24 yıllık dönemde memur maaşının dolar karşılığı 261 dolardan 1.439 dolara yükselmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/memur-maaslarinin-24-yillik-dolar-karnesi-261-dolardan-1439-dolara</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/memur-maas-karnesi.jpg" type="image/jpeg" length="41858"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Acil Servislerde Hasta Yoğunluğu Artıyor]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/acil-servislerde-hasta-yogunlugu-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/acil-servislerde-hasta-yogunlugu-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların serinlemeye başlamasıyla birlikte mevsimsel hastalıklar yeniden gündemde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Doğan, sıcaklıkların düşmesiyle grip vakalarında artış yaşanabileceğine dikkat çekti. Doğan, acil servislerdeki hasta yoğunluğunda şimdiden yüzde 10-15 civarında artış gözlemlediklerini belirtti.</p>

<h2><strong>Mevsim Değişikliğiyle Birlikte Grip Vakaları Gündemde</strong></h2>

<p>Yaz aylarının geride kalması ve sıcaklıkların düşmeye başlaması, mevsim geçişlerinde görülen solunum yolu enfeksiyonlarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Doç. Dr. Mustafa Doğan, özellikle sıcaklık değişimleriyle birlikte grip vakalarında artış yaşanabileceğini belirterek vatandaşların bu dönemde daha dikkatli olması gerektiğine işaret etti.</p>

<p>Mevsim geçişlerinin etkisiyle hastanelere başvuran hasta sayısında da yükseliş görülmeye başlandı.</p>

<h2><strong>Acil Servislerde Yoğunluk Yüzde 10-15 Arttı</strong></h2>

<p>Doğan’ın verdiği bilgiye göre acil servislerdeki hasta yoğunluğunda gözle görülür bir artış söz konusu.</p>

<p>Mevcut tablonun henüz başlangıç aşamasında olduğunu vurgulayan Doğan, “Acillerimizde hasta yoğunluğunda bir artış gözlemlemekteyiz. Bu yoğunluğun başlangıç aşamasındayız. Gözle görülür şu anki yoğunluk yüzde 10-15 oranında diyebiliriz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu artışın önümüzdeki dönemde nasıl seyredeceği ise alınacak önlemler ve mevsimsel hastalıkların yayılımıyla yakından ilişkili olacak.</p>

<h2><strong>“Kontrol Altına Alınmazsa Rakam Artabilir”</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Doğan, mevcut artışın ilerleyen günlerde daha yüksek seviyelere çıkabileceği uyarısında da bulundu.</p>

<p>Yoğunluğun henüz ilk aşamada olduğunu belirten Doğan, gerekli kontrol sağlanmadığı takdirde hasta sayısındaki yükselişin devam etmesini beklediklerini söyledi.</p>

<p>Özellikle sonbahar ve kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarının daha sık gündeme gelmesi, sağlık kuruluşlarındaki başvuruların da yakından takip edilmesini gerektiriyor.</p>

<h2><strong>Hastanelerde Sonbahar Yoğunluğu Başlıyor</strong></h2>

<p>Sıcaklıkların düşmesiyle ortaya çıkan mevsimsel değişim yalnızca günlük yaşamı değil, sağlık kuruluşlarındaki hasta hareketliliğini de etkiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Grip benzeri şikâyetlerle yapılan başvurulardaki olası yükseliş, özellikle acil servislerdeki yoğunluğu artırabiliyor. Doğan’ın açıklamasına göre bu hareketlilik şimdiden hissedilmeye başlanmış durumda.</p>

<p>Önümüzdeki haftalarda hava sıcaklıklarının seyri ve grip vakalarındaki değişim, acil servislerdeki yoğunluğun hangi seviyeye ulaşacağı açısından belirleyici olacak.</p>

<h2><strong>Uzmandan Erken Dönem Uyarısı</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Mustafa Doğan’ın açıklamaları, henüz yoğunluğun başlangıç döneminde olunduğuna işaret ediyor.</p>

<p>Şu aşamada acil servislerde yüzde 10-15 civarında gözlemlendiği belirtilen artışın kontrol altına alınmaması durumunda daha da yükselmesi bekleniyor.</p>

<p>Mevsim değişikliğiyle birlikte grip vakalarının seyrinin önümüzdeki dönemde sağlık kuruluşlarının gündemindeki önemli başlıklardan biri olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/acil-servislerde-hasta-yogunlugu-artiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/sira-bekleyen-hasta.jpg" type="image/jpeg" length="64923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan Robotik Cerrahi Hamlesi: Da Vinci Sisteminin Üretim Tesislerini Ziyaret Etti]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-bakani-memisoglundan-robotik-cerrahi-hamlesi-da-vinci-sisteminin-uretim-tesislerini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-bakani-memisoglundan-robotik-cerrahi-hamlesi-da-vinci-sisteminin-uretim-tesislerini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sağlık teknolojilerine yönelik temasları kapsamında robotik cerrahi alanında kullanılan Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi’nin geliştiricisi Intuitive Surgical firmasını ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üretim tesislerinde incelemelerde bulunan Memişoğlu, geleceğin tedavi yaklaşımları ve ileri cerrahi teknolojiler konusunda görüşmeler gerçekleştirdiklerini açıkladı.</p>

<h2><strong>Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemini Geliştiren Firmaya Ziyaret</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sağlık teknolojileri alanındaki temaslarını robotik cerrahi sistemleri üzerine yaptığı incelemelerle sürdürdü.</p>

<p>Memişoğlu, çeşitli cerrahi müdahalelerde kullanılan Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi’nin geliştiricisi Intuitive Surgical firmasını ve şirketin üretim tesislerini ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyarette robotik cerrahi alanındaki teknolojik gelişmeler ve üretim süreçleri hakkında bilgi alındı.</p>

<h2><strong>Üretim Tesislerinde İncelemelerde Bulundu</strong></h2>

<p>Bakan Memişoğlu, ziyaret kapsamında Intuitive Surgical’ın üretim tesislerinde de incelemeler gerçekleştirdi.</p>

<p>Robot destekli cerrahi sistemlerinin geliştirilmesi ve üretim süreçlerine ilişkin bilgi alan Memişoğlu, sağlık teknolojilerinde gelinen son noktayı yerinde değerlendirdi.</p>

<p>Robotik sistemler, cerrahın kontrolünde gerçekleştirilen operasyonlarda hassas hareket kabiliyeti ve ileri görüntüleme gibi teknolojik imkânlardan yararlanılmasına olanak sağlıyor.</p>

<h2><strong>Geleceğin Tedavi Yaklaşımları Görüşüldü</strong></h2>

<p>Gerçekleştirilen temaslarda yalnızca mevcut robotik cerrahi teknolojileri değil, sağlık alanında gelecekte kullanılabilecek tedavi yaklaşımları da gündeme geldi.</p>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu, ziyaret sırasında bu konuda verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti.</p>

<p>Gelişen tıbbi teknolojilerin cerrahi uygulamalardaki kullanım alanları ve sağlık hizmetlerinin geleceğine sağlayabileceği katkılar, görüşmelerin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>“Üreten Sağlık” Vurgusu</strong></h2>

<p>Memişoğlu, ziyaretine ilişkin açıklamasında Sağlık Bakanlığının “Üreten Sağlık” vizyonuna da dikkat çekti.</p>

<p>Türkiye’nin sağlık alanında yalnızca teknolojiyi kullanan değil, araştırma, geliştirme ve üretim kapasitesini artıran bir yapıya ulaşması hedefi son dönemde Bakanlığın öne çıkardığı başlıklardan biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Memişoğlu da robotik cerrahi teknolojilerine yönelik temaslarını bu vizyon kapsamında değerlendirdi.</p>

<h2><strong>Küresel Teknoloji Ortaklıkları Güçlendirilecek</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Intuitive Surgical ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada uluslararası teknoloji ortaklıklarının geliştirilmesine yönelik çalışmaların devam edeceği mesajını verdi.</p>

<p>Memişoğlu, “Üreten Sağlık vizyonumuz doğrultusunda, küresel teknoloji ortaklıklarımızı güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bakan Memişoğlu’nun temasları, Türkiye’nin ileri sağlık teknolojileri, biyoteknoloji ve robotik cerrahi gibi alanlardaki uluslararası gelişmeleri yakından takip etmesi ve olası iş birliği imkânlarının değerlendirilmesi açısından dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-bakani-memisoglundan-robotik-cerrahi-hamlesi-da-vinci-sisteminin-uretim-tesislerini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/robotik-cerrshi.jpg" type="image/jpeg" length="33858"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Refakat İzni Raporlarında Yeni Dönem: Sağlık Kurulu Devam Ediyor, Rapor Sistemi Değişti]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/refakat-izni-raporlarinda-yeni-donem-saglik-kurulu-devam-ediyor-rapor-sistemi-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/refakat-izni-raporlarinda-yeni-donem-saglik-kurulu-devam-ediyor-rapor-sistemi-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu çalışanlarını yakından ilgilendiren refakat iznine esas sağlık raporlarında yeni dönem başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>19 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Raporları Yönetmeliği ile raporların hazırlanması ve içeriğine ilişkin önemli değişiklikler yapıldı. Yeni düzenlemede üç hekimli sağlık kurulu şartı devam ederken, raporların elektronik ortamda hazırlanması ve kurulun yalnızca hastanın tıbbi durumuyla refakat ihtiyacını değerlendirmesi öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Sağlık Kurulu Şartı Kaldırılmadı</strong></h2>

<p>Yeni düzenlemeyle ilgili en fazla dikkat edilmesi gereken konulardan biri sağlık kurulu şartı.</p>

<p>Refakat iznine esas raporların artık tek hekim tarafından düzenlenebileceği yönündeki değerlendirmelerin aksine, üç hekimden oluşan sağlık kurulu uygulaması devam ediyor.</p>

<p>Dolayısıyla yeni mevzuat sağlık kurulu zorunluluğunu ortadan kaldırmıyor. Değişiklik esas olarak raporun hazırlanma yöntemi ve raporda bulunacak bilgiler üzerinde yoğunlaşıyor.</p>

<h2><strong>Raporlar Artık e-Rapor Sistemi Üzerinden Hazırlanıyor</strong></h2>

<p>19 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle birlikte refakat iznine esas sağlık raporlarının elektronik ortamda oluşturulması öne çıkıyor.</p>

<p>Raporlar e-Rapor sistemi üzerinden hazırlanırken, sağlık kurulunda bulunan hekimler de raporu elektronik imzalarıyla imzalıyor.</p>

<p>Sisteme entegrasyonu gerçekleştirilen raporlarda manuel olarak hazırlanan ve ıslak imzayla tamamlanan belgeler yerine elektronik süreç esas alınıyor.</p>

<p>Böylece rapor düzenleme ve doğrulama süreçlerinin dijital ortam üzerinden yürütülmesi amaçlanıyor.</p>

<h2><strong>“Refakat İzni Kullanması Uygundur” İfadesi Artık Yazılmıyor</strong></h2>

<p>Yeni düzenlemenin en dikkat çekici değişikliklerinden biri raporun içeriğinde ortaya çıktı.</p>

<p>Daha önce refakat izni raporlarında karşılaşılabilen “Refakat izni kullanması uygundur” veya “Refakat izni kullanması uygun değildir” şeklindeki karar ifadelerine yeni sistemde yer verilmiyor.</p>

<p>Sağlık kurulunun görevi, memura izin verilip verilmemesine karar vermek yerine hastanın sağlık durumunu tıbbi açıdan değerlendirmekle sınırlandırılıyor.</p>

<p>Bu değişiklik, sağlık kurulu ile kamu kurumunun görev alanlarının daha belirgin şekilde ayrılması açısından önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Memurun Adı ve T.C. Kimlik Bilgileri Raporda Yer Almıyor</strong></h2>

<p>Yeni mevzuatla birlikte değişen bir diğer konu, refakat iznini kullanacak kamu görevlisine ilişkin kişisel bilgiler.</p>

<p>Refakat iznine esas sağlık raporunda izni kullanacak memurun adı ve T.C. kimlik bilgilerinin bulunmasına yönelik uygulamaya yer verilmiyor.</p>

<p>Sağlık kurulu raporu, izin kullanacak personelin kim olduğuna yönelik bir karar vermek yerine hastanın sağlık durumuna ve refakat ihtiyacına odaklanıyor.</p>

<p>Bu nedenle kurulun değerlendirmesi doğrudan hastanın tıbbi şartları üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>

<h2><strong>Sağlık Kurulu Hastanın Refakat İhtiyacını Belirliyor</strong></h2>

<p>Yeni sistemde üç hekimli sağlık kurulunun temel görevi, hastanın tıbbi durumunu ortaya koymak ve refakate ihtiyaç bulunup bulunmadığını değerlendirmek.</p>

