<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Sağlık Personeli Haber</title>
    <link>https://www.saglikpersonelihaber.net</link>
    <description>personel sağlık ile sağlık bakanlığı güncel hemşire, hekim ve maaş haberlerine en hızlı bir şekilde ulaşabilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/rss/sendika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2019. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 06 May 2026 06:29:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/rss/sendika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Genç Sağlık Sendikası’ndan ERÜ Hastanesi Yönetimine Çağrı: ‘Çalışanın Hakkı Geciktirilmemeli’]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/genc-saglik-sendikasindan-eru-hastanesi-yonetimine-cagri-calisanin-hakki-geciktirilmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/genc-saglik-sendikasindan-eru-hastanesi-yonetimine-cagri-calisanin-hakki-geciktirilmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genç Sağlık Sendikası Kayseri Şubesi, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde görev yapan sağlık çalışanlarının mart ayına ait teşvik ve nöbet ücretlerinin henüz yatırılmadığını belirterek duruma tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sendika, yaşanan gecikmenin çalışanlar üzerinde ekonomik mağduriyet oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Sağlık çalışanı artan yük altında fedakârca görev yapıyor”</strong></p>

<p>Şube tarafından yapılan açıklamada, hastane personelinin yoğun iş yüküne rağmen hizmet üretmeye devam ettiği vurgulandı. Sağlık çalışanlarının büyük bir özveriyle görev yaptığının belirtildiği açıklamada, emeğin karşılığı olan ödemelerin gecikmesinin kabul edilemez olduğu kaydedildi.</p>

<p><strong>“Özverinin karşılığı mağduriyet olmamalı”</strong></p>

<p>Açıklamada, mart ayına ilişkin teşvik ve nöbet ücretlerinin halen hesaplara yatırılmamış olmasının çalışanları ekonomik açıdan zor durumda bıraktığı ifade edildi. Sendika, sağlık emekçilerinin alın teriyle hak ettiği ödemelerin geciktirilmesinin kurum çalışanları açısından ciddi bir sorun yarattığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yetkililere üç başlıkta çağrı</strong></p>

<p>Genç Sağlık Sendikası Kayseri Şubesi, geciken tüm teşvik ve nöbet ücretlerinin bir an önce çalışanların hesaplarına yatırılmasını talep etti. Ayrıca yaşanan aksaklığın nedenine ilişkin personelin şeffaf biçimde bilgilendirilmesi ve benzer mağduriyetlerin tekrar yaşanmaması için ödemelerin bundan sonraki süreçte zamanında yapılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong>“Sürecin takipçisi olacağız”</strong></p>

<p>Sendika açıklamasında, sağlık çalışanlarının haklarının korunması konusunda geri adım atılmayacağı belirtilerek, yaşanan sürecin sonuna kadar takip edileceği ifade edildi. Açıklamada, çalışanların emeğinin karşılığını zamanında almasının hem çalışma barışı hem de kurum içi motivasyon açısından büyük önem taşıdığı mesajı verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/genc-saglik-sendikasindan-eru-hastanesi-yonetimine-cagri-calisanin-hakki-geciktirilmemeli</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/05/genc-saglik-sen-cagri.jpg" type="image/jpeg" length="42336"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Memur İçin Bayram Sevinci Yerini Geçim Hesabına Bıraktı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/memur-icin-bayram-sevinci-yerini-gecim-hesabina-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/memur-icin-bayram-sevinci-yerini-gecim-hesabina-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı nisan ayı enflasyon verileri, kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik sıkıntıları bir kez daha gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Verilere göre nisanda aylık enflasyon yüzde 4,18, yıllık enflasyon ise yüzde 32,37 olarak gerçekleşti. Açıklanan rakamların ardından Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, memur maaşlarının her geçen ay daha fazla eridiğini belirterek kamu çalışanlarının yaşam koşullarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>“Açıklanan rakamlarla hissedilen hayat pahalılığı aynı değil”</strong></p>

<p>Osman Kaya, resmi enflasyon verileri ile vatandaşın günlük yaşamda karşı karşıya kaldığı gerçek harcamalar arasında ciddi fark bulunduğunu savundu. Özellikle temel ihtiyaç kalemlerinde yaşanan artışların memur bütçesini doğrudan sarstığını belirten Kaya, gıda, kira ve ulaşım giderlerindeki yükselişin kamu çalışanlarını her geçen gün daha fazla zorladığını ifade etti.</p>

<p>Kaya’ya göre memur maaşları kağıt üzerinde artıyor görünse de, günlük yaşamda hissedilen fiyat artışları karşısında bu artışlar yeterli olmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bayram öncesi tablo ağırlaştı</strong></p>

<p>Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde kamu çalışanlarının içinde bulunduğu ekonomik durumun daha görünür hale geldiğini belirten Kaya, bayramın milyonlarca memur için artık sevinçten çok hesap yapma dönemine dönüştüğünü söyledi.</p>

<p>Açıklamada, artan ulaşım maliyetleri nedeniyle çok sayıda memurun memleketine gitmekte zorlandığı, kurban kesmenin ise geniş bir kesim için giderek ulaşılamaz hale geldiği vurgulandı. Aile ziyaretleri, yol giderleri, mutfak harcamaları ve bayram masrafları bir araya geldiğinde kamu çalışanlarının bayramı manevi bir rahatlama değil, ekonomik bir yük olarak yaşamaya başladığı ifade edildi.</p>

<p><strong>“Memur bayramı değil, geçimi düşünüyor”</strong></p>

<p>Kaya, mevcut ekonomik koşullarda kamu çalışanlarının bayram hazırlığı yapamadığını, önceliğin artık temel ihtiyaçları karşılamak olduğunu dile getirdi. İnsanların aileleriyle bir araya gelmenin sevincini yaşamak yerine yol masrafını, kurban maliyetini ve günlük harcamalarını hesaplamak zorunda kaldığını söyleyen Kaya, ortaya çıkan tablonun kabul edilemez olduğunu belirtti.</p>

<p>Bu durumun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal hayatı ve aile bağlarını da etkileyen bir sorun haline geldiği vurgulandı.</p>

