<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Sağlık Personeli Haber</title>
    <link>https://www.saglikpersonelihaber.net</link>
    <description>personel sağlık ile sağlık bakanlığı güncel hemşire, hekim ve maaş haberlerine en hızlı bir şekilde ulaşabilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2019. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 21 Sep 2026 23:36:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan 24 Saatlik Vardiya Kararı: Fazla Mesai Hesabında 14 Saat Detayı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/yargitaydan-24-saatlik-vardiya-karari-fazla-mesai-hesabinda-14-saat-detayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/yargitaydan-24-saatlik-vardiya-karari-fazla-mesai-hesabinda-14-saat-detayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 24 saat çalışma ve 24 saat dinlenme esasına dayanan vardiya sisteminde fazla mesainin nasıl hesaplanacağına ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özel bir hastanede ambulans şoförü olarak çalışan işçinin açtığı davada, 24 saat işyerinde bulunmanın tamamının fiili çalışma olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilirken, somut olay bakımından günlük fiili çalışma süresinin en fazla 14 saat olarak esas alınabileceği belirtildi.</p>

<h2><strong>Dava Ambulans Şoförünün Fazla Mesai Talebiyle Gündeme Geldi</strong></h2>

<p>Yargıtay’ın önüne gelen uyuşmazlık, özel bir hastanede ambulans şoförü olarak görev yapan çalışanın fazla çalışma alacağı talebinden kaynaklandı.</p>

<p>Çalışanın 24 saat çalışma, ardından 24 saat dinlenme esasına göre görev yaptığı belirtildi.</p>

<p>Davada tartışılan temel konulardan biri, işçinin 24 saat boyunca işyerinde veya görevinin başında bulunmasının bu sürenin tamamında kesintisiz şekilde çalıştığı anlamına gelip gelmediği oldu.</p>

<h2><strong>24 Saatin Tamamı Fiili Çalışma Sayılmadı</strong></h2>

<p>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 24 saatlik vardiyanın tamamının doğrudan fiili çalışma süresi olarak kabul edilmemesi gerektiğini değerlendirdi.</p>

<p>Kararda, bu tür çalışma düzenlerinde işçinin uyku ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabileceği sürelerin bulunabileceğine dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle somut olayda 24 saatlik vardiya içerisinde fiilen çalışılan sürenin en fazla 14 saat kabul edilebileceği yönünde değerlendirme yapıldı.</p>

<p>Böylece işyerinde geçirilen toplam süre ile hukuken dikkate alınacak fiili çalışma süresi arasında ayrım yapıldı.</p>

<h2><strong>11 Saati Aşan Bölüm Fazla Çalışma Hesabına Girecek</strong></h2>

<p>Kararın fazla mesai açısından öne çıkan noktalarından biri de günlük çalışma süresi oldu.</p>

<p>Somut uyuşmazlıkta fiili çalışma süresinin 14 saat olarak değerlendirilmesi halinde, günlük 11 saati aşan bölümün fazla çalışma kapsamında dikkate alınması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Buna göre 14 saatlik fiili çalışmanın 11 saati aşan 3 saatlik bölümü fazla çalışma hesabına dahil edilecek.</p>

<p>Ancak bu hesaplamanın, her 24 saatlik vardiya için koşulsuz şekilde uygulanacak sabit bir formül olmadığına dikkat edilmesi gerekiyor.</p>

<h2><strong>Bordrolar İncelenmeden Hesap Yapılması Hatalı Bulundu</strong></h2>

<p>Yargıtay’ın bozma gerekçeleri yalnızca günlük çalışma süresinin belirlenmesiyle sınırlı kalmadı.</p>

<p>Fazla çalışma alacağı hesaplanırken işçinin ücret bordrolarının yeterince incelenmemesi de hatalı bulundu.</p>

<p>Bordrolarda fazla çalışma karşılığı ödeme bulunup bulunmadığı ve varsa yapılan ödemelerin hesaplamaya nasıl yansıtılacağı, fazla mesai alacağının belirlenmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p>Bu nedenle fazla çalışma hesabında bordro kayıtlarının göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı.</p>

<h2><strong>Yıllık İzin Günleri de Hesaptan Düşülmeli</strong></h2>

<p>Kararda dikkat çekilen bir başka konu ise yıllık izin süreleri oldu.</p>

<p>İşçinin fiilen yıllık izin kullandığı günlerin fazla çalışma hesabına dahil edilmesi doğru bulunmadı.</p>

<p>Yargıtay, yıllık izin kullanılan dönemlerin tespit edilerek fazla çalışma hesabından çıkarılması gerektiğine işaret etti.</p>

<p>Böylece fazla mesai alacağının yalnızca işçinin fiilen çalıştığı dönemler esas alınarak belirlenmesi gerektiği ortaya konuldu.</p>

<h2><strong>Her 24 Saatlik Vardiya Otomatik Olarak 14 Saat Sayılmayacak</strong></h2>

<p>Kararın en önemli ayrıntılarından biri, “24 saatlik vardiya eşittir 14 saat çalışma” şeklinde genel ve otomatik bir sonuç çıkarılmaması gerektiği.</p>

<p>Yargıtay’ın değerlendirmesi somut uyuşmazlıktaki çalışma koşulları çerçevesinde ele alındı.</p>

<p>İşçinin vardiya sırasında gerçekten dinlenme veya uyuma imkânına sahip olup olmadığı, yaptığı işin niteliği, işyerindeki görev yoğunluğu ve fiilen ne kadar süre çalıştığı her uyuşmazlıkta ayrıca değerlendirilebilir.</p>

<p>Bu nedenle 24 saat esasına göre çalışan herkesin doğrudan 14 saat çalışmış kabul edileceğini söylemek mümkün değil.</p>

<h2><strong>İşyerinde Bulunmak ile Fiilen Çalışmak Arasında Ayrım</strong></h2>

<p>Karar, özellikle kesintisiz hizmet veren işyerlerindeki vardiya sistemleri açısından önemli bir ayrımı yeniden gündeme getiriyor.</p>

<p>Çalışanın 24 saat boyunca işyerinde bulunması, koşullara bağlı olarak bu sürenin tamamının kesintisiz fiili çalışma olduğu anlamına gelmeyebilir.</p>

<p>Buna karşılık çalışanın dinlenme veya uyuma imkânının bulunmadığı, sürekli göreve hazır ve aktif şekilde çalışmak zorunda kaldığı durumlarda yapılacak değerlendirme de farklılaşabilir.</p>

<p>Bu nedenle fazla çalışma uyuşmazlıklarında yalnızca vardiyanın başlangıç ve bitiş saatlerine değil, vardiyanın nasıl geçirildiğine de bakılması gerekiyor.</p>

<h2><strong>Fazla Mesai Davalarında Somut Çalışma Düzeni Belirleyici</strong></h2>

<p>Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin kararı, özellikle hastaneler ve 24 saat esasına göre hizmet veren diğer işyerlerindeki fazla çalışma hesaplamaları açısından dikkat çekiyor.</p>

<p>Karardan çıkan temel sonuç, fazla mesai hesabının yalnızca “24 saat vardiya” ifadesinden hareketle yapılamayacağı. İşçinin fiili çalışma düzeni, dinlenme imkânı, bordroları, yıllık izinleri ve çalışma koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Somut olayda 24 saatlik vardiyada fiili çalışma süresinin en fazla 14 saat kabul edilmesi ve bunun 11 saati aşan 3 saatlik bölümünün fazla çalışma hesabına alınması gerektiği değerlendirilirken, Yargıtay bordroların incelenmemesi ve yıllık izin günlerinin hesaptan çıkarılmamasını da bozma nedeni olarak ele aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/yargitaydan-24-saatlik-vardiya-karari-fazla-mesai-hesabinda-14-saat-detayi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 22:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/yargitay-vardiya-karari.jpg" type="image/jpeg" length="71567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Çalışanlarından 'Sağlık Evi' Çağrısı: 'Öğretmenevi, Polisevi Var; Neden Bizim Yok?']]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-calisanlarindan-saglik-evi-cagrisi-ogretmenevi-polisevi-var-neden-bizim-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-calisanlarindan-saglik-evi-cagrisi-ogretmenevi-polisevi-var-neden-bizim-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık çalışanlarının sosyal ve kurumsal konaklama imkânlarına yönelik yeni bir talep gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medyada yapılan bir paylaşımda öğretmen, polis, asker ve bazı kamu görevlilerine yönelik sosyal tesisler bulunduğuna dikkat çekilirken, Sağlık Bakanlığı personelinin de tayin, geçici görevlendirme, eğitim ve seyahat dönemlerinde yararlanabileceği “Sağlık Evi” modelinin hayata geçirilmesi istendi.</p>

<h2><strong>“Neden Bir Sağlık Evi Yok?”</strong></h2>

<p>Tartışma, bir sağlık çalışanının sosyal medyada yaptığı paylaşımın ardından gündeme taşındı.</p>

<p>Paylaşımda, farklı kamu personeli gruplarının yararlanabildiği sosyal tesisler hatırlatılarak sağlık çalışanları için benzer bir kurumsal yapının bulunmadığına dikkat çekildi.</p>

<p>Sağlık çalışanı paylaşımında, “Öğretmenevi var, Polisevi var, Vilayetler Evi var, Orduevi var, Hâkimevi var. Peki bir milyondan fazla çalışanı bulunan Sağlık Bakanlığı’nın neden bir Sağlık Evi yok?” ifadeleriyle talebini dile getirdi.</p>

<p>Çağrı, sağlık personelinin sosyal hakları ve konaklama ihtiyaçları üzerinden yeni bir tartışma başlattı.</p>

<h2><strong>Tayin ve Geçici Görevlendirmelerde Konaklama Sorunu Gündemde</strong></h2>

<p>“Sağlık Evi” talebinin gerekçeleri arasında sağlık çalışanlarının görevleri nedeniyle farklı şehirlere gitmek zorunda kalabilmesi öne çıkıyor.</p>

<p>Tayin olan, geçici görevlendirmeyle başka bir şehre gönderilen, mesleki eğitim veya toplantıya katılan sağlık çalışanlarının uygun ve güvenilir konaklama ihtiyacı yaşayabildiğine dikkat çekiliyor.</p>

<p>Talebi gündeme getiren sağlık çalışanları, kurulacak tesislerin özellikle kısa süreli görevlendirmelerde personele önemli kolaylık sağlayabileceğini savunuyor.</p>

<h2><strong>Afet ve Salgın Dönemleri Hatırlatıldı</strong></h2>

<p>Sosyal medyadaki çağrıda sağlık çalışanlarının afet, salgın ve olağanüstü dönemlerde üstlendikleri görevlere de vurgu yapıldı.</p>

<p>Sağlık personelinin gerektiğinde farklı illerde görevlendirilebildiği, uzun nöbetler ve yoğun çalışma düzeni içerisinde hizmet verdiği belirtilerek sosyal imkânların da bu çalışma koşulları dikkate alınarak geliştirilmesi istendi.</p>

<p>Bu çerçevede “Sağlık Evi” projesinin yalnızca tatil veya seyahat amaçlı bir sosyal tesis olarak değil, görev nedeniyle şehir değiştiren sağlık personelinin konaklama ihtiyacına cevap verecek kurumsal bir yapı olarak değerlendirilmesi talep ediliyor.</p>

<h2><strong>Öğretmenevi ve Polisevi Modeli Örnek Gösterildi</strong></h2>

<p>Sağlık çalışanlarının gündeme getirdiği modelde mevcut kamu sosyal tesisleri örnek gösteriliyor.</p>

<p>Öğretmenevleri başta olmak üzere farklı kamu personeline yönelik tesislerin yıllardır konaklama ve sosyal hizmet amacıyla kullanıldığı hatırlatılırken, benzer bir sistemin sağlık personeli için de oluşturulabileceği savunuluyor.</p>

<p>“Sağlık Evi” adı altında kurulması önerilen tesislerin hangi illerde bulunacağı, kimlerin yararlanabileceği, ücretlendirme sistemi ve işletme modelinin nasıl olacağı konusunda ise henüz ortaya konulmuş resmi bir proje bulunmuyor.</p>

<h2><strong>Sağlık Bakanlığına Çağrı</strong></h2>

<p>Sosyal medyada dile getirilen talebin adresi ise Sağlık Bakanlığı oldu.</p>

<p>Sağlık çalışanları, “Artık bu eksikliğe neşter vurulsun” ifadeleriyle yetkililere çağrıda bulunarak personelin güvenli ve uygun koşullarda konaklayabileceği kurumsal tesislerin oluşturulmasını istedi.</p>

<p>Özellikle büyükşehirlerde ve sağlık personelinin yoğun biçimde görevlendirildiği bölgelerde kurulabilecek tesislerin çalışanlar açısından önemli bir sosyal imkân sağlayabileceği ifade ediliyor.</p>

<h2><strong>“Sağlık Evi” Nasıl Bir İhtiyaca Cevap Verebilir?</strong></h2>

<p>Talebin hayata geçirilmesi halinde tesislerin yalnızca konaklama amacıyla değil, sağlık çalışanlarının sosyal ihtiyaçlarına yönelik daha geniş kapsamlı bir yapı içerisinde değerlendirilebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Ancak böyle bir uygulamanın hayata geçirilebilmesi için bütçe, tesislerin mülkiyeti, işletme modeli, yararlanma şartları ve ücretlendirme gibi birçok başlığın Bakanlık tarafından ayrıca düzenlenmesi gerekiyor.</p>

<p>Bu nedenle sosyal medyada gündeme gelen çağrı şu aşamada sağlık çalışanlarının talebi niteliğinde bulunuyor.</p>

<h2><strong>Sağlık Çalışanları Sosyal İmkânlarda Eşitlik İstiyor</strong></h2>

<p>Tartışmanın temelinde ise sağlık çalışanlarının diğer kamu personeli gruplarına sağlanan bazı sosyal imkânlardan kendilerinin de yararlanmak istemesi bulunuyor.</p>

<p>Sağlık hizmetinin 24 saat kesintisiz devam etmesi, nöbet sistemi, geçici görevlendirmeler ve olağanüstü dönemlerde personel hareketliliğinin artması gibi nedenlerle kurumsal konaklama imkânının önemli bir ihtiyaç olduğu savunuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık çalışanlarının gündeme taşıdığı “Sağlık Evi” önerisine ilişkin Sağlık Bakanlığı tarafından yeni bir çalışma başlatılıp başlatılmayacağı ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-calisanlarindan-saglik-evi-cagrisi-ogretmenevi-polisevi-var-neden-bizim-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/saglik-evi-talebi.jpg" type="image/jpeg" length="64023"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[61 Yaşındaki Doktor Kafenin Lavabosunda Ölü Bulundu: Soruşturma Başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/61-yasindaki-doktor-kafenin-lavabosunda-olu-bulundu-sorusturma-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/61-yasindaki-doktor-kafenin-lavabosunda-olu-bulundu-sorusturma-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Kadıköy’de bir kafeye müşteri olarak giden 61 yaşındaki Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Semih Lütfi Mirapoğlu, işletmenin lavabosunda hayatını kaybetmiş halde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaklaşık 5 saat boyunca lavabodan çıkmaması üzerine durumdan şüphelenen çalışanların haber vermesiyle kapı çilingir yardımıyla açıldı. Belediye tabibinin ölümü şüpheli olarak değerlendirmesinin ardından Mirapoğlu’nun cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.</p>

<h2><strong>Olay Bağdat Caddesi’ndeki Kafede Yaşandı</strong></h2>

<p>Olay, 20 Eylül günü saat 17.27 sıralarında Kadıköy Bostancı Mahallesi Bağdat Caddesi üzerinde bulunan bir kafede meydana geldi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre 61 yaşındaki doktor Semih Lütfi Mirapoğlu, müşteri olarak geldiği kafede bir süre vakit geçirdikten sonra lavaboya gitti.</p>

<p>Çocuk Cerrahisi Uzmanı olduğu öğrenilen Mirapoğlu’nun uzun süre lavabodan çıkmaması başlangıçta fark edilmedi.</p>

<h2><strong>Yaklaşık 5 Saat Sonra Şüphelendiler</strong></h2>

<p>Aradan yaklaşık 5 saat geçmesine rağmen Mirapoğlu’nun lavabodan çıkmadığını fark eden iş yeri çalışanları durumdan şüphelendi.</p>

<p>Çalışanların kapıyı kontrol etmesi üzerine lavabonun içeriden kilitli olduğu anlaşıldı. Kapının açılamaması üzerine çilingir çağrıldı.</p>

<p>Çilingir yardımıyla kapının açılmasının ardından Mirapoğlu’nun içeride yerde hareketsiz şekilde bulunduğu belirtildi.</p>

<h2><strong>Sağlık Ekipleri Hayatını Kaybettiğini Belirledi</strong></h2>

<p>Durumun bildirilmesi üzerine kafeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde Dr. Semih Lütfi Mirapoğlu’nun hayatını kaybettiği tespit edildi.</p>

<p>Olay yerinde yapılan ilk incelemelerin ardından ölümün nedeninin belirlenebilmesi için adli süreç başlatıldı.</p>

<h2><strong>Ölüm “Şüpheli” Olarak Değerlendirildi</strong></h2>

<p>Belediye tabibi tarafından yapılan değerlendirmede Mirapoğlu’nun ölümü “şüpheli ölüm” kapsamında ele alındı.</p>

<p>Bu değerlendirme üzerine doktorun cenazesi, kesin ölüm nedeninin tespit edilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bostancı Şehit Semih Balaban Polis Merkezi Amirliği tarafından da olayla ilgili tahkikat başlatıldı.</p>

<h2><strong>Kalp Krizi İhtimali Üzerinde Duruluyor</strong></h2>

<p>İlk değerlendirmelerde Dr. Semih Lütfi Mirapoğlu’nun kalp krizi sonucu hayatını kaybetmiş olabileceği ihtimali üzerinde durulduğu aktarıldı.</p>

<p>Ancak bu ihtimal henüz kesinleşmiş bir ölüm nedeni olarak açıklanmadı. Kesin sonucun Adli Tıp Kurumunda gerçekleştirilecek incelemelerin ardından ortaya çıkması bekleniyor.</p>

<p>Lavabo kapısının içeriden kilitli olduğunun belirtilmesi de soruşturma kapsamında değerlendirilen ayrıntılar arasında bulunuyor.</p>

<h2><strong>Kesin Ölüm Nedeni Adli Tıp İncelemesiyle Belirlenecek</strong></h2>

<p>61 yaşındaki doktorun kafeye girdikten sonra lavaboya geçmesi ve yaklaşık 5 saat sonra hayatını kaybetmiş halde bulunması üzerine başlatılan soruşturma sürüyor.</p>

<p>Polis ekiplerinin olayın meydana geliş biçimini aydınlatmak amacıyla incelemelerini devam ettirdiği belirtilirken, Dr. Semih Lütfi Mirapoğlu’nun kesin ölüm nedeninin otopsi ve diğer adli incelemelerin ardından netleşmesi bekleniyor.</p>

<p>Şu aşamada kalp krizi ihtimali değerlendirilmekle birlikte, resmi incelemeler tamamlanmadan ölüm nedenine ilişkin kesin bir sonuca varılmış değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/61-yasindaki-doktor-kafenin-lavabosunda-olu-bulundu-sorusturma-baslatildi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/kacede-doktor-olu-bulundu.jpg" type="image/jpeg" length="43381"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terastan Düşerek Ağır Yaralanan Doktor Taburcu Oldu: Erkek Arkadaşının İfadesi Dosyada]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/terastan-duserek-agir-yaralanan-doktor-taburcu-oldu-erkek-arkadasinin-ifadesi-dosyada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/terastan-duserek-agir-yaralanan-doktor-taburcu-oldu-erkek-arkadasinin-ifadesi-dosyada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Kağıthane’de 4’üncü kattaki terastan düşerek ağır yaralanan nöroloji doktoru Alime Özge K.’nin tedavisinin ardından taburcu edildiği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Memleketi Denizli’ye götürülen doktorun düşmesine ilişkin soruşturma kapsamında erkek arkadaşı avukat Özgür Y.’nin verdiği ifade de ortaya çıktı. Tutuksuz yargılandığı belirtilen Özgür Y., Alime Özge K.’yi düşme sırasında tutmaya çalıştığını ancak elinden kaydığını öne sürdü. Olay anına ilişkin yeni güvenlik kamerası görüntülerinin de dosyaya dahil edildiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Doktorun Terastan Düşmesiyle İlgili Soruşturma Sürüyor</strong></h2>

<p>Olay, İstanbul’un Kağıthane ilçesine bağlı Telsizler Mahallesi’nde 14 Mayıs Perşembe günü saat 07.00 sıralarında meydana geldi.</p>

<p>Aktarılan bilgilere göre Gaziosmanpaşa’da bir hastanede nöroloji doktoru olarak görev yapan Alime Özge K., gece saatlerinde erkek arkadaşı avukat Özgür Y.’nin evine gitti.</p>

<p>İddiaya göre gece saatlerinde çift arasında tartışma yaşandı. Tartışma sırasında Alime Özge K.’nin yere cam bardak attığı ileri sürüldü.</p>

<p>Bir süre sonra uyudukları belirtilen çiftin sabah saatlerinde alarm sesiyle uyandığı, olayın da bundan kısa süre sonra meydana geldiği aktarıldı.</p>

<h2><strong>4’üncü Kattaki Terastan Düştü</strong></h2>

<p>Alime Özge K., henüz tüm yönleriyle aydınlatılmaya çalışılan olay sırasında evin 4’üncü katındaki terastan aşağı düştü.</p>