<p>Kurul tarafından yapılan tıbbi değerlendirme rapora aktarılıyor. Ancak bu değerlendirme, tek başına belirli bir kamu görevlisine doğrudan izin verilmesi anlamına gelmiyor.</p>

<p>Başka bir ifadeyle sağlık kurulu, “Bu memur refakat izni kullanabilir” şeklinde idari bir karar vermiyor. Kurul, hastanın sağlık durumuna ilişkin gerekli tıbbi tespitleri gerçekleştiriyor.</p>

<h2><strong>İzin Kararını Kamu Kurumu Verecek</strong></h2>

<p>Düzenlemenin kamu çalışanları açısından en önemli sonuçlarından biri de tıbbi rapor ile idari izin işleminin birbirinden ayrılması.</p>

<p>Sağlık kurulu hastanın tıbbi durumunu ve refakat ihtiyacını ortaya koyarken, memurun refakat izni işlemleri görev yaptığı kurum tarafından yürütülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurum, sağlık kurulunun düzenlediği rapor ile ilgili personel mevzuatındaki şartları birlikte değerlendirerek izin sürecini sonuçlandırıyor.</p>

<p>Bu nedenle yeni sistemin temel yaklaşımı, “Tıbbi değerlendirme sağlık kurulundan, izin işlemi kurumdan” şeklinde özetleniyor.</p>

<h2><strong>Kamu Çalışanlarının Eski Rapor Formatına Dikkat Etmesi Gerekiyor</strong></h2>

<p>Yeni yönetmelikle birlikte refakat izni talebinde bulunacak kamu çalışanlarının da değişen rapor formatına dikkat etmesi gerekiyor.</p>

<p>Raporda izin kullanacak memurun bilgilerinin bulunmaması veya “refakat izni kullanması uygundur” şeklinde açık bir karar yazılmaması, tek başına raporun eksik olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Yeni uygulamada sağlık kurulundan beklenen, mevzuatta öngörülen tıbbi değerlendirmeyi yaparak hastanın durumunu ve refakat ihtiyacını rapora yansıtması.</p>

<p>İzin işleminin diğer aşaması ise personelin çalıştığı kurum tarafından yürütülüyor.</p>

<h2><strong>Dayanak Sağlık Raporları Yönetmeliği’nin 29’uncu Maddesi</strong></h2>

<p>Refakat iznine esas sağlık raporlarındaki yeni uygulamanın dayanağını 19 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Raporları Yönetmeliği’nin 29’uncu maddesi oluşturuyor.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle sağlık kurulu şartı korunurken raporların elektronik ortamda hazırlanması, hekimlerin elektronik imza kullanması ve rapor içeriğinin tıbbi değerlendirmeye odaklanması öne çıkıyor.</p>

<p>Böylece sağlık kurulunun tıbbi değerlendirme yetkisi ile kamu kurumunun izin verme süreci birbirinden ayrılıyor.</p>

<p>Kamu çalışanları açısından yeni dönemin en önemli noktası ise sağlık kurulu şartının devam ettiği, ancak kurulun artık hangi memurun refakat izni kullanacağına ilişkin idari nitelikte bir karar vermediği gerçeği olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Mevzuat</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/refakat-izni-raporlarinda-yeni-donem-saglik-kurulu-devam-ediyor-rapor-sistemi-degisti</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/refakat-izni.jpg" type="image/jpeg" length="50982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan 24 Saatlik Mesai İçin Dikkat Çeken Karar: Fiili Çalışma 14 Saat Olarak Değerlendirildi]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/yargitaydan-24-saatlik-mesai-icin-dikkat-ceken-karar-fiili-calisma-14-saat-olarak-degerlendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/yargitaydan-24-saatlik-mesai-icin-dikkat-ceken-karar-fiili-calisma-14-saat-olarak-degerlendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay’ın 24 saat esasına göre çalışılan işyerlerindeki mesai hesabına ilişkin kararı yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özellikle sağlık kuruluşlarında uygulanan uzun süreli nöbet ve çalışma düzenleri açısından önem taşıyan kararda, çalışanın uyku ve diğer zorunlu ihtiyaçları dikkate alınarak 24 saatlik sürenin tamamının fiili çalışma olarak kabul edilemeyeceği, somut çalışma düzenine göre fiili sürenin 14 saat olarak değerlendirilebileceği belirtildi.</p>

<h2><strong>24 Saatin Tamamı Fiili Çalışma Sayılmadı</strong></h2>

<p>Sağlık kuruluşları başta olmak üzere kesintisiz hizmet verilen işyerlerinde uygulanan 24 saatlik çalışma düzenleri, fazla mesai hesaplamaları açısından uzun süredir tartışılıyor.</p>

<p>Yargıtay’ın konuya ilişkin değerlendirmesinde, bir çalışanın 24 saat boyunca kesintisiz biçimde fiilen çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı üzerinde duruldu.</p>

<p>Çalışanın gün içerisinde yemek, dinlenme, uyku ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için belirli süreleri çalışmadan geçirdiği dikkate alınarak mesai hesabının buna göre yapılması gerektiği değerlendirildi.</p>

<h2><strong>Fiili Çalışma Süresi 14 Saat Olarak Ele Alındı</strong></h2>

<p>Kararda dikkat çeken nokta, 24 saat işyerinde bulunan bir çalışanın fiili çalışma süresinin belirlenmesine ilişkin yaklaşım oldu.</p>

<p>Çalışanın uyku ve zorunlu ihtiyaçları için ayırdığı süreler düşüldüğünde, ilgili çalışma düzeninde fiilen en fazla 14 saat çalışabileceği yönünde değerlendirme yapıldı.</p>

<p>Böylece işyerinde geçirilen toplam süre ile fiilen çalışılan sürenin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekildi.</p>

<h2><strong>Sağlık Çalışanlarını Yakından İlgilendiriyor</strong></h2>

<p>Karar özellikle hastaneler ve diğer kesintisiz sağlık hizmeti sunulan kuruluşlardaki uzun süreli nöbet uygulamaları açısından önem taşıyor.</p>

<p>Hekimler, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları bazı çalışma modellerinde uzun sürelerle sağlık kuruluşunda bulunabiliyor.</p>

<p>Ancak çalışanın kurumda bulunması ile kesintisiz şekilde aktif çalışması aynı anlama gelmeyebiliyor. Fazla çalışma hesabında da nöbet sırasında fiilen yapılan iş, dinlenme imkânı ve çalışma düzeninin özellikleri önem kazanıyor.</p>

<h2><strong>Fazla Mesai Hesabını Etkileyebilir</strong></h2>

<p>Yargıtay’ın yaklaşımı, fazla çalışma alacaklarının hesaplanmasında da önem taşıyor.</p>

<p>Bir çalışanın 24 saat boyunca işyerinde bulunması, tek başına 24 saatin tamamının fazla çalışma hesabına dahil edileceği anlamına gelmeyebiliyor.</p>

<p>Mahkemeler değerlendirme yaparken çalışanın yaptığı işin niteliğini, nöbet sırasında dinlenme veya uyuma imkânının bulunup bulunmadığını ve fiili çalışma süresini dikkate alabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle 14 saatlik değerlendirmeyi bütün 24 saatlik nöbetler için koşulsuz ve otomatik bir üst sınır olarak yorumlamak yerine, kararın uygulandığı çalışma biçimi ve somut olayın şartlarıyla birlikte ele almak gerekiyor.</p>

<h2><strong>İşyerinde Bulunmak ile Fiilen Çalışmak Arasında Ayrım</strong></h2>

<p>Kararın temel noktalarından biri de “işyerinde geçirilen süre” ile “fiili çalışma süresi” arasındaki ayrım.</p>

<p>Çalışan 24 saat boyunca hastanede veya işyerinde bulunmasına rağmen bu süre içerisinde dinlenebiliyor, uyuyabiliyor veya kişisel ihtiyaçlarını karşılayabiliyorsa mesai hesabı buna göre değişebiliyor.</p>

<p>Buna karşılık çalışanın nöbet boyunca sürekli müdahalede bulunması, yoğun hizmet vermesi veya dinlenme imkânının fiilen bulunmaması durumunda çalışma süresinin tespiti farklı değerlendirmeler gerektirebilir.</p>

<h2><strong>Her 24 Saatlik Nöbet İçin Aynı Sonuç Çıkmayabilir</strong></h2>

<p>Yargıtay kararının “24 saat nöbet tutan herkes yalnızca 14 saat çalışmış sayılır” şeklinde genellenmemesi önem taşıyor.</p>

<p>Çalışma süresinin belirlenmesinde işin niteliği, çalışanın gerçekten dinlenip dinlenemediği, nöbetin yoğunluğu ve somut çalışma şartları etkili olabiliyor.</p>

<p>Özellikle sağlık hizmetlerinde acil servis, yoğun bakım veya diğer yoğun birimlerle daha düşük iş yoğunluğuna sahip çalışma alanlarındaki nöbet şartları aynı olmayabilir.</p>

<p>Bu nedenle fazla çalışma uyuşmazlıklarında her çalışanın koşullarının ayrıca değerlendirilmesi gerekebiliyor.</p>

<h2><strong>Uzun Nöbetlerde Mesai Hesabı Yeniden Gündemde</strong></h2>

<p>Yargıtay’ın yaklaşımıyla birlikte sağlık sektöründeki uzun nöbetlerde çalışma sürelerinin nasıl hesaplanması gerektiği bir kez daha gündeme geldi.</p>

<p>Karar, 24 saatlik sürenin doğrudan ve hiçbir değerlendirme yapılmadan 24 saat fiili çalışma olarak kabul edilmesi yerine, çalışanın dinlenme ve zorunlu ihtiyaç sürelerinin de hesaba katılması gerektiğine işaret ediyor.</p>

<p>Sağlık çalışanları açısından ise kritik konu, nöbet sırasında kâğıt üzerinde var olduğu kabul edilen dinlenme süresinin uygulamada gerçekten kullanılıp kullanılamadığı. Fazla mesai ve çalışma süresi hesaplarında bu ayrım, olası uyuşmazlıklarda belirleyici unsurlardan biri olabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/yargitaydan-24-saatlik-mesai-icin-dikkat-ceken-karar-fiili-calisma-14-saat-olarak-degerlendirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/yargitaydan-emsal-karar.jpg" type="image/jpeg" length="48513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hastanede 'İki Şişe Su' Tartışması: Hekim Hakkında Tutanak Tutulmak İstendiği İddiası]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/hastanede-iki-sise-su-tartismasi-hekim-hakkinda-tutanak-tutulmak-istendigi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/hastanede-iki-sise-su-tartismasi-hekim-hakkinda-tutanak-tutulmak-istendigi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir hastanenin yemekhanesinde yaşandığı öne sürülen olay sağlık çalışanlarının gündemine geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İddiaya göre yemekhaneden iki şişe fazla su alan bir hekim, güvenlik görevlileri tarafından durduruldu. Hekimin “hırsızlık” yapmakla itham edildiği ve hakkında tutanak tutulmak istendiği ileri sürüldü.</p>

<h2><strong>İddiaya Göre Tartışma Yemekhanede Başladı</strong></h2>

<p>Olayın hastane yemekhanesinde meydana geldiği belirtilirken, hekimin yemek sırasında kendisine verilen miktarın dışında iki şişe daha su aldığı öne sürüldü.</p>

<p>Bunun üzerine yemekhane güvenliğinin duruma müdahale ettiği ve hekim ile görevliler arasında tartışma yaşandığı iddia edildi.</p>

<h2><strong>“Hırsızlık” İthamında Bulunulduğu Öne Sürüldü</strong></h2>

<p>İddianın dikkat çeken kısmını ise hekime yönelik kullanılan ifadeler oluşturdu.</p>

<p>Güvenlik görevlilerinin iki şişe fazla su alınması nedeniyle hekimi “hırsızlık” yapmakla itham ettiği ve olay hakkında tutanak düzenlemek istediği ileri sürüldü.</p>

<p>Ancak olayın ayrıntılarına, hastanenin yemek ve içecek dağıtımına ilişkin kurallarına veya tarafların karşılıklı açıklamalarına ilişkin ek bilgi paylaşılmadı.</p>

<p>Bu nedenle olayın yalnızca aktarılan iddia üzerinden değerlendirilmesi mümkün.</p>

<h2><strong>İki Şişe Su İçin Tutanak Tartışması</strong></h2>

<p>Sağlık çalışanlarının gündemine gelen olay, hastanelerde personelle kurulan iletişim ve kurum içi uygulamaların ölçülülüğü konusunda da tartışma yarattı.</p>