<p><strong>“Enflasyon farkı tek başına çözüm değil”</strong></p>

<p>Kamu çalışanlarının maaş artışlarının yalnızca enflasyon farkıyla sınırlandırılmasının yeterli olmadığını kaydeden Kaya, memur maaşlarının her ay yeni fiyat artışları karşısında eridiğini söyledi. Bu nedenle sadece geçmiş kaybı telafi etmeye dönük fark ödemelerinin sorunu çözmediğini belirten Kaya, maaşların mutlaka refah payıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kaya, kamu çalışanlarının gerçek kayıplarının giderilebilmesi için daha kapsamlı ve kalıcı bir iyileştirme programına ihtiyaç olduğunu savundu.</p>

<p><strong>Kamu çalışanlarının talepleri yeniden sıralandı</strong></p>

<p>Enflasyon verilerinin ardından Devlet Memurları Konfederasyonu, kamu çalışanlarının uzun süredir gündemde olan başlıca taleplerini bir kez daha hatırlattı. Açıklamada, 3600 ek göstergenin tüm kamu çalışanlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi, gelir vergisinin yüzde 15’te sabitlenmesi, yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılması, fazla mesai ücretlerinin güncellenmesi, memurlara bayram ikramiyesi verilmesi ve en az yüzde 30 oranında refah payı uygulanması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Bu taleplerin artık ertelenemez hale geldiği ve kamu çalışanlarının ekonomik olarak nefes alabilmesi için somut adımlar atılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong>“Bayram değil, geçim mücadelesi yaşanıyor”</strong></p>

<p>Osman Kaya, açıklamasının sonunda kamu çalışanlarının yaşadığı tabloyu sert sözlerle özetledi. Mevcut şartlarda memurun bayram sevincini yaşayamadığını belirten Kaya, kamu çalışanlarının artık bayramı değil, geçim derdini düşündüğünü söyledi.</p>

<p>Açıklamada, memurların ailesiyle bayramlaşmanın hesabını değil, yol parasını ve temel giderlerini hesaplamak zorunda kaldığına dikkat çekilerek, bu ekonomik sıkışmanın sosyal yaşamı da daralttığı ifade edildi. Kamu çalışanlarının yaşadığı bu tablonun değişmesi için kalıcı ve güçlü düzenlemeler yapılması çağrısı yinelendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/memur-icin-bayram-sevinci-yerini-gecim-hesabina-birakti</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/05/osman-kaya-enflasyon-tepkii.jpg" type="image/jpeg" length="43953"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Taksim’de 1 Mayıs Buluşması: Kamu Çalışanlarının Talepleri Meydandan Yükseldi]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/taksimde-1-mayis-bulusmasi-kamu-calisanlarinin-talepleri-meydandan-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/taksimde-1-mayis-bulusmasi-kamu-calisanlarinin-talepleri-meydandan-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devlet Memurları Konfederasyonu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında İstanbul Taksim Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kamu çalışanları, emekliler ve çok sayıda sendika temsilcisinin katıldığı buluşmada, memurların uzun süredir gündemde olan ekonomik ve sosyal sorunları kamuoyunun dikkatine sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, 1 Mayıs’ın yalnızca sembolik bir gün olmadığı, aynı zamanda emekçilerin taleplerini güçlü biçimde dile getirdiği önemli bir mücadele zemini olduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>Osman Kaya: “1 Mayıs emeğin ve adalet arayışının günüdür”</strong></p>

<p>Basın açıklamasını Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya okudu. Kaya, konuşmasında 1 Mayıs’ın yalnızca kutlamayla sınırlı bir gün olmadığını belirterek, emeğin, alın terinin ve adalet talebinin en güçlü şekilde ifade edildiği bir gün olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Konuşmasında uluslararası gelişmelere de değinen Kaya, dünyada yaşanan savaşlar, ekonomik kırılganlıklar ve küresel belirsizliklerin kamu çalışanları üzerinde de doğrudan etkiler oluşturduğunu ifade etti. Türkiye’nin bu süreci güçlü devlet yapısı ve toplumsal dayanışma ile aşabileceğini savunan Kaya, kamu çalışanlarının bu yapının en temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>3600 ek gösterge ve yardımcı hizmetler sınıfı öne çıktı</strong></p>

<p>Açıklamanın en dikkat çeken başlıkları arasında 3600 ek gösterge düzenlemesi yer aldı. Kaya, mevcut uygulamanın tüm kamu çalışanlarını kapsayacak şekilde yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, bunun artık bir beklenti değil, doğrudan bir hak meselesi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Yardımcı hizmetler sınıfına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kaya, bu yapının mevcut haliyle sürdürülebilir olmadığını savundu. Yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılarak burada görev yapan çalışanların hak ettikleri kadrolara geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Vergi yükü ve alım gücü kaybı gündeme taşındı</strong></p>

<p>Konuşmada ekonomik sorunlara geniş yer verildi. Kamu çalışanlarının yıl içinde artan vergi dilimleri nedeniyle gelir kaybı yaşadığına dikkat çekilirken, gelir vergisinin yüzde 15 seviyesinde sabitlenmesi talep edildi.</p>

<p>Ayrıca artan hayat pahalılığı ve yükselen yaşam maliyetleri karşısında memur ve emekli maaşlarının yetersiz kaldığı vurgulandı. Bu nedenle kamu çalışanları ve emeklilere en az yüzde 30 oranında refah payı verilmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p><strong>Fazla mesai ücretleri ve emeklilik talepleri de gündemdeydi</strong></p>

<p>Devlet Memurları Konfederasyonu’nun dile getirdiği talepler arasında fazla mesai ücretleri de önemli yer tuttu. Mevcut fazla mesai ödemelerinin günümüz ekonomik gerçekleriyle uyuşmadığını belirten Kaya, kamu çalışanlarının verdikleri emeğin karşılığını alması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bunun yanında kademeli emeklilik düzenlemesi, memurlara bayram ikramiyesi verilmesi ve sendikal hakların daha güçlü hale getirilmesi de açıklamada öne çıkan diğer başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p><strong>Promosyon üzerinden sendikal rekabete eleştiri</strong></p>