<p>Doktorun düşerken önce binanın yanında bulunan ağaca, ardından kaldırıma çarptığı belirtildi.</p>

<p>Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Alime Özge K.’ye ilk müdahale olay yerinde yapıldı.</p>

<p>Ardından ambulansla Seyrantepe Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.</p>

<h2><strong>Yoğun Bakımda Tedavi Altına Alınmıştı</strong></h2>

<p>Hastaneye ağır yaralı olarak getirilen Alime Özge K. entübe edilerek yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı.</p>

<p>Tedavi sürecinin ardından sağlık durumunda iyileşme sağlandığı ve doktorun hastaneden taburcu edildiği bildirildi.</p>

<p>Alime Özge K.’nin taburcu edilmesinin ardından memleketi Denizli’ye götürüldüğü aktarıldı.</p>

<h2><strong>Erkek Arkadaşının İfadesi Ortaya Çıktı</strong></h2>

<p>Olayın ardından yürütülen süreçte avukat Özgür Y.’nin ifadesi de dosyaya girdi.</p>

<p>Özgür Y., Alime Özge K.’nin terastan düşmesiyle ilgili anlatımında, genç doktoru tutmaya çalıştığını ileri sürdü.</p>

<p>Özgür Y.’nin, “Atladığı sırada tutmaya çalıştım, paçası elimden kaydı” şeklinde ifade verdiği aktarıldı.</p>

<p>Bu anlatım şüphelinin beyanı niteliğinde olup, olayın kesin oluş biçimine ilişkin adli sürecin devam ettiği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Evde Bulunan Üç Kişinin İfadesi Alındı</strong></h2>

<p>Olayın ardından çalışma başlatan polis ekipleri, Özgür Y.’nin yanı sıra evde bulunduğu belirtilen kardeşleri Muhammed Dilşad Y. ve Özge Y.’yi de polis merkezine götürdü.</p>

<p>Üç kişinin olayla ilgili bilgi sahibi sıfatıyla ifadelerine başvurulduğu aktarıldı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında olay öncesinde evde neler yaşandığı ve Alime Özge K.’nin terastan nasıl düştüğü üzerinde duruldu.</p>

<h2><strong>Yeni Güvenlik Kamerası Görüntüleri Dosyaya Girdi</strong></h2>

<p>Olayla ilgili incelemelerde çevredeki güvenlik kameraları da araştırıldı.</p>

<p>Düşme anını gösterdiği belirtilen yeni güvenlik kamerası görüntülerinin soruşturma dosyasına dahil edildiği bildirildi.</p>

<p>Görüntülerin, olayın nasıl meydana geldiğinin belirlenmesi amacıyla yürütülen adli değerlendirmede dikkate alınması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Olayın Nasıl Gerçekleştiğini Adli Süreç Belirleyecek</strong></h2>

<p>Alime Özge K.’nin tedavisinin tamamlanarak taburcu edilmesiyle sağlık sürecinde önemli bir aşama geride kalırken, olayın adli boyutu devam ediyor.</p>

<p>Özgür Y.’nin olay anına ilişkin anlatımı dosyada yer alsa da bunun şüphelinin kendi beyanı olduğu ve düşmenin kesin nedeninin adli makamların değerlendirmesi sonucunda netleşeceği önem taşıyor.</p>

<p>Dosyaya giren güvenlik kamerası görüntüleri, tarafların ifadeleri ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek olayın meydana geliş biçiminin aydınlatılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/terastan-duserek-agir-yaralanan-doktor-taburcu-oldu-erkek-arkadasinin-ifadesi-dosyada</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/terastan-dusen-doktor.jpg" type="image/jpeg" length="68462"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürriyet Sağlık-Sen’den Görev Dışı Çalıştırma Tepkisi: 'Sağlık Çalışanı Kendi Görevini Yapmalı']]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/hurriyet-saglik-senden-gorev-disi-calistirma-tepkisi-saglik-calisani-kendi-gorevini-yapmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/hurriyet-saglik-senden-gorev-disi-calistirma-tepkisi-saglik-calisani-kendi-gorevini-yapmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürriyet Sağlık-Sen Genel Başkanı Erdoğan Çakmak, sağlık kuruluşlarında personelin mesleği ve görev tanımı dışında çalıştırıldığı iddialarına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık çalışanlarının eğitimlerine ve kadrolarına uygun birimlerde görevlendirilmesi gerektiğini belirten Çakmak, mesleği dışında çalıştırılan her personelin diğer sağlık çalışanlarının iş ve nöbet yükünü artırdığını savundu. Çakmak, konuyla ilgili hazırladıkları dosyaları TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin milletvekilleri ile Sağlık Bakanlığındaki ilgili yönetici ve bürokratlara ilettiklerini açıkladı.</p>

<h2><strong>“Mevcut İnsan Gücü Doğru Kullanılmalı”</strong></h2>

<p>Sosyal medya hesabından “Sağlık çalışanı kendi görevini yapmalı” başlığıyla açıklama yapan Hürriyet Sağlık-Sen Genel Başkanı Erdoğan Çakmak, hastanelerdeki iş yükünün azaltılması için yalnızca yeni personel istihdamına odaklanılmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Çakmak’a göre mevcut sağlık insan gücünün doğru birimlerde ve görev tanımlarına uygun şekilde kullanılması, sağlık kuruluşlarındaki iş yükünün azaltılmasında önemli bir adım olabilir.</p>

<p>Sağlık hizmeti sunmak amacıyla eğitim alan ve buna uygun kadrolarda bulunan personelin kendi mesleğini yapmasının esas olması gerektiğini ifade eden Çakmak, bu konuda daha açık ve bağlayıcı kurallara ihtiyaç olduğunu savundu.</p>

<h2><strong>“Masa Başında veya Farklı Görevlerde Çalıştırılmamalı”</strong></h2>

<p>Çakmak, bazı sağlık çalışanlarının mesleki görevleri yerine büro veya farklı hizmetlerde çalıştırıldığı yönündeki eleştirileri gündeme taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tür görevlendirmelerin bürokrat, siyasetçi, sendika veya idareci yakınlığıyla yapılabildiğini ileri süren Çakmak, sağlık hizmetleri sınıfındaki personelin eğitimine, kadrosuna ve görev tanımına uygun alanlarda çalıştırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Söz konusu değerlendirmeler sendikanın iddia ve görüşlerini yansıtırken, Çakmak paylaşımında belirli bir sağlık tesisi veya somut görevlendirme örneğine yer vermedi.</p>

<h2><strong>“Bir Kişinin Eksilmesi Diğerlerinin İş Yükünü Artırıyor”</strong></h2>

<p>Hürriyet Sağlık-Sen Genel Başkanı Çakmak, sağlık hizmeti vermesi gereken personelin hizmet alanından çekilmesinin geride kalan çalışanlar üzerinde doğrudan etkisi olduğunu savundu.</p>

<p>Çakmak, görev tanımı dışında çalıştırılan personel nedeniyle aynı hizmetin daha az sayıda sağlık çalışanıyla yürütülmek zorunda kalabileceğine dikkat çekerek bunun daha fazla iş yükü ve nöbet anlamına geldiğini belirtti.</p>

<p>Bu durumun çalışanların yorgunluğunu artırdığını ve motivasyonunu olumsuz etkilediğini ifade eden Çakmak, sonuçların sağlık hizmetinin işleyişine de yansıyabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“İdarecilerin İnisiyatifine Bırakılmamalı”</strong></h2>

<p>Çakmak’ın açıklamasındaki önemli taleplerden biri de görevlendirmelere ilişkin kuralların daha belirgin hale getirilmesi oldu.</p>

<p>Sağlık personelinin nerede ve hangi görevde çalışacağının yalnızca yöneticilerin takdirine bırakılmaması gerektiğini savunan Çakmak, mevzuatın açık ve bağlayıcı hale getirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Çakmak, sağlık hizmetleri sınıfında bulunan personelin eğitim, kadro ve görev tanımının görevlendirmelerde temel kriter olarak alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Sağlık Bakanlığına Çağrı</strong></h2>

<p>Hürriyet Sağlık-Sen, konuya ilişkin Sağlık Bakanlığına da çağrıda bulundu.</p>

<p>Bakanlığın geçmiş dönemde geçici görevlendirmeler konusunda ortaya koyduğu yaklaşımın, sağlık personelinin görev tanımı dışında çalıştırılması konusunda da gösterilmesini isteyen Çakmak, merkezi düzeyde düzenleme yapılması gerektiğini savundu.</p>

<p>Sendikanın talebi, sağlık çalışanlarının meslekleriyle ilgisi bulunmayan görevlerde çalıştırılmasının önüne geçilmesi ve görevlendirme kriterlerinin kurumlar arasında daha belirgin hale getirilmesi üzerinde yoğunlaşıyor.</p>

<h2><strong>Hazırlanan Dosyalar TBMM ve Bakanlığa İletildi</strong></h2>

<p>Çakmak, Hürriyet Sağlık-Sen’in konuyu yalnızca kamuoyuna taşımakla kalmadığını, bu konuda çalışma da hazırladığını açıkladı.</p>

<p>Sendikanın hazırladığı bilgi, belge ve dosyaların TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin milletvekillerine gönderildiğini belirten Çakmak, aynı çalışmaların Sağlık Bakanlığındaki ilgili yönetici ve bürokratlara da iletildiğini söyledi.</p>

<p>Sendika böylece personelin görev tanımına uygun çalıştırılması konusunda mevzuat ve uygulama düzeyinde değişiklik yapılmasını talep ediyor.</p>

<h2><strong>“Yeni Personel Kadar Mevcut Personelin Kullanımı da Önemli”</strong></h2>

<p>Sağlık kuruluşlarındaki personel ihtiyacının yalnızca yeni atamalar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Çakmak, mevcut çalışanların hangi birimlerde görevlendirildiğinin de önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Çakmak’a göre sağlık hizmeti vermek üzere istihdam edilen personelin hizmet alanından uzaklaştırılması, yeni personel ihtiyacını daha da görünür hale getirebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle sendika, yeni personel istihdamıyla birlikte mevcut insan kaynağının görev tanımlarına uygun kullanılmasını istiyor.</p>

<h2><strong>Dört Başlıkta Talep</strong></h2>

<p>Hürriyet Sağlık-Sen’in açıklamasında sağlık personelinin çalışma düzenine ilişkin dört temel talep öne çıktı.</p>

<p>Sendika, görev tanımlarının netleştirilmesini, sağlık çalışanlarının kendi mesleklerini yapmasını, iş ve nöbet yükünün adil biçimde dağıtılmasını, çalışma barışı ile çalışan motivasyonunun güçlendirilmesini istedi.</p>

<p>Çakmak, mesleği dışında görevlendirilen personel konusunu bir “ayrıcalık” tartışmasının ötesinde değerlendirdiklerini belirterek meselenin sağlık hizmetlerinin verimliliği, çalışma barışı ve adalet açısından ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Sağlık Çalışanının Yeri Görev Tanımıyla Belirlenmeli”</strong></h2>

<p>Açıklamasının sonunda konunun takipçisi olacaklarını belirten Erdoğan Çakmak, görevlendirmelerde kişisel ilişkiler yerine mesleki kriterlerin esas alınması çağrısında bulundu.</p>

<p>Hürriyet Sağlık-Sen’in mesajı, “Sağlık çalışanının yeri torpille değil, mesleği ve görev tanımıyla belirlenmelidir” ifadeleriyle özetlendi.</p>

<p>Sendikanın gündeme getirdiği iddialar açısından bundan sonraki süreçte Sağlık Bakanlığının veya ilgili sağlık idarelerinin nasıl bir değerlendirme yapacağı ve personelin görev tanımı dışında çalıştırılmasına ilişkin yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı merak konusu olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/hurriyet-saglik-senden-gorev-disi-calistirma-tepkisi-saglik-calisani-kendi-gorevini-yapmali</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/hurriyet-saglik-sen-tepki-3.jpg" type="image/jpeg" length="11224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gaziantep Sağlık Teşkilatında Görev Değişiklikleri Gündemde: 'Rakip İsimler Uzaklaştırılıyor' İddiası]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/gaziantep-saglik-teskilatinda-gorev-degisiklikleri-gundemde-rakip-isimler-uzaklastiriliyor-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/gaziantep-saglik-teskilatinda-gorev-degisiklikleri-gundemde-rakip-isimler-uzaklastiriliyor-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğünde son dönemde yaşandığı belirtilen görev değişiklikleri ve yönetici ayrılıkları tartışma konusu oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Akhan’ın görevinden ayrılmasıyla birlikte, kentteki sağlık yönetiminde yapılan değişikliklerin gerekçeleri yeniden gündeme geldi. İl Sağlık Müdürü Dr. Beytullah Şahin’in kendisine alternatif olabilecek bazı yöneticileri yönetim kadrolarından uzaklaştırdığı yönündeki iddialar ise henüz doğrulanmış değil ve resmi açıklama bekliyor.</p>

<h2><strong>Dr. Mehmet Akhan’ın Ayrılığı Dikkat Çekti</strong></h2>

<p>Gaziantep sağlık teşkilatında son olarak Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Akhan’ın görevinden ayrıldığı belirtildi.</p>

<p>Akhan’ın uzun yıllardır Gaziantep sağlık teşkilatında farklı idari görevlerde bulunduğu, Sağlık Bakanlığı bünyesinde saha koordinatörlüğü yaptığı ve çeşitli sağlık kurumlarında yöneticilik görevleri üstlendiği ifade ediliyor.</p>

<p>Acil sağlık hizmetleri gibi 24 saat kesintisiz koordinasyon gerektiren bir birimin yöneticiliğini yapan Akhan’ın ayrılması, kentte sağlık yönetiminde yaşanan değişikliklerin nedenlerine ilişkin soruları da beraberinde getirdi.</p>

<p>Ancak Akhan’ın görevden ayrılmasının gerekçesine ilişkin aktarılan metinde kendisi veya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılmış ayrıntılı resmi bir açıklama yer almıyor.</p>

<h2><strong>“Neden Ayrıldı?” Sorusu Gündemde</strong></h2>

<p>Tartışmanın merkezinde Dr. Mehmet Akhan’ın görevinden neden ayrıldığı sorusu bulunuyor.</p>

<p>Görev değişikliğinin kişisel bir tercih, idari bir tasarruf, yeni bir görevlendirme ya da başka bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda kamuoyuna yansıyan bilgiler sınırlı.</p>

<p>Bu nedenle ayrılığın arkasındaki gerekçe netleşmeden, yaşanan gelişmenin belirli bir yönetim politikasıyla bağlantılı olduğunu kesin biçimde söylemek mümkün değil.</p>

<p>Buna karşın sağlık teşkilatında art arda gerçekleştiği ileri sürülen yönetici değişiklikleri, atama ve görevlendirmelerde hangi kriterlerin uygulandığı sorusunu gündeme taşıyor.</p>

<h2><strong>“Alternatif İsimler Uzaklaştırılıyor” İddiası</strong></h2>

<p>Gaziantep sağlık yönetimine ilişkin gündeme getirilen en ciddi iddia ise İl Sağlık Müdürü Dr. Beytullah Şahin’in, kendi görevi açısından ileride alternatif olabilecek veya teşkilat içerisinde etkili olduğu değerlendirilen bazı yöneticileri zaman içerisinde yönetim kadrolarından uzaklaştırdığı yönünde.</p>

<p>Ancak bu iddiayı doğrulayan resmi bir karar, soruşturma sonucu veya somut bulgu aktarılan bilgiler arasında bulunmuyor.</p>

<p>Dolayısıyla “rakiplerin saf dışı bırakıldığı” yönündeki değerlendirmeler şu aşamada iddia niteliği taşıyor.</p>

<p>İddianın açıklığa kavuşabilmesi için hangi yöneticilerin görevlerinin değiştirildiği, bu işlemlerin hangi gerekçelerle yapıldığı ve görev değişikliklerinde hangi idari kriterlerin uygulandığının ortaya konulması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Görev Değişikliklerinde Objektif Kriter Tartışması</strong></h2>

<p>Kamu sağlık yönetiminde gerçekleştirilen görev değişiklikleri idarenin yetki alanında bulunurken, bu kararların kamu hizmetinin gereklilikleri, liyakat ve hizmet ihtiyacı gibi objektif kriterlerle açıklanabilmesi önem taşıyor.</p>

<p>Gaziantep’teki tartışmanın da bu noktada yoğunlaştığı görülüyor.</p>

<p>Son dönemde kaç yöneticinin görevinden ayrıldığı, kaç kişinin görev yerinin veya yetkisinin değiştirildiği ve söz konusu değişikliklerin ortak bir yönetim politikası kapsamında gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği konusunda kamuoyuna açık kapsamlı bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Bu bilgilerin açıklanması, yönetim değişiklikleri hakkındaki iddiaların değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Deneyimli Yöneticiler Neden Ayrılıyor?</strong></h2>

<p>Gündeme getirilen bir başka soru da sağlık teşkilatında deneyimli olduğu belirtilen yöneticilerin görevlerinden neden ayrıldığı.</p>

<p>Her yönetici değişikliğinin aynı nedene dayanması gerekmiyor. İstifa, görev süresinin sona ermesi, farklı bir görevlendirme, kişisel tercih veya idari tasarruf gibi çok sayıda neden yönetici değişikliğine yol açabilir.</p>

<p>Bu nedenle Gaziantep sağlık teşkilatındaki ayrılıkların tek bir nedene bağlanabilmesi için somut verilere ihtiyaç bulunuyor.</p>

<p>Dr. Mehmet Akhan’ın ayrılığının da bu çerçevede hangi nedenle gerçekleştiğinin açıklanması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Gözler İl Sağlık Müdürlüğünün Yapacağı Açıklamada</strong></h2>

<p>Ortaya atılan iddiaların ardından gözler Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğüne çevrildi.</p>

<p>Özellikle “İl Sağlık Müdürüne alternatif olabilecek yöneticiler uzaklaştırılıyor” iddiasının doğrudan Dr. Beytullah Şahin’in yönetim anlayışına yönelik olması nedeniyle, iddialara verilecek yanıt önem taşıyor.</p>

<p>Şahin veya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılacak kapsamlı bir açıklama, görev değişikliklerinin gerekçelerinin ve uygulanan kriterlerin anlaşılmasını sağlayabilir.</p>

<p>Şu aşamada ise aktarılan bilgiler, söz konusu iddianın doğrulandığını ortaya koyacak nitelikte değil.</p>

<h2><strong>Yanıt Bekleyen Sorular</strong></h2>

<p>Gaziantep sağlık teşkilatındaki gelişmelerle ilgili açıklığa kavuşturulması beklenen başlıkların başında, son dönemde hangi yöneticilerin görevlerinden ayrıldığı geliyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra görev ve yetkileri değiştirilen yöneticilerin kimler olduğu, değişikliklerin hangi objektif kriterlere göre gerçekleştirildiği ve deneyimli yöneticilerin ayrılık nedenleri de yanıt bekleyen konular arasında.</p>

<p>Tartışmanın merkezindeki en önemli soru ise “Kendisinin yerine geçebilecek isimleri saf dışı bırakıyor” şeklindeki iddianın herhangi bir somut dayanağının bulunup bulunmadığı.</p>

<p>Bu sorulara verilecek resmi yanıtlar, iddiaların gerçeklik payının değerlendirilmesini mümkün hale getirecek.</p>

<h2><strong>Sağlık Yönetiminde Şeffaflık Beklentisi</strong></h2>

<p>Sağlık teşkilatındaki yönetici değişiklikleri yalnızca kurum içerisindeki personeli değil, sağlık hizmetlerinin sürekliliğini ve organizasyon yapısını da ilgilendiriyor.</p>

<p>Özellikle acil sağlık hizmetleri gibi kesintisiz koordinasyon gerektiren alanlarda yapılan yönetim değişikliklerinin gerekçelerinin açık biçimde ortaya konulması, kurum içerisindeki belirsizliklerin giderilmesine katkı sağlayabilir.</p>

<p>Gaziantep’te yaşanan tartışmanın bundan sonraki seyrini ise Dr. Mehmet Akhan’ın ayrılış gerekçesine ilişkin yapılabilecek açıklamalar ile İl Sağlık Müdürlüğünün “rakip isimlerin uzaklaştırıldığı” yönündeki iddialara vereceği yanıt belirleyecek.</p>

<p>Mevcut bilgiler ışığında kesin olan, Dr. Mehmet Akhan’ın ayrılığının Gaziantep sağlık yönetimindeki görev değişikliklerini yeniden tartışmaya açtığı. “Neden gidiyorlar?” sorusunun yanıtı ise iddiaların ötesine geçecek somut ve resmi açıklamalar bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/gaziantep-saglik-teskilatinda-gorev-degisiklikleri-gundemde-rakip-isimler-uzaklastiriliyor-iddiasi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/gaziantep-saglik-teskilati.jpg" type="image/jpeg" length="28680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Hastanelerinde Yeni Değerlendirme Dönemi: Puanlama Sistemi Değişiyor]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-bakanligi-hastanelerinde-yeni-degerlendirme-donemi-puanlama-sistemi-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-bakanligi-hastanelerinde-yeni-degerlendirme-donemi-puanlama-sistemi-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığına bağlı ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinde izleme ve değerlendirme süreçlerini yeniden düzenleyen yönergeyle yeni bir dönem başlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülen düzenlemeyle hastanelerde öz değerlendirme, il değerlendirmesi ve merkezi değerlendirme olmak üzere üç aşamalı bir yapı uygulanacak. Sağlık tesislerinin nihai puanının belirlenmesinde ise değerlendirme sonuçlarının yanı sıra kurum hedef göstergeleri de dikkate alınacak.</p>