<p>İki şişe su nedeniyle bir sağlık çalışanı hakkında tutanak tutulmak istendiği iddiası, böyle bir durumda öncelikle kurum içindeki dağıtım kurallarının hatırlatılmasının yeterli olup olmayacağı sorusunu gündeme getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle yoğun çalışma ve nöbet şartları altında görev yapan sağlık personeline yönelik kurum içi uygulamalarda iletişim dilinin önemi vurgulanıyor.</p>

<h2><strong>Hastane Yönetiminden Açıklama Bekleniyor</strong></h2>

<p>Olayın hangi hastanede gerçekleştiğine ve hekim hakkında resmi olarak tutanak düzenlenip düzenlenmediğine ilişkin ayrıntılar henüz netleşmiş değil.</p>

<p>Aynı şekilde güvenlik görevlilerinin olaya ilişkin değerlendirmesi ve hastane yönetiminin konu hakkındaki tutumu da bilinmiyor.</p>

<p>İddiaların açıklığa kavuşması için hastane yönetiminin yapacağı değerlendirme önem taşıyor. Özellikle iki şişe su alınmasının hangi kurum kuralını ihlal ettiği, güvenlik personelinin müdahalesinin nasıl gerçekleştiği ve hekim hakkında herhangi bir idari işlem başlatılıp başlatılmadığı yanıt bekleyen başlıklar arasında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/hastanede-iki-sise-su-tartismasi-hekim-hakkinda-tutanak-tutulmak-istendigi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/hastanede-su-tartismasi.jpg" type="image/jpeg" length="23066"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Afyonkarahisar’da Yeşil Reçeteli İlaç Operasyonu: 23 Şüpheliden 19’u Tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/afyonkarahisarda-yesil-receteli-ilac-operasyonu-23-supheliden-19u-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/afyonkarahisarda-yesil-receteli-ilac-operasyonu-23-supheliden-19u-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar’da yeşil reçeteye tabi ilaçların usulsüz sağlık raporları ve reçeteler üzerinden temin edilerek piyasaya sürüldüğü iddialarına yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir operasyon gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aralarında doktorlar ve hastane personelinin de bulunduğu toplam 23 şüpheliden 19’u çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 4 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p>

<h2><strong>Soruşturma Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’ndeki İddialarla Başladı</strong></h2>

<p>Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın geçmişi geçen yıla dayanıyor.</p>

<p>Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde bazı doktorların imzalarının taklit edildiği, bu yöntemle reçeteye tabi ilaçların usulsüz şekilde temin edildiği ve ardından yasa dışı yollarla piyasaya sürüldüğü iddiaları üzerine başlatılan soruşturma genişletildi.</p>

<p>Savcılık tarafından yürütülen çalışmalarda elde edilen yeni deliller doğrultusunda operasyon için harekete geçildi.</p>

<h2><strong>Yeşil Reçeteli İlaçların Usulsüz Temin Edildiği İddiası</strong></h2>

<p>Soruşturmanın merkezinde, yeşil reçeteye tabi bazı ilaçların usulsüz sağlık raporları ve reçeteler aracılığıyla temin edildiği iddiası bulunuyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında söz konusu ilaçların para karşılığında düzenlendiği öne sürülen rapor ve reçeteler üzerinden elde edildiği, daha sonra ise yasa dışı şekilde satıldığı iddiaları araştırılıyor.</p>

<p>Şüphelilerin bu işlemleri hangi yöntemlerle gerçekleştirdiği ve sistemin ne kadar süredir devam ettiği de soruşturma kapsamında inceleniyor.</p>

<h2><strong>14 Eylül’de Eş Zamanlı Operasyon</strong></h2>

<p>Soruşturmada ulaşılan yeni bulguların ardından 14 Eylül’de şüphelilere yönelik eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.</p>

<p>İlk aşamada aralarında 4 doktor ile hastane personelinin de bulunduğu toplam 15 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>Operasyonun, “kamu kurum ve kuruluşlarının zarara uğratılması suretiyle dolandırıcılık”, “resmi belgede sahtecilik”, “uyuşturucu madde ticareti yapmak ve kullanmak” ile “görevi kötüye kullanmak” suçlamaları kapsamında gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p>Bu suçlamalar soruşturma kapsamında şüphelilere yöneltilen isnatlar olup, kişiler hakkındaki nihai hukuki değerlendirme yargılama sürecinin ardından yapılacak.</p>

<h2><strong>Gözaltı Sayısı 23’e Yükseldi</strong></h2>

<p>Operasyonun ardından soruşturma genişletilirken gözaltına alınan şüphelilerin sayısı da arttı.</p>

<p>Devam eden çalışmalar kapsamında yeni kişilerin dosyaya dahil edilmesiyle toplam gözaltı sayısının 23’e yükseldiği bildirildi.</p>

<p>Şüphelilerin olay içerisindeki rolleri, reçete ve sağlık raporlarının hangi kişiler adına düzenlendiği, ilaçların nasıl temin edildiği ve kimlere ulaştırıldığına ilişkin bağlantılar soruşturma kapsamında araştırılıyor.</p>

<h2><strong>Evlerde Silah, Fişek ve Uyuşturucu Madde Ele Geçirildi</strong></h2>

<p>Şüphelilere ait adreslerde gerçekleştirilen aramalarda çeşitli materyallerin ele geçirildiği bildirildi.</p>

<p>Aramalarda ruhsatsız tabanca, 40 adet fişek, 155 sentetik ecza maddesi ile 120 gram uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtildi.</p>

<p>Ele geçirilen maddeler ve diğer materyallerin soruşturma dosyası kapsamında incelemeye alındığı aktarıldı.</p>

<h2><strong>Doktor İmzalarının Taklit Edildiği Öne Sürüldü</strong></h2>

<p>Dosyanın dikkat çeken iddialarından biri ise doktor imzalarının bilgileri dışında kullanılmış olabileceği yönünde.</p>

<p>Soruşturmaya konu olaylarda bazı doktorların imzalarının taklit edilerek reçete ve rapor işlemlerinde kullanıldığı ileri sürülüyor.</p>

<p>Savcılığın, reçete ve raporların kimler tarafından hazırlandığını, sağlık sistemi üzerindeki işlemlerin hangi kullanıcılar aracılığıyla gerçekleştirildiğini ve belgelerdeki imzaların nasıl kullanıldığını araştırdığı belirtiliyor.</p>

<h2><strong>19 Şüpheli Tutuklandı</strong></h2>

<p>Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından 23 şüpheli adliyeye sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Savcılık işlemlerinin ardından mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 19’u tutuklanarak cezaevine gönderildi. Dört şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmalarına karar verildi.</p>

<p>Tutuklama kararları, şüpheliler hakkındaki suçlamaların kesinleştiği anlamına gelmiyor. Soruşturma ve olası yargılama sürecinin sonunda kişiler hakkındaki nihai karar mahkemeler tarafından verilecek.</p>

<h2><strong>Sağlık Sistemindeki Bağlantılar Araştırılıyor</strong></h2>

<p>Soruşturmanın en önemli boyutlarından birini, iddia edilen usulsüz işlemlerin sağlık sistemi içerisindeki bağlantılarının ortaya çıkarılması oluşturuyor.</p>

<p>Aralarında doktorlar ve hastane çalışanlarının da bulunduğu şüphelilerin reçete ve rapor süreçlerindeki rollerinin ayrı ayrı incelendiği belirtiliyor.</p>

<p>Ayrıca usulsüz şekilde temin edildiği ileri sürülen ilaçların miktarı, kimlere ulaştırıldığı ve kamu kurumlarının bu işlemler nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı da araştırılan başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<h2><strong>Soruşturma Devam Ediyor</strong></h2>

<p>Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Yeşil reçeteli ilaçların usulsüz şekilde temin edilerek piyasaya sürüldüğü iddiasıyla başlayan dosya, elde edilen yeni deliller ve gerçekleştirilen operasyonlarla genişledi.</p>

<p>Toplam 23 şüphelinin adli işlem gördüğü soruşturmada 19 kişinin tutuklanmasıyla birlikte gözler dosyanın ilerleyen aşamalarına çevrildi. İddia edilen yapının kapsamı, reçete ve rapor süreçlerinin nasıl yürütüldüğü ve şüphelilerin bireysel sorumlulukları, devam eden adli süreç sonunda daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/afyonkarahisarda-yesil-receteli-ilac-operasyonu-23-supheliden-19u-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/yesil-recete-operasyonu-2.jpg" type="image/jpeg" length="83517"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motorine Büyük İndirim Geliyor]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/motorine-buyuk-indirim-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/motorine-buyuk-indirim-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Petrol fiyatlarında yaşanan gerilemenin akaryakıt fiyatlarına indirim olarak yansıması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Brent petrolün 100 dolar seviyesinin altına çekilmesinin ardından motorinin litre fiyatında 4,09 TL indirim beklentisi oluştu. İndirimin yarından itibaren pompa fiyatlarına yansıması öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Brent Petrol Geriledi, Gözler Akaryakıt Fiyatlarına Çevrildi</strong></h2>

<p>Küresel petrol piyasasında yaşanan fiyat düşüşü, Türkiye’de benzin ve motorin fiyatlarını takip eden araç sahiplerinin gündemine girdi.</p>

<p>Brent petrol fiyatının 100 doların altına gerilemesinin ardından motorin grubunda önemli bir indirim beklentisi ortaya çıktı.</p>

<p>Akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde uluslararası ürün fiyatlarının yanı sıra döviz kuru ve vergiler gibi farklı unsurlar da etkili oluyor. Petrol piyasasındaki son gerilemenin ise motorin fiyatlarına aşağı yönlü yansıması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Motorinde 4,09 TL İndirim Bekleniyor</strong></h2>

<p>Aktarılan bilgilere göre motorinin litre fiyatına yarından itibaren geçerli olmak üzere 4 lira 9 kuruş indirim yapılması bekleniyor.</p>

<p>Son fiyat artışlarının ardından bazı bölgelerde litre fiyatı 100 TL seviyesini aşan motorinde, beklenen indirimin gerçekleşmesi halinde pompa fiyatları yeniden çift haneli seviyelere gerileyecek.</p>

<p>İndirimin pompaya yansımasıyla birlikte şehirler arasındaki fiyat farklılıklarının devam etmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>İstanbul’da Motorin 96,31 TL’ye Gerileyebilir</strong></h2>

<p>Beklenen 4,09 TL’lik indirimin ardından İstanbul’da motorinin litre fiyatının yaklaşık 96,31 TL seviyesine düşeceği belirtiliyor.</p>

<p>Akaryakıt fiyatları İstanbul’un Avrupa ve Anadolu yakalarında dağıtım şirketleri ve istasyonlara göre küçük farklılıklar gösterebildiğinden, sürücülerin karşılaşacağı nihai pompa fiyatı değişiklik gösterebilir.</p>

<h2><strong>Ankara’da 97,41 TL, İzmir’de 97,71 TL Beklentisi</strong></h2>

<p>Motorin indiriminin Ankara ve İzmir’de de pompa fiyatlarını aşağı çekmesi bekleniyor.</p>

<p>İndirim sonrasında motorinin litre fiyatının Ankara’da yaklaşık 97,41 TL, İzmir’de ise 97,71 TL seviyesine gerilemesi öngörülüyor.</p>

<p>Doğu illerinde ise nakliye ve diğer maliyetlerin etkisiyle fiyatların batıdaki büyükşehirlere kıyasla daha yüksek kalması bekleniyor. Verilen tahminlere göre bu bölgelerde motorinin litre fiyatı yaklaşık 99,11 TL seviyesine düşebilir.</p>

<h2><strong>Beklenen Motorin Fiyatları</strong></h2>

<p>4,09 TL’lik indirimin pompaya yansıması halinde motorinin litre fiyatlarının yaklaşık olarak İstanbul’da 96,31 TL, Ankara’da 97,41 TL, İzmir’de 97,71 TL ve doğu illerinde 99,11 TL seviyesinde olması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu rakamlar tahmini fiyatları ifade ediyor. Dağıtım şirketleri, şehirler ve istasyonlar arasında küçük fiyat farklılıkları görülebiliyor.</p>

<h2><strong>100 TL Sınırının Altına Gerileyecek</strong></h2>

<p>Motorin fiyatları son yapılan artışlarla birlikte bazı bölgelerde 100 TL sınırını aşmıştı.</p>

<p>Beklenen 4,09 TL’lik indirim gerçekleşirse birçok şehirde motorinin litre fiyatı yeniden 100 TL’nin altına inecek. Bu durum özellikle yüksek yakıt tüketimi bulunan araç sahipleri ve ticari araç kullanıcıları açısından yakından takip ediliyor.</p>