<p>Açıklamada sendikal alanda yaşanan bazı uygulamalara da değinildi. Bazı sendikaların mevzuata aykırı şekilde promosyon uygulamaları üzerinden üye kazanmaya çalıştığı ileri sürülerek, bu durumun hem etik hem de hukuki açıdan kabul edilemez olduğu belirtildi.</p>

<p>Konfederasyon, ilgili kurumlara çağrıda bulunarak bu konuda gerekli denetimlerin yapılmasını ve sendikal alanın daha şeffaf bir yapıya kavuşturulmasını istedi.</p>

<p><strong>“Memurun sesini duyun, emeklinin feryadını görün”</strong></p>

<p>Basın açıklamasının sonunda kamu çalışanlarının yaşadığı sorunların artık ertelenemez hale geldiğini belirten Osman Kaya, yetkililere güçlü bir çağrıda bulundu. Kaya, memurların ve emeklilerin yaşadığı sorunların daha fazla görmezden gelinmemesi gerektiğini ifade ederek, kalıcı çözümler üretilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Taksim’den verilen mesaj dikkat çekti</strong></p>

<p>1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’ndan yükselen mesaj, kamu çalışanlarının artık yalnızca taleplerini duyurmak değil, somut sonuç görmek istediğini ortaya koydu. Devlet Memurları Konfederasyonu’nun dile getirdiği ekonomik, sosyal ve özlük haklarına ilişkin başlıkların, önümüzdeki süreçte kamu yönetiminin gündeminde ne ölçüde yer bulacağı ise merakla izlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/taksimde-1-mayis-bulusmasi-kamu-calisanlarinin-talepleri-meydandan-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/05/1-mayis-bulusmasi.jpg" type="image/jpeg" length="45568"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta Etik Tartışması: Sendika Nedir? Ne Değildir?]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglikta-etik-tartismasi-sendika-nedir-ne-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/saglikta-etik-tartismasi-sendika-nedir-ne-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada gündeme gelen iddialar sağlık camiasında yankı uyandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık alanında çalışma düzeni, mesleki etik ve sendikal temsil anlayışı, sosyal medyada paylaşılan iddialarla yeniden tartışma konusu oldu. Özellikle ebelik mesleği üzerinden dile getirilen bazı eleştiriler, sahada aktif görev yapan sağlık çalışanları arasında geniş yankı buldu. Paylaşımlarda, iş yükünün adil dağılmadığı, bazı çalışanların sendikal kimlik veya kıdem gerekçesiyle fiili sorumluluklardan uzak kaldığı öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İş yükü dağılımı eleştirilerin merkezinde</strong></p>

<p>Tartışmaların odağında, özellikle doğumhane gibi yoğun birimlerde görev paylaşımına ilişkin iddialar yer aldı. Sahada görev yapan genç personelin ağır mesai altında çok sayıda vakaya müdahale ettiği, buna karşılık bazı kıdemli çalışanların daha sınırlı sorumluluk üstlendiği yönündeki değerlendirmeler dikkat çekti. Bu durumun, meslek içi adalet ve çalışma barışı açısından ciddi soru işaretleri doğurduğu ifade edildi.</p>

<p>Bazı sağlık çalışanları, sendikal kimliğin görevden kaçış aracı değil, çalışanların hakkını savunma zemini olması gerektiğini savunarak, temsil görevinin sahada örnek duruşla desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>“Ayrıcalıklı yapı” iddiası gündeme taşındı</strong></p>

<p>Sosyal medyada yer alan paylaşımlarda, bazı sağlık kurumlarında sendikal nüfuz kullanılarak ayrıcalıklı bir alan oluşturulduğu iddiaları da öne çıktı. Kurum içinde belli isimlerin daha korunaklı pozisyonda tutulduğu, iş yükünün ise daha çok sahadaki genç çalışanların omzuna bırakıldığı ileri sürüldü. Bu iddiaların, özellikle göreve yeni başlayan sağlık personeli arasında rahatsızlık yarattığı görüldü.</p>

<p><strong>Kamu hastanelerinde hizmet eşitliği tartışması</strong></p>

<p>Gündeme gelen bir başka başlık ise kamu hastanelerinde sunulan hizmetlerde eşitlik ilkesinin zedelenip zedelenmediğine ilişkin tartışmalar oldu. Bazı paylaşımlarda, kamu imkanları kullanılarak belirli kişilere özel konseptli hizmet sunulduğu öne sürüldü. Bu iddialar, kamu sağlık hizmetlerinde herkesin eşit koşullarda hizmet alması gerektiği yönündeki ilkeyi yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Kamu hastanelerinin tüm vatandaşlara eşit, erişilebilir ve standartlara uygun hizmet vermesi gerektiğini savunan kullanıcılar, bu tür uygulamaların kamu hizmeti anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.</p>

<p><strong>Sendikal tavır ve temsil biçimi de eleştirildi</strong></p>

<p>Tartışmalarda yalnızca iş yükü ve hizmet sunumu değil, sendikal duruşa ilişkin değerlendirmeler de öne çıktı. Bazı paylaşımlarda, sendikal temsil görevi üstlenen kişilerin idareyle ilişkilerine göre pozisyon değiştirdiği, şartlara göre söylem geliştirdiği ve bu durumun çalışanlar nezdinde güven kaybına yol açtığı öne sürüldü.</p>

<p>Sahadan gelen değerlendirmelerde, sendikacılığın yalnızca görünürlük sağlayan bir unvan değil, ilkeli bir duruş ve tutarlı bir mücadele alanı olması gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong>Etik dışı talep iddiaları dikkat çekti</strong></p>

<p>Metinde yer alan en dikkat çekici iddialardan biri de bazı hassas işlemler üzerinden vatandaşlardan dolaylı şekilde maddi talepte bulunulduğu yönündeki suçlamalar oldu. Özellikle sağlık hizmeti sunumunda etik sınırların korunmasının zorunlu olduğu, herhangi bir belgenin ya da işlemin kişisel çıkar aracı haline getirilmesinin kabul edilemeyeceği yönünde değerlendirmeler yapıldı.</p>