<h2><strong>Sağlık Tesisleri Düzenli Olarak Değerlendirilecek</strong></h2>

<p>“Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinin İzlenmesi ve Değerlendirilmesine Dair Yönerge” ile Bakanlığa bağlı sağlık kuruluşlarındaki hizmet süreçlerinin belirli kriterler üzerinden düzenli olarak takip edilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Düzenlemenin temel hedefleri arasında sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, hasta ve çalışan memnuniyetinin desteklenmesi, kalite standartlarının geliştirilmesi ve sağlık tesislerinde verimliliğin artırılması bulunuyor.</p>

<p>Yönerge, Sağlık Bakanlığına bağlı ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerini kapsıyor. Düzenlemenin hukuki dayanağını ise 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Üç Farklı Değerlendirme Modeli Uygulanacak</strong></h2>

<p>Yeni sistemde sağlık tesislerinin izlenmesi tek bir değerlendirmeyle sınırlı olmayacak.</p>

<p>Yönergede “Komite Değerlendirmesi”, “İl Değerlendirmesi” ve “Merkezi Değerlendirme” olmak üzere üç temel değerlendirme mekanizması bulunuyor.</p>

<p>Bu yapı sayesinde sağlık tesisinin kendi içerisinde yaptığı değerlendirmelerin yanı sıra İl Sağlık Müdürlüğü ve gerektiğinde Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler de sisteme dahil edilecek.</p>

<h2><strong>Hastaneler Yılda 4 Kez Öz Değerlendirme Yapacak</strong></h2>

<p>Komite Değerlendirmesi olarak adlandırılan öz değerlendirme, sağlık tesisinin kendi değerlendirme komitesi tarafından gerçekleştirilecek.</p>

<p>Öz değerlendirmeler üçer aylık dönemlerle yapılacak. Buna göre sağlık tesisleri Aralık, Mart, Haziran ve Eylül aylarında olmak üzere yılda toplam dört kez kendi durumlarını değerlendirecek.</p>

<p>Bu çalışmalar sonucunda her sağlık tesisi için “Komite Değerlendirme Puanı”, kısa adıyla KDP oluşturulacak.</p>

<p>Öz değerlendirme sistemiyle sağlık tesislerinin eksikliklerini dış denetim veya değerlendirme yapılmasını beklemeden belirleyebilmesi ve iyileştirme çalışmalarını sürdürebilmesi hedefleniyor.</p>

<h2><strong>İl Sağlık Müdürlükleri Yılda İki Kez Değerlendirme Yapacak</strong></h2>

<p>Sistemin ikinci önemli aşamasını İl Değerlendirmesi oluşturacak.</p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan değerlendirme ekipleri, sağlık tesislerini altı aylık dönemler halinde değerlendirecek.</p>

<p>Bu değerlendirmeler Mart ve Eylül aylarında olmak üzere yılda iki kez gerçekleştirilecek.</p>

<p>İl ekiplerinin çalışmaları sonucunda ise “İl Değerlendirme Puanı” yani İDP ortaya çıkacak.</p>

<p>Yeni puanlama sisteminde İl Değerlendirme Puanının ağırlığı oldukça yüksek olacak.</p>

<h2><strong>Merkezi Değerlendirme de Yapılabilecek</strong></h2>

<p>Üçüncü aşamayı ise Merkezi Değerlendirme oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu değerlendirme, Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından görevlendirilen ekipler aracılığıyla gerçekleştirilebilecek.</p>

<p>Yönerge kapsamında merkezi değerlendirmenin yılda iki kez yapılabilmesine imkân tanınıyor.</p>

<p>Böylece sağlık tesisleri kendi komiteleri ve İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin yanı sıra Bakanlık merkez teşkilatı tarafından görevlendirilen ekiplerce de değerlendirilebilecek.</p>

<h2><strong>Hastanelerin Puanı Nasıl Hesaplanacak?</strong></h2>

<p>Yeni sistemin en dikkat çeken bölümlerinden birini Sağlık Tesisi Değerlendirme Puanı oluşturuyor.</p>

<p>SDP olarak adlandırılan bu puan, yılda iki kez Mart ve Eylül dönemlerinde hesaplanacak.</p>

<p>Hesaplamada sağlık tesisinin son iki öz değerlendirme puanının aritmetik ortalamasının yüzde 10’u dikkate alınacak.</p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü tarafından verilen İl Değerlendirme Puanının ise yüzde 90’ı hesaplamaya dahil edilecek.</p>

<p>Bunlara ek olarak “Sağlık Tesisi Değerlendirme Puanını Etkileyen Parametreler” de sonuç üzerinde etkili olacak.</p>

<p>Böylece hastanenin kendi yaptığı öz değerlendirmenin puandaki ağırlığı yüzde 10, İl Sağlık Müdürlüğü değerlendirmesinin ağırlığı ise yüzde 90 olacak.</p>

<h2><strong>Nihai Puan İçin Kurum Hedefleri de Hesaba Katılacak</strong></h2>

<p>Sağlık Tesisi Değerlendirme Puanının hesaplanması sürecin son aşaması olmayacak.</p>

<p>Sağlık tesisinin nihai değerlendirme sonucunun belirlenmesinde ayrıca “Kurum Hedef Gösterge Puanı” da kullanılacak.</p>

<p>“Nihai Sağlık Tesisi Değerlendirme Puanı” olarak adlandırılan NSDP, Sağlık Tesisi Değerlendirme Puanı ile Kurum Hedef Gösterge Puanının aritmetik ortalamasının alınmasıyla hesaplanacak.</p>

<p>Bu sistemle hem sahadaki değerlendirmelerin hem de sağlık tesislerinin belirlenen kurumsal hedeflere ulaşma durumunun nihai puana yansıtılması öngörülüyor.</p>

<h2><strong>İl Değerlendirme Komisyonları Kurulacak</strong></h2>

<p>Yeni yönerge yalnızca puanlama sistemini değil, değerlendirmeyi gerçekleştirecek kurul ve komisyonların yapısını da belirliyor.</p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde “İl Değerlendirme Komisyonu” oluşturulacak.</p>

<p>Bu komisyon, il genelinde gerçekleştirilecek değerlendirmelerin koordinasyonundan sorumlu olacak. Ayrıca değerlendirme sonuçlarından hareketle sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların yürütülmesinde görev üstlenecek.</p>

<h2><strong>Hastanelerde Değerlendirme Komitesi Oluşturulacak</strong></h2>

<p>Her sağlık tesisinde ayrıca “Sağlık Tesisi Değerlendirme Komitesi” görev yapacak.</p>

<p>Komitede başhekim veya başhekim yardımcısının yanı sıra idari ve mali işler müdürü, sağlık bakım hizmetleri müdürü ile ilgili teknik ve klinik birimlerin sorumluları yer alacak.</p>

<p>Bu komite, sağlık tesisinin üç ayda bir gerçekleştirilecek öz değerlendirme çalışmalarının yürütülmesinde önemli görev üstlenecek.</p>

<h2><strong>Her Değerlendirmeye İtiraz Edilemeyecek</strong></h2>

<p>Yönergede değerlendirme sonuçlarına yapılabilecek itirazlara ilişkin de önemli bir ayrıntı bulunuyor.</p>

<p>Komite Değerlendirmesi ve İl Değerlendirmesi sonuçlarına yönelik itiraz yolu öngörülmüyor.</p>

<p>İtiraz mekanizması yalnızca Merkezi Değerlendirme sonuçları için kullanılabilecek.</p>

<p>Merkezi değerlendirmeye yapılan itirazları incelemek üzere Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü bünyesinde “İtiraz Değerlendirme Komisyonu” oluşturulacak.</p>

<p>Komisyonun Mayıs ve Kasım aylarında toplanarak yapılan itirazları değerlendirmesi ve karara bağlaması öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Bütün Süreç Elektronik Ortama Taşınıyor</strong></h2>

<p>Yeni değerlendirme modelinde dijital altyapı da önemli bir yere sahip olacak.</p>

<p>Değerlendirme süreçleri, veri girişleri ve raporlamalar “Sağlık Tesisi Değerlendirme Sistemi”, kısa adıyla SDS üzerinden elektronik ortamda yürütülecek.</p>

<p>Böylece öz değerlendirmeden il değerlendirmesine kadar elde edilen verilerin ortak bir sistem içerisinde takip edilmesi sağlanacak.</p>

<p>Elektronik sistem üzerinden yürütülecek süreç, sağlık tesislerinin değerlendirme sonuçlarının karşılaştırılması ve gelişiminin dönemsel olarak takip edilmesine de imkân verecek.</p>

<h2><strong>Afet ve Salgın Gibi Durumlarda Muafiyet Uygulanabilecek</strong></h2>

<p>Yönergede olağanüstü şartlar altında bulunan sağlık tesisleri için muafiyet imkânı da yer alıyor.</p>

<p>Doğal afet, savaş ve salgın hastalık gibi olağanüstü durumların yanı sıra sağlık tesisinin yeni açılması veya taşınması gibi hizmet süreçlerini doğrudan etkileyen koşullarda değerlendirmeden muafiyet gündeme gelebilecek.</p>

<p>Bu durumdaki sağlık tesislerine ilişkin muafiyet Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından ilan edilecek.</p>

<p>Böylece olağan hizmet şartlarının oluşmadığı dönemlerde sağlık kuruluşlarının normal dönem kriterleriyle değerlendirilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.</p>

<h2><strong>Yeni Yönerge 1 Kasım 2026’da Yürürlüğe Girecek</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinin izlenmesi ve değerlendirilmesine ilişkin yeni düzenlemenin 1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülüyor.</p>

<p>Geçiş dönemine ilişkin de özel bir hüküm bulunuyor.</p>

<p>Buna göre Eylül 2026 döneminde gerçekleştirilen değerlendirmeler Nisan 2027’ye kadar geçerli kabul edilecek.</p>

<p>Bu düzenlemeyle eski değerlendirme döneminden yeni sisteme geçiş sırasında oluşabilecek boşluğun önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Hastanelerde Kalite ve Verimlilik Daha Yakından İzlenecek</strong></h2>

<p>Yeni yönergeyle birlikte Sağlık Bakanlığına bağlı ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinin performansının daha sistematik ve dönemsel bir yapıyla takip edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Hastaneler yılda dört kez kendi öz değerlendirmelerini gerçekleştirirken, İl Sağlık Müdürlükleri yılda iki kez sahaya çıkarak değerlendirme yapacak. Gerektiğinde Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün merkezi değerlendirme ekipleri de sürece dahil olacak.</p>

<p>Yeni modelin en dikkat çeken yönlerinden biri ise hastanenin kendi verdiği öz değerlendirme puanının nihai hesaplama üzerindeki etkisinin sınırlı tutulması. Sağlık Tesisi Değerlendirme Puanının hesaplanmasında son iki öz değerlendirmenin ortalamasının yüzde 10’u dikkate alınırken İl Değerlendirme Puanı yüzde 90 ağırlığa sahip olacak.</p>

<p>Kurum hedef göstergelerinin de nihai puana dahil edilmesiyle sağlık tesislerinin yalnızca mevcut hizmet süreçleri değil, belirlenen hedeflere ulaşma performansları da değerlendirme sisteminin parçası haline gelecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık Bakanlığı</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-bakanligi-hastanelerinde-yeni-degerlendirme-donemi-puanlama-sistemi-degisiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/hastnelerde-puanlama-sistemi.jpg" type="image/jpeg" length="10833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaş Devlet Hastanesi’nde Mobbing İddiası: Bir Ayda İki Hemşire İstifa Etti]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/kas-devlet-hastanesinde-mobbing-iddiasi-bir-ayda-iki-hemsire-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/kas-devlet-hastanesinde-mobbing-iddiasi-bir-ayda-iki-hemsire-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’daki Kaş Devlet Hastanesi, sağlık çalışanlarına yönelik mobbing iddialarıyla gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aktarılan bilgilere göre son bir ay içerisinde hastanede görev yapan iki hemşire, mobbinge maruz kaldıklarını belirterek görevlerinden istifa etti. Peş peşe gelen istifalar, hastanedeki çalışma koşulları ve personel-yönetim ilişkilerine ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi.</p>

<h2><strong>Bir Ay İçinde İki İstifa</strong></h2>

<p>Kaş Devlet Hastanesi’nde yaşandığı belirtilen iki ayrı istifa dikkat çekti.</p>

<p>İddiaya göre hastanede görev yapan iki hemşire, yaklaşık bir aylık zaman dilimi içerisinde görevlerinden ayrıldı. Her iki çalışanın da istifa sürecinde mobbing iddiasını gündeme getirdiği belirtildi.</p>

<p>Kısa süre içerisinde benzer gerekçelerle iki sağlık çalışanının görevinden ayrılması, konunun hastane yönetimi tarafından incelenmesi yönündeki beklentileri artırdı.</p>

<h2><strong>Hemşireler Mobbing İddiasını Gündeme Getirdi</strong></h2>

<p>İstifa eden hemşirelerin iş ortamında psikolojik baskıya maruz kaldıklarını ileri sürdükleri aktarılıyor.</p>

<p>Ancak söz konusu mobbing iddialarının hangi olaylara dayandığı, kim veya kimler hakkında ileri sürüldüğü ve konuyla ilgili resmi bir inceleme başlatılıp başlatılmadığına ilişkin ayrıntılı bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle hemşirelerin açıklamalarında yer aldığı belirtilen mobbing ifadeleri, şu aşamada çalışanların iddiası niteliğinde bulunuyor.</p>

<h2><strong>Hastanedeki Çalışma Ortamı Tartışma Konusu Oldu</strong></h2>

<p>Sağlık hizmetlerinin kesintisiz şekilde yürütüldüğü hastanelerde çalışanların iş yükü, görev dağılımı ve yöneticilerle ilişkileri çalışma barışının önemli unsurları arasında yer alıyor.</p>

<p>Kaş Devlet Hastanesi’nde kısa aralıklarla yaşanan iki istifa da çalışma ortamının ve personelin dile getirdiği şikâyetlerin incelenmesi gerektiği yönündeki tartışmaları beraberinde getirdi.</p>

<p>Mobbing iddiasının hukuki ve idari açıdan değerlendirilebilmesi için ise süreklilik gösteren davranışlar, olayların niteliği, tarafların açıklamaları ve varsa yazılı belgeler gibi unsurların birlikte incelenmesi gerekiyor. Her işyeri anlaşmazlığı veya yönetimsel uyuşmazlık tek başına mobbing olarak değerlendirilmiyor.</p>

<h2><strong>Gözler Hastane Yönetimine Çevrildi</strong></h2>

<p>İki hemşirenin istifasının ardından hastane yönetiminin iddialara ilişkin nasıl bir değerlendirme yapacağı merak konusu oldu.</p>

<p>İstifaların arkasında ileri sürülen nedenlerin araştırılması, çalışanların şikâyetlerinin dinlenmesi ve varsa idari sorunların ortaya çıkarılması açısından yapılacak incelemeler önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şu aşamada hastane yönetiminin veya Antalya İl Sağlık Müdürlüğünün iddialara ilişkin açıklama yaptığına dair bir bilgi paylaşılmadı.</p>

<h2><strong>İddiaların Açıklığa Kavuşturulması Bekleniyor</strong></h2>

<p>Kaş Devlet Hastanesi’nde son bir ay içerisinde iki hemşirenin mobbing iddiasını dile getirerek istifa ettiği yönündeki bilgiler, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Bundan sonraki süreçte hem istifa eden sağlık çalışanlarının iddialarının ayrıntıları hem de hastane yönetiminin konuya ilişkin vereceği yanıt önem taşıyacak.</p>

<p>İddiaların doğruluğu ve yaşananların mobbing kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ise ancak tarafların beyanları ile varsa yapılacak resmi incelemeler sonucunda netlik kazanabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/kas-devlet-hastanesinde-mobbing-iddiasi-bir-ayda-iki-hemsire-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/kas-devlet-hastanesi-istifa.jpg" type="image/jpeg" length="31537"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yurt Dışında Yaşayan Eski Memur 21 Yıllık Hizmetini 25 Yıla Tamamlayabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/yurt-disinda-yasayan-eski-memur-21-yillik-hizmetini-25-yila-tamamlayabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/yurt-disinda-yasayan-eski-memur-21-yillik-hizmetini-25-yila-tamamlayabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memuriyetten ayrıldıktan sonra yurt dışında yaşamaya başlayanların eksik hizmet sürelerini prim ödeyerek tamamlayıp tamamlayamayacağı merak ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özellikle 21 yıllık memuriyet hizmetini 25 yıla çıkarmak isteyenler açısından “isteğe bağlı iştirakçilik” uygulaması önem taşıyor. 5434 sayılı Kanun kapsamındaki eski memurlar, gerekli şartları sağlamaları halinde fiilen memur olarak çalışmadan hizmet sürelerini tamamlayabiliyor. Ancak göreve başlangıç tarihi, memuriyetten ayrılma şekli, başvuru süresi ve başka bir zorunlu sigortalılık kapsamında çalışılıp çalışılmadığı belirleyici oluyor.</p>

<h2><strong>Çalışmadan Memuriyet Hizmeti Kazanmak Mümkün mü?</strong></h2>

<p>Kamuoyunda “çalışmadan memuriyet hizmetini tamamlama” olarak da bilinen isteğe bağlı iştirakçilik, belirli şartları taşıyan eski memurların primlerini kendileri ödeyerek Emekli Sandığı kapsamında hizmet kazanmalarına imkân sağlayan bir uygulama.</p>

<p>Bu düzenlemenin temel dayanaklarından birini 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 12’nci maddesi oluşturuyor.</p>

<p>Ancak sistem bütün eski kamu çalışanları için aynı şekilde uygulanmıyor. Özellikle 1 Ekim 2008 tarihi kritik önem taşıyor.</p>

<h2><strong>1 Ekim 2008 Tarihi Neden Önemli?</strong></h2>

<p>İsteğe bağlı iştirakçilik değerlendirmesinde öncelikle kişinin 5434 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığına bakılması gerekiyor.</p>

<p>1 Ekim 2008 tarihinden önce memuriyet hizmeti bulunanlar ile yedek subaylık veya mevzuat gereğince memuriyet hizmetinden sayılan bazı görevleri bulunan kişiler açısından 5434 sayılı Kanun hükümleri gündeme gelebiliyor.</p>

<p>Dolayısıyla 21 yıllık hizmeti bulunan bir kişinin eksik 4 yılını bu yöntemle tamamlayıp tamamlayamayacağına karar verilirken ilk olarak sigortalılık statüsünün ve göreve başlangıç tarihinin belirlenmesi gerekiyor.</p>

<p>1 Ekim 2008 sonrasında ilk kez kamu görevlisi olanlarda ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uygulanıyor.</p>

<h2><strong>En Az 10 Yıl Fiili Memuriyet Şartı Var</strong></h2>

<p>5434 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı iştirakçilikten yararlanılabilmesi için aranan temel koşullardan biri fiili memuriyet süresi.</p>

<p>Düzenlemeye göre kişinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak en az 10 yıl çalışmış olması gerekiyor.</p>

<p>Bu nedenle 21 yıl fiili memuriyet hizmeti bulunan bir kişi açısından, diğer koşullar da sağlanıyorsa 10 yıllık hizmet şartı bakımından sorun bulunmuyor.</p>

<p>Ancak yalnızca 10 yılı tamamlamış olmak isteğe bağlı iştirakçilik hakkından yararlanmak için yeterli değil.</p>

<h2><strong>Memuriyetten Ayrıldıktan Sonra 6 Aylık Süre Kritik</strong></h2>

<p>Düzenlemenin en önemli şartlarından biri başvuru süresi.</p>

<p>5434 sayılı Kanun’un ilgili hükmüne göre gerekli şartları taşıyan kişinin memuriyetten ayrıldığı tarihten itibaren 6 ay içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılı olarak başvurması gerekiyor.</p>

<p>Dolayısıyla yıllar önce memuriyetten ayrılmış ve ayrıldığı tarihten sonraki 6 aylık süre içerisinde isteğe bağlı iştirakçilik başvurusu yapmamış bir kişinin bugün geriye dönük şekilde aynı haktan yararlanabileceği sonucuna doğrudan varılamaz.</p>

<p>21 yıllık hizmetin 25 yıla tamamlanması açısından da en kritik noktalardan biri bu süre şartı.</p>

<h2><strong>Her Ayrılma Şeklinde Yararlanılamıyor</strong></h2>

<p>Memuriyetten ayrılmanın nasıl gerçekleştiği de isteğe bağlı iştirakçilik açısından önem taşıyor.</p>

<p>5434 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinde belirli gruplar sistemin dışında bırakılıyor.</p>

<p>Bu nedenle kişinin normal istifa, çekilmiş sayılma veya başka bir nedenle görevden ayrılmış olması ile memuriyetten çıkarılma gibi durumlar aynı hukuki sonucu doğurmayabiliyor.</p>

<p>Kanunda belirtilen istisnalar nedeniyle her eski memurun yalnızca hizmet süresine bakılarak isteğe bağlı iştirakçi olabileceğini söylemek mümkün değil.</p>