<h2><strong>Akaryakıt Fiyatlarında Petrol ve Döviz Etkisi</strong></h2>

<p>Türkiye’de akaryakıt fiyatları uluslararası petrol ve ürün fiyatlarındaki değişimlerin yanı sıra döviz kurundan da etkileniyor. Vergiler ve dağıtım maliyetleri de pompada oluşan nihai fiyatın önemli bileşenleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu nedenle Brent petroldeki her düşüş aynı oranda ve aynı anda akaryakıt fiyatlarına yansımayabiliyor. Uluslararası piyasalardaki hareketlilik ve döviz kurunun seyri, önümüzdeki günlerde benzin ve motorin fiyatlarının yönü açısından belirleyici olmaya devam edecek.</p>

<h2><strong>Sürücülerin Gözü Yarından İtibaren Pompa Fiyatlarında</strong></h2>

<p>Motorinde beklenen 4,09 TL’lik indirim, son dönemde yüksek akaryakıt fiyatlarıyla karşı karşıya kalan sürücüler açısından dikkat çeken bir gelişme oldu.</p>

<p>İndirimin beklendiği şekilde uygulanması halinde İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere birçok şehirde motorin yeniden 100 TL’nin altında satılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/motorine-buyuk-indirim-geliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/motorij-indirimi.jpg" type="image/jpeg" length="66692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Devlet Diş Hastanelerine Denetim Çağrısı: 'Vatandaş Tedavi İçin Gidiyor']]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/devlet-dis-hastanelerine-denetim-cagrisi-vatandas-tedavi-icin-gidiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/devlet-dis-hastanelerine-denetim-cagrisi-vatandas-tedavi-icin-gidiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamuya bağlı ağız ve diş sağlığı hastanelerinde sunulan tedavi hizmetlerine yönelik vatandaş şikâyetleri yeniden gündemde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bazı hastaların dolgu ve kanal tedavisi gibi işlemlere erişmekte güçlük yaşadığı yönündeki iddialar, “Hastane sayısı artarken tedaviye erişim neden kolaylaşmıyor?” sorusunu beraberinde getirdi. Devlet diş hastanelerinde hizmet süreçlerinin daha etkin denetlenmesi gerektiği yönünde çağrılar yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Dolgu ve Kanal Tedavisine Erişim Eleştirisi</strong></h2>

<p>Kamu ağız ve diş sağlığı hizmetlerine yönelik eleştirilerin merkezinde, vatandaşların temel diş tedavilerine erişimde yaşadıklarını belirttikleri sorunlar bulunuyor.</p>

<p>Bazı hastalar, muayene için sağlık kuruluşuna başvurmalarına rağmen dolgu veya kanal tedavisi gibi dişi korumaya yönelik işlemlerin yapılmadığını ya da tedavi sürecinin bekledikleri şekilde ilerlemediğini dile getiriyor.</p>

<p>Ancak bu şikâyetlerin tüm kamu diş hastaneleri veya hekimler açısından genellenmesi mümkün değil. Tedavinin uygulanıp uygulanmayacağına hastanın klinik durumu, dişin tedaviye uygunluğu, ilgili birimin kapasitesi ve tıbbi değerlendirme gibi faktörler de etki edebiliyor.</p>

<h2><strong>“Hastane Sayısı Artıyor, Hizmete Erişim de Artmalı”</strong></h2>

<p>Tepkilerde öne çıkan bir diğer konu ise kamuya ait ağız ve diş sağlığı merkezleri ile hastanelerinin vatandaşların tedavi ihtiyacına ne ölçüde cevap verebildiği.</p>

<p>Sağlık tesislerinin sayısının artmasının tek başına yeterli olmadığı belirtilirken, vatandaşların bu kuruluşlarda ihtiyaç duydukları tedavilere zamanında ulaşabilmesinin de önemli olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Bu noktada kamuoyunda, “Dolgu ve kanal tedavisi gibi temel işlemlere erişimde sorun yaşanacaksa yeni sağlık tesislerinin kapasitesi vatandaşa nasıl yansıyor?” sorusu gündeme geliyor.</p>

<h2><strong>Hasta-Hekim İletişimi de Şikâyetler Arasında</strong></h2>

<p>Eleştiriler yalnızca tedavi işlemleriyle sınırlı değil. Bazı vatandaşlar muayene sırasında karşılaştıkları iletişim biçiminden de rahatsız olduklarını ifade ediyor.</p>

<p>Hastaların tedavi seçenekleri konusunda yeterince bilgilendirilmesi, bir işlemin yapılamaması halinde bunun tıbbi gerekçesinin anlaşılır biçimde açıklanması ve alternatif tedavi seçeneklerinin aktarılması beklentiler arasında bulunuyor.</p>

<p>Hasta ile sağlık çalışanı arasındaki sağlıklı iletişim, tedavi sürecinin önemli parçalarından biri olarak görülüyor.</p>

<h2><strong>Her Tedavinin Yapılmamasının Tıbbi Gerekçesi Olabilir</strong></h2>

<p>Öte yandan bir hastaya dolgu veya kanal tedavisi uygulanmamasının her durumda hizmet verilmediği anlamına gelmediğini de belirtmek gerekiyor.</p>

<p>Dişin mevcut durumu, enfeksiyon, kemik ve doku yapısı, dişin restorasyona uygun olup olmaması veya farklı bir tedavinin gerekli görülmesi gibi nedenlerle hekim başka bir tedavi seçeneğini tercih edebilir.</p>

<p>Tartışmanın temel noktası ise bu kararların tıbbi gerekçelere dayanması ve hastaya açık şekilde anlatılması.</p>

<h2><strong>Kamu Diş Hastaneleri İçin Denetim Talebi</strong></h2>

<p>Vatandaşlardan gelen eleştiriler, kamu diş hastanelerinde sunulan hizmetlerin kapsamı ve tedaviye erişim konusunda daha etkin denetim yapılması talebini de beraberinde getiriyor.</p>

<p>Denetimlerde yalnızca gerçekleştirilen işlem sayılarının değil, hastaların tedaviye erişim sürelerinin, tedavilerin hangi gerekçelerle yapılamadığının ve hasta memnuniyetinin de değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Böylece münferit şikâyetlerle sistematik hizmet sorunlarının birbirinden ayrılabileceği ve ihtiyaç bulunan alanlarda gerekli düzenlemelerin yapılabileceği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>“Vatandaş Tedavi Olmak İçin Hastaneye Gidiyor”</strong></h2>

<p>Kamuoyundaki eleştirilerin ortak noktasını, vatandaşların kamu sağlık kuruluşlarına başvurduklarında ihtiyaç duydukları tedaviyi alabilme beklentisi oluşturuyor.</p>

<p>Dile getirilen tepkilerde, “Vatandaş tedavi olmak için gidiyor, doktorun keyfini kaçırmak için değil” ifadeleriyle hasta-hekim iletişiminde daha yapıcı bir yaklaşım beklendiği vurgulanıyor.</p>

<p>Kamu ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde dolgu ve kanal tedavisine erişim konusunda dile getirilen şikâyetlerin ne ölçüde yaygın olduğunun ortaya konulması ise kapsamlı resmi veriler ve denetim sonuçlarıyla mümkün olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/devlet-dis-hastanelerine-denetim-cagrisi-vatandas-tedavi-icin-gidiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/devlet-dis-hastanesi.jpg" type="image/jpeg" length="53195"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu ABD’de MBC BioLabs’ı Ziyaret Etti: Kanser ve Nörolojik Hastalık Araştırmalarını İnceledi]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/bakan-memisoglu-abdde-mbc-biolabsi-ziyaret-etti-kanser-ve-norolojik-hastalik-arastirmalarini-inceledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/bakan-memisoglu-abdde-mbc-biolabsi-ziyaret-etti-kanser-ve-norolojik-hastalik-arastirmalarini-inceledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki programının ikinci gününde biyoteknoloji alanındaki temaslarını sürdürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın önde gelen biyoteknoloji kuluçka merkezlerinden MBC BioLabs’ı ziyaret eden Memişoğlu, kanser, Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara yönelik yürütülen araştırmaları yerinde inceledi.</p>

<h2><strong>ABD Programının İkinci Gününde Biyoteknoloji Teması</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ABD’de gerçekleştirdiği temaslara ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulundu.</p>

<p>Programın ikinci gününde sağlık teknolojileri ve biyoteknoloji alanındaki çalışmaların incelenmesine devam edildiğini belirten Memişoğlu’nun ziyaretlerinden biri MBC BioLabs oldu.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, merkezde faaliyet gösteren laboratuvarlarda yürütülen araştırmalar hakkında bilgi aldı.</p>

<h2><strong>Kanser, Alzheimer ve Parkinson Araştırmalarını İnceledi</strong></h2>

<p>Ziyaret sırasında özellikle tedavisi ve yönetimi konusunda yoğun bilimsel araştırmaların devam ettiği hastalıklara yönelik çalışmalar ele alındı.</p>

<p>Memişoğlu, kanserin yanı sıra Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik hastalıkların tedavisine yönelik laboratuvarlarda gerçekleştirilen araştırmaları yerinde incelediklerini açıkladı.</p>

<p>Biyoteknoloji alanındaki araştırma ve geliştirme süreçleri hakkında bilgi alan Bakan Memişoğlu, yürütülen çalışmaların sağlık teknolojilerinin geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.</p>

<h2><strong>MBC BioLabs Ziyaretine “Üreten Sağlık” Vurgusu</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu, ABD temaslarını Türkiye’nin sağlık alanındaki Ar-Ge ve üretim hedefleriyle ilişkilendirdi.</p>

<p>Bakanlığın “Üreten Sağlık” vizyonuna vurgu yapan Memişoğlu, Türkiye’nin sahip olduğu yerli ve milli imkânların küresel biyoteknoloji ekosistemiyle güçlendirilmesini hedeflediklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu, bu kapsamda uluslararası gelişmeleri yakından takip etmeye ve sağlık teknolojilerindeki yeni araştırmaları yerinde incelemeye devam ettiklerini belirtti.</p>

<h2><strong>Küresel Biyoteknoloji Ekosistemiyle İş Birliği Mesajı</strong></h2>

<p>ABD programında biyoteknoloji merkezlerine gerçekleştirilen ziyaretler, Türkiye’nin bu alandaki araştırma ve üretim kapasitesinin geliştirilmesine yönelik temaslar açısından dikkat çekiyor.</p>

<p>MBC BioLabs ziyaretinde yeni nesil sağlık teknolojilerinin geliştirilmesine zemin hazırlayan araştırma ortamları ve laboratuvar çalışmaları incelendi.</p>

<p>Memişoğlu, Türkiye’nin yerli imkânlarının uluslararası biyoteknoloji ekosistemiyle desteklenmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceği mesajını verdi.</p>

<h2><strong>“Adımları Atmaya Devam Edeceğiz”</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ziyaretin ardından yaptığı paylaşımda, “Üreten Sağlık” vizyonu doğrultusunda Türkiye’nin biyoteknoloji kapasitesini geliştirmeye devam edeceklerini belirtti.</p>

<p>Memişoğlu, yerli ve milli imkânları küresel biyoteknoloji ekosistemiyle güçlendirecek adımlar atmayı sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p>Bakan Memişoğlu’nun ABD programı kapsamında gerçekleştirdiği temaslarda biyoteknoloji, Ar-Ge, yeni nesil tedavi teknolojileri ve sağlık alanında üretim kapasitesinin geliştirilmesi öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/bakan-memisoglu-abdde-mbc-biolabsi-ziyaret-etti-kanser-ve-norolojik-hastalik-arastirmalarini-inceledi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/saglik-bakani-abd-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" length="85752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık-Sen Genel Başkanı Doğan, Aysel Koçak Akgül’ü Genel Merkezde Ağırladı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-sen-genel-baskani-dogan-aysel-kocak-akgulu-genel-merkezde-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-sen-genel-baskani-dogan-aysel-kocak-akgulu-genel-merkezde-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, AK Parti Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Aysel Koçak Akgül’ü sendikanın genel merkezinde ağırladıklarını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görüşmede sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının gündemindeki konular üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanlarının Gündemi Ele Alındı</strong></h2>

<p>Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, gerçekleştirilen ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.</p>

<p>Doğan’ın açıklamasına göre AK Parti Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Aysel Koçak Akgül, Sağlık-Sen Genel Merkezi’ni ziyaret etti.</p>

<p>Görüşmede sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan çalışanların gündemindeki konular ele alınarak karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu.</p>