<p>Bu tür iddiaların doğruluğunun resmi incelemelerle ortaya konulması gerektiği belirtilirken, etik ilkelere aykırı her uygulamanın hem sağlık hizmetine hem de mesleğin itibarına zarar verdiği ifade edildi.</p>

<p><strong>“Sendikacılık emek ve duruş işidir” vurgusu</strong></p>

<p>Sağlık çalışanları arasında yükselen ortak görüşlerden biri, sendikal mücadelenin gösteriye değil emeğe dayanması gerektiği oldu. Hakkâri’den Edirne’ye kadar aynı mesleki hassasiyetin korunması gerektiğini dile getiren çalışanlar, sağlık alanında temsiliyetin çıkar ilişkileriyle değil, adalet, liyakat ve çalışma ahlakıyla yürütülmesi gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>Gözler resmi açıklama ve olası adımlarda</strong></p>

<p>Sosyal medyada hızla yayılan bu iddiaların ardından gözler, hem ilgili kurumların yapacağı açıklamalara hem de olası idari incelemelere çevrildi. Sağlık camiasında etik ilkeler, iş barışı ve sendikal temsil anlayışına ilişkin tartışmalar sürerken, sahadaki çalışanlar daha şeffaf, adil ve hesap verebilir bir sistem talebini daha yüksek sesle dile getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglikta-etik-tartismasi-sendika-nedir-ne-degildir</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/sendika-nedir.jpg" type="image/jpeg" length="25486"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Sağlık-Sen’den Bakan Yardımcısı Özçevik’e Talepler]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/turk-saglik-senden-bakan-yardimcisi-ozcevike-talepler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/turk-saglik-senden-bakan-yardimcisi-ozcevike-talepler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Sağlık Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Halim Özçevik ile bir görüşme gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Görüşmede, sağlık çalışanlarının sahada yaşadığı güncel sorunlar ve çözüm bekleyen talepler detaylı şekilde ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, çalışanların ekonomik ve özlük haklarına ilişkin birçok başlığı Bakan Yardımcısı Özçevik’e ilettiklerini duyurdu.</p>

<p><strong>Ek ödeme ve nöbet ücretleri ilk sıralarda yer aldı</strong></p>

<p>Görüşmede öne çıkan başlıkların başında ek ödeme sisteminde yaşanan mağduriyetler geldi. Türk Sağlık-Sen, ek ödemelerin artırılması, sistemdeki sorunların giderilmesi ve mevcut yapının yeniden düzenlenmesi gerektiğini Bakanlık yetkililerine aktardı.</p>

<p>Nöbet ücretlerinin artırılması talebi de görüşmenin önemli gündem maddeleri arasında yer aldı. Özellikle 20.00 ile 08.00 saatleri arasında tutulan nöbetler için öngörülen yüzde 10 artırımlı ödeme uygulamasına ilişkin belirsizliklerin giderilmesi istendi. Ayrıca icap nöbetlerinin ödenmesinde yaşanan sorunların çözülmesi için daha kolaylaştırıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesi talep edildi.</p>

<p><strong>Tayin düzenlemeleri ve eş durumu talepleri gündeme geldi</strong></p>

<p>Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’ne ilişkin sorunlar da görüşmede kapsamlı biçimde ele alındı. Türk Sağlık-Sen, yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümler ile çalışan aleyhine sonuç doğuran son düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesini istedi.</p>

<p>Özellikle eş durumu tayinlerinde yaşanan güçlüklerin sağlık çalışanları üzerinde ciddi mağduriyet oluşturduğuna dikkat çekilerek, bu alanda daha esnek ve çalışan lehine bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong>ASM kesintileri ve ambulans kazalarıyla ilgili mağduriyetler aktarıldı</strong></p>

<p>Görüşmede Aile Sağlığı Merkezleri’nde görev yapan çalışanları ilgilendiren ücret kesintileri de gündeme taşındı. Bir yıl boyunca ASM’ye başvurmayan vatandaşlar nedeniyle yapılan ücret kesintilerinin kaldırılması talep edildi.</p>

<p>Ambulans kazaları sonrası ortaya çıkan maddi zararlar ve trafik cezalarının ambulansı kullanan personele rücu edilmesi uygulaması da eleştirilen başlıklar arasında yer aldı. Sendika, bu uygulamanın sağlık çalışanlarını mağdur ettiğini belirterek sona erdirilmesini istedi.</p>

<p><strong>Kreş talebi ve bazı birimlerde ek ödeme düzenlemesi istendi</strong></p>

<p>Türk Sağlık-Sen, şehir hastaneleri başta olmak üzere tüm hastanelerde kreş açılmasının artık ertelenmemesi gereken bir ihtiyaç olduğunu da Bakan Yardımcısı Özçevik’e iletti. Çalışanların aile yaşamını ve iş düzenini doğrudan etkileyen bu başlıkta somut adım beklentisi dile getirildi.</p>

<p>Bunun yanı sıra girişimsel radyoloji, koroner anjiyografi, nükleer tıp hizmetleri ve endoskopi ünitelerinde görev yapan çalışanlara yönelik ek ödeme katsayılarının toplamda 0,80 olacak şekilde yeniden düzenlenmesi talebi de görüşmede gündeme getirildi.</p>

<p><strong>Bakan Yardımcısı Özçevik’ten değerlendirme mesajı</strong></p>

<p>Önder Kahveci’nin paylaşımına göre Bakan Yardımcısı Halim Özçevik, iletilen başlıklarla ilgili gerekli değerlendirmelerin yapılacağını ve ilgili birimlerle görüşerek çözüm yollarının ele alınacağını ifade etti. Özçevik’in, çalışanların sorunlarının çözülmesini istediklerini dile getirdiği aktarıldı.</p>