<h2><strong>Primlerin Tamamını Kişi Ödüyor</strong></h2>

<p>İsteğe bağlı iştirakçilikte kamu görevlisinin aktif olarak çalıştığı dönemdeki prim sisteminden farklı bir yapı bulunuyor.</p>

<p>Kişi artık bir kamu kurumunda fiilen görev yapmadığı için hem kendi payına düşen kesintileri hem de kurum tarafından karşılanacak bölümleri kendisi ödemek durumunda kalıyor.</p>

<p>Aktarılan mevzuat değerlendirmesine göre emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının yanı sıra genel sağlık sigortasına ilişkin tutarların da ödenmesi gerekiyor.</p>

<p>Bu kapsamda yüzde 20 kurum karşılığı, yüzde 16 şahıs karşılığı ve yüzde 12 genel sağlık sigortası karşılığı üzerinden ödeme yapılması öngörülüyor.</p>

<p>Ödemelerin mevzuatta belirtilen süreler içerisinde SGK hesabına yatırılması gerekiyor.</p>

<h2><strong>21 Yıllık Hizmet 25 Yıla Tamamlanabilir mi?</strong></h2>

<p>5434 sayılı Kanun kapsamındaki bir eski memurun 21 yıllık hizmetinin bulunması, tek başına 25 yıla tamamlamasına engel oluşturmuyor.</p>

<p>Kişi isteğe bağlı iştirakçilik için gereken bütün şartları taşıyor, memuriyetten ayrıldıktan sonraki yasal süre içerisinde başvurusunu yapmış ve primlerini düzenli şekilde ödüyorsa eksik hizmet süresini bu sistem üzerinden tamamlaması mümkün olabiliyor.</p>

<p>Bu durumda 21 yıllık hizmetin üzerine isteğe bağlı iştirakçilik kapsamında 4 yıllık hizmet eklenerek toplam sürenin 25 yıla ulaşması gündeme gelebilir.</p>

<p>Ancak emeklilik hakkının doğup doğmadığı yalnızca 25 yıllık hizmet süresine bağlı değil. Kişinin tabi olduğu emeklilik mevzuatına göre yaş, hizmet başlangıç tarihi, cinsiyet ve varsa geçiş hükümleri gibi diğer şartların da ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<h2><strong>Yurt Dışında Yaşamak Engel mi?</strong></h2>

<p>Konunun en fazla merak edilen kısmını ise kişinin yurt dışında bulunması oluşturuyor.</p>

<p>5434 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı iştirakçilikten yararlanmaya başladıktan sonra kişinin yurt dışında yaşamaya başlamasının tek başına bu statünün sona ermesini gerektirdiğine ilişkin açık bir engel bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle gerekli şartları yerine getirerek isteğe bağlı iştirakçiliğe başlayan bir eski memurun daha sonra yurt dışında ikamet etmesi halinde sistemden yararlanmaya devam edebilmesi mümkün değerlendiriliyor.</p>

<p>Ancak burada yurt dışında yalnızca ikamet etmek ile zorunlu sigortalılığı gerektirecek bir işte çalışmak arasındaki fark önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Yurt Dışında Çalışılıyorsa Durum Değişebilir</strong></h2>

<p>İsteğe bağlı iştirakçiliğin temel şartlarından biri, kişinin zorunlu sigortalılık gerektiren bir çalışma içerisinde bulunmaması.</p>

<p>Bu nedenle yurt dışında yaşamak tek başına engel olarak değerlendirilmezken, kişinin bulunduğu ülkede zorunlu sigortalılığa tabi bir işte çalışması halinde durum değişebiliyor.</p>

<p>Türkiye’nin ilgili ülkeyle imzaladığı sosyal güvenlik sözleşmesinin bulunup bulunmadığı da değerlendirmeyi etkileyebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle yurt dışında çalışan bir eski memurun yalnızca 5434 sayılı Kanun’un genel hükümlerine bakarak işlem yapması yerine, kendi sigortalılık durumunu SGK üzerinden netleştirmesi önem taşıyor.</p>

<h2><strong>1 Ekim 2008 Sonrası Memurlar İçin Kurallar Farklı</strong></h2>

<p>İlk defa 1 Ekim 2008 sonrasında kamu görevlisi olanlar açısından aynı değerlendirmeyi yapmak mümkün değil.</p>

<p>Bu kişiler esas olarak 5510 sayılı Kanun hükümlerine tabi.</p>

<p>5510 sayılı Kanun’un isteğe bağlı sigortalılığa ilişkin 50’nci maddesinde ikamet ve sigortalılık durumuna yönelik ayrıca şartlar bulunuyor.</p>

<p>Kanunda Türkiye’de ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekteyken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde bulunan Türk vatandaşları bakımından özel hükümler yer alıyor.</p>

<p>Ayrıca yurt dışında çalışan bazı Türk işçileri için 5510 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde ayrı düzenlemeler bulunuyor.</p>

<p>Dolayısıyla 5434 kapsamındaki “isteğe bağlı iştirakçilik” ile 5510 kapsamındaki “isteğe bağlı sigortalılık” aynı uygulama olarak değerlendirilmemeli.</p>

<h2><strong>Emeklilik Statüsü Açısından da Önem Taşıyor</strong></h2>

<p>İsteğe bağlı iştirakçiliğin yalnızca eksik günleri tamamlayan sıradan bir prim ödeme yöntemi olarak görülmemesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle farklı sigortalılık statülerinde hizmeti bulunan kişiler açısından hangi kapsamda prim ödendiği, emeklilik işlemlerinde önem taşıyabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle memuriyetten ayrıldıktan sonra başka bir sigortalılık statüsünde çalışmaya başlayanların hizmet birleştirmesi ve emeklilik statüsüne ilişkin sonuçları ayrıca değerlendirmesi gerekiyor.</p>

<h2><strong>SGK’den Kişiye Özel Bilgi Alınması Önemli</strong></h2>

<p>Sonuç olarak, 1 Ekim 2008 öncesinde 5434 sayılı Kanun kapsamında memuriyet hizmeti bulunan ve toplam 21 yıllık hizmetini 25 yıla tamamlamak isteyen bir kişi, isteğe bağlı iştirakçilik şartlarını taşıması halinde eksik süresini prim ödeyerek tamamlayabilir.</p>

<p>Ancak bunun için en az 10 yıllık fiili memuriyet, memuriyetten ayrılma biçimi, ayrılıştan sonraki 6 aylık başvuru süresi, primlerin zamanında ödenmesi ve zorunlu sigortalılık gerektiren başka bir işte çalışılmaması gibi şartların birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Yurt dışında bulunmak da tek başına kesin bir engel olarak değerlendirilmemekle birlikte, yurt dışında çalışılması, bulunulan ülkeyle Türkiye arasındaki sosyal güvenlik sözleşmesi ve kişinin sigortalılık statüsü sonucu değiştirebilir.</p>

<p>Bu nedenle 21 yıllık hizmetini 25 yıla tamamlamak isteyen eski memurların işlem yapmadan önce hizmet dökümleri ve yurt dışındaki çalışma durumlarıyla birlikte Sosyal Güvenlik Kurumundan kendi dosyalarına özel değerlendirme almaları önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mevzuat</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/yurt-disinda-yasayan-eski-memur-21-yillik-hizmetini-25-yila-tamamlayabilir-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/memur-izin-hakki.jpg" type="image/jpeg" length="16559"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu Kurumu Banka Promosyon Sözleşmesini Personelden Gizleyebilir mi? KDK’den Dikkat Çeken Karar]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/kamu-kurumu-banka-promosyon-sozlesmesini-personelden-gizleyebilir-mi-kdkden-dikkat-ceken-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/kamu-kurumu-banka-promosyon-sozlesmesini-personelden-gizleyebilir-mi-kdkden-dikkat-ceken-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu çalışanlarının banka promosyon sözleşmelerine erişimi konusunda dikkat çeken bir karar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi Rektörlüğünün Halkbank ile imzaladığı maaş promosyon sözleşmesinin tamamını bir öğretim üyesiyle paylaşmaması üzerine konu Kamu Denetçiliği Kurumuna (KDK) taşındı. KDK, sözleşmenin varsa gerçekten ticari sır niteliğindeki bölümleri ayıklanarak veya maskelenerek imzalı metnin onaylı bir örneğinin başvurana verilmesi yönünde üniversiteye tavsiyede bulundu.</p>

<h2><strong>Öğretim Üyesi Promosyon Sözleşmesinin Tam Metnini İstedi</strong></h2>

<p>Süreç, Marmara Üniversitesinde bir anabilim dalı kadrosuna atanan öğretim üyesinin maaş promosyonuna ilişkin haklarını takip etmek istemesiyle başladı.</p>

<p>Başvuran, üniversite ile Türkiye Halk Bankası A.Ş. arasında imzalanan ve 1 Ocak 2025 ile 31 Aralık 2027 dönemini kapsayan banka promosyon sözleşmesinin tam metnini görmek istedi.</p>

<p>Bu amaçla 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında üniversiteye başvuruda bulunuldu.</p>

<p>Ancak üniversite yönetiminin talebe olumsuz yanıt vermesi üzerine süreç Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna (BEDK) taşındı.</p>

<h2><strong>BEDK Belgenin Verilmesine Karar Verdi</strong></h2>

<p>Başvuranın itirazını değerlendiren BEDK, 8 Ekim 2025 tarihli kararıyla talebi kabul etti.</p>

<p>Kurul, başvuranın sözleşme metnine erişme konusunda güncel ve kişisel menfaatinin bulunduğunu değerlendirerek belgenin kendisine verilmesi yönünde karar aldı.</p>

<p>Söz konusu kararın 6 Kasım 2025 tarihinde üniversiteye tebliğ edildiği belirtildi.</p>

<p>Başvuran ise kararın ardından yasal süre içerisinde sözleşmenin tam metninin kendisine teslim edilmediğini belirterek bu kez Kamu Denetçiliği Kurumunun kapısını çaldı.</p>

<h2><strong>İlk Süreç “Dostane Çözüm” ile Kapatıldı</strong></h2>

<p>KDK’ye yapılan ilk başvurunun ardından konu üniversite yönetimine iletildi.</p>

<p>İdareden yanıt alınamaması sonrasında dosya 8 Nisan 2026 tarihli “Dostane Çözüm Kararı” ile kapatıldı.</p>

<p>Ancak başvuran daha sonra üniversitenin promosyon sözleşmesinin tamamını vermediğini, kendisine yalnızca sözleşmenin 17’nci maddesinin bir fıkrasına ilişkin sınırlı bir bölüm gönderildiğini bildirdi.</p>

<p>Sözleşmenin geri kalanına erişemediğini belirten öğretim üyesi, başvurunun esas yönünden yeniden değerlendirilmesini talep etti.</p>

<p>KDK tarafından yapılan incelemede de fiilen tam anlamıyla bir dostane çözüm sağlanmadığı sonucuna varılarak dosya yeniden ele alındı.</p>

<h2><strong>Üniversiteden “Ticari Sır” Savunması</strong></h2>

<p>Üniversite yönetimi, sözleşmenin tamamının paylaşılmamasına gerekçe olarak “ticari sır” istisnasını gösterdi.</p>

<p>İdare, banka promosyon sözleşmesinin özel hukuk niteliği taşıyan ticari bir metin olduğunu, tarafların mali ve operasyonel bilgilerini içerdiğini savundu.</p>

<p>Bu kapsamda 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 23’üncü maddesine atıfta bulunularak sözleşmenin üçüncü kişilerle paylaşılmasının mümkün olmadığı ileri sürüldü.</p>

<p>Üniversite ayrıca sözleşmenin yalnızca tarafları bağladığını ve üçüncü kişilere iletilmesi konusunda hukuki yetkisinin bulunmadığını savundu.</p>

<h2><strong>KDK “Ticari Sır” Gerekçesini Yeterli Bulmadı</strong></h2>

<p>Kamu Denetçiliği Kurumu ise üniversitenin promosyon sözleşmesinin tamamını gizlemek için ileri sürdüğü gerekçeyi kabul etmedi.</p>

<p>14 Eylül 2026 tarihli ve 2026/18337-S.26.24991 sayılı Tavsiye Kararı’nda, kamu görevlilerinin maaş ödemelerine aracılık eden bankaların sağladığı promosyonların doğrudan personelin mali ve sosyal haklarını ilgilendirdiğine dikkat çekildi.</p>

<p>KDK değerlendirmesinde, banka promosyonlarına ilişkin süreçlerde şeffaflığın önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Kurum, kamu kurumlarının personel maaşları üzerinden bankalarla yaptığı ve çalışanların hak sahipliğini doğrudan etkileyen sözleşmelerin yalnızca “ticari sır” gerekçesi ileri sürülerek bütünüyle personelden gizlenmesinin aleniyet anlayışıyla bağdaşmadığını değerlendirdi.</p>

<h2><strong>Promosyonun Tamamının Personele Dağıtılması İlkesi Hatırlatıldı</strong></h2>

<p>KDK kararında banka promosyonlarına ilişkin geçmiş düzenlemelere de yer verildi.</p>

<p>2007/21 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nin ilgili hükümlerine atıfta bulunan Kurum, personelin maaşları üzerinden yapılan banka anlaşmalarının çalışanların mali haklarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.</p>

<p>Ayrıca 2010/17 sayılı Başbakanlık Genelgesi’ndeki banka tarafından sağlanan promosyon miktarının tamamının personele dağıtılması yönündeki ilke de hatırlatıldı.</p>

<p>KDK bu çerçevede promosyon sözleşmelerinin, çalışanların doğrudan ekonomik menfaatlerini ilgilendiren belgeler arasında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaştı.</p>

<h2><strong>BEDK Kararına Uyulmaması Eleştirildi</strong></h2>

<p>KDK kararının dikkat çeken bölümlerinden biri de Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun daha önce verdiği kararın uygulanmamasıyla ilgili oldu.</p>

<p>BEDK’nin 8 Ekim 2025 tarihli kararında sözleşmenin başvurana verilmesi gerektiği yönünde değerlendirme yapıldığı hatırlatıldı.</p>

<p>Buna rağmen belgenin tam metninin teslim edilmemesini inceleyen KDK, idarenin bu tutumunu hukukun üstünlüğü ve bağlayıcı idari kararların uygulanması ilkeleri açısından eleştirdi.</p>

<p>Kararda, BEDK’nin kesinleşmiş kararına rağmen sözleşmenin verilmemesi “hukukun üstünlüğü ilkesinin açık ihlali” olarak değerlendirildi.</p>

<h2><strong>Sözleşmenin Sadece Bir Maddesini Vermek Yeterli Görülmedi</strong></h2>

<p>Üniversitenin sözleşmenin tamamı yerine yalnızca sınırlı bir bölümünü başvurana göndermesi de KDK’nin değerlendirdiği konular arasında yer aldı.</p>

<p>Kurum, sözleşmenin sadece belirli bir maddesinin paylaşılmasının 4982 sayılı Kanun’daki bilgi ve belgeye erişim esasları bakımından yeterli olmadığı sonucuna vardı.</p>

<p>KDK’ye göre başvuranın talebi sözleşmenin tam metnine yönelik olduğu için, erişim hakkının da bu talep doğrultusunda değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<h2><strong>Gerçekten Ticari Sır Varsa Maskelenebilir</strong></h2>

<p>Karar, kamu kurumlarının elindeki belgelerde hiçbir bilginin gizlenemeyeceği anlamına da gelmiyor.</p>

<p>KDK, promosyon sözleşmesinde gerçekten ticari sır kapsamına girebilecek bilgiler bulunması ihtimalini ayrıca değerlendirdi.</p>

<p>Örneğin bankanın operasyonel sistemlerine, yazılımlarına veya siber güvenlik altyapısına ilişkin korunması gereken bilgiler bulunması halinde bu bölümlerin ayıklanabileceği veya maskelenebileceği belirtildi.</p>

<p>Ancak yalnızca belirli bölümlerde korunması gereken bilgiler bulunmasının, sözleşmenin tamamının erişime kapatılması için yeterli gerekçe oluşturmayacağı değerlendirildi.</p>

<p>Başka bir ifadeyle KDK’nin yaklaşımına göre çözüm, korunması gereken sınırlı bilgilerin gizlenmesi ve belgenin geri kalan kısmının erişime açılması.</p>

<h2><strong>KDK’den Üniversiteye Tavsiye</strong></h2>

<p>Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla sonuçlanan kararda başvurunun kabulüne karar verildi.</p>

<p>KDK, Marmara Üniversitesi Rektörlüğü ile Halkbank arasında imzalanan banka promosyon sözleşmesinin, varsa ticari sır niteliğindeki bölümleri maskelenip ayıklandıktan sonra imzalı tam metninin onaylı bir kopyasının başvurana ivedilikle verilmesi yönünde üniversiteye tavsiyede bulundu.</p>

<p>6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesi kapsamında idarenin, tavsiye kararı üzerine gerçekleştireceği işlem veya benimseyeceği tutum hakkında 30 gün içerisinde KDK’ye bildirimde bulunması gerekiyor.</p>

<h2><strong>Karar Diğer Kamu Çalışanlarını da Yakından İlgilendiriyor</strong></h2>

<p>Somut karar Marmara Üniversitesindeki bir öğretim üyesinin bireysel başvurusu üzerine verilmiş olsa da banka promosyon anlaşmalarının şeffaflığı konusunda kamu çalışanları açısından dikkat çekici değerlendirmeler içeriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle promosyon miktarı, ödeme şartları, yeni göreve başlayanların durumu, kurumdan ayrılan personelin hakları ve sözleşme süresi içerisindeki diğer hükümler çalışanların doğrudan mali menfaatlerini etkileyebiliyor.</p>

<p>KDK’nin kararında ortaya koyduğu yaklaşım, kamu kurumunun “ticari sır” ifadesini kullanmasının tek başına promosyon sözleşmesinin tamamını personelden gizlemek için yeterli görülmediğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Bununla birlikte kararın niteliğinin de doğru değerlendirilmesi gerekiyor. KDK tarafından verilen karar bir mahkeme hükmü değil, idareye yönelik tavsiye kararı niteliğinde. Somut olayda ayrıca BEDK’nin belgeye erişim yönünde daha önce verdiği karar da bulunuyor.</p>

<p>Sonuç olarak KDK, personelin mali haklarını doğrudan ilgilendiren banka promosyon sözleşmesinin tümünün genel bir “ticari sır” gerekçesiyle erişime kapatılması yerine, gerçekten korunması gereken bölümler varsa bunların maskelenmesi ve sözleşmenin kalan kısmının başvurana verilmesi gerektiği yönünde değerlendirme yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/kamu-kurumu-banka-promosyon-sozlesmesini-personelden-gizleyebilir-mi-kdkden-dikkat-ceken-karar</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/kdk-dskkat-ceken-karar.jpg" type="image/jpeg" length="41833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli Memura 'Uzlaştırma Bedeli' Tuzağı: 50 Bin Lira İstediler]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/emekli-memura-uzlastirma-bedeli-tuzagi-50-bin-lira-istediler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/emekli-memura-uzlastirma-bedeli-tuzagi-50-bin-lira-istediler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da yaşayan emekli memur Sema B., cep telefonuna gönderilen “ceza dosyası” içerikli mesajın ardından kendisini hukuk bürosuyla bağlantılı kişiler olarak tanıttığı belirtilen şüphelilerin hedefi oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kişisel bilgileri kullanarak güven sağlamaya çalıştıkları öne sürülen şüpheliler, “uzlaştırma bedeli” adı altında 50 bin lira talep etti. Ödeme yapılmaması halinde tutuklama kararı çıkarılacağını söyledikleri iddia edilen kişilerle ilgili olay, kişisel veriler kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık girişimlerini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h2><strong>Telefonuna “Ceza Dosyanız Var” Mesajı Geldi</strong></h2>

<p>Olay, emekli memur Sema B.’nin cep telefonuna gelen bir mesajla başladı.</p>

<p>Mesajda, hakkında bir ceza dosyasının işleme alındığı ve konuyla ilgili belirtilen hukuk bürosuyla iletişime geçmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Mesajın neden gönderildiğini anlamaya çalışan Sema B., kısa süre sonra telefonla da arandığını anlattı. Telefonda kendisine “Avukatla mı görüşüyorsunuz?” şeklinde sorular yöneltildiğini belirten emekli memur, ilk aşamada karşısındaki kişilerin gerçek bir hukuk bürosuyla bağlantılı olduğunu düşündüğünü söyledi.</p>

<h2><strong>Kişisel Bilgilerini Söyleyerek Güven Kazanmaya Çalıştılar</strong></h2>

<p>Sema B.’nin şüphelerinin azalmasına neden olan en önemli unsur ise kendisini arayan kişilerin sahip olduğu kişisel bilgiler oldu.</p>

<p>İddiaya göre şüpheliler, emekli memurun kimlik bilgilerinin yanı sıra anne ve babasının adı ile adresi gibi kişisel bilgilerini de biliyordu.</p>

<p>Bu bilgilerin telefonda söylenmesi üzerine aramanın gerçek olabileceğini düşündüğünü anlatan Sema B., yaşadıklarını aktarırken, “Hakkımda bildiklerinden ötürü karşımdakilerin gerçek bir hukuk bürosundan aradığını düşündüm” dedi.</p>

<p>Olay, dolandırıcılık girişimlerinde yalnızca telefon numarası veya isim gibi temel bilgilerin değil, daha ayrıntılı kişisel verilerin de güven oluşturmak amacıyla kullanılabileceği iddiasını gündeme getirdi.</p>