<h2><strong>Doğan’dan Ziyaret İçin Teşekkür</strong></h2>

<p>Mahmut Faruk Doğan, görüşmenin ardından yaptığı paylaşımda Akgül’ün ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Doğan, “AK Parti Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Sayın Aysel Koçak Akgül’ü Genel Merkezimizde misafir ettik” ifadelerini kullanarak görüşmeye ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Sağlık ve sosyal hizmet profesyonellerinin gündemini değerlendirdiklerini belirten Doğan, nazik ziyareti dolayısıyla Akgül’e teşekkür etti.</p>

<h2><strong>Çalışanların Gündemi Görüşmenin Ana Başlığı Oldu</strong></h2>

<p>Ziyarete ilişkin açıklamada görüşülen konuların ayrıntıları paylaşılmazken, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının gündeminin toplantının temel başlıklarından biri olduğu belirtildi.</p>

<p>Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan’ın açıklaması, “Sağlık ve sosyal hizmet profesyonellerimizin gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğumuz nazik ziyaretleri için Sayın Akgül’e teşekkür ediyorum” sözleriyle tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-sen-genel-baskani-dogan-aysel-kocak-akgulu-genel-merkezde-agirladi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/mahmut-faruk-dogan-2.jpg" type="image/jpeg" length="33338"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıkta Görevlendirme Tartışması: Yöneticilere “Rahat Birim” Baskısı mı Yapılıyor?]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglikta-gorevlendirme-tartismasi-yoneticilere-rahat-birim-baskisi-mi-yapiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/saglikta-gorevlendirme-tartismasi-yoneticilere-rahat-birim-baskisi-mi-yapiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas’ta sağlık teşkilatındaki personel görevlendirmelerine ilişkin dikkat çeken iddialar gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçici görevlendirmelerin sona erdirilmesinin ardından bazı sağlık çalışanlarının daha az yoğun olduğu düşünülen birimlerde görev almak için yöneticilere talepte bulunduğu öne sürüldü. Yerel basına yansıyan iddialarda, bazı hemşire ve ebelerin birim değişikliği taleplerinin hastane yöneticilerini zor durumda bıraktığı, görevlendirmelerde “referans” kullanıldığı yönünde tartışmalar yaşandığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Geçici Görevlendirmeler Sonrası Birim Değişikliği Talepleri Gündemde</strong></h2>

<p>Sivas sağlık teşkilatında geçici görevlendirmelerin sona ermesinin ardından personelin görev yerlerine ilişkin yeni bir tartışma başladı.</p>

<p>Yerel basında yer alan habere göre özellikle hemşire ve ebeler arasında mevcut görev birimlerini değiştirmek isteyen bazı çalışanların hastane yönetimlerine başvurduğu ileri sürüldü.</p>

<p>Taleplerin önemli bölümünün yoğun hasta hizmetinin yürütüldüğü kliniklerden daha farklı çalışma düzenine sahip birimlere geçiş yönünde olduğu iddia edildi.</p>

<p>Ancak söz konusu iddialara ilişkin ilgili sağlık kurumlarından yapılmış resmi bir açıklama bulunmadığı için taleplerin kapsamı ve kaç personeli ilgilendirdiği netlik kazanmış değil.</p>

<h2><strong>“Masa Başı Görev” Talepleri Tartışma Yarattı</strong></h2>

<p>İddialara göre bazı sağlık çalışanları, yoğun çalışma temposunun bulunduğu klinik birimlerden ayrılarak daha az yoğun olduğu değerlendirilen bölümlerde görev almak istiyor.</p>

<p>Sağlık hizmetlerinde farklı birimlerin görev tanımları, çalışma şekilleri ve personel ihtiyaçları birbirinden farklılık gösterdiğinden, bir görevlendirmenin yalnızca “rahat” veya “yoğun” şeklinde değerlendirilmesi her durumda mevcut iş yükünü tam olarak yansıtmayabilir.</p>

<p>Tartışmanın merkezinde ise personelin bireysel talebinden çok, birim değişikliklerinin hangi kriterlere göre değerlendirildiği bulunuyor.</p>

<h2><strong>Bir Ebenin ÇÖZGEM Talebi Gündeme Geldi</strong></h2>

<p>Haberde dikkat çeken örneklerden biri, ebe kadrosunda görev yapan bir sağlık çalışanıyla ilgili oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu personelin hastane bünyesinde faaliyet gösteren Çok Disiplinli Çocuk ve Genç Ruh Sağlığı Merkezi’nde (ÇÖZGEM) görevlendirilmek istediği ileri sürüldü.</p>

<p>Bu talebin ardından ÇÖZGEM’de hangi meslek gruplarının görevlendirilebileceği ve ebe unvanındaki bir personelin söz konusu birimde görev yapmasının ilgili düzenlemeler açısından mümkün olup olmadığı tartışma konusu haline geldi.</p>

<h2><strong>ÇÖZGEM’de Ebe Görevlendirilebilir mi?</strong></h2>

<p>Yerel basına yansıyan iddialarda, ÇÖZGEM bünyesinde görev alacak personelin ilgili düzenlemelerde belirlenen meslek ve kadro unvanları doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Tartışma da tam olarak bu noktada yoğunlaştı. Ebe unvanının söz konusu merkezde görev yapabilecek personel kapsamında bulunup bulunmadığı sorgulanırken, buna rağmen ilgili personelin burada görevlendirilmesi için girişimlerde bulunulduğu öne sürüldü.</p>

<p>Ancak görevlendirmenin gerçekleştirildiğine veya mevzuata aykırı bir işlem yapıldığına ilişkin kesinleşmiş resmi bir tespit bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle birim değişikliği talebi ile fiilen gerçekleştirilen bir görevlendirme arasında ayrım yapılması gerekiyor.</p>

<h2><strong>Yöneticiler Talepler Nedeniyle Baskı Altında mı?</strong></h2>

<p>Gündeme getirilen iddiaların bir diğer boyutu hastane yöneticilerini ilgilendiriyor.</p>

<p>Bazı yöneticilerin personelden gelen görev yeri değişikliği talepleri nedeniyle zor durumda kaldığı öne sürülürken, bu taleplerin yönetim üzerinde herhangi bir baskıya dönüşüp dönüşmediği merak konusu oldu.</p>

<p>Sağlık tesislerinde personel dağılımı yapılırken hizmetin devamlılığı, ilgili birimin personel ihtiyacı, çalışanın kadro unvanı, mesleki yeterliliği ve mevzuat hükümleri gibi kriterlerin dikkate alınması gerekiyor.</p>

<p>Bu nedenle yöneticilerden beklenen, bireysel talepler ile sağlık kuruluşunun hizmet ihtiyacı arasında kamu hizmetini aksatmayacak bir planlama yapmaları.</p>

<h2><strong>“Referans” İddiaları da Ortaya Atıldı</strong></h2>

<p>Sivas’taki görevlendirme tartışmalarında en dikkat çekici iddialardan biri de bazı personelin görev yeri veya birim değişikliği taleplerinde kişisel ya da siyasi referanslardan yararlandığı yönünde oldu.</p>

<p>Yerel basında gündeme getirilen bu iddiaların doğruluğuna ilişkin kesinleşmiş bir tespit bulunmuyor.</p>

<p>Herhangi bir personelin kişisel veya siyasi bağlantılar kullanarak ayrıcalıklı bir görevlendirme elde ettiğini söyleyebilmek için somut ve doğrulanmış bilgilere ihtiyaç bulunuyor.</p>

<p>Buna karşın sağlık çalışanları açısından görevlendirmelerde böyle bir algının dahi oluşmasının kurum içindeki çalışma ortamını olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.</p>

<h2><strong>Personel Dağılımında Objektif Kriter Beklentisi</strong></h2>

<p>Sağlık kuruluşlarındaki personel planlamasında temel beklenti, görevlendirmelerin kişisel ilişkilere değil hizmet ihtiyacına dayanması.</p>

<p>Özellikle hemşire ve ebe gibi doğrudan hasta hizmetlerinde önemli sorumluluk üstlenen meslek gruplarında bir personelin başka bir birime geçirilmesi, geride kalan çalışanların iş yükünü de etkileyebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle görevlendirmelerde hastanenin toplam personel sayısı kadar ilgili servisin ihtiyacının da dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>Personelin eğitim durumu, uzmanlığı, kadro unvanı, görev tanımı ve geçiş yapılacak birimin ihtiyacı gibi unsurların objektif biçimde değerlendirilmesi, benzer tartışmaların önüne geçebilecek temel kriterler arasında gösteriliyor.</p>

<h2><strong>Kişiye Özel Görevlendirme Algısı Çalışma Barışını Etkileyebilir</strong></h2>

<p>Sağlık çalışanlarının üzerinde durduğu konulardan biri de kurum içerisindeki adalet duygusu.</p>

<p>Yoğun kliniklerde çalışan personel sayısı yetersizken bazı çalışanların daha farklı çalışma düzenine sahip birimlere geçirildiği algısının oluşması, aynı kurumda çalışanlar arasında rahatsızlığa neden olabiliyor.</p>

<p>Özellikle benzer şartlara sahip çalışanlardan bazılarının talepleri karşılanırken diğerlerinin taleplerinin reddedilmesi durumunda, kararların hangi kriterlere göre verildiğinin açık biçimde ortaya konulması önem taşıyor.</p>

<p>Şeffaf ve denetlenebilir bir görevlendirme sisteminin hem çalışanlar arasındaki güveni hem de kurum içi çalışma barışını koruyabileceği değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Gözler Sağlık Yönetiminden Gelecek Açıklamada</strong></h2>

<p>Sivas’ta gündeme gelen iddiaların ardından yanıt bekleyen temel sorular, görevlendirmelerin hangi kriterlere göre yapıldığı üzerinde yoğunlaşıyor.</p>

<p>Özellikle ÇÖZGEM’de görev yapmak istediği ileri sürülen ebe personelin talebinin kabul edilip edilmediği, ilgili unvanın bu merkezde görevlendirilmesine ilişkin mevzuatın ne öngördüğü ve herhangi bir görevlendirme yapılmışsa bunun hangi hizmet ihtiyacına dayandığı merak ediliyor.</p>

<p>Aynı şekilde personelin görev yeri değişikliklerinde yöneticilere baskı yapıldığı veya referans kullanıldığı yönündeki iddiaların da somut bilgilerle açıklığa kavuşturulması bekleniyor.</p>

<p>Mevcut aşamada kişiye özel görevlendirme, siyasi referans veya mevzuata aykırı işlem yapıldığı yönünde kesinleşmiş bir tespit bulunmuyor. Tartışmanın netleşmesi için ilgili sağlık yönetiminin personel planlaması ve görevlendirme kriterlerine ilişkin yapacağı açıklama önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglikta-gorevlendirme-tartismasi-yoneticilere-rahat-birim-baskisi-mi-yapiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/sivasta-baski.jpg" type="image/jpeg" length="46919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ABD’de: Sağlık Teknolojileri İçin İş Birliği Temasları]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-bakani-kemal-memisoglu-abdde-saglik-teknolojileri-icin-is-birligi-temaslari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-bakani-kemal-memisoglu-abdde-saglik-teknolojileri-icin-is-birligi-temaslari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ABD’de gerçekleştirdiği resmi temasların ilk gününde biyoteknoloji alanında faaliyet gösteren Hermes Biosciences şirketini ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şirketin Ar-Ge çalışmalarını inceleyen Memişoğlu, kanser, yenileyici tıp, organ ve doku hasarlarına yönelik araştırmalar hakkında bilgi aldı. Görüşmelerde yenilikçi sağlık teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik olası iş birliği fırsatları da ele alındı.</p>

<h2><strong>ABD Temaslarının İlk Durağı Hermes Biosciences Oldu</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ABD programı kapsamında sağlık teknolojileri ve biyoteknoloji alanındaki çalışmalarını sürdüren Hermes Biosciences’a ziyarette bulundu.</p>

<p>Şirket, Stanford Üniversitesi Biyomühendislik Profesörü Dr. Utkan Demirci tarafından kuruldu. Bakan Memişoğlu’na ziyaret sırasında şirketin yürüttüğü araştırmalar ve geliştirmekte olduğu teknolojiler hakkında bilgi verildi.</p>

<p>Memişoğlu, şirket bünyesindeki araştırma alanlarını gezerek yürütülen çalışmaları yerinde değerlendirdi.</p>

<h2><strong>Moleküler Biyoloji Laboratuvarında İnceleme</strong></h2>

<p>Ziyaretin önemli bölümlerinden birini moleküler biyoloji alanındaki Ar-Ge çalışmaları oluşturdu.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, kanser, yenileyici tıp ile organ ve doku hasarlarına yönelik çalışmaların gerçekleştirildiği laboratuvarlarda incelemelerde bulundu.</p>