<p><strong>Türk Sağlık-Sen: Mücadelemiz sürecek</strong></p>

<p>Görüşmenin ardından açıklama yapan Genel Başkan Önder Kahveci, sağlık çalışanlarının sorunlarının çözümü için her platformda girişimlerini sürdüreceklerini belirtti. Kahveci, nazik ev sahipliği ve konulara yaklaşımı dolayısıyla Bakan Yardımcısı Özçevik’e teşekkür ederken, çalışanların hak kayıplarının giderilmesi için sendikal mücadelenin devam edeceği mesajını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/turk-saglik-senden-bakan-yardimcisi-ozcevike-talepler</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/turk-saglik-sen-talepleri.jpg" type="image/jpeg" length="14464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık-Sen Hemşirelerin Taleplerini Açıkladı : Sahadan Gelen Beklentiler Sıralandı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-sen-hemsirelerin-taleplerini-acikladi-sahadan-gelen-beklentiler-siralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-sen-hemsirelerin-taleplerini-acikladi-sahadan-gelen-beklentiler-siralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık-Sen tarafından hemşirelere yöneltilen değerlendirme çerçevesinde, meslek grubunun öne çıkan talepleri kamuoyuyla paylaşıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Açıklamada, hem çalışma koşullarının iyileştirilmesine hem de ekonomik hakların güçlendirilmesine yönelik başlıklar dikkat çekti.</p>

<p><strong>İlk talep: 50 bin hemşire istihdamı</strong></p>

<p>Hemşirelerin en önemli beklentileri arasında personel yetersizliğinin giderilmesi yer aldı. Bu kapsamda sahaya acilen 50 bin hemşire alınması gerektiği ifade edildi. İş yükünün azaltılması, bakım hizmetlerinin daha sağlıklı yürütülmesi ve çalışan üzerindeki baskının hafifletilmesi için yeni istihdamın zorunlu olduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>İkramiye ve mesai ücretlerinde artış beklentisi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklanan talepler arasında ekonomik haklara ilişkin düzenlemeler de öne çıktı. Hemşireler, yılda 2 maaş ikramiye verilmesini isterken, mesai ücretlerine de en az yüzde 100 oranında zam yapılması çağrısında bulundu. Yoğun çalışma temposu ve artan hayat pahalılığı karşısında mevcut ödemelerin yetersiz kaldığı görüşü dile getirildi.</p>

<p><strong>Emekliliğe yansıyan ödeme talebi</strong></p>

<p>Hemşirelerin bir diğer önemli talebi ise maaş ve ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması oldu. Açıklamada, çalışanların aktif görev süresince aldığı ödemelerin emeklilik döneminde büyük ölçüde karşılık bulmamasının önemli bir mağduriyet oluşturduğu belirtildi. Bu nedenle tüm ödemelerin emeklilik hesabına dahil edilmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p><strong>Uzman hemşireler için maaş artışı çağrısı</strong></p>

<p>Sağlık-Sen’in paylaştığı talepler arasında uzman hemşirelere yönelik düzenleme beklentisi de yer aldı. Buna göre, HUS sınavı ile uzmanlaşan hemşirelerin maaşlarında yüzde 50 artış yapılması istendi. Mesleki uzmanlaşmanın teşvik edilmesi ve bu niteliğin ücret politikasına yansıtılması gerektiği savunuldu.</p>

<p><strong>Özel sektör için taban maaş vurgusu</strong></p>

<p>Açıklamada yalnızca kamu değil, özel sektörde çalışan hemşirelerin de sorunlarına dikkat çekildi. Özel hastaneler ve sağlık kuruluşlarında görev yapan hemşireler için taban maaş güvencesi getirilmesi gerektiği belirtildi. Böylece farklı kurumlar arasındaki ücret dengesizliğinin azaltılması ve çalışanların daha güvenceli koşullarda görev yapmasının sağlanması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Hemşirelerin talepleri gündemde kalacak</strong></p>

<p>Sağlık-Sen’in paylaştığı başlıklar, hemşirelerin yalnızca ekonomik değil, mesleki ve yapısal sorunlarının da çözüm beklediğini ortaya koydu. Personel açığından ücret politikasına, uzmanlaşmadan emeklilik haklarına kadar uzanan taleplerin, önümüzdeki süreçte sağlık çalışma hayatının önemli gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-sen-hemsirelerin-taleplerini-acikladi-sahadan-gelen-beklentiler-siralandi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/hemsirelerin-talepleri.jpg" type="image/jpeg" length="75516"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genç Sağlık Sendikası 1 Mayıs’ta Taksim’de Olacak]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/genc-saglik-sendikasi-1-mayista-taksimde-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/genc-saglik-sendikasi-1-mayista-taksimde-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genç Sağlık Sendikası, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında İstanbul Taksim’de düzenlenecek etkinliklere katılacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sendika, sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlara dikkat çekmek ve emek mücadelesini görünür kılmak amacıyla 1 Mayıs’ta alanda olacaklarını duyurdu.</p>

<p><strong>“Emeğin gücüyle alanlardayız” mesajı</strong></p>

<p>Sendika tarafından yapılan açıklamada, 1 Mayıs’ın emeğin, alın terinin ve adalet arayışının simgesi olduğu vurgulandı. Bu anlamlı günde sağlık çalışanlarının haklı taleplerini güçlü biçimde dile getirmek istediklerini belirten sendika, Taksim’de emek mücadelesinin parçası olacaklarını ifade etti.</p>

<p><strong>Ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çekildi</strong></p>

<p>Açıklamada, sağlık çalışanlarının uzun süredir çözüm bekleyen ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya olduğu belirtildi. Artan hayat pahalılığı, yetersiz ücret politikaları, ağır çalışma koşulları ve mesleki yıpranmışlığın her geçen gün daha da derinleştiğine işaret edildi.</p>

<p>Sağlık hizmetinin sürdürülebilir biçimde devam edebilmesi için, bu alanda görev yapan çalışanların haklarının güçlendirilmesinin zorunlu olduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>Sağlık emekçilerinin sesi Taksim’de yükselecek</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genç Sağlık Sendikası, 1 Mayıs’ın yalnızca bir anma ya da kutlama günü olmadığını, aynı zamanda emekçilerin taleplerini daha güçlü şekilde duyurduğu önemli bir mücadele zemini olduğunu belirtti. Sendika, sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunların toplumun genel sağlık hizmetine de doğrudan yansıdığına dikkat çekerek, bu nedenle taleplerini meydanlarda dile getirmeye devam edeceklerini bildirdi.</p>