<h2><strong>“Hazine ve Maliye Bakanlığıyla İlgili” Dediler</strong></h2>

<p>Sema B., kendisini arayan kişilere hakkında bulunduğu ileri sürülen dosyanın içeriğini sorduğunu ancak ayrıntılı bilgi alamadığını belirtti.</p>

<p>Şüphelilerin konunun Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili olduğunu söylediklerini aktaran Sema B., daha sonra kendisinden “uzlaştırma bedeli” adı altında 50 bin lira talep edildiğini ifade etti.</p>

<p>İddiaya göre şüpheliler, istenilen paranın ödenmemesi durumunda hakkında tutuklama kararı çıkarılacağını söyleyerek emekli memuru baskı altına almaya çalıştı.</p>

<h2><strong>50 Bin Liralık “Uzlaştırma Bedeli” Talebi</strong></h2>

<p>Şüphelilerin kullandığı yöntemin en dikkat çekici noktalarından biri, para talebinin “uzlaştırma bedeli” olarak sunulması oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sema B., telefondaki kişilerin kendisinden 50 bin lira istediğini ve ödeme yapmaması durumunda tutuklanacağını söylediklerini aktardı.</p>

<p>Ani bir şekilde ceza dosyası ve tutuklama gibi ifadelerle karşı karşıya kalmasının kendisinde korku ve panik oluşturduğunu belirten emekli memur, kişisel bilgilerinin de karşı tarafın elinde bulunması nedeniyle ilk anda söylenenlere inanma eğiliminde olduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>Avukattan Kritik Uyarı: Kişisel Bilgilerinizi Bilmeleri Yeterli Değil</strong></h2>

<p>Konuyla ilgili SABAH’a değerlendirmelerde bulunan Avukat Gizem Gonce, dolandırıcılık girişimlerinde kişisel bilgilerin kullanılmasının vatandaşların güvenini kazanmak için başvurulan yöntemlerden biri olabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Bir kişinin ad, soyad, anne-baba adı veya adres gibi bilgileri bilmesinin, o kişinin gerçekten avukat veya resmi bir kurumun temsilcisi olduğunu kanıtlamadığını belirten Gonce, vatandaşların bu tür aramalarda dikkatli davranması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Gonce, “Dolandırıcıların kişisel bilgilerinizi biliyor olması, karşınızdaki kişinin gerçekten avukat, hukuk bürosu veya resmi bir kurum olduğu anlamına gelmez” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>“Tutuklanırsınız” Sözüyle Panik Oluşturuyorlar</strong></h2>

<p>Avukat Gonce’ye göre bu yöntemde en önemli aşamalardan biri mağdurun sakin düşünmesinin önüne geçmek.</p>

<p>“Hakkınızda ceza dosyası var” şeklindeki mesajlarla kişide korku oluşturulduğunu belirten Gonce, ardından para talep edilerek sürecin hızlandırılmaya çalışıldığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle “Ödeme yapmazsanız tutuklanırsınız” gibi ifadelerin vatandaşın paniğe kapılarak hızlı karar vermesine neden olabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Gonce, uzlaştırma sürecinin bir hukuk bürosunun vatandaşı telefonla arayıp karşısına belirli bir para miktarı koyarak ödeme istemesi şeklinde işleyen bir sistem olmadığını da vurguladı.</p>

<h2><strong>“Telefonu Kapatın, Para Göndermeyin”</strong></h2>

<p>Vatandaşlara bu tür aramalar karşısında dikkatli olmaları çağrısında bulunan Avukat Gizem Gonce, kendisini avukat veya hukuk bürosu çalışanı olarak tanıtan kişilerin söylediklerinin bağımsız ve resmi kanallardan doğrulanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Gonce, özellikle ceza dosyası ve tutuklama tehdidiyle acil para isteyen kişilere ödeme yapılmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Size adınızı, soyadınızı, anne-baba adınızı hatta adresinizi söylemeleri, karşınızdaki kişinin gerçekten hukuk bürosu olduğu anlamına gelmez” diyen Gonce, böyle bir durumda telefon görüşmesinin sonlandırılması ve herhangi bir para transferi yapılmaması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Dosya Bilgileri Resmi Kanallardan Kontrol Edilmeli</strong></h2>

<p>Uzman uyarısına göre vatandaşların, kendilerine verilen telefon numarası veya bağlantılar üzerinden işlem yapmak yerine haklarında gerçekten bir hukuki süreç bulunup bulunmadığını resmi kanallardan kontrol etmesi önem taşıyor.</p>

<p>Telefonla arayan kişinin verdiği numarayı tekrar aramak veya gönderilen şüpheli bağlantılara tıklamak yerine, ilgili kamu kurumlarının resmi sistemleri üzerinden doğrulama yapılması gerekiyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, dolandırıcılık girişiminde bulunan kişilerin oluşturduğu kapalı iletişim zincirinden çıkılması açısından önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Mesajları ve Telefon Numaralarını Silmeyin</strong></h2>

<p>Gonce, olası bir dolandırıcılık girişimiyle karşılaşılması durumunda eldeki kayıtların da korunmasını önerdi.</p>

<p>Gönderilen SMS’lerin, aramanın yapıldığı telefon numaralarının, varsa WhatsApp yazışmalarının ve para talebine ilişkin mesajların muhafaza edilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bu kayıtlar, olayla ilgili resmi makamlara yapılabilecek başvurularda önem taşıyabilecek bilgiler arasında bulunuyor.</p>

<h2><strong>“Ceza Dosyası Var” Mesajlarına Karşı Dikkat</strong></h2>

<p>Emekli memur Sema B.’nin yaşadığını aktardığı olay, kişisel bilgilerin kullanıldığı dolandırıcılık girişimlerinde yöntemlerin ne kadar inandırıcı hale getirilebildiğini gösteren dikkat çekici örneklerden biri oldu.</p>

<p>Uzmanların uyarısına göre, arayan kişinin vatandaş hakkında ayrıntılı kişisel bilgilere sahip olması tek başına aramanın resmi olduğunu göstermiyor. Özellikle “ceza dosyanız var”, “hemen ödeme yapın” veya “ödeme yapmazsanız tutuklanırsınız” gibi ifadelerin birlikte kullanıldığı para taleplerine karşı temkinli davranılması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/emekli-memura-uzlastirma-bedeli-tuzagi-50-bin-lira-istediler</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/emekli-memura-tuzak.jpg" type="image/jpeg" length="59173"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irgatoğlu’ndan 'Güç ve Makam' Mesajı: Kürk Çıktığında Geriye Kim Kalıyor?]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/irgatoglundan-guc-ve-makam-mesaji-kurk-ciktiginda-geriye-kim-kaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/irgatoglundan-guc-ve-makam-mesaji-kurk-ciktiginda-geriye-kim-kaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu, “Pazartesi Konuşmaları” başlıklı yazı dizisinin 25’inci bölümünde güç, makam, yetki ve sendikal sorumluluk ilişkisini ele aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nasrettin Hoca’nın “Ye kürküm ye” fıkrasından hareket eden Irgatoğlu, makam ve yetkinin zamanla kişinin kimliğinin önüne geçebileceğine dikkat çekerek, sendikal gücün bir tehdit veya üstünlük aracı değil, çalışanların haklarını korumak için kullanılması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İçerdeki Kürk” Başlığıyla Güç ve Yetkiyi Ele Aldı</strong></h2>

<p>Mustafa Irgatoğlu, “Pazartesi Konuşmaları – 25” kapsamında kaleme aldığı “İçerdeki Kürk” başlıklı yazısında, insanların sahip oldukları güç alanlarıyla kurdukları ilişkiyi değerlendirdi.</p>

<p>Yazısına Nasrettin Hoca’nın günlük kıyafetleriyle gittiği davette ilgi görmemesi, kürkünü giyerek geri döndüğünde ise kendisine gösterilen ilginin değişmesini anlatan bilinen fıkrayla başlayan Irgatoğlu, hikâyenin yalnızca insanların dış görünüşe verdiği değeri anlatmadığını ifade etti.</p>

<p>Irgatoğlu’na göre fıkranın üzerinde düşünülmesi gereken bir başka yönü daha bulunuyor. İnsan zaman içerisinde sahip olduğu makamı, unvanı, çevreyi veya yetkiyi kişiliğinin bir parçası olarak görmeye başlayabiliyor.</p>

<h2><strong>“Zırhı Kendimiz Zannetmeye Başlayabiliriz”</strong></h2>

<p>Makam, unvan, yetki ve kişinin arkasındaki toplumsal veya kurumsal desteği bir çeşit “zırh” olarak tanımlayan Irgatoğlu, asıl sorunun bu zırhın varlığından değil, kişinin kendisini zırhla özdeşleştirmesinden kaynaklandığını savundu.</p>

<p>Zırhın insanı koruyan bir araç olabileceğini belirten Irgatoğlu, kişinin zamanla bu gücü kendi kimliği olarak görmeye başlamasının davranışlarını da değiştirebileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu durumun kişinin insanlarla kurduğu ilişkiye yansıyabileceğini kaydeden Irgatoğlu, güç hissinin zaman içerisinde kişide daha cesur, daha güçlü ve hatta dokunulmaz olduğu düşüncesini oluşturabileceğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Trafikten Örnek Verdi</strong></h2>

<p>Irgatoğlu, güç ve güvenli alan arasındaki ilişkiyi günlük hayattan bir örnekle de anlattı.</p>

<p>Bazı insanların araç içerisindeyken daha öfkeli veya saldırgan davranabilmesini, otomobilin oluşturduğu korunaklı alanla ilişkilendiren Irgatoğlu, kişinin karşısındaki insanla arasına fiziksel bir mesafe girdiğinde normal şartlarda göstermeyeceği davranışları sergileyebileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu örnek üzerinden kurumsal veya sosyal gücün de insanlar üzerinde benzer bir etki oluşturabileceğine işaret etti.</p>

<h2><strong>Sendikal Gücün Kullanımına Eleştiri</strong></h2>

<p>Yazının önemli bölümlerinden birini sendikacılık ve güç ilişkisine ayıran Irgatoğlu, sendikanın çalışan açısından koruyucu bir alan oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Sendikaların haksızlığa uğrayan çalışanların yanında durmak, haklarını savunmak, hukukunu korumak ve üyelerine sosyal, akademik ve mesleki imkânlar sunmak amacıyla var olduğunu ifade eden Irgatoğlu, bu gücün yanlış kullanılması durumunda ise sendikacılığın amacından uzaklaşabileceğini savundu.</p>

<p>Sendikal kimliğin kişisel bir güç aracına dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan Irgatoğlu, sendikanın karşıdaki kişilere yönelik bir “silah” gibi kullanılmasının önemli bir hata olduğunu belirtti.</p>

<h2><strong>“Kararlı Olmakla Kaba Olmak Aynı Şey Değildir”</strong></h2>

<p>Irgatoğlu, sendikacıların haksızlık karşısında sessiz kalmaması gerektiğini ancak hak arama yöntemi ile saldırgan tutum arasında net bir ayrım bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Sendikacının gerektiğinde yanlışa “yanlış” demesi gerektiğini belirten Irgatoğlu, kararlılığın kabalıkla, güçlü olmanın tehditkâr davranmakla ve hak aramanın üstünlük kurmaya çalışmakla karıştırılmaması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Örgütlü olmanın beraberinde güç getirdiğine işaret eden Irgatoğlu, asıl önemli olanın bu gücün doğru şekilde kullanılması olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>İdare ve Kamu Otoritesine de Aynı Uyarı</strong></h2>

<p>Irgatoğlu, güç kullanımına ilişkin eleştirisinin yalnızca sendikal yapılarla sınırlı olmadığını da belirtti.</p>

<p>İdarelerin, işverenlerin ve kamu otoritesinin de sahip oldukları yetkiyi zaman zaman kurumsal bir zırha dönüştürebileceğini ifade eden Irgatoğlu, tarafların birbirlerinin yanlış yöntemlerini benimsemesinin sorunları büyütebileceğini dile getirdi.</p>

<p>Bir tarafın kendi yetkisini sorgulanamaz görmesi, diğer tarafın ise buna aynı sertlikte bir güç gösterisiyle karşılık vermesi durumunda sağlıklı iletişimin zarar görebileceğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Makam Gidiyor, Güç Alışkanlığı Kalabiliyor</strong></h2>

<p>Yazısında makam ve unvanların geçiciliğine de değinen Irgatoğlu, insanların sahip oldukları güç alanını kaybettikten sonra başka bir güç alanı arayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Irgatoğlu’nun kullandığı “kürk” benzetmesinde dikkat çektiği bir başka nokta ise makam veya yetki ortadan kalkmasına rağmen kişinin davranışlarının değişmemesi oldu.</p>

<p>Kişinin artık eski güce sahip olmadığı halde hâlâ aynı yetkiye sahipmiş gibi konuşmaya ve davranmaya devam edebileceğini belirten Irgatoğlu, insanın gerçek kimliğinin de tam olarak bu noktada ortaya çıktığını savundu.</p>

<h2><strong>“İnsanın Gerçek Kimliği Kürk Çıktığında Ortaya Çıkar”</strong></h2>

<p>Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı, kişinin yalnızca yetki sahibiyken nasıl davrandığının değil, o yetki sona erdiğinde nasıl bir tutum sergilediğinin de önemli olduğunu belirtti.</p>

<p>Bir teşkilatın sorumluluğunu taşırken gösterilen davranışlarla, kişinin arkasındaki kurumsal güç ortadan kalktıktan sonraki davranışlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Irgatoğlu’na göre temel mesele sürekli yeni bir “zırh” veya yeni bir güç alanı bulmak değil, sahip olunan gücün belirlenen amaçlara hizmet eden bir araç olarak kalmasını sağlayabilmek.</p>

<h2><strong>Kurumların Oluşturduğu Baskıya da Dikkat Çekti</strong></h2>

<p>Irgatoğlu, insanların değişmesinin yalnızca kişisel özelliklerle açıklanamayacağını, içerisinde bulundukları kurumsal yapıların da davranışlar üzerinde etkili olabileceğini belirtti.</p>

<p>Temsil sorumluluğu, rekabet, artan beklentiler, çözüm bekleyen sorunlar ve bunların oluşturduğu baskının yöneticileri veya temsilcileri daha fazla güç toplamaya yöneltebileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu şartlarda kişinin yalnızca kendi makamını değil, temsil ettiği kurumu koruduğunu düşünerek daha kalın bir “zırh” oluşturabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Çözüm Olarak Denetim ve İç Disiplini Gösterdi</strong></h2>

<p>“Peki, kürkün insanı değiştirmesini nasıl engelleriz?” sorusunu gündeme getiren Irgatoğlu, çözümün yalnızca kişisel iyi niyete bırakılamayacağını savundu.</p>

<p>Gücün bulunduğu yapılarda denetim, iç disiplin ve farklı görüşlere açık olmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Denetimin gücü zayıflatan değil, yetki sahibine taşıdığı sorumluluğu hatırlatan bir mekanizma olduğunu belirten Irgatoğlu, sınırları belirlenmiş ve denetlenebilir gücün yozlaşmaya karşı daha korunaklı olacağını ifade etti.</p>

<h2><strong>“Herkes Aynı Şeyi Söylüyorsa Birlikten Çok Sessizlik Vardır”</strong></h2>

<p>Yazının dikkat çeken mesajlarından biri de kurum içerisindeki farklı görüşlere ilişkin oldu.</p>

<p>Irgatoğlu, bir kurumda herkesin aynı şeyi söylemesinin her zaman güçlü bir birlik anlamına gelmeyeceğini belirterek, farklı düşüncelerin ortak amaç çerçevesinde ifade edilebilmesinin önemini vurguladı.</p>

<p>Gerçek birlik anlayışının herkesin aynı düşündüğü bir yapıdan ziyade, farklı görüşlerin konuşulabildiği bir ortamda ortaya çıkacağını savundu.</p>

<p>Genel kurul, denetleme kurulları ve disiplin kurullarının da kurumsal gücün sınırlarının korunmasında önemli sorumluluk taşıdığına işaret etti.</p>

<h2><strong>Irgatoğlu: Değer, Makamdan Değil Geriye Kalan Kişiden Anlaşılır</strong></h2>

<p>Mustafa Irgatoğlu, yazısının sonunda makam, yetki ve unvanların insanın asıl kimliğinin önüne geçmemesi gerektiği mesajını verdi.</p>

<p>İnsanı koruması gereken en değerli “zırhın”, kişiyi sorumluluğunu ve kendisine verilen emaneti unutmaktan koruyan değerler olduğunu ifade eden Irgatoğlu, insanın değerinin sahip olduğu makam veya güçten ziyade, bunlar ortadan kalktığında geriye kalan kişilikle anlaşılacağını belirtti.</p>

<p>Irgatoğlu, yazısını güç sahibi olunan dönemle güçten uzaklaşılan dönem arasında kişiliğin korunmasının önemine dikkat çekerek tamamladı. Yazının temel mesajı ise sendikalardan kamu idarelerine kadar yetki sahibi bütün yapılarda gücün bir amaç değil, sorumluluk çerçevesinde kullanılması gereken bir araç olması gerektiği üzerine kuruldu.</p>

<h1>Pazartesi Konuşmaları – 25</h1>

<h2><strong>İçerdeki Kürk</strong></h2>

<p>Bazen fıkralarla konuşmak güzeldir. Zira fıkralar kısa, basit ve anlaşılır metinlerdir. Bu bakımdan birçoğumuzun bildiği bir fıkrayla başlayalım.</p>

<p>Nasrettin Hoca bir gün davet edildiği yemeğe günlük kıyafetleriyle gider. Etrafında allı pullu kıyafetleriyle gelenlere ilgi gösterilirken, Hoca’ya ilgi yoktur. Hoca güzel bir kürk giyip gelince, insanların kendisine gösterdiği ilgi birden değişir. Sofraya oturur ve yemeği kürkünün cebine doldurmaya başlar.<br />
“Hocam, ne yapıyorsun?” diye sorarlar.<br />
Hoca cevap verir: “Ye kürküm, ye…”</p>

<p>Hoca, kişinin kendisine değil, üzerindeki kürke değer verilmesini eleştiriyor. Fakat kanaatimce bu fıkranın düşündürücü başka bir tarafı daha vardır: İnsan zamanla üzerindeki kürkü o kadar benimser ki, artık kürk kendisini tanımlayan bir güce dönüşür. Bu güç kimi zaman makamdır, kimi zaman unvan, çevre, yetki veya arkasındaki kalabalık… Böyle bir yaklaşım söz konusu olduğunda kişi aslında kendisine, kendisini koruması için bir zırh seçmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zırh kötü bir şey değildir elbette. Fakat burada karşılaştığımız sorun, bazı zamanlarda zırhı kendimiz zannetmeye başlamamızdadır. Bir defa böyle düşünmeye başladık mı, artık zırh bizi korumakla kalmaz, bir süre sonra yürüyüşümüzü değiştirir. İnsanlarla ilişkimiz farklılaşır. Kendimizi daha güçlü, daha cesur, hatta daha dokunulmaz hissetmeye başlarız. Tehlike de buradadır. Çünkü insan, artık sadece zırh giymiş değildir. Kendisinden de uzaklaşmaya başlamıştır.</p>

<p>Bunun sıradan bir örneği de trafikte karşımıza çıkar. Arabanın içerisinde bazı insanların neden bu kadar sinirli ve saldırgan olduğunu düşünürüz. Elbette bunun trafik, stres ve zaman baskısı gibi birçok sebebi vardır. Ama sanki insan, arabanın içerisinde kendisini daha korunaklı hissettiği için bir başka cesurdur. Ne de olsa etrafında bir kabin, karşısındaki insanla arasında da bir mesafe vardır. Ve insan bu güvenli alandan aldığı cesaretle camı açıp bağırır, korna çalar ve belki de tartışmaya girmekten bile çekinmez.</p>

<p>Sendikacılıkta da benzer sorunlar vardır. Çalışan için aynı korunaklı alan sendikal zemindir. Sendika haksızlığa uğrayanın yanında durmak, hakkını aramak, hukukunu korumak, sosyal, akademik ve mesleki imkânlar sunmak için vardır. Ama aynı zamanda bir insanın üzerinde taşıdığı kişisel bir zırha da dönüşebilir. Sendikayı karşımızdakilere karşı bir silah gibi kullanmak, çoğumuzun sıklıkla kaçınamadığı bir yanlıştır. İşte böyle zamanlarda hak aramanın yerini ahkâm kesmek, meydan okumak, karşısındakini küçümsemek alabilir. Ve bu durumda da sendikacılık, kendi anlamından uzaklaşır.</p>

<p>Sendikacı elbette haksızlığın karşısında duracaktır. Yanlışa yanlış diyecektir. Ama bu saldırgan olmak demek değildir. Kararlı olmakla kaba olmak aynı şey değildir. Güçlü olmakla tehditkâr olmak aynı şey değildir. Hakkını aramakla racon kesmek aynı şey değildir. Örgütlü olmak güçlü olmaktır fakat güçlü olmak da gücünü doğru kullanmaktır.</p>

<p>Öte yandan gücün zırh olarak kullanılması yalnızca tek taraflı bir mesele değildir. İdare de, işveren de, kamu otoritesi de aynı şekilde kendi gücünü korumak için kurumsal bir zırha bürünebilir. Hâl böyle olunca muhataplar da bazen aynı hatayı tekrarlar ve yetki yanılsaması yaşarlar. Biri yetkisini sorgulanamaz görürken diğeri buna karşı çıkmak yerine aynı dili ve aynı refleksi benimser.</p>