<p>Araştırma süreçleri ve geliştirilen yeni nesil sağlık teknolojileri hakkında yetkililerden bilgi alan Memişoğlu, biyomedikal teknolojilerin sağlık hizmetlerine sağlayabileceği katkılar konusunda değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Yeni Nesil Tedavi Olanakları Ele Alındı</strong></h2>

<p>Gerçekleştirilen görüşmelerde yeni nesil tedavi yöntemleri ve biyoteknoloji alanındaki gelişmeler de gündeme geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi, araştırmaların sağlık teknolojilerine dönüştürülmesi ve yenilikçi ürünlerin geliştirilmesine ilişkin çalışmalar değerlendirildi.</p>

<p>Taraflar arasında karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımının yanı sıra yenilikçi sağlık teknolojilerinin üretimini destekleyebilecek iş birliği fırsatları da görüşüldü.</p>

<h2><strong>“Üreten Sağlık” Vizyonuna Vurgu</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu, ABD’deki temasları ve Hermes Biosciences ziyaretine ilişkin sosyal medya hesabından da açıklama yaptı.</p>

<p>İleri sağlık teknolojileri alanında çalışmalar yürüten şirketi ziyaret ettiklerini belirten Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık teknolojilerindeki üretim kapasitesini geliştirme hedefini vurguladı.</p>

<p>Memişoğlu, “Üreten Sağlık” vizyonu doğrultusunda Ar-Ge süreçlerini, yeni nesil tedavi olanaklarını ve biyomedikal teknolojileri yerinde inceleme fırsatı bulduklarını ifade etti.</p>

<h2><strong>“Türkiye’yi Yenilikçi Bir Üretim Merkezi Yapma Kararlılığındayız”</strong></h2>

<p>Bakan Memişoğlu, paylaşımında sağlık teknolojilerinde yerli üretim ve Ar-Ge kapasitesinin geliştirilmesine yönelik hedeflere de dikkat çekti.</p>

<p>Memişoğlu açıklamasında, “Ülkemizi sağlık teknolojilerinde küresel bir güç ve yenilikçi bir üretim merkezi yapma kararlılığıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bakanlığın son dönemde öne çıkardığı “Üreten Sağlık” yaklaşımı kapsamında araştırma, geliştirme ve yenilikçi sağlık teknolojilerinin üretiminin artırılması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Sağlık Teknolojilerinde İş Birliği Fırsatları Görüşüldü</strong></h2>

<p>Hermes Biosciences ziyaretinde yalnızca mevcut çalışmalar incelenmedi. Gelecekte gerçekleştirilebilecek ortak çalışmalar ve bilgi paylaşımına ilişkin fırsatlar da değerlendirildi.</p>

<p>Görüşmelerde biyoteknoloji, biyomedikal teknolojiler, yenileyici tıp ve yeni nesil tedavi yöntemleri gibi alanlarda yürütülen çalışmaların sağlık sistemlerine sağlayabileceği katkılar ele alındı.</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun ABD’deki resmi programının diğer temaslarla devam etmesi beklenirken, ziyaretin ana gündemini Türkiye’nin sağlık teknolojileri alanındaki Ar-Ge ve üretim kapasitesinin geliştirilmesi oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-bakani-kemal-memisoglu-abdde-saglik-teknolojileri-icin-is-birligi-temaslari</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 20:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/saglik-bakani-abd-de.jpg" type="image/jpeg" length="76909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hemşire İhtiyacı Bulunan Hastanede İSG Görevlendirmesi Tartışma Yarattı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/hemsire-ihtiyaci-bulunan-hastanede-isg-gorevlendirmesi-tartisma-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/hemsire-ihtiyaci-bulunan-hastanede-isg-gorevlendirmesi-tartisma-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hemşirelik hizmetlerinde personel ihtiyacı bulunduğu belirtilirken, bir hemşirenin İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) biriminde görevlendirildiği yönündeki iddia sağlık çalışanlarının gündemine geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mevzuat kapsamında gerekli şartları taşıyan sağlık personelinin İSG hizmetlerinde görevlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, tartışmanın odağında söz konusu personelin gerekli belgeye sahip olup olmadığı ve personel ihtiyacı bulunan bir hastanede bu görevlendirmenin hangi kriterlere göre yapıldığı bulunuyor.</p>

<h2><strong>Hemşirenin İSG Biriminde Görevlendirildiği İddiası</strong></h2>

<p>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki personel planlamasına ilişkin dikkat çeken bir iddia gündeme taşındı.</p>

<p>Hastanede hemşire ihtiyacı bulunduğu belirtilmesine rağmen mevcut hemşirelerden birinin klinik hizmetler yerine İş Sağlığı ve Güvenliği biriminde görevlendirildiği öne sürüldü.</p>

<p>Görevlendirmenin kendisinden çok, işlemin hangi ihtiyaç doğrultusunda ve hangi kriterlere göre gerçekleştirildiği sağlık çalışanları arasında tartışma konusu oldu.</p>

<h2><strong>Mevzuat İSG Görevlendirmesine İmkân Tanıyor</strong></h2>

<p>6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında gerekli şartları taşıyan sağlık çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görev alabilmesi mümkün.</p>

<p>Dolayısıyla bir hemşirenin İSG alanında görevlendirilmesi tek başına mevzuata aykırı bir işlem olduğu anlamına gelmiyor. Burada personelin görevlendirildiği pozisyon için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı ve ilgili mevzuatın öngördüğü belgelere sahip olup olmadığı önem kazanıyor.</p>

<p>Özellikle Diğer Sağlık Personeli (DSP) olarak yürütülen görevler açısından ilgili personelin gerekli belge ve niteliklere sahip olup olmadığı tartışmanın temel başlıkları arasında bulunuyor.</p>

<h2><strong>“DSP Belgesi Var mı?” Sorusu Gündemde</strong></h2>

<p>Sağlık çalışanlarının yanıt beklediği soruların başında, İSG biriminde görevlendirildiği öne sürülen hemşirenin Diğer Sağlık Personeli Belgesi bulunup bulunmadığı geliyor.</p>

<p>Görevlendirmenin hangi mevzuat hükmüne dayanılarak gerçekleştirildiği ve işlemin hangi idari makamın onayıyla yapıldığı da açıklığa kavuşturulması beklenen konular arasında.</p>

<p>Bu nedenle tartışma, “Bir hemşire İSG biriminde çalışabilir mi?” sorusundan ziyade söz konusu görevlendirmenin gerekli şartlara uygun şekilde yapılıp yapılmadığı üzerinde yoğunlaşıyor.</p>

<h2><strong>Personel İhtiyacı Varken Neden İSG Birimi?</strong></h2>

<p>Tartışmanın bir diğer boyutunu hastanenin hemşire ihtiyacı oluşturuyor.</p>

<p>Hemşirelik hizmetlerinde personel ihtiyacı bulunduğu belirtilen bir sağlık kuruluşunda mevcut bir hemşirenin hasta bakım hizmetlerinden alınarak farklı bir birimde görevlendirilmesi, insan kaynağının nasıl planlandığı sorusunu gündeme getiriyor.</p>

<p>Sağlık çalışanları, özellikle personel eksikliği yaşanan kliniklerde mevcut çalışanların iş yükünün artabildiğine dikkat çekerek birimler arası görevlendirmelerde hizmet ihtiyacının öncelikli kriterlerden biri olması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<h2><strong>“Personel Planlaması Hangi Kriterlere Göre Yapılıyor?”</strong></h2>

<p>İddiaların ardından hastanedeki personel dağılımının hangi kriterlere göre gerçekleştirildiği de sorgulanmaya başladı.</p>

<p>Sağlık çalışanları açısından bir görevlendirme yapılırken personelin mesleki yeterliliği ve sahip olduğu belgelerin yanı sıra kurumun hangi birimde daha fazla personele ihtiyaç duyduğunun da dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>Özellikle hemşire açığı bulunduğu ileri sürülen bir hastanede, klinik hizmetlerde görev yapabilecek personelin farklı bir alana kaydırılması durumunda bu kararın hizmet gerekçesinin açık biçimde ortaya konulması bekleniyor.</p>

<h2><strong>İSG Eğitimi Alan Başka Personelin Bulunduğu da Öne Sürüldü</strong></h2>

<p>Konuyla ilgili gündeme getirilen bir başka iddia ise aynı hastanede İş Sağlığı ve Güvenliği alanında eğitim almış başka personelin de bulunduğu yönünde.</p>

<p>Bu durumun doğru olması halinde sağlık çalışanları, İSG alanında eğitimli personel mevcutken görevlendirmenin neden hemşire kadrosundaki bir çalışan üzerinden gerçekleştirildiğinin açıklanmasını istiyor.</p>

<p>Ancak söz konusu diğer personelin hangi eğitimi aldığı, ilgili görev için gerekli yasal şartları taşıyıp taşımadığı ve görevlendirmeye uygun durumda olup olmadığı konusunda paylaşılan bilgiler tek başına kesin bir değerlendirme yapılmasına yeterli değil.</p>

<h2><strong>Liyakat ve Objektif Kriter Vurgusu</strong></h2>

<p>Sağlık çalışanlarının temel beklentisi, kurum içindeki görevlendirmelerin hizmet ihtiyacı, görev tanımı, mesleki yeterlilik ve objektif kriterler doğrultusunda gerçekleştirilmesi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Personel sayısının yetersiz olduğu birimlerde iş yükü artarken bazı çalışanların farklı birimlere görevlendirilmesi, kararların gerekçelerinin daha şeffaf hale getirilmesi yönündeki beklentiyi de artırıyor.</p>

<p>Kamu kurumlarında yapılan personel görevlendirmelerinin hem kamu hizmetinin gereklerine hem de eşitlik ve liyakat ilkelerine uygun olması gerektiği ifade ediliyor.</p>

<h2><strong>“Torpil” İddiasına İlişkin Kesinleşmiş Bir Tespit Yok</strong></h2>

<p>Öte yandan söz konusu görevlendirmenin kişiye özel bir ayrıcalık, adam kayırma veya torpil amacıyla yapıldığına ilişkin kesinleşmiş herhangi bir tespit bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle görevlendirmeye ilişkin tartışmaları doğrudan bu yönde değerlendirmek için mevcut bilgiler yeterli değil.</p>

<p>Sağlık çalışanlarının dile getirdiği temel talep ise bu tür tartışmaların önüne geçebilmek amacıyla görevlendirme kriterlerinin tüm çalışanlar açısından eşit, açık ve denetlenebilir olması.</p>

<h2><strong>Dört Sorunun Yanıtı Bekleniyor</strong></h2>

<p>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki görevlendirmeye ilişkin tartışmada dört temel soru öne çıkıyor: Hemşirenin İSG biriminde görevlendirilmesine hangi ihtiyaç doğrultusunda karar verildiği, ilgili personelin gerekli DSP belgesine sahip olup olmadığı, işlemin hangi idari makamın onayıyla gerçekleştirildiği ve hastanedeki hemşire ihtiyacının bu karar alınırken nasıl değerlendirildiği.</p>

<p>Aynı zamanda hastanede İSG alanında gerekli şartları taşıyan başka personel bulunup bulunmadığının da açıklığa kavuşturulması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Gözler Hastane Yönetiminden Gelecek Açıklamada</strong></h2>

<p>Sağlık çalışanları, hastane yönetiminin konuya ilişkin yapacağı olası açıklamanın tartışılan noktaları netleştirmesini bekliyor.</p>

<p>Özellikle “Hemşire ihtiyacı varken neden böyle bir görevlendirme yapıldı?” sorusu tartışmanın merkezinde bulunuyor.</p>

<p>Görevlendirmenin mevzuata uygunluğu, personelin gerekli yeterlilikleri, hastanenin hizmet ihtiyacı ve kararın idari gerekçesi konusunda ortaya konulacak bilgiler, tartışmaların açıklığa kavuşması açısından belirleyici olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/hemsire-ihtiyaci-bulunan-hastanede-isg-gorevlendirmesi-tartisma-yaratti</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 20:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/isg-gorevlisi.jpg" type="image/jpeg" length="23107"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ali Yalçın’dan Memur ve Emekliler İçin Çağrı: 'Sorunlar Görmezden Gelinemez, Çözüm Ötelenemez']]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/ali-yalcindan-memur-ve-emekliler-icin-cagri-sorunlar-gormezden-gelinemez-cozum-otelenemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/ali-yalcindan-memur-ve-emekliler-icin-cagri-sorunlar-gormezden-gelinemez-cozum-otelenemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada kamu görevlileri ve memur emeklilerinin ekonomik ve özlük haklarına ilişkin taleplerini yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birinci dereceye 3600 ek gösterge, maaş ve aylıklardaki kayıpların telafisi, zam oranlarının güncellenmesi ve 4688 sayılı Kanun’un değiştirilmesi gerektiğini belirten Yalçın, “Sorunlar görmezden gelinemez ve çözüm ötelenemez” mesajını verdi.</p>