<p><strong>Hak, emek ve adalet vurgusu</strong></p>

<p>Sendika açıklamasında, sağlık çalışanlarının daha adil çalışma koşullarına, insanca yaşamaya yetecek ücretlere ve mesleki saygınlığı koruyan bir çalışma düzenine ihtiyaç duyduğu ifade edildi. 1 Mayıs’ta verilecek mesajın yalnızca bugüne değil, sağlık emekçilerinin geleceğine de dair bir çağrı taşıdığı kaydedildi.</p>

<p><strong>1 Mayıs için katılım çağrısı</strong></p>

<p>Genç Sağlık Sendikası, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde sağlık çalışanlarının sesi olmak için Taksim’de bulunacaklarını yineleyerek, emeğin değerinin daha gür biçimde savunulacağı bir dayanışma günü çağrısı yaptı. Sendika, sağlık emekçilerinin hak mücadelesini her platformda sürdürmeye devam edeceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/genc-saglik-sendikasi-1-mayista-taksimde-olacak</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/genc-saglik-sen-1-mayis.jpg" type="image/jpeg" length="88787"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık-Sen’den Üniversite Hastaneleri İçin Net Mesaj: ‘Sorunları Gündemden Düşürmeyeceğiz’]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-senden-universite-hastaneleri-icin-net-mesaj-sorunlari-gundemden-dusurmeyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-senden-universite-hastaneleri-icin-net-mesaj-sorunlari-gundemden-dusurmeyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık-Sen, Türkiye genelindeki üniversite hastanelerinde yaşanan sorunları kapsamlı bir toplantıyla yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sendikanın Genel Merkezinde düzenlenen Üniversite Şubeleri Üniversite Hastaneleri Değerlendirme Toplantısı’nda, sağlık çalışanlarının karşı karşıya kaldığı ekonomik, idari ve özlük haklarına ilişkin çok sayıda başlık ele alındı. Toplantıda, üniversite hastanelerinde görev yapan sağlık profesyonellerinin uzun süredir çözüm bekleyen sorunlarının artık ertelenemez noktaya geldiği vurgulandı.</p>

<p>Toplantıya Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, Genel Sekreter Durali Baki, Genel Başkan Yardımcıları İdris Baykan ve Mustafa Irgatoğlu’nun yanı sıra Türkiye’nin farklı illerinden gelen üniversite şube başkanları katıldı. Bir araya gelen sendika yöneticileri ve saha temsilcileri, hem hastane bazında yaşanan problemleri hem de sistem genelinde karşılaşılan ortak sorunları detaylı biçimde değerlendirdi.</p>

<p><strong>Şube başkanları sahadaki tabloyu anlattı</strong></p>

<p>Toplantıda söz alan şube başkanları, görev yaptıkları üniversite hastanelerinde yaşanan sıkıntıları doğrudan örneklerle aktardı. Özellikle personel yetersizliği, ek ödeme sorunları, çalışma koşullarındaki gerileme, fiziki eksiklikler ve ücret dengesizlikleri öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p>Saha temsilcileri, yalnızca bireysel mağduriyetleri değil, sağlık hizmetinin niteliğini doğrudan etkileyen yapısal sorunları da gündeme taşıdı. Hastane özelinde yaşanan sorunların büyük ölçüde benzerlik gösterdiği, bu nedenle üniversite hastanelerine yönelik daha bütünlüklü ve merkezi bir çözüm anlayışına ihtiyaç olduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>Mahmut Faruk Doğan: “Sorunlar çözülene kadar bu konuyu gündemde tutacağız”</strong></p>

<p>Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, üniversite hastanelerinde yaşanan sıkıntıların geçici değil, köklü ve çok boyutlu bir sorun alanı haline geldiğini belirtti. Doğan, sendika olarak Cumhurbaşkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu ve üniversite yönetimleri nezdinde temaslarını sürdürdüklerini belirterek, sorunları ve çözüm önerilerini ilgili tüm makamlara ilettiklerini söyledi.</p>

<p>Üniversite hastanelerinde yaşanan gerilemenin artık görmezden gelinemeyeceğini vurgulayan Doğan, bu kurumların hem fiziki koşullar hem de çalışanların özlük hakları bakımından Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerin gerisinde kaldığını ifade etti. Bu durumun mutlaka düzeltilmesi gerektiğini dile getiren Doğan, “Sorunlar çözülene kadar üniversite hastanelerinin sorunlarını gündemden düşürmeyeceğiz” mesajını verdi.</p>

<p><strong>“Teşvik ek ödeme artık öncelikli gündem olmalı”</strong></p>

<p>Toplantıda üzerinde en fazla durulan başlıklardan biri teşvik ek ödemeler oldu. Üniversite hastanelerinde görev yapan çok sayıda sağlık çalışanının, benzer işi yapmasına rağmen farklı kurumlarda görev yapan meslektaşlarına göre daha düşük ödeme aldığı veya bazı hastanelerde teşvik ek ödemeden yeterince yararlanamadığı belirtildi.</p>

<p>Katılımcılar, teşvik ek ödeme sistemindeki aksaklıkların çalışan motivasyonunu düşürdüğünü, kurum bağlılığını zayıflattığını ve üniversite hastanelerinde çalışma cazibesini azalttığını ifade etti. Bu nedenle, teşvik ek ödemeye öncelik verilmesi ve üniversite hastanelerinde görev yapan sağlık profesyonellerinin mali haklarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong>“Uygulama birliği için Üniversite Hastaneleri Birliği kurulmalı”</strong></p>

<p>Toplantıda, üniversite hastanelerinin idari yapısına ilişkin de önemli değerlendirmeler yapıldı. Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kuruluşları ile üniversite hastaneleri arasında uygulama açısından ciddi farklılıklar bulunduğu, bu durumun çalışan haklarından hizmet süreçlerine kadar pek çok alanda sorun yarattığı dile getirildi.</p>