<p>Bütün bunların arasında hayat bize şunu gösterir: gücün tadına vardığımızda bazen gücü istismar ederiz. Üstelik birçoğumuz üzerindeki kürkü kaybettiğinde hemen yeni bir kürk aramaya bile başlar. Yeni bir makam, yeni bir güç alanı… Yeter ki o güç duygusu yeniden gelsin.</p>

<p>Ama daha ilginç olanı vardır: İnsan bazen üzerindeki kürkün çıkarıldığını dahi unutabilir; hâlâ kürkü üzerindeymiş gibi yürümeye devam edebilir. Konuşur, yazar, suçlar… Kırk gün geçer anlamaz, kırk ay geçer yine anlamaz ve belki de kırk yıl geçse de anlamayacaktır bu gerçeği. Kürk üzerinden çıkmıştır ama o, kürkün içinden çıkmayı unutmuştur.</p>

<p>İşte insanın gerçek kimliği tam burada ortaya çıkar. Kürk giyildiğinde de, çıkarıldığında da kim olduğumuz önemlidir. Zırhı neden giydiğimiz, zırh çıkarıldığında nasıl konuştuğumuz; bir teşkilatın emanetini korurken ne yaptığımız ve arkamızdaki güç çekildiğinde insanlara nasıl davrandığımız bizi anlatır. Bu yüzden mesele, hayat boyunca yeni bir zırh bulmak değildir. Mesele, zırhın bir araç olarak maksada hizmet ettiğinden emin olmak ve zırhı üzerimizden çıkardığımızda da kim olduğumuzu unutmamaktır.</p>

<p>Asıl mesele sadece insanın kendisiyle ilgili de değildir. İnsanı değiştiren şey bazen de içinde bulunduğu yapının kendisidir. Belki de bu ince detayı fark etmemiz gerekiyor. Omuzlarda bir yük varsa, beraberinde rekabet de vardır. Temsil etme sorumluluğu vardır. Sürekli artan beklenti vardır. Çözülmesi gereken sorunlar ve bunların oluşturduğu baskılar vardır. Bazen bu yük, insanı daha fazla güç toplamaya; daha fazla görünür olmaya; daha fazla alan kontrol etmeye; kendisini ve temsil ettiği yapıyı sürekli koruma ihtiyacı hissetmeye itebilir. İşte “kürk” tam da böyle bir ortamda kalınlaşır. İnsan sadece makamını değil, temsil ettiği kurumu da koruduğunu düşünerek yeni bir zırh oluşturur.</p>

<p><strong>Peki, kürkün insanı değiştirmesini nasıl engelleriz?</strong></p>

<p>Bunu niyetle birlikte, kurumun kendisiyle sınırlayabiliriz. Bir yerde güç varsa, o gücün denetlenmesi, disipline edilmesi ve farklı görüşlere açık olması gerekir. Denetim gücü zayıflatmaz; tam tersine, taşıdığı emaneti ve sorumluluğu hatırlatır. Çünkü denetlenen güç, sınırlarını bilir; sınırlarını bilirse de yozlaşmaktan korunur. İç disiplin de kişileri ve ortak değerleri koruyan mekanizmanın önemli bir parçasıdır. Öte yandan bir kurumda herkes aynı şeyi söylüyorsa, orada birlikten çok sessizlik vardır. Oysa gerçek birlik, herkesin aynı düşündüğü yerde değil; farklı düşüncelerin aynı ortak amaç etrafında konuşabildiği yerde oluşur. Genel kurulun, denetleme ve disiplin kurullarının bir görevi de bu sınırı işletmektir.</p>

<p><strong>Bu haftanın konuşması bize şunu hatırlatıyor:</strong><br />
İnsanın üzerinde taşıdığı en kıymetli zırh, insanı kendini kaybetmekten, kirlenmekten, sorumluluğu ve emaneti unutmaktan koruyan zırhtır. Ve insanın değeri, üzerindeki kürkten değil; kürk çıktığında geriye kalan kişiden anlaşılır.</p>

<p>Asıl mesele, kürk üzerimizdeyken de, kürkü çıkardığımızda da her yeni güne kendimiz olarak doğabilmektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/irgatoglundan-guc-ve-makam-mesaji-kurk-ciktiginda-geriye-kim-kaliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/irgatoglu-yazisi.jpg" type="image/jpeg" length="57268"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KDK’den Memurların İzin Hakkına İlişkin Dikkat Çeken Karar: Kadro Değişince Kazanılmış İzin Silinmedi]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/kdkden-memurlarin-izin-hakkina-iliskin-dikkat-ceken-karar-kadro-degisince-kazanilmis-izin-silinmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/kdkden-memurlarin-izin-hakkina-iliskin-dikkat-ceken-karar-kadro-degisince-kazanilmis-izin-silinmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), kadro değişikliğinin ardından önceki görevinde kazandığı fazla çalışma iznini kullanamayan bir memurun başvurusu üzerine devreye girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hizmetli kadrosunda görev yaptığı dönemde 7 günlük fazla çalışma izni kazanan ancak şoför kadrosuna atandıktan sonra bu izni kullanamayan memurun mağduriyeti, KDK ile ilgili bakanlık arasında gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda giderildi.</p>

<h2><strong>Hizmetli Kadrosundan Şoför Kadrosuna Atandı</strong></h2>

<p>KDK’ye yapılan başvurunun merkezinde, görevde yükselme sınavı sonucunda kadrosu değişen bir kamu görevlisinin kullanamadığı fazla çalışma izinleri yer aldı.</p>

<p>Başvuruda bulunan memur, hizmetli kadrosunda görev yaptığı dönemde yaptığı fazla çalışmalar karşılığında toplam 7 günlük izin hakkı kazandığını belirtti.</p>

<p>Söz konusu izinlerin daha önce kayıt altına alındığını ifade eden kamu görevlisi, daha sonra görevde yükselme sınavını kazanarak şoför kadrosuna atandı.</p>

<p>Memur, başvuru yaptığı tarihten yaklaşık 6 ay önce yeni görevine başladığını ancak eski kadrosunda çalışırken kazandığı 7 günlük fazla çalışma izninin kendisine kullandırılmadığını KDK’ye bildirdi.</p>

<h2><strong>Kazandığı 7 Günlük İzin Kayıtlarda Bulunuyordu</strong></h2>

<p>Başvuruya göre memurun fazla çalışma karşılığında elde ettiği izin hakkı, kadro değişikliğinden önce kayıt altına alınmıştı.</p>

<p>Ancak kamu görevlisinin hizmetli kadrosundan ayrılarak şoför kadrosuna geçmesinin ardından söz konusu iznin kullanılması konusunda sorun yaşandı.</p>

<p>Memur ise fazla çalışmanın eski görevinde gerçekleştirilmiş olmasının kazanılan izin hakkını ortadan kaldırmaması gerektiğini savunarak KDK’ye başvurdu.</p>

<h2><strong>Anayasa ve 657 Sayılı Kanun’u Gerekçe Gösterdi</strong></h2>

<p>Kamu görevlisi başvurusunda, izin hakkının kullandırılmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Memur, Anayasa’da yer alan angarya yasağının yanı sıra 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili hükümlerine ve bağlı bulunduğu bakanlığın izin yönergesine dikkat çekti.</p>

<p>Daha önce yaptığı fazla çalışmaların karşılığı olarak elde ettiği ve kayıt altına alınan 7 günlük izin hakkının kendisine kullandırılmasını talep etti.</p>

<h2><strong>KDK Başvuruyu İncelemeye Aldı</strong></h2>

<p>Memurun başvurusunun ardından Kamu Denetçiliği Kurumu konuyu incelemeye aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KDK, kamu idarelerinin işlem, eylem, tutum ve davranışlarını hukuka ve hakkaniyete uygunluk açısından değerlendirme görevi kapsamında dosya üzerinde çalışma yürüttü.</p>

<p>Başvurudaki iddialar ve memurun talebi değerlendirilirken ilgili idareyle de temas kuruldu.</p>

<h2><strong>Bakanlık Yetkilileriyle Görüşmeler Yapıldı</strong></h2>

<p>KDK, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması amacıyla ilgili bakanlığın yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p>Kurumun dostane çözüm mekanizması kapsamında yürüttüğü temaslarda, kamu görevlisinin önceki kadrosunda çalışırken elde ettiği ve kayıt altına alınan fazla çalışma izinlerinin durumu ele alındı.</p>

<p>Görüşmeler sonucunda memurun talebi konusunda çözüm sağlandı.</p>

<h2><strong>7 Günlük İzin Hakkı Geri Verildi</strong></h2>

<p>KDK’nin girişimlerinin ardından kamu görevlisinin yaşadığı mağduriyet giderildi.</p>

<p>Hizmetli kadrosunda çalıştığı dönemde fazla çalışma karşılığında kazandığı 7 günlük izin hakkı yeniden tanındı ve memurun söz konusu izinden yararlanmasının önü açıldı.</p>

<p>Böylece uyuşmazlık, KDK ile ilgili bakanlık arasında yürütülen görüşmeler sonucunda yargıya taşınmadan çözüme kavuşturulmuş oldu.</p>

<h2><strong>Kadro Değiştiren Memurlar Açısından Dikkat Çeken Örnek</strong></h2>

<p>Başvurunun sonucu, görevde yükselme veya başka nedenlerle kadrosu değişen kamu çalışanlarının daha önce elde ettiği fazla çalışma izinleri açısından dikkat çekici bir örnek oluşturdu.</p>

<p>Somut olayda memurun hizmetli kadrosundan şoför kadrosuna geçmesi, önceki görevinde yaptığı fazla çalışma nedeniyle kayıt altına alınmış 7 günlük izninin kaybıyla sonuçlanmadı. KDK’nin girişiminin ardından izin hakkı yeniden kullandırıldı.</p>

<p>Bununla birlikte KDK’deki dostane çözüm sonucunun, her kadro değişikliğinde bütün izin türlerinin hiçbir koşul aranmaksızın otomatik olarak korunacağı şeklinde genellenmemesi gerekiyor. Benzer durumlarda iznin türü, hangi mevzuata dayanarak kazanıldığı, kayıt altına alınıp alınmadığı ve somut olayın şartları önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Memurun Mağduriyeti Dostane Çözümle Giderildi</strong></h2>

<p>Kamu Denetçiliği Kurumu’nun müdahalesiyle sonuçlanan olayda, memurun önceki görevinden kaynaklanan 7 günlük fazla çalışma izni yeniden tanındı.</p>

<p>Karara konu süreç, kamu çalışanlarının görev veya kadro değişiklikleri sonrasında daha önce kayıt altına alınmış mali ve sosyal haklarının durumunun dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme getirdi.</p>

<p>KDK’nin ilgili bakanlıkla yaptığı görüşmeler sonucunda uyuşmazlığın çözülmesiyle birlikte memur, hizmetli kadrosunda görev yaptığı dönemde kazandığı 7 günlük fazla çalışma iznini kullanma hakkına yeniden kavuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/kdkden-memurlarin-izin-hakkina-iliskin-dikkat-ceken-karar-kadro-degisince-kazanilmis-izin-silinmedi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/kdk-karari.jpg" type="image/jpeg" length="87270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memur Maaşlarının 24 Yıllık Dolar Karnesi: 261 Dolardan 1.439 Dolara]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/memur-maaslarinin-24-yillik-dolar-karnesi-261-dolardan-1439-dolara</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/memur-maaslarinin-24-yillik-dolar-karnesi-261-dolardan-1439-dolara" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur maaşlarının yıllar içerisindeki değişimi dolar karşılığı üzerinden yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Paylaşılan hesaplamaya göre 2002 yılında 392 TL olan ve yaklaşık 261 dolara karşılık gelen memur maaşı, 2026 yılında 70 bin 224 TL ile yaklaşık 1.439 dolar seviyesine ulaştı. Veriler, 24 yıllık dönemde TL cinsinden maaşların yanı sıra dolar karşılığında da dikkat çekici değişimler yaşandığını gösteriyor.</p>

<h2><strong>2002’de Memur Maaşı 392 TL Seviyesindeydi</strong></h2>

<p>Paylaşılan verilere göre 2002 yılında 392 TL olarak gösterilen memur maaşının dolar karşılığı yaklaşık 261 dolardı.</p>

<p>2003 yılında maaş 422 TL’ye, dolar karşılığı ise 281 dolara yükseldi. 2004 yılında 544 TL’lik maaş yaklaşık 383 dolara, 2005 yılında ise 611 TL’lik maaş 456 dolara karşılık geldi.</p>

<p>2006’da 765 TL olan maaşın dolar karşılığı 535 dolar olarak hesaplanırken, 2007’de 840 TL’lik maaş 646 dolara ulaştı.</p>

<h2><strong>2008’de 705 Dolara Çıktı</strong></h2>

<p>2008 yılına gelindiğinde listede yer alan memur maaşı 910 TL, bunun dolar karşılığı ise 705 dolar olarak gösterildi.</p>

<p>2009 yılında maaş TL bazında 980 TL’ye yükselmesine rağmen dolar karşılığı 636 dolara geriledi. 2010 yılında ise 1.044 TL’lik maaş yaklaşık 696 dolar seviyesinde hesaplandı.</p>

<p>Bu tablo, TL cinsinden maaş artışının dolar karşılığında her yıl aynı yönde bir değişim oluşturmadığını da ortaya koyuyor. Döviz kurundaki hareketler, maaşın dolar karşılığını doğrudan etkiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>2012’de 976 Dolara Ulaştı</strong></h2>

<p>Listede 2011 yılı için memur maaşı 1.350 TL ve dolar karşılığı 808 dolar olarak yer aldı.</p>

<p>2012’de ise 1.758 TL olarak belirtilen maaşın karşılığı 976 dolara yükseldi. 2013 yılında maaş 1.850 TL’ye çıkarken dolar karşılığı 973 dolar seviyesinde kaldı.</p>

<p>2014 yılında 1.950 TL’lik maaş 894 dolar, 2015 yılında 2.114 TL’lik maaş ise 777 dolar olarak hesaplandı.</p>

<h2><strong>2016 Sonrasında Dolar Karşılığında Gerileme Görüldü</strong></h2>

<p>Paylaşılan verilere göre 2016 yılında memur maaşı 2.350 TL seviyesindeyken dolar karşılığı 778 dolardı.</p>

<p>2017 yılında 2.550 TL’lik maaşın karşılığı 698 dolara, 2018 yılında 2.800 TL’lik maaşın karşılığı ise 583 dolara geriledi.</p>

<p>2019’da 3.100 TL olarak gösterilen maaş 546 dolar, 2020’de 3.719 TL olan maaş ise 531 dolar seviyesinde hesaplandı.</p>

<p>2021 yılına gelindiğinde listede 4.500 TL olarak verilen maaşın dolar karşılığı 511 dolar oldu.</p>

<h2><strong>2022’de 516 Dolar Olarak Hesaplandı</strong></h2>

<p>2022 yılında maaş tutarı 8 bin 529 TL’ye yükselirken dolar karşılığı 516 dolar olarak gösterildi.</p>

<p>Listede 2023 yılıyla birlikte dolar karşılığında belirgin bir yükseliş dikkat çekiyor. 22 bin 17 TL olarak verilen maaş, kullanılan kura göre yaklaşık 925 dolara karşılık geliyor.</p>

<p>2024 yılında ise 32 bin 680 TL’lik maaşın dolar karşılığı 1.005 dolar olarak hesaplandı.</p>

<h2><strong>2025 ve 2026’da Dolar Karşılığı Yükseldi</strong></h2>

<p>Verilere göre 2025 yılında memur maaşı 50 bin 503 TL’ye, dolar karşılığı ise 1.329 dolara ulaştı.</p>

<p>2026 yılında listede yer alan maaş 70 bin 224 TL olarak gösterilirken, bunun dolar karşılığı yaklaşık 1.439 dolar olarak hesaplandı.</p>

<p>Böylece paylaşılan hesaplamaya göre 2002 yılında 261 dolar seviyesinde bulunan maaş karşılığı, 2026’da 1.439 dolara yükselmiş oldu.</p>

<h2><strong>Yıllara Göre Memur Maaşı ve Dolar Karşılığı</strong></h2>

<p>Paylaşılan listenin tamamında rakamlar şöyle sıralanıyor:</p>

<p>2002: 392 TL → 261 dolar<br />
2003: 422 TL → 281 dolar<br />
2004: 544 TL → 383 dolar<br />
2005: 611 TL → 456 dolar<br />
2006: 765 TL → 535 dolar<br />
2007: 840 TL → 646 dolar<br />
2008: 910 TL → 705 dolar<br />
2009: 980 TL → 636 dolar<br />
2010: 1.044 TL → 696 dolar<br />
2011: 1.350 TL → 808 dolar<br />
2012: 1.758 TL → 976 dolar<br />
2013: 1.850 TL → 973 dolar<br />
2014: 1.950 TL → 894 dolar<br />
2015: 2.114 TL → 777 dolar<br />
2016: 2.350 TL → 778 dolar<br />
2017: 2.550 TL → 698 dolar<br />
2018: 2.800 TL → 583 dolar<br />
2019: 3.100 TL → 546 dolar<br />
2020: 3.719 TL → 531 dolar<br />
2021: 4.500 TL → 511 dolar<br />
2022: 8.529 TL → 516 dolar<br />
2023: 22.017 TL → 925 dolar<br />
2024: 32.680 TL → 1.005 dolar<br />
2025: 50.503 TL → 1.329 dolar<br />
2026: 70.224 TL → 1.439 dolar</p>

<h2><strong>Dolar Karşılığı Tek Başına Alım Gücünü Göstermiyor</strong></h2>

<p>Listedeki rakamlar maaşların döviz karşısındaki değişimini göstermek açısından karşılaştırma imkânı sunarken, dolar karşılığının tek başına çalışanların gerçek alım gücünü ortaya koymadığını da belirtmek gerekiyor.</p>

<p>Alım gücünün değerlendirilmesinde enflasyon, kira ve konut maliyetleri, gıda fiyatları, vergi yükü, ulaşım ve enerji giderleri gibi birçok unsur etkili oluyor. Ayrıca hangi memur unvanının ve hangi maaş kalemlerinin esas alındığı ile dolar dönüşümünde yılın hangi tarihindeki veya hangi ortalama kurun kullanıldığı sonuçları değiştirebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle 2002-2026 karşılaştırması, esas olarak verilen maaş tutarlarının belirtilen dolar kuru üzerinden hesaplanan karşılığını gösteriyor. Listede kullanılan hesaplamaya göre ise 24 yıllık dönemde memur maaşının dolar karşılığı 261 dolardan 1.439 dolara yükselmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/memur-maaslarinin-24-yillik-dolar-karnesi-261-dolardan-1439-dolara</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/memur-maas-karnesi.jpg" type="image/jpeg" length="99692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Acil Servislerde Hasta Yoğunluğu Artıyor]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/acil-servislerde-hasta-yogunlugu-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/acil-servislerde-hasta-yogunlugu-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların serinlemeye başlamasıyla birlikte mevsimsel hastalıklar yeniden gündemde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Doğan, sıcaklıkların düşmesiyle grip vakalarında artış yaşanabileceğine dikkat çekti. Doğan, acil servislerdeki hasta yoğunluğunda şimdiden yüzde 10-15 civarında artış gözlemlediklerini belirtti.</p>

<h2><strong>Mevsim Değişikliğiyle Birlikte Grip Vakaları Gündemde</strong></h2>

<p>Yaz aylarının geride kalması ve sıcaklıkların düşmeye başlaması, mevsim geçişlerinde görülen solunum yolu enfeksiyonlarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Doç. Dr. Mustafa Doğan, özellikle sıcaklık değişimleriyle birlikte grip vakalarında artış yaşanabileceğini belirterek vatandaşların bu dönemde daha dikkatli olması gerektiğine işaret etti.</p>

<p>Mevsim geçişlerinin etkisiyle hastanelere başvuran hasta sayısında da yükseliş görülmeye başlandı.</p>

<h2><strong>Acil Servislerde Yoğunluk Yüzde 10-15 Arttı</strong></h2>

<p>Doğan’ın verdiği bilgiye göre acil servislerdeki hasta yoğunluğunda gözle görülür bir artış söz konusu.</p>

<p>Mevcut tablonun henüz başlangıç aşamasında olduğunu vurgulayan Doğan, “Acillerimizde hasta yoğunluğunda bir artış gözlemlemekteyiz. Bu yoğunluğun başlangıç aşamasındayız. Gözle görülür şu anki yoğunluk yüzde 10-15 oranında diyebiliriz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu artışın önümüzdeki dönemde nasıl seyredeceği ise alınacak önlemler ve mevsimsel hastalıkların yayılımıyla yakından ilişkili olacak.</p>

<h2><strong>“Kontrol Altına Alınmazsa Rakam Artabilir”</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Doğan, mevcut artışın ilerleyen günlerde daha yüksek seviyelere çıkabileceği uyarısında da bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yoğunluğun henüz ilk aşamada olduğunu belirten Doğan, gerekli kontrol sağlanmadığı takdirde hasta sayısındaki yükselişin devam etmesini beklediklerini söyledi.</p>

<p>Özellikle sonbahar ve kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarının daha sık gündeme gelmesi, sağlık kuruluşlarındaki başvuruların da yakından takip edilmesini gerektiriyor.</p>