<h2><strong>3600 Ek Gösterge Beklentisini Gündeme Taşıdı</strong></h2>

<p>Ali Yalçın’ın açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri, birinci dereceye ulaşan kamu görevlilerine yönelik 3600 ek gösterge beklentisi oldu.</p>

<p>Kamu görevlileri ve emeklilerin bu konuda haklı bir beklenti içerisinde olduğunu savunan Yalçın, düzenlemenin hayata geçirilmesi yönündeki taleplerini yineledi.</p>

<p>Yalçın, özellikle memur emeklilerinin aylıkları ile görevdeki memurların maaşları arasındaki farkın büyüdüğünü belirterek emeklilerin ekonomik durumuna dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Emekli Maaşı Görev Aylığının Yarısından Daha Az Seviyeye Geldi”</strong></h2>

<p>Memur emeklilerinin gelirlerinde yaşanan kayıpları da gündeme getiren Yalçın, emekli aylıklarının zaman içerisinde eridiğini savundu.</p>

<p>Memur emeklilerinin aldığı aylığın görev aylığının yarısından daha düşük seviyelere kadar gerilediğini ifade eden Yalçın, mevcut şartlarda emeklilerin beklentilerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Açıklamasında hem çalışan kamu görevlilerinin hem de emeklilerin gelir politikalarında yeni adımlar beklediğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Zam Oranlarının Güncellenmesini İstedi</strong></h2>

<p>Yalçın’ın açıklamasındaki bir diğer önemli başlık memur ve memur emeklilerinin maaş artışları oldu.</p>

<p>Ekonomi politikalarında belirlenen enflasyon hedeflerindeki değişikliklere işaret eden Yalçın, daha önce ortaya konulan hedeflerle sonraki beklentiler arasında önemli farklılıklar oluştuğunu savundu.</p>

<p>Bu nedenle kamu görevlileri ile emeklilere yönelik zam oranlarının yeniden değerlendirilmesini isteyen Yalçın, geçmiş dönemlerde oluştuğunu belirttiği kayıpların da telafi edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yalçın, “Memur ve emeklilerinin zam oranlarının güncellenmesi, geçmiş dönem kayıplarının telafi edilmesi en doğal beklentidir” sözleriyle taleplerini dile getirdi.</p>

<h2><strong>Toplu Sözleşme Sürecini Eleştirdi</strong></h2>

<p>Memur-Sen Genel Başkanı, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının belirlendiği toplu sözleşme sistemine ilişkin eleştirilerini de paylaştı.</p>

<p>Son iki toplu sözleşmede zam oranları konusunda anlaşma sağlanamadığını hatırlatan Yalçın, bugüne kadar gerçekleştirilen sekiz toplu sözleşmenin dördünde uzlaşmaya varılamadığını belirtti.</p>

<p>Bu tablonun mevcut toplu sözleşme sisteminin yeniden ele alınması gerektiğini gösterdiğini savunan Yalçın, sendikal mevzuatta kapsamlı değişiklik talebinde bulundu.</p>

<h2><strong>“Enflasyon Hedefi İyi Niyet, Gerçekler Acı Sonuç Doğurur Dedik”</strong></h2>

<p>Toplu sözleşme görüşmeleri sırasında yaptıkları uyarıları hatırlatan Yalçın, ekonomik hedeflerin sahadaki şartlarla örtüşmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yalçın açıklamasında, “Toplu sözleşme masasında ‘görünen köy kılavuz istemez’ dedik. Enflasyon hedefiniz ‘iyi niyet’ fakat gerçekler ‘acı sonuç doğurur’ dedik” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kamu çalışanlarının ekonomik beklentilerini yakından takip ettiklerini belirten Yalçın, sendikanın sahadaki durumu toplu sözleşme görüşmelerinde dile getirdiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>“Memur ve Emeklisi Enflasyona Ezilmesin”</strong></h2>

<p>Yalçın, geçmiş yıllarda yaşandığını savunduğu gelir kayıplarının önümüzdeki dönemde tekrarlanmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>2024 ve 2025 yıllarına atıfta bulunan Yalçın, 2026 ve 2027 yıllarında kamu görevlileri ile emeklilerin enflasyon karşısında gelir kaybına uğramaması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Toplu sözleşme sürecinde bu talepler konusunda mutabakat sağlayamadıklarını belirten Yalçın, Memur-Sen olarak tepkilerini ortaya koyduklarını söyledi.</p>

<h2><strong>4688 Sayılı Kanun İçin “Reform Zamanı” Mesajı</strong></h2>

<p>Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri de 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na ilişkin oldu.</p>

<p>Yalçın, mevcut kanunun kamu görevlilerinin sendikal hakları ve toplu sözleşme sisteminin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını savunarak mevzuatın değiştirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>4688 sayılı Kanun’un “miadını doldurduğunu” ifade eden Yalçın, düzenlemenin ILO normları dikkate alınarak yeniden ele alınmasını istedi.</p>

<h2><strong>“Sorunları Çözmeye Sendika Yasasından Başlamalıyız”</strong></h2>

<p>Kamu görevlilerinin yaşadığı sorunların çözümünde ilk adımlardan birinin sendikal mevzuatın değiştirilmesi olması gerektiğini belirten Yalçın, yetkili makamlarla gerekli görüşmeleri gerçekleştirdiklerini açıkladı.</p>

<p>“Şimdi değişim ve yasada reform zamanı” diyen Yalçın, toplu sözleşme sisteminin daha etkin hale getirilmesini istediklerini ifade etti.</p>

<p>Memur-Sen’in 4688 sayılı Kanun’daki değişiklik talebini önümüzdeki dönemde de gündemde tutacağı mesajını verdi.</p>

<h2><strong>Memur-Sen’in Gündeminde Dört Önemli Başlık</strong></h2>

<p>Ali Yalçın’ın açıklamasıyla birlikte kamu görevlilerine ilişkin dört temel talep yeniden öne çıktı. Birinci dereceye gelen kamu görevlileri için 3600 ek gösterge düzenlemesinin yapılması, memur ve emeklilerin gelir kayıplarının telafi edilmesi, ekonomik göstergelerdeki değişiklikler doğrultusunda zam oranlarının yeniden değerlendirilmesi ve 4688 sayılı Kanun’un değiştirilmesi Memur-Sen’in gündeme taşıdığı başlıklar oldu.</p>

<p>Bu taleplerin hayata geçirilip geçirilmeyeceği konusunda ise ilgili kamu kurumlarının atacağı adımlar belirleyici olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Gerekli Adımlar İçin Mücadelenin İçindeyiz”</strong></h2>

<p>Yalçın, açıklamasının sonunda Memur-Sen olarak üzerlerindeki sorumluluğun farkında olduklarını ve taleplerin karşılık bulması için çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.</p>

<p>“Sorunlar görmezden gelinemez ve çözüm ötelenemez” mesajı veren Yalçın, açıklamasını “Üzerimizdeki sorumluluğun farkında, gerekli adımlar için mücadelenin içindeyiz. Niyet hayır, akıbet hayır” sözleriyle tamamladı.</p>

<p>Yalçın’ın paylaşımıyla birlikte 3600 ek gösterge, memur ve emekli aylıkları, toplu sözleşme sistemi ve sendika yasasında değişiklik talepleri bir kez daha kamu çalışanlarının gündemine taşındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/ali-yalcindan-memur-ve-emekliler-icin-cagri-sorunlar-gormezden-gelinemez-cozum-otelenemez</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 20:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/ali-yalcin-cagri-1.jpg" type="image/jpeg" length="18449"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doktorun Muayene Ücreti Paylaşımı Gündem Oldu: 'Diyeceklerim Bu Kadar']]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/doktorun-muayene-ucreti-paylasimi-gundem-oldu-diyeceklerim-bu-kadar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/doktorun-muayene-ucreti-paylasimi-gundem-oldu-diyeceklerim-bu-kadar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir doktorun sosyal medyada yaptığı ücret karşılaştırması dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Doktor, altı yıllık tıp eğitiminin ardından hastanede verilen muayene hizmeti için 1.950 TL ücret alınırken, eve gelen bir tesisatçının hizmet bedelinin 2.500 TL olduğunu belirterek sağlık hizmetlerinin ekonomik karşılığına ilişkin tartışma başlattı.</p>

<h2><strong>Muayene Ücreti ile Tesisatçı Ücretini Karşılaştırdı</strong></h2>

<p>Sosyal medyada paylaşılan kısa mesaj, doktorların eğitim süresi ve sundukları sağlık hizmetinin ekonomik değeri üzerinden dikkat çeken bir karşılaştırmayı gündeme taşıdı.</p>

<p>Paylaşımda, “Hastanede 6 yıl eğitim alan doktorun muayene ücreti 1.950 TL, eve gelen tesisatçının ücreti ise 2.500 TL. Diyeceklerim bu kadar” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Doktorun paylaşımındaki rakamlar belirli hizmetlere ilişkin örnek bir karşılaştırma niteliği taşırken, muayene ve tesisat hizmetlerinin ücretleri kurum, şehir, işlem ve hizmet kapsamına göre değişebiliyor.</p>

<h2><strong>Doktorların Eğitim Süresine Dikkat Çekti</strong></h2>

<p>Paylaşımda özellikle tıp eğitiminin uzunluğu öne çıkarıldı. Türkiye’de temel tıp eğitiminin altı yıl sürmesi üzerinden yapılan karşılaştırmayla, doktorların aldıkları eğitim ve üstlendikleri mesleki sorumluluğun verilen hizmetin ekonomik karşılığında ne ölçüde dikkate alındığı sorgulandı.</p>

<p>Uzmanlık eğitimi alan hekimlerde ise eğitim süreci tıp fakültesinin ardından devam ediyor. Bu nedenle doktorların ücretleri ve sağlık hizmetlerine biçilen ekonomik değer, sağlık camiasında zaman zaman tartışma konusu oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Sağlık Hizmetinin Değeri Nasıl Belirlenmeli?” Tartışması</strong></h2>

<p>Paylaşımın gündeme gelmesiyle birlikte konu yalnızca iki farklı hizmetin fiyatının karşılaştırılmasının ötesine geçti.</p>

<p>Doktorların eğitim süreleri, mesleki sorumlulukları ve hasta sağlığıyla ilgili verdikleri kararların niteliği dikkate alındığında sağlık hizmetlerinin ücretlendirilmesinin nasıl yapılması gerektiği yeniden tartışmaya açıldı.</p>

<p>Bununla birlikte iki farklı meslek grubunun ücretlerini doğrudan karşılaştırmak tek başına gelir düzeyleri hakkında kesin bir sonuç ortaya koymuyor. Tesisat hizmetinde işçilik dışında ulaşım, kullanılan malzeme, acil servis niteliği ve yapılan işlemin kapsamı gibi unsurlar fiyatı değiştirebilirken, hastane muayene ücretinin tamamı da doğrudan doktora ödenen gelir anlamına gelmiyor.</p>

<h2><strong>Muayene Ücreti Doktorun Kazancı Anlamına Gelmiyor</strong></h2>

<p>Karşılaştırmada dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri de hastanın ödediği muayene bedeli ile doktorun kişisel kazancının aynı şey olmaması.</p>

<p>Sağlık kuruluşlarında belirlenen muayene ücretleri kurumun işletme giderleri, personel maliyetleri ve diğer hizmet kalemlerini de içerebiliyor. Bu nedenle örnekte belirtilen 1.950 TL’nin doğrudan doktorun cebine giren ücret şeklinde değerlendirilmesi doğru olmayabilir.</p>

<p>Benzer şekilde tesisatçı için belirtilen 2.500 TL’nin de tamamının net kazanç olup olmadığı, verilen hizmetin kapsamına göre değişiklik gösterebilir.</p>

<h2><strong>Paylaşım Hekimlerin Ekonomik Koşullarını Yeniden Gündeme Taşıdı</strong></h2>

<p>Kısa bir karşılaştırmadan oluşmasına rağmen doktorun paylaşımı, sağlık çalışanlarının emeğinin ekonomik karşılığına ilişkin daha geniş bir tartışmaya işaret etti.</p>

<p>Hekimlerin uzun eğitim süreci, mesleki sorumlulukları, çalışma şartları ve sağlık hizmetinin niteliği dikkate alınarak ücret politikalarının değerlendirilmesi gerektiğini savunan görüşler bulunuyor.</p>