<p>Bu çerçevede, üniversite hastanelerinde uygulama birliğini sağlamak ve yönetimsel dağınıklığı azaltmak amacıyla “Üniversite Hastaneleri Birliği” kurulması önerisi yeniden gündeme getirildi. Mevzuatın güncellenmesi, yönetim modelinin yeniden ele alınması ve üniversite hastanelerine özgü sorunların merkezi düzeyde çözülmesine dönük yeni bir yapılanmaya ihtiyaç olduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>4/D işçilerin ücret yükü üniversitelerin omzundan alınmalı</strong></p>

<p>Toplantıda dikkat çekilen bir başka önemli başlık ise üniversite hastanelerinde görev yapan 4/D statüsündeki işçilerin ücretlerinin döner sermaye bütçesinden ödenmesi oldu. Katılımcılar, bu uygulamanın üniversite hastanelerinin mali yapısını daha da zorladığını ve döner sermaye üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.</p>

<p>Sendika yetkilileri, bu yükün üniversitelerin omzunda bırakılmaması gerektiğini savunarak, söz konusu maaşların merkezi bütçeden karşılanmasının daha adil ve sürdürülebilir bir model olacağını dile getirdi. Aynı şekilde döner sermaye bütçesinden ödenen kamu görevlisi maaşlarının da genel bütçeye aktarılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong>Forma, önlük, istihdam ve becayiş talepleri de gündeme geldi</strong></p>

<p>Toplantıda yalnızca ücret ve ek ödeme meselesi değil, çalışanların günlük çalışma yaşamını etkileyen birçok başlık da masaya yatırıldı. Üniversite hastanelerinde görev yapan sağlık profesyonellerine önlük ve formanın yılda iki kez kurum tarafından verilmesi gerektiği belirtilirken, bu konunun hem çalışma düzeni hem de kurumsal ihtiyaçlar açısından önem taşıdığı ifade edildi.</p>

<p>Bunun yanı sıra personel eksikliğinin üniversite hastanelerinde ciddi boyutlara ulaştığı belirtilerek istihdamın artırılması çağrısı yapıldı. Özellikle sağlık hizmetinin aksamaması ve mevcut personelin aşırı iş yükü altında kalmaması için yeni kadro planlamasının zorunlu olduğu kaydedildi. Becayiş taleplerine uygun kadro açılması da çalışanların uzun süredir çözüm beklediği başlıklar arasında gösterildi.</p>

<p><strong>“Sahanın verileri elimizi güçlendiriyor”</strong></p>

<p>Genel Başkan Mahmut Faruk Doğan, değerlendirme toplantılarının önemine dikkat çekerek, sahadan gelen verilerin sendikanın yürüttüğü temaslarda belirleyici rol oynadığını söyledi. Şube başkanlarının aktardığı bilgilerin yalnızca birer gözlem olmadığını, aynı zamanda çözüm için güçlü bir veri zemini oluşturduğunu belirten Doğan, yetkililerle yapılan görüşmelerde sahadan gelen somut veriler sayesinde daha güçlü bir temsil ortaya koyduklarını ifade etti.</p>

<p>Doğan, üniversite hastanelerinde görev yapan hocanın, hekimin, asistanın, hemşirenin, teknisyenin ve diğer tüm sağlık profesyonellerinin hakkını savunmaya devam edeceklerini belirterek, toplantıdan çıkacak sonuçların ayrıntılı bir rapora dönüştürüleceğini ve ilgili makamlara sunulacağını söyledi.</p>

<p><strong>Cumhurbaşkanlığı ve Maliye ile yapılan görüşmelerde üniversite hastaneleri gündeme taşındı</strong></p>

<p>Doğan, son dönemde gerçekleştirdikleri temaslar hakkında da bilgi verdi. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürü Bilal Şentürk ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürü Yakup Tekin’e yapılan ziyaretlerde, üniversite hastanelerinin sorunlarının ayrıntılı şekilde aktarıldığını belirtti.</p>

<p>Bu görüşmelerde üniversite hastanelerinin fiziki yetersizlikleri, çalışanların özlük haklarındaki kayıplar ve mali darboğazın ayrıntılı biçimde gündeme getirildiğini belirten Doğan, hazırlanan çözüm önerilerinin de yetkililere sunulduğunu ifade etti. Sendikanın, üniversite hastanelerinin sorunlarının çözümü için yalnızca eleştiriyle yetinmediği, çözüm odaklı raporlar ve önerilerle sürece katkı sunduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>Genel Sekreter Durali Baki: “Ekonomik sorunlar ağırlaşıyor”</strong></p>

<p>Toplantıda konuşan Sağlık-Sen Genel Sekreteri Durali Baki de üniversite hastanelerinin özellikle ekonomik nedenlerle ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Baki, mali sorunların yalnızca bütçesel bir mesele olmadığını, bunun çalışanların haklarına, hizmetin kalitesine ve kurumların sürdürülebilirliğine doğrudan yansıdığını söyledi.</p>

<p>Her platformda üniversite hastanelerinin yaşadığı sorunları gündeme taşıdıklarını belirten Baki, bu alanda da somut kazanımlar elde edeceklerine inandıklarını kaydetti. Baki, sendikal mücadelenin sahadaki ihtiyaçları görerek ve çalışanların sesini duyurarak sürdürüldüğünü ifade etti.</p>

<p><strong>İdris Baykan: “YÖK ile iş birliği içinde çözüm arıyoruz”</strong></p>

<p>Genel Başkan Yardımcısı İdris Baykan da konuşmasında, üniversite hastanelerinde yaşanan sorunları çözebilmek için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi. Baykan, üniversite şube başkanlarıyla düzenli istişareler yaptıklarını, raporlar hazırladıklarını ve hem üniversite yönetimleri hem de YÖK düzeyinde temaslarda bulunduklarını belirtti.</p>

<p>Baykan, sorunların yalnızca tek bir kurumun müdahalesiyle çözülemeyecek kadar kapsamlı olduğunu, bu nedenle çok taraflı bir iş birliğinin şart olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Mustafa Irgatoğlu: “Amaç, köklü sorunların çözümüne katkı sunmak”</strong></p>