<h2><strong>Hastanelerde Sonbahar Yoğunluğu Başlıyor</strong></h2>

<p>Sıcaklıkların düşmesiyle ortaya çıkan mevsimsel değişim yalnızca günlük yaşamı değil, sağlık kuruluşlarındaki hasta hareketliliğini de etkiliyor.</p>

<p>Grip benzeri şikâyetlerle yapılan başvurulardaki olası yükseliş, özellikle acil servislerdeki yoğunluğu artırabiliyor. Doğan’ın açıklamasına göre bu hareketlilik şimdiden hissedilmeye başlanmış durumda.</p>

<p>Önümüzdeki haftalarda hava sıcaklıklarının seyri ve grip vakalarındaki değişim, acil servislerdeki yoğunluğun hangi seviyeye ulaşacağı açısından belirleyici olacak.</p>

<h2><strong>Uzmandan Erken Dönem Uyarısı</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Mustafa Doğan’ın açıklamaları, henüz yoğunluğun başlangıç döneminde olunduğuna işaret ediyor.</p>

<p>Şu aşamada acil servislerde yüzde 10-15 civarında gözlemlendiği belirtilen artışın kontrol altına alınmaması durumunda daha da yükselmesi bekleniyor.</p>

<p>Mevsim değişikliğiyle birlikte grip vakalarının seyrinin önümüzdeki dönemde sağlık kuruluşlarının gündemindeki önemli başlıklardan biri olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/acil-servislerde-hasta-yogunlugu-artiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/sira-bekleyen-hasta.jpg" type="image/jpeg" length="17619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan Robotik Cerrahi Hamlesi: Da Vinci Sisteminin Üretim Tesislerini Ziyaret Etti]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-bakani-memisoglundan-robotik-cerrahi-hamlesi-da-vinci-sisteminin-uretim-tesislerini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-bakani-memisoglundan-robotik-cerrahi-hamlesi-da-vinci-sisteminin-uretim-tesislerini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sağlık teknolojilerine yönelik temasları kapsamında robotik cerrahi alanında kullanılan Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi’nin geliştiricisi Intuitive Surgical firmasını ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üretim tesislerinde incelemelerde bulunan Memişoğlu, geleceğin tedavi yaklaşımları ve ileri cerrahi teknolojiler konusunda görüşmeler gerçekleştirdiklerini açıkladı.</p>

<h2><strong>Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemini Geliştiren Firmaya Ziyaret</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sağlık teknolojileri alanındaki temaslarını robotik cerrahi sistemleri üzerine yaptığı incelemelerle sürdürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu, çeşitli cerrahi müdahalelerde kullanılan Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi’nin geliştiricisi Intuitive Surgical firmasını ve şirketin üretim tesislerini ziyaret etti.</p>

<p>Ziyarette robotik cerrahi alanındaki teknolojik gelişmeler ve üretim süreçleri hakkında bilgi alındı.</p>

<h2><strong>Üretim Tesislerinde İncelemelerde Bulundu</strong></h2>

<p>Bakan Memişoğlu, ziyaret kapsamında Intuitive Surgical’ın üretim tesislerinde de incelemeler gerçekleştirdi.</p>

<p>Robot destekli cerrahi sistemlerinin geliştirilmesi ve üretim süreçlerine ilişkin bilgi alan Memişoğlu, sağlık teknolojilerinde gelinen son noktayı yerinde değerlendirdi.</p>

<p>Robotik sistemler, cerrahın kontrolünde gerçekleştirilen operasyonlarda hassas hareket kabiliyeti ve ileri görüntüleme gibi teknolojik imkânlardan yararlanılmasına olanak sağlıyor.</p>

<h2><strong>Geleceğin Tedavi Yaklaşımları Görüşüldü</strong></h2>

<p>Gerçekleştirilen temaslarda yalnızca mevcut robotik cerrahi teknolojileri değil, sağlık alanında gelecekte kullanılabilecek tedavi yaklaşımları da gündeme geldi.</p>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu, ziyaret sırasında bu konuda verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti.</p>

<p>Gelişen tıbbi teknolojilerin cerrahi uygulamalardaki kullanım alanları ve sağlık hizmetlerinin geleceğine sağlayabileceği katkılar, görüşmelerin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>“Üreten Sağlık” Vurgusu</strong></h2>

<p>Memişoğlu, ziyaretine ilişkin açıklamasında Sağlık Bakanlığının “Üreten Sağlık” vizyonuna da dikkat çekti.</p>

<p>Türkiye’nin sağlık alanında yalnızca teknolojiyi kullanan değil, araştırma, geliştirme ve üretim kapasitesini artıran bir yapıya ulaşması hedefi son dönemde Bakanlığın öne çıkardığı başlıklardan biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Memişoğlu da robotik cerrahi teknolojilerine yönelik temaslarını bu vizyon kapsamında değerlendirdi.</p>

<h2><strong>Küresel Teknoloji Ortaklıkları Güçlendirilecek</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Intuitive Surgical ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada uluslararası teknoloji ortaklıklarının geliştirilmesine yönelik çalışmaların devam edeceği mesajını verdi.</p>

<p>Memişoğlu, “Üreten Sağlık vizyonumuz doğrultusunda, küresel teknoloji ortaklıklarımızı güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bakan Memişoğlu’nun temasları, Türkiye’nin ileri sağlık teknolojileri, biyoteknoloji ve robotik cerrahi gibi alanlardaki uluslararası gelişmeleri yakından takip etmesi ve olası iş birliği imkânlarının değerlendirilmesi açısından dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-bakani-memisoglundan-robotik-cerrahi-hamlesi-da-vinci-sisteminin-uretim-tesislerini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/robotik-cerrshi.jpg" type="image/jpeg" length="28896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Refakat İzni Raporlarında Yeni Dönem: Sağlık Kurulu Devam Ediyor, Rapor Sistemi Değişti]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/refakat-izni-raporlarinda-yeni-donem-saglik-kurulu-devam-ediyor-rapor-sistemi-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/refakat-izni-raporlarinda-yeni-donem-saglik-kurulu-devam-ediyor-rapor-sistemi-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu çalışanlarını yakından ilgilendiren refakat iznine esas sağlık raporlarında yeni dönem başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>19 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Raporları Yönetmeliği ile raporların hazırlanması ve içeriğine ilişkin önemli değişiklikler yapıldı. Yeni düzenlemede üç hekimli sağlık kurulu şartı devam ederken, raporların elektronik ortamda hazırlanması ve kurulun yalnızca hastanın tıbbi durumuyla refakat ihtiyacını değerlendirmesi öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Sağlık Kurulu Şartı Kaldırılmadı</strong></h2>

<p>Yeni düzenlemeyle ilgili en fazla dikkat edilmesi gereken konulardan biri sağlık kurulu şartı.</p>

<p>Refakat iznine esas raporların artık tek hekim tarafından düzenlenebileceği yönündeki değerlendirmelerin aksine, üç hekimden oluşan sağlık kurulu uygulaması devam ediyor.</p>

<p>Dolayısıyla yeni mevzuat sağlık kurulu zorunluluğunu ortadan kaldırmıyor. Değişiklik esas olarak raporun hazırlanma yöntemi ve raporda bulunacak bilgiler üzerinde yoğunlaşıyor.</p>

<h2><strong>Raporlar Artık e-Rapor Sistemi Üzerinden Hazırlanıyor</strong></h2>

<p>19 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle birlikte refakat iznine esas sağlık raporlarının elektronik ortamda oluşturulması öne çıkıyor.</p>

<p>Raporlar e-Rapor sistemi üzerinden hazırlanırken, sağlık kurulunda bulunan hekimler de raporu elektronik imzalarıyla imzalıyor.</p>

<p>Sisteme entegrasyonu gerçekleştirilen raporlarda manuel olarak hazırlanan ve ıslak imzayla tamamlanan belgeler yerine elektronik süreç esas alınıyor.</p>

<p>Böylece rapor düzenleme ve doğrulama süreçlerinin dijital ortam üzerinden yürütülmesi amaçlanıyor.</p>

<h2><strong>“Refakat İzni Kullanması Uygundur” İfadesi Artık Yazılmıyor</strong></h2>

<p>Yeni düzenlemenin en dikkat çekici değişikliklerinden biri raporun içeriğinde ortaya çıktı.</p>

<p>Daha önce refakat izni raporlarında karşılaşılabilen “Refakat izni kullanması uygundur” veya “Refakat izni kullanması uygun değildir” şeklindeki karar ifadelerine yeni sistemde yer verilmiyor.</p>

<p>Sağlık kurulunun görevi, memura izin verilip verilmemesine karar vermek yerine hastanın sağlık durumunu tıbbi açıdan değerlendirmekle sınırlandırılıyor.</p>

<p>Bu değişiklik, sağlık kurulu ile kamu kurumunun görev alanlarının daha belirgin şekilde ayrılması açısından önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Memurun Adı ve T.C. Kimlik Bilgileri Raporda Yer Almıyor</strong></h2>

<p>Yeni mevzuatla birlikte değişen bir diğer konu, refakat iznini kullanacak kamu görevlisine ilişkin kişisel bilgiler.</p>

<p>Refakat iznine esas sağlık raporunda izni kullanacak memurun adı ve T.C. kimlik bilgilerinin bulunmasına yönelik uygulamaya yer verilmiyor.</p>

<p>Sağlık kurulu raporu, izin kullanacak personelin kim olduğuna yönelik bir karar vermek yerine hastanın sağlık durumuna ve refakat ihtiyacına odaklanıyor.</p>

<p>Bu nedenle kurulun değerlendirmesi doğrudan hastanın tıbbi şartları üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>

<h2><strong>Sağlık Kurulu Hastanın Refakat İhtiyacını Belirliyor</strong></h2>

<p>Yeni sistemde üç hekimli sağlık kurulunun temel görevi, hastanın tıbbi durumunu ortaya koymak ve refakate ihtiyaç bulunup bulunmadığını değerlendirmek.</p>

<p>Kurul tarafından yapılan tıbbi değerlendirme rapora aktarılıyor. Ancak bu değerlendirme, tek başına belirli bir kamu görevlisine doğrudan izin verilmesi anlamına gelmiyor.</p>

<p>Başka bir ifadeyle sağlık kurulu, “Bu memur refakat izni kullanabilir” şeklinde idari bir karar vermiyor. Kurul, hastanın sağlık durumuna ilişkin gerekli tıbbi tespitleri gerçekleştiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İzin Kararını Kamu Kurumu Verecek</strong></h2>

<p>Düzenlemenin kamu çalışanları açısından en önemli sonuçlarından biri de tıbbi rapor ile idari izin işleminin birbirinden ayrılması.</p>

<p>Sağlık kurulu hastanın tıbbi durumunu ve refakat ihtiyacını ortaya koyarken, memurun refakat izni işlemleri görev yaptığı kurum tarafından yürütülüyor.</p>

<p>Kurum, sağlık kurulunun düzenlediği rapor ile ilgili personel mevzuatındaki şartları birlikte değerlendirerek izin sürecini sonuçlandırıyor.</p>

<p>Bu nedenle yeni sistemin temel yaklaşımı, “Tıbbi değerlendirme sağlık kurulundan, izin işlemi kurumdan” şeklinde özetleniyor.</p>

<h2><strong>Kamu Çalışanlarının Eski Rapor Formatına Dikkat Etmesi Gerekiyor</strong></h2>

<p>Yeni yönetmelikle birlikte refakat izni talebinde bulunacak kamu çalışanlarının da değişen rapor formatına dikkat etmesi gerekiyor.</p>

<p>Raporda izin kullanacak memurun bilgilerinin bulunmaması veya “refakat izni kullanması uygundur” şeklinde açık bir karar yazılmaması, tek başına raporun eksik olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Yeni uygulamada sağlık kurulundan beklenen, mevzuatta öngörülen tıbbi değerlendirmeyi yaparak hastanın durumunu ve refakat ihtiyacını rapora yansıtması.</p>

<p>İzin işleminin diğer aşaması ise personelin çalıştığı kurum tarafından yürütülüyor.</p>

<h2><strong>Dayanak Sağlık Raporları Yönetmeliği’nin 29’uncu Maddesi</strong></h2>

<p>Refakat iznine esas sağlık raporlarındaki yeni uygulamanın dayanağını 19 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Raporları Yönetmeliği’nin 29’uncu maddesi oluşturuyor.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle sağlık kurulu şartı korunurken raporların elektronik ortamda hazırlanması, hekimlerin elektronik imza kullanması ve rapor içeriğinin tıbbi değerlendirmeye odaklanması öne çıkıyor.</p>

<p>Böylece sağlık kurulunun tıbbi değerlendirme yetkisi ile kamu kurumunun izin verme süreci birbirinden ayrılıyor.</p>

<p>Kamu çalışanları açısından yeni dönemin en önemli noktası ise sağlık kurulu şartının devam ettiği, ancak kurulun artık hangi memurun refakat izni kullanacağına ilişkin idari nitelikte bir karar vermediği gerçeği olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem, Mevzuat</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/refakat-izni-raporlarinda-yeni-donem-saglik-kurulu-devam-ediyor-rapor-sistemi-degisti</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/refakat-izni.jpg" type="image/jpeg" length="32395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan 24 Saatlik Mesai İçin Dikkat Çeken Karar: Fiili Çalışma 14 Saat Olarak Değerlendirildi]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/yargitaydan-24-saatlik-mesai-icin-dikkat-ceken-karar-fiili-calisma-14-saat-olarak-degerlendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/yargitaydan-24-saatlik-mesai-icin-dikkat-ceken-karar-fiili-calisma-14-saat-olarak-degerlendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay’ın 24 saat esasına göre çalışılan işyerlerindeki mesai hesabına ilişkin kararı yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özellikle sağlık kuruluşlarında uygulanan uzun süreli nöbet ve çalışma düzenleri açısından önem taşıyan kararda, çalışanın uyku ve diğer zorunlu ihtiyaçları dikkate alınarak 24 saatlik sürenin tamamının fiili çalışma olarak kabul edilemeyeceği, somut çalışma düzenine göre fiili sürenin 14 saat olarak değerlendirilebileceği belirtildi.</p>

<h2><strong>24 Saatin Tamamı Fiili Çalışma Sayılmadı</strong></h2>

<p>Sağlık kuruluşları başta olmak üzere kesintisiz hizmet verilen işyerlerinde uygulanan 24 saatlik çalışma düzenleri, fazla mesai hesaplamaları açısından uzun süredir tartışılıyor.</p>

<p>Yargıtay’ın konuya ilişkin değerlendirmesinde, bir çalışanın 24 saat boyunca kesintisiz biçimde fiilen çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı üzerinde duruldu.</p>

<p>Çalışanın gün içerisinde yemek, dinlenme, uyku ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için belirli süreleri çalışmadan geçirdiği dikkate alınarak mesai hesabının buna göre yapılması gerektiği değerlendirildi.</p>

<h2><strong>Fiili Çalışma Süresi 14 Saat Olarak Ele Alındı</strong></h2>

<p>Kararda dikkat çeken nokta, 24 saat işyerinde bulunan bir çalışanın fiili çalışma süresinin belirlenmesine ilişkin yaklaşım oldu.</p>

<p>Çalışanın uyku ve zorunlu ihtiyaçları için ayırdığı süreler düşüldüğünde, ilgili çalışma düzeninde fiilen en fazla 14 saat çalışabileceği yönünde değerlendirme yapıldı.</p>

<p>Böylece işyerinde geçirilen toplam süre ile fiilen çalışılan sürenin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sağlık Çalışanlarını Yakından İlgilendiriyor</strong></h2>

<p>Karar özellikle hastaneler ve diğer kesintisiz sağlık hizmeti sunulan kuruluşlardaki uzun süreli nöbet uygulamaları açısından önem taşıyor.</p>

<p>Hekimler, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları bazı çalışma modellerinde uzun sürelerle sağlık kuruluşunda bulunabiliyor.</p>

<p>Ancak çalışanın kurumda bulunması ile kesintisiz şekilde aktif çalışması aynı anlama gelmeyebiliyor. Fazla çalışma hesabında da nöbet sırasında fiilen yapılan iş, dinlenme imkânı ve çalışma düzeninin özellikleri önem kazanıyor.</p>

<h2><strong>Fazla Mesai Hesabını Etkileyebilir</strong></h2>

<p>Yargıtay’ın yaklaşımı, fazla çalışma alacaklarının hesaplanmasında da önem taşıyor.</p>

<p>Bir çalışanın 24 saat boyunca işyerinde bulunması, tek başına 24 saatin tamamının fazla çalışma hesabına dahil edileceği anlamına gelmeyebiliyor.</p>

<p>Mahkemeler değerlendirme yaparken çalışanın yaptığı işin niteliğini, nöbet sırasında dinlenme veya uyuma imkânının bulunup bulunmadığını ve fiili çalışma süresini dikkate alabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle 14 saatlik değerlendirmeyi bütün 24 saatlik nöbetler için koşulsuz ve otomatik bir üst sınır olarak yorumlamak yerine, kararın uygulandığı çalışma biçimi ve somut olayın şartlarıyla birlikte ele almak gerekiyor.</p>

<h2><strong>İşyerinde Bulunmak ile Fiilen Çalışmak Arasında Ayrım</strong></h2>

<p>Kararın temel noktalarından biri de “işyerinde geçirilen süre” ile “fiili çalışma süresi” arasındaki ayrım.</p>

<p>Çalışan 24 saat boyunca hastanede veya işyerinde bulunmasına rağmen bu süre içerisinde dinlenebiliyor, uyuyabiliyor veya kişisel ihtiyaçlarını karşılayabiliyorsa mesai hesabı buna göre değişebiliyor.</p>

<p>Buna karşılık çalışanın nöbet boyunca sürekli müdahalede bulunması, yoğun hizmet vermesi veya dinlenme imkânının fiilen bulunmaması durumunda çalışma süresinin tespiti farklı değerlendirmeler gerektirebilir.</p>

<h2><strong>Her 24 Saatlik Nöbet İçin Aynı Sonuç Çıkmayabilir</strong></h2>

<p>Yargıtay kararının “24 saat nöbet tutan herkes yalnızca 14 saat çalışmış sayılır” şeklinde genellenmemesi önem taşıyor.</p>

<p>Çalışma süresinin belirlenmesinde işin niteliği, çalışanın gerçekten dinlenip dinlenemediği, nöbetin yoğunluğu ve somut çalışma şartları etkili olabiliyor.</p>

<p>Özellikle sağlık hizmetlerinde acil servis, yoğun bakım veya diğer yoğun birimlerle daha düşük iş yoğunluğuna sahip çalışma alanlarındaki nöbet şartları aynı olmayabilir.</p>

<p>Bu nedenle fazla çalışma uyuşmazlıklarında her çalışanın koşullarının ayrıca değerlendirilmesi gerekebiliyor.</p>

<h2><strong>Uzun Nöbetlerde Mesai Hesabı Yeniden Gündemde</strong></h2>

<p>Yargıtay’ın yaklaşımıyla birlikte sağlık sektöründeki uzun nöbetlerde çalışma sürelerinin nasıl hesaplanması gerektiği bir kez daha gündeme geldi.</p>

<p>Karar, 24 saatlik sürenin doğrudan ve hiçbir değerlendirme yapılmadan 24 saat fiili çalışma olarak kabul edilmesi yerine, çalışanın dinlenme ve zorunlu ihtiyaç sürelerinin de hesaba katılması gerektiğine işaret ediyor.</p>

<p>Sağlık çalışanları açısından ise kritik konu, nöbet sırasında kâğıt üzerinde var olduğu kabul edilen dinlenme süresinin uygulamada gerçekten kullanılıp kullanılamadığı. Fazla mesai ve çalışma süresi hesaplarında bu ayrım, olası uyuşmazlıklarda belirleyici unsurlardan biri olabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/yargitaydan-24-saatlik-mesai-icin-dikkat-ceken-karar-fiili-calisma-14-saat-olarak-degerlendirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/yargitaydan-emsal-karar.jpg" type="image/jpeg" length="26428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hastanede 'İki Şişe Su' Tartışması: Hekim Hakkında Tutanak Tutulmak İstendiği İddiası]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/hastanede-iki-sise-su-tartismasi-hekim-hakkinda-tutanak-tutulmak-istendigi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/hastanede-iki-sise-su-tartismasi-hekim-hakkinda-tutanak-tutulmak-istendigi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir hastanenin yemekhanesinde yaşandığı öne sürülen olay sağlık çalışanlarının gündemine geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İddiaya göre yemekhaneden iki şişe fazla su alan bir hekim, güvenlik görevlileri tarafından durduruldu. Hekimin “hırsızlık” yapmakla itham edildiği ve hakkında tutanak tutulmak istendiği ileri sürüldü.</p>

<h2><strong>İddiaya Göre Tartışma Yemekhanede Başladı</strong></h2>

<p>Olayın hastane yemekhanesinde meydana geldiği belirtilirken, hekimin yemek sırasında kendisine verilen miktarın dışında iki şişe daha su aldığı öne sürüldü.</p>

<p>Bunun üzerine yemekhane güvenliğinin duruma müdahale ettiği ve hekim ile görevliler arasında tartışma yaşandığı iddia edildi.</p>

<h2><strong>“Hırsızlık” İthamında Bulunulduğu Öne Sürüldü</strong></h2>

<p>İddianın dikkat çeken kısmını ise hekime yönelik kullanılan ifadeler oluşturdu.</p>