<p>Doktorun “Diyeceklerim bu kadar” sözleriyle tamamladığı paylaşım da farklı mesleklerin kazançlarını doğrudan karşılaştırmaktan çok, sağlık hizmetine ve hekim emeğine biçilen ekonomik değer konusunda bir eleştiri olarak gündeme geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/doktorun-muayene-ucreti-paylasimi-gundem-oldu-diyeceklerim-bu-kadar</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 20:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/doktorun-paylasimi-gundem-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="28462"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Şehir Hastanesi Açılış Töreni]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acilis-toreni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acilis-toreni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acilis-toreni</guid>
      <pubDate>Sun, 04 Aug 2019 22:55:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/cumhurbaskani-bursa-sehir-hastanesi-acilisi-2.jpg" type="image/jpeg" length="55891"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memur-Sen zam teklifini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/memur-sen-zam-teklifini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/memur-sen-zam-teklifini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika! Memur-Sen, 2020-2021 Toplu Sözleşmesinde taban aylığa seyyanen 200 TL, ilk yıl yüzde 8+7, ikinci yıl yüzde 6+6 zam ve 1. yıl yüzde 3, 2. yıl yüzde 2 refah payı talep etti.&nbsp;
24.07.2019&nbsp;

Memur-Sen, milyonlarca memuru ilgilendiren 2020-2021 Toplu Sözleşmesi için zam talebini a...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son dakika! Memur-Sen, 2020-2021 Toplu Sözleşmesinde taban aylığa seyyanen 200 TL, ilk yıl yüzde 8+7, ikinci yıl yüzde 6+6 zam ve 1. yıl yüzde 3, 2. yıl yüzde 2 refah payı talep etti.&nbsp;<br />
24.07.2019&nbsp;<br />
<br />
Memur-Sen, milyonlarca memuru ilgilendiren 2020-2021 Toplu Sözleşmesi için zam talebini açıkladı.&nbsp;<br />
<br />
2020 İÇİN YÜZDE 8+7 ZAM İSTEDİ&nbsp;<br />
Memur-Sen, kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine 2020 yılı için 1 Ocak 2020'den geçerli olmak üzere yüzde 3 refah payı, taban aylığa 200 TL seyyanen zam, birinci 6 ay için yüzde 8, ikinci 6 ay içinse yüzde 7 oransal zam istedi.&nbsp;<br />
<br />
2021 İÇİN YÜZDE 6+6 ZAM TALEP EDİLDİ&nbsp;<br />
2021 için 1 Ocak 2021'den geçerli olmak üzere yüzde 2 refah payı, birinci 6 ay yüzde 6, ikinci 6 ay yüzde 6 ve her iki dönem için enflasyon farkı şeklinde teklif sundu.&nbsp;<br />
<br />
İMZA YETKİSİ MEMUR-SEN'DE&nbsp;<br />
Toplu sözleşmeler, Ağustos ayı başında başlayacak olup görüşmelere memurlar adına imza yetkilisi olarak Memur-Sen katılıyor. Ancak masada imza yetkisi olmasa da, 4688 sayılı kanun hükmü nedeniyle, Kamu-Sen ve KESK de bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/memur-sen-zam-teklifini-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jul 2019 13:52:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/memur-sen-toplu-sozlesme.jpg" type="image/jpeg" length="51741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fahrettin Koca, Namibya’nın başkenti Windhoek’te]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/fahrettin-koca-namibyanin-baskenti-windhoekte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/fahrettin-koca-namibyanin-baskenti-windhoekte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/fahrettin-koca-namibyanin-baskenti-windhoekte</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jul 2019 11:13:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/saglik-bakani-fahrettin-koca-7.jpg" type="image/jpeg" length="82385"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fahrettin Koca: Artık gerçek acil hastaları ayıracağız]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/fahrettin-koca-artik-gercek-acil-hastalari-ayiracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/fahrettin-koca-artik-gercek-acil-hastalari-ayiracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fahrettin Koca yaptığı açıklama ile "artık gerçek acil hastaları ayıracağız" şeklinde konuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p title="Fahrettin Koca: Artık gerçek acil hastaları ayıracağız">Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca Televizyonda katıldığı bir programda "Artık gerçek acil hastaları ayıracağız" açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/fahrettin-koca-artik-gercek-acil-hastalari-ayiracagiz</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jul 2019 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/Screenshot_11.jpg" type="image/jpeg" length="24309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Fahrettin Koca, Sağlık Bakanlığında bir tarikatın etkili olduğu iddialarını yanıtladı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-fahrettin-koca-saglik-bakanliginda-bir-tarikatin-etkili-oldugu-iddialarini-yanitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-fahrettin-koca-saglik-bakanliginda-bir-tarikatin-etkili-oldugu-iddialarini-yanitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Fahrettin Koca, Sağlık Bakanlığında bir tarikatın etkili olduğu iddialarını yanıtladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p title="Bakan Fahrettin Koca, Sağlık Bakanlığında bir tarikatın etkili olduğu iddialarını yanıtladı">Bakan Dr. Fahrettin Koca, Sağlık Bakanlığında bir tarikatın etkili olduğu iddialarını yanıtladı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-fahrettin-koca-saglik-bakanliginda-bir-tarikatin-etkili-oldugu-iddialarini-yanitladi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jul 2019 17:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/Screenshot_10.jpg" type="image/jpeg" length="24034"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Koca Açıkladı! ‘Türkiye'de Erkeklerin Şişmanlık Oranı Hızla Artıyor’]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/saglik-bakani-koca-acikladi-turkiyede-erkeklerin-sismanlik-orani-hizla-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/saglik-bakani-koca-acikladi-turkiyede-erkeklerin-sismanlik-orani-hizla-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca: "Türkiye'de erkeklerin şişmanlık oranı hızla artıyor" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p t="" title="Sağlık Bakanı Koca açıkladı! ">Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca katıldığı bir TV programında yaptığı açıklamada: "Türkiye'de erkeklerin şişmanlık oranı hızla artıyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/saglik-bakani-koca-acikladi-turkiyede-erkeklerin-sismanlik-orani-hizla-artiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jul 2019 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/fahrettin-koca-4.jpg" type="image/jpeg" length="62364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Koca: Çok ilaç yazan doktorları takibe alacağız]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/koca-cok-ilac-yazan-doktorlari-takibe-alacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/koca-cok-ilac-yazan-doktorlari-takibe-alacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Koca katıldığı canlı yayın programında çok ilaç yazan hekimlere mesaj verdi. Koca bu eylemde bulunan hekimlerin takibe alınacağını kaydetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p title="Koca: Çok ilaç yazan doktorları takibe alacağız">Sağlık Bakanı Koca yaptığı açıklamada çok ilaç yazan hekimlere dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/koca-cok-ilac-yazan-doktorlari-takibe-alacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jul 2019 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/fahrettin-koca-3.jpg" type="image/jpeg" length="23578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Koca: Önce Aile Hekimine Başvuran Hastalara Kolaylık Sağlayacağız]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-koca-aile-hekimine-basvuran-hastalara</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-koca-aile-hekimine-basvuran-hastalara" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca: Önce aile hekimine başvuran hastalara sonraki adımlarda randevu almada kolaylık ve katılım payında indirim sağlayacağız]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p title="Fahrettin Koca: Vereceğimiz sertifikalar sayesinde tüketici NBŞ değil, gerçek şeker kullanan pastaneleri ayırt edebilecek">Bakan Koca: Önce aile hekimine başvuran hastalara sonraki adımlarda randevu almada kolaylık ve katılım payında indirim sağlayacağız</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-koca-aile-hekimine-basvuran-hastalara</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jul 2019 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/fahrettin-koca-2.jpg" type="image/jpeg" length="84593"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı: Daha Çok Yürüyeni Ödüllendireceğiz]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/saglik-bakani-daha-cok-yuruyeni-odullendirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/saglik-bakani-daha-cok-yuruyeni-odullendirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Koca: Daha çok yürüyeni ödüllendireceğiz]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p title="Sağlık Bakanı: Daha çok yürüyeni ödüllendireceğiz">Sağlık Bakanı Koca: Daha çok yürüyeni ödüllendireceğiz</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/saglik-bakani-daha-cok-yuruyeni-odullendirecegiz</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jul 2019 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/fahrettin-koca-1.jpg" type="image/jpeg" length="53632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Koca: İlaçta Yüzde 52, Tıbbi Cihazlarda Yüzde 80 Dışa Bağımlıyız]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-koca-ilacta-52-tibbi-cihazlarda-80-disa-bagimliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-koca-ilacta-52-tibbi-cihazlarda-80-disa-bagimliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Koca: İlaçta %52, tıbbi cihazlarda %80 dışa bağımlıyız. Yerli üretimi arttırarak bu tabloyu terse çevireceğiz]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p title="Bakan Koca: İlaçta %52, tıbbi cihazlarda %80 dışa bağımlıyız. Yerli üretimi arttırarak bu tabloyu terse çevireceğiz">Bakan Koca: İlaçta %52, tıbbi cihazlarda %80 dışa bağımlıyız. Yerli üretimi arttırarak bu tabloyu terse çevireceğiz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-koca-ilacta-52-tibbi-cihazlarda-80-disa-bagimliyiz</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jul 2019 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/saglik-bakani-fahrettin-koca.png" type="image/jpeg" length="52172"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Şehir Hastanesi Açıldı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jul 2019 02:02:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/bursa-sehir-hastanesi-2.jpg" type="image/jpeg" length="21382"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Koca'dan Döner Sermaye Açıklaması]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-kocadan-doner-sermaye-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-kocadan-doner-sermaye-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Cnn Türk'de katıldığı programda performans sistemi hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Cnn Türk'de katıldığı programda performans sistemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-kocadan-doner-sermaye-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jul 2019 15:30:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/fahrettin-koca.jpeg" type="image/jpeg" length="63557"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fahrettin Koca'nın Sağlıkta Şiddet Açıklaması]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/fahrettin-kocanin-saglikta-siddet-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/fahrettin-kocanin-saglikta-siddet-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, gündeme dair sıcak gelişmeleri Hafta Sonu'nda değerlendirdi.&nbsp;]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, gündeme dair sıcak gelişmeleri Hafta Sonu'nda değerlendirdi.&nbsp;</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/fahrettin-kocanin-saglikta-siddet-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jul 2019 15:27:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/saglik-bakani-doner-sermaye.jpeg" type="image/jpeg" length="62966"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[yurdum insanı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/yurdum-insani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/yurdum-insani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/yurdum-insani</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jul 2019 12:50:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/65821495_948234255510754_888032789650210816_n.jpg" type="image/jpeg" length="31316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Personelleri Bayramlaşma - Tüm Türkiye]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglik-personelleri-bayramlasma-tum-turkiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglik-personelleri-bayramlasma-tum-turkiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglik-personelleri-bayramlasma-tum-turkiye</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jun 2019 10:02:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/ankara-3.jpg" type="image/jpeg" length="49604"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Şehir Hastanesi açılış için gün sayıyor]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 May 2019 14:09:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/bursa-sehir-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor-15.jpg" type="image/jpeg" length="93782"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tıpta Uzmanlık Dallarının Eğitim Süreleri Değişti]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/tipta-uzmanlik-dallarinin-egitim-sureleri-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/tipta-uzmanlik-dallarinin-egitim-sureleri-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/tipta-uzmanlik-dallarinin-egitim-sureleri-degisti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 May 2019 23:59:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/tipta-uzmanlik-egitim-sureleri-1.jpg" type="image/jpeg" length="87228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakım Hizmetlerinin 1'nci Uluslararası 2'nci Ulusal Kongresi]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglik-bakim-hizmetlerinin-1-nci-uluslararasi-2-nci-ulusal-kongresi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglik-bakim-hizmetlerinin-1-nci-uluslararasi-2-nci-ulusal-kongresi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglik-bakim-hizmetlerinin-1-nci-uluslararasi-2-nci-ulusal-kongresi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 May 2019 23:48:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/saglik-bakim-hizmetleri-kongresi-07.jpg" type="image/jpeg" length="77825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıkçılar "Haydi Hep Birlikte Bir Elde Bizler Uzatalım" dediler]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglikcilar-haydi-hep-birlikte-bir-elde-bizler-uzatalim-dediler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglikcilar-haydi-hep-birlikte-bir-elde-bizler-uzatalim-dediler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglikcilar-haydi-hep-birlikte-bir-elde-bizler-uzatalim-dediler</guid>
      <pubDate>Mon, 06 May 2019 16:27:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/karaman-devlet-hastanesi-1.jpg" type="image/jpeg" length="36807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Silahlı Çatışma]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/malatya-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-silahli-catisma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/malatya-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-silahli-catisma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/malatya-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-silahli-catisma</guid>
      <pubDate>Sun, 05 May 2019 17:13:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/malatya-egitim-ve-arastirma-hastanesi-silahli-catisma-1.jpg" type="image/jpeg" length="35335"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