<p>Güvenlik görevlilerinin iki şişe fazla su alınması nedeniyle hekimi “hırsızlık” yapmakla itham ettiği ve olay hakkında tutanak düzenlemek istediği ileri sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak olayın ayrıntılarına, hastanenin yemek ve içecek dağıtımına ilişkin kurallarına veya tarafların karşılıklı açıklamalarına ilişkin ek bilgi paylaşılmadı.</p>

<p>Bu nedenle olayın yalnızca aktarılan iddia üzerinden değerlendirilmesi mümkün.</p>

<h2><strong>İki Şişe Su İçin Tutanak Tartışması</strong></h2>

<p>Sağlık çalışanlarının gündemine gelen olay, hastanelerde personelle kurulan iletişim ve kurum içi uygulamaların ölçülülüğü konusunda da tartışma yarattı.</p>

<p>İki şişe su nedeniyle bir sağlık çalışanı hakkında tutanak tutulmak istendiği iddiası, böyle bir durumda öncelikle kurum içindeki dağıtım kurallarının hatırlatılmasının yeterli olup olmayacağı sorusunu gündeme getirdi.</p>

<p>Özellikle yoğun çalışma ve nöbet şartları altında görev yapan sağlık personeline yönelik kurum içi uygulamalarda iletişim dilinin önemi vurgulanıyor.</p>

<h2><strong>Hastane Yönetiminden Açıklama Bekleniyor</strong></h2>

<p>Olayın hangi hastanede gerçekleştiğine ve hekim hakkında resmi olarak tutanak düzenlenip düzenlenmediğine ilişkin ayrıntılar henüz netleşmiş değil.</p>

<p>Aynı şekilde güvenlik görevlilerinin olaya ilişkin değerlendirmesi ve hastane yönetiminin konu hakkındaki tutumu da bilinmiyor.</p>

<p>İddiaların açıklığa kavuşması için hastane yönetiminin yapacağı değerlendirme önem taşıyor. Özellikle iki şişe su alınmasının hangi kurum kuralını ihlal ettiği, güvenlik personelinin müdahalesinin nasıl gerçekleştiği ve hekim hakkında herhangi bir idari işlem başlatılıp başlatılmadığı yanıt bekleyen başlıklar arasında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/hastanede-iki-sise-su-tartismasi-hekim-hakkinda-tutanak-tutulmak-istendigi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/hastanede-su-tartismasi.jpg" type="image/jpeg" length="98731"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Afyonkarahisar’da Yeşil Reçeteli İlaç Operasyonu: 23 Şüpheliden 19’u Tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/afyonkarahisarda-yesil-receteli-ilac-operasyonu-23-supheliden-19u-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/afyonkarahisarda-yesil-receteli-ilac-operasyonu-23-supheliden-19u-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar’da yeşil reçeteye tabi ilaçların usulsüz sağlık raporları ve reçeteler üzerinden temin edilerek piyasaya sürüldüğü iddialarına yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir operasyon gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aralarında doktorlar ve hastane personelinin de bulunduğu toplam 23 şüpheliden 19’u çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 4 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p>

<h2><strong>Soruşturma Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’ndeki İddialarla Başladı</strong></h2>

<p>Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın geçmişi geçen yıla dayanıyor.</p>

<p>Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde bazı doktorların imzalarının taklit edildiği, bu yöntemle reçeteye tabi ilaçların usulsüz şekilde temin edildiği ve ardından yasa dışı yollarla piyasaya sürüldüğü iddiaları üzerine başlatılan soruşturma genişletildi.</p>

<p>Savcılık tarafından yürütülen çalışmalarda elde edilen yeni deliller doğrultusunda operasyon için harekete geçildi.</p>

<h2><strong>Yeşil Reçeteli İlaçların Usulsüz Temin Edildiği İddiası</strong></h2>

<p>Soruşturmanın merkezinde, yeşil reçeteye tabi bazı ilaçların usulsüz sağlık raporları ve reçeteler aracılığıyla temin edildiği iddiası bulunuyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında söz konusu ilaçların para karşılığında düzenlendiği öne sürülen rapor ve reçeteler üzerinden elde edildiği, daha sonra ise yasa dışı şekilde satıldığı iddiaları araştırılıyor.</p>

<p>Şüphelilerin bu işlemleri hangi yöntemlerle gerçekleştirdiği ve sistemin ne kadar süredir devam ettiği de soruşturma kapsamında inceleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>14 Eylül’de Eş Zamanlı Operasyon</strong></h2>

<p>Soruşturmada ulaşılan yeni bulguların ardından 14 Eylül’de şüphelilere yönelik eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.</p>

<p>İlk aşamada aralarında 4 doktor ile hastane personelinin de bulunduğu toplam 15 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>Operasyonun, “kamu kurum ve kuruluşlarının zarara uğratılması suretiyle dolandırıcılık”, “resmi belgede sahtecilik”, “uyuşturucu madde ticareti yapmak ve kullanmak” ile “görevi kötüye kullanmak” suçlamaları kapsamında gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p>Bu suçlamalar soruşturma kapsamında şüphelilere yöneltilen isnatlar olup, kişiler hakkındaki nihai hukuki değerlendirme yargılama sürecinin ardından yapılacak.</p>

<h2><strong>Gözaltı Sayısı 23’e Yükseldi</strong></h2>

<p>Operasyonun ardından soruşturma genişletilirken gözaltına alınan şüphelilerin sayısı da arttı.</p>

<p>Devam eden çalışmalar kapsamında yeni kişilerin dosyaya dahil edilmesiyle toplam gözaltı sayısının 23’e yükseldiği bildirildi.</p>

<p>Şüphelilerin olay içerisindeki rolleri, reçete ve sağlık raporlarının hangi kişiler adına düzenlendiği, ilaçların nasıl temin edildiği ve kimlere ulaştırıldığına ilişkin bağlantılar soruşturma kapsamında araştırılıyor.</p>

<h2><strong>Evlerde Silah, Fişek ve Uyuşturucu Madde Ele Geçirildi</strong></h2>

<p>Şüphelilere ait adreslerde gerçekleştirilen aramalarda çeşitli materyallerin ele geçirildiği bildirildi.</p>

<p>Aramalarda ruhsatsız tabanca, 40 adet fişek, 155 sentetik ecza maddesi ile 120 gram uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtildi.</p>

<p>Ele geçirilen maddeler ve diğer materyallerin soruşturma dosyası kapsamında incelemeye alındığı aktarıldı.</p>

<h2><strong>Doktor İmzalarının Taklit Edildiği Öne Sürüldü</strong></h2>

<p>Dosyanın dikkat çeken iddialarından biri ise doktor imzalarının bilgileri dışında kullanılmış olabileceği yönünde.</p>

<p>Soruşturmaya konu olaylarda bazı doktorların imzalarının taklit edilerek reçete ve rapor işlemlerinde kullanıldığı ileri sürülüyor.</p>

<p>Savcılığın, reçete ve raporların kimler tarafından hazırlandığını, sağlık sistemi üzerindeki işlemlerin hangi kullanıcılar aracılığıyla gerçekleştirildiğini ve belgelerdeki imzaların nasıl kullanıldığını araştırdığı belirtiliyor.</p>

<h2><strong>19 Şüpheli Tutuklandı</strong></h2>

<p>Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından 23 şüpheli adliyeye sevk edildi.</p>

<p>Savcılık işlemlerinin ardından mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 19’u tutuklanarak cezaevine gönderildi. Dört şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmalarına karar verildi.</p>

<p>Tutuklama kararları, şüpheliler hakkındaki suçlamaların kesinleştiği anlamına gelmiyor. Soruşturma ve olası yargılama sürecinin sonunda kişiler hakkındaki nihai karar mahkemeler tarafından verilecek.</p>

<h2><strong>Sağlık Sistemindeki Bağlantılar Araştırılıyor</strong></h2>

<p>Soruşturmanın en önemli boyutlarından birini, iddia edilen usulsüz işlemlerin sağlık sistemi içerisindeki bağlantılarının ortaya çıkarılması oluşturuyor.</p>

<p>Aralarında doktorlar ve hastane çalışanlarının da bulunduğu şüphelilerin reçete ve rapor süreçlerindeki rollerinin ayrı ayrı incelendiği belirtiliyor.</p>

<p>Ayrıca usulsüz şekilde temin edildiği ileri sürülen ilaçların miktarı, kimlere ulaştırıldığı ve kamu kurumlarının bu işlemler nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı da araştırılan başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<h2><strong>Soruşturma Devam Ediyor</strong></h2>

<p>Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Yeşil reçeteli ilaçların usulsüz şekilde temin edilerek piyasaya sürüldüğü iddiasıyla başlayan dosya, elde edilen yeni deliller ve gerçekleştirilen operasyonlarla genişledi.</p>

<p>Toplam 23 şüphelinin adli işlem gördüğü soruşturmada 19 kişinin tutuklanmasıyla birlikte gözler dosyanın ilerleyen aşamalarına çevrildi. İddia edilen yapının kapsamı, reçete ve rapor süreçlerinin nasıl yürütüldüğü ve şüphelilerin bireysel sorumlulukları, devam eden adli süreç sonunda daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/afyonkarahisarda-yesil-receteli-ilac-operasyonu-23-supheliden-19u-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/09/yesil-recete-operasyonu-2.jpg" type="image/jpeg" length="98677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Şehir Hastanesi Açılış Töreni]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acilis-toreni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acilis-toreni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acilis-toreni</guid>
      <pubDate>Sun, 04 Aug 2019 22:55:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/cumhurbaskani-bursa-sehir-hastanesi-acilisi-2.jpg" type="image/jpeg" length="73484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memur-Sen zam teklifini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/memur-sen-zam-teklifini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/memur-sen-zam-teklifini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika! Memur-Sen, 2020-2021 Toplu Sözleşmesinde taban aylığa seyyanen 200 TL, ilk yıl yüzde 8+7, ikinci yıl yüzde 6+6 zam ve 1. yıl yüzde 3, 2. yıl yüzde 2 refah payı talep etti.&nbsp;
24.07.2019&nbsp;

Memur-Sen, milyonlarca memuru ilgilendiren 2020-2021 Toplu Sözleşmesi için zam talebini a...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son dakika! Memur-Sen, 2020-2021 Toplu Sözleşmesinde taban aylığa seyyanen 200 TL, ilk yıl yüzde 8+7, ikinci yıl yüzde 6+6 zam ve 1. yıl yüzde 3, 2. yıl yüzde 2 refah payı talep etti.&nbsp;<br />
24.07.2019&nbsp;<br />
<br />
Memur-Sen, milyonlarca memuru ilgilendiren 2020-2021 Toplu Sözleşmesi için zam talebini açıkladı.&nbsp;<br />
<br />
2020 İÇİN YÜZDE 8+7 ZAM İSTEDİ&nbsp;<br />
Memur-Sen, kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine 2020 yılı için 1 Ocak 2020'den geçerli olmak üzere yüzde 3 refah payı, taban aylığa 200 TL seyyanen zam, birinci 6 ay için yüzde 8, ikinci 6 ay içinse yüzde 7 oransal zam istedi.&nbsp;<br />
<br />
2021 İÇİN YÜZDE 6+6 ZAM TALEP EDİLDİ&nbsp;<br />
2021 için 1 Ocak 2021'den geçerli olmak üzere yüzde 2 refah payı, birinci 6 ay yüzde 6, ikinci 6 ay yüzde 6 ve her iki dönem için enflasyon farkı şeklinde teklif sundu.&nbsp;<br />
<br />
İMZA YETKİSİ MEMUR-SEN'DE&nbsp;<br />
Toplu sözleşmeler, Ağustos ayı başında başlayacak olup görüşmelere memurlar adına imza yetkilisi olarak Memur-Sen katılıyor. Ancak masada imza yetkisi olmasa da, 4688 sayılı kanun hükmü nedeniyle, Kamu-Sen ve KESK de bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/memur-sen-zam-teklifini-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jul 2019 13:52:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/memur-sen-toplu-sozlesme.jpg" type="image/jpeg" length="70363"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fahrettin Koca, Namibya’nın başkenti Windhoek’te]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/fahrettin-koca-namibyanin-baskenti-windhoekte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/fahrettin-koca-namibyanin-baskenti-windhoekte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/fahrettin-koca-namibyanin-baskenti-windhoekte</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jul 2019 11:13:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/saglik-bakani-fahrettin-koca-7.jpg" type="image/jpeg" length="14545"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fahrettin Koca: Artık gerçek acil hastaları ayıracağız]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/fahrettin-koca-artik-gercek-acil-hastalari-ayiracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/fahrettin-koca-artik-gercek-acil-hastalari-ayiracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fahrettin Koca yaptığı açıklama ile "artık gerçek acil hastaları ayıracağız" şeklinde konuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p title="Fahrettin Koca: Artık gerçek acil hastaları ayıracağız">Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca Televizyonda katıldığı bir programda "Artık gerçek acil hastaları ayıracağız" açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/fahrettin-koca-artik-gercek-acil-hastalari-ayiracagiz</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jul 2019 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/Screenshot_11.jpg" type="image/jpeg" length="78148"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Fahrettin Koca, Sağlık Bakanlığında bir tarikatın etkili olduğu iddialarını yanıtladı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-fahrettin-koca-saglik-bakanliginda-bir-tarikatin-etkili-oldugu-iddialarini-yanitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-fahrettin-koca-saglik-bakanliginda-bir-tarikatin-etkili-oldugu-iddialarini-yanitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Fahrettin Koca, Sağlık Bakanlığında bir tarikatın etkili olduğu iddialarını yanıtladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p title="Bakan Fahrettin Koca, Sağlık Bakanlığında bir tarikatın etkili olduğu iddialarını yanıtladı">Bakan Dr. Fahrettin Koca, Sağlık Bakanlığında bir tarikatın etkili olduğu iddialarını yanıtladı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-fahrettin-koca-saglik-bakanliginda-bir-tarikatin-etkili-oldugu-iddialarini-yanitladi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jul 2019 17:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/Screenshot_10.jpg" type="image/jpeg" length="64037"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Koca Açıkladı! ‘Türkiye'de Erkeklerin Şişmanlık Oranı Hızla Artıyor’]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/saglik-bakani-koca-acikladi-turkiyede-erkeklerin-sismanlik-orani-hizla-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/saglik-bakani-koca-acikladi-turkiyede-erkeklerin-sismanlik-orani-hizla-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca: "Türkiye'de erkeklerin şişmanlık oranı hızla artıyor" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p t="" title="Sağlık Bakanı Koca açıkladı! ">Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca katıldığı bir TV programında yaptığı açıklamada: "Türkiye'de erkeklerin şişmanlık oranı hızla artıyor" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/saglik-bakani-koca-acikladi-turkiyede-erkeklerin-sismanlik-orani-hizla-artiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jul 2019 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/fahrettin-koca-4.jpg" type="image/jpeg" length="59083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Koca: Çok ilaç yazan doktorları takibe alacağız]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/koca-cok-ilac-yazan-doktorlari-takibe-alacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/koca-cok-ilac-yazan-doktorlari-takibe-alacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Koca katıldığı canlı yayın programında çok ilaç yazan hekimlere mesaj verdi. Koca bu eylemde bulunan hekimlerin takibe alınacağını kaydetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p title="Koca: Çok ilaç yazan doktorları takibe alacağız">Sağlık Bakanı Koca yaptığı açıklamada çok ilaç yazan hekimlere dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/koca-cok-ilac-yazan-doktorlari-takibe-alacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jul 2019 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/fahrettin-koca-3.jpg" type="image/jpeg" length="52498"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Koca: Önce Aile Hekimine Başvuran Hastalara Kolaylık Sağlayacağız]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-koca-aile-hekimine-basvuran-hastalara</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-koca-aile-hekimine-basvuran-hastalara" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca: Önce aile hekimine başvuran hastalara sonraki adımlarda randevu almada kolaylık ve katılım payında indirim sağlayacağız]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p title="Fahrettin Koca: Vereceğimiz sertifikalar sayesinde tüketici NBŞ değil, gerçek şeker kullanan pastaneleri ayırt edebilecek">Bakan Koca: Önce aile hekimine başvuran hastalara sonraki adımlarda randevu almada kolaylık ve katılım payında indirim sağlayacağız</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-koca-aile-hekimine-basvuran-hastalara</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jul 2019 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/fahrettin-koca-2.jpg" type="image/jpeg" length="97119"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı: Daha Çok Yürüyeni Ödüllendireceğiz]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/saglik-bakani-daha-cok-yuruyeni-odullendirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/saglik-bakani-daha-cok-yuruyeni-odullendirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Koca: Daha çok yürüyeni ödüllendireceğiz]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p title="Sağlık Bakanı: Daha çok yürüyeni ödüllendireceğiz">Sağlık Bakanı Koca: Daha çok yürüyeni ödüllendireceğiz</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/saglik-bakani-daha-cok-yuruyeni-odullendirecegiz</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jul 2019 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/fahrettin-koca-1.jpg" type="image/jpeg" length="31031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Koca: İlaçta Yüzde 52, Tıbbi Cihazlarda Yüzde 80 Dışa Bağımlıyız]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-koca-ilacta-52-tibbi-cihazlarda-80-disa-bagimliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-koca-ilacta-52-tibbi-cihazlarda-80-disa-bagimliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Koca: İlaçta %52, tıbbi cihazlarda %80 dışa bağımlıyız. Yerli üretimi arttırarak bu tabloyu terse çevireceğiz]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p title="Bakan Koca: İlaçta %52, tıbbi cihazlarda %80 dışa bağımlıyız. Yerli üretimi arttırarak bu tabloyu terse çevireceğiz">Bakan Koca: İlaçta %52, tıbbi cihazlarda %80 dışa bağımlıyız. Yerli üretimi arttırarak bu tabloyu terse çevireceğiz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-koca-ilacta-52-tibbi-cihazlarda-80-disa-bagimliyiz</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jul 2019 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/saglik-bakani-fahrettin-koca.png" type="image/jpeg" length="71278"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Şehir Hastanesi Açıldı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jul 2019 02:02:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/bursa-sehir-hastanesi-2.jpg" type="image/jpeg" length="23271"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Koca'dan Döner Sermaye Açıklaması]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-kocadan-doner-sermaye-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-kocadan-doner-sermaye-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Cnn Türk'de katıldığı programda performans sistemi hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Cnn Türk'de katıldığı programda performans sistemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/bakan-kocadan-doner-sermaye-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jul 2019 15:30:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/fahrettin-koca.jpeg" type="image/jpeg" length="75957"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fahrettin Koca'nın Sağlıkta Şiddet Açıklaması]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/fahrettin-kocanin-saglikta-siddet-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/video/fahrettin-kocanin-saglikta-siddet-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, gündeme dair sıcak gelişmeleri Hafta Sonu'nda değerlendirdi.&nbsp;]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, gündeme dair sıcak gelişmeleri Hafta Sonu'nda değerlendirdi.&nbsp;</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/video/fahrettin-kocanin-saglikta-siddet-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jul 2019 15:27:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/video/saglik-bakani-doner-sermaye.jpeg" type="image/jpeg" length="33351"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[yurdum insanı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/yurdum-insani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/yurdum-insani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/yurdum-insani</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jul 2019 12:50:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/65821495_948234255510754_888032789650210816_n.jpg" type="image/jpeg" length="93629"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Personelleri Bayramlaşma - Tüm Türkiye]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglik-personelleri-bayramlasma-tum-turkiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglik-personelleri-bayramlasma-tum-turkiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglik-personelleri-bayramlasma-tum-turkiye</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Jun 2019 10:02:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/ankara-3.jpg" type="image/jpeg" length="77527"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Şehir Hastanesi açılış için gün sayıyor]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/bursa-sehir-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 May 2019 14:09:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/bursa-sehir-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor-15.jpg" type="image/jpeg" length="61114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tıpta Uzmanlık Dallarının Eğitim Süreleri Değişti]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/tipta-uzmanlik-dallarinin-egitim-sureleri-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/tipta-uzmanlik-dallarinin-egitim-sureleri-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/tipta-uzmanlik-dallarinin-egitim-sureleri-degisti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 May 2019 23:59:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/tipta-uzmanlik-egitim-sureleri-1.jpg" type="image/jpeg" length="47293"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakım Hizmetlerinin 1'nci Uluslararası 2'nci Ulusal Kongresi]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglik-bakim-hizmetlerinin-1-nci-uluslararasi-2-nci-ulusal-kongresi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglik-bakim-hizmetlerinin-1-nci-uluslararasi-2-nci-ulusal-kongresi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglik-bakim-hizmetlerinin-1-nci-uluslararasi-2-nci-ulusal-kongresi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 May 2019 23:48:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/saglik-bakim-hizmetleri-kongresi-07.jpg" type="image/jpeg" length="30002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıkçılar "Haydi Hep Birlikte Bir Elde Bizler Uzatalım" dediler]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglikcilar-haydi-hep-birlikte-bir-elde-bizler-uzatalim-dediler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglikcilar-haydi-hep-birlikte-bir-elde-bizler-uzatalim-dediler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/saglikcilar-haydi-hep-birlikte-bir-elde-bizler-uzatalim-dediler</guid>
      <pubDate>Mon, 06 May 2019 16:27:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/karaman-devlet-hastanesi-1.jpg" type="image/jpeg" length="10938"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Silahlı Çatışma]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/malatya-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-silahli-catisma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/malatya-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-silahli-catisma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/foto-galeri/malatya-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-silahli-catisma</guid>
      <pubDate>Sun, 05 May 2019 17:13:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/images/album/malatya-egitim-ve-arastirma-hastanesi-silahli-catisma-1.jpg" type="image/jpeg" length="90058"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