<p>Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu ise üniversite hastanelerinde yaşanan sorunlara yönelik daha sistematik bir çalışma yürütmek amacıyla Üniversite Hastaneleri Komisyonu kurduklarını hatırlattı. Irgatoğlu, komisyonun hazırlayacağı değerlendirmelerin ve toplantıdan çıkacak sonuçların rapor haline getirilerek ilgili kurumlarla paylaşılacağını söyledi.</p>

<p>Hem yerel hem genel düzeyde yaşanan sorunların dikkatle değerlendirileceğini ifade eden Irgatoğlu, asıl hedefin günü kurtaran değil, köklü sorunlara çözüm üreten bir yaklaşım geliştirmek olduğunu kaydetti. Üniversite hastanelerinin yıllardır biriken meselelerine kalıcı çözümler bulunması gerektiğini vurgulayan Irgatoğlu, bu konuda sendika olarak katkı sunmaya devam edeceklerini dile getirdi.</p>

<p><strong>Gözler hazırlanacak raporda</strong></p>

<p>Toplantının ardından gözler, Sağlık-Sen tarafından hazırlanacak kapsamlı rapora çevrildi. Sendika yönetimi, toplantıda dile getirilen tüm sorunları ve çözüm önerilerini bir araya getirerek yetkili kurumlara sunmaya hazırlanıyor. Üniversite hastanelerinde görev yapan sağlık çalışanlarının beklentileri açısından bu raporun, önümüzdeki dönemde yürütülecek temaslar ve olası düzenlemeler için önemli bir zemin oluşturması bekleniyor.</p>

<p>Üniversite hastanelerinde uzun süredir biriken yapısal, mali ve idari sorunların çözümü için daha güçlü adımlar atılması gerektiği yönündeki çağrılar sürerken, Sağlık-Sen’in bu başlığı önümüzdeki dönemde de gündemde tutacağı mesajı net şekilde verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-senden-universite-hastaneleri-icin-net-mesaj-sorunlari-gundemden-dusurmeyecegiz</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/saglik-sen-sorunlari.jpg" type="image/jpeg" length="90973"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık-Sen’den Cumhurbaşkanlığı’na Ziyaret: Sağlık Ve Sosyal Hizmet Çalışanlarının Talepleri İletildi]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-senden-cumhurbaskanligina-ziyaret-saglik-ve-sosyal-hizmet-calisanlarinin-talepleri-iletildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-senden-cumhurbaskanligina-ziyaret-saglik-ve-sosyal-hizmet-calisanlarinin-talepleri-iletildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürü Bilal Şentürk’ü ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğan’a görüşmede Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu da eşlik etti.</p>

<p><strong>Sorunlar ve talepler raporla sunuldu</strong></p>

<p>Ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Doğan, sağlık ve sosyal hizmet profesyonellerinin sahada yaşadığı sorunları ve sendikanın taleplerini içeren raporu Şentürk’e sunduklarını belirtti. Görüşmede çalışanların beklentilerinin kapsamlı şekilde ele alındığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Ücret adaleti ve nöbet ücretleri gündemdeydi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamaya göre görüşmede, ücret adaletsizliğinin giderilmesi ve nöbet ücretlerinin güncellenmesi başta olmak üzere birçok konu gündeme taşındı. Ayrıca müstakil meslek kanunlarına ilişkin talepler ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çalışanlarına yıpranma payı verilmesi yönündeki beklentiler de paylaşıldı.</p>

<p><strong>“Sahadaki her çalışanın hakkı için mücadele sürecek”</strong></p>

<p>Mahmut Faruk Doğan, sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan çalışanların haklarının korunması için mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı. Doğan, sahada görev yapan her bir çalışanın taleplerinin takipçisi olacaklarını ifade etti.</p>

<p><strong>Şentürk’e teşekkür mesajı</strong></p>

<p>Sağlık-Sen Genel Başkanı Doğan, görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürü Bilal Şentürk’e nazik ev sahipliği ve destekleri dolayısıyla teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-senden-cumhurbaskanligina-ziyaret-saglik-ve-sosyal-hizmet-calisanlarinin-talepleri-iletildi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/saglik-sen-kulliyeye-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" length="83340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Sen Genel Bşk Yardımcısı IRGATOĞLU: 'Bir söz söyledin mi, artık o söz seni taşır']]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-sen-genel-bsk-yardimcisi-irgatoglu-bir-soz-soyledin-mi-artik-o-soz-seni-tasir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-sen-genel-bsk-yardimcisi-irgatoglu-bir-soz-soyledin-mi-artik-o-soz-seni-tasir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Pazartesi Konuşmaları” serisinin dördüncü yazısında, sorumluluk kavramı merkeze alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yazıda, insanın verdiği sözün yalnızca dış dünyaya değil, kendi iç dünyasına karşı da bir yükümlülük taşıdığı vurgulandı.</p>

<p><strong>“Sorumluluk, insanın kendine verdiği hesaptır”</strong></p>

<p>Metinde, sorumluluğun yalnızca başkalarına verilen bir cevap olmadığı, aynı zamanda kişinin kendi vicdanında verdiği bir hesap olduğu ifade edildi. Hazırlıksız eylemlerin gürültüye, sorumluluk taşımayan sözlerin ise kalabalığa dönüştüğü belirtilerek, samimiyet ve yük alma bilincinin önemi öne çıkarıldı.</p>

<p><strong>Birlikte omuzlama mesajı</strong></p>

<p>Yazıda, yükü başkalarına devretmek yerine birlikte taşımak gerektiği yönünde bir mesaj verildi. Bu yaklaşımın, ortak sorumluluk anlayışını ve dayanışma ruhunu güçlendirdiği kaydedildi.</p>

<p><strong>Dördüncü yazı yayımlandı</strong></p>

<p>“Pazartesi Konuşmaları” başlığıyla yayımlanan serinin dördüncü yazısına internet sitesi üzerinden erişilebildiği belirtilirken, okuyucular yeni içeriği okumaya davet edildi.</p>

<blockquote>
<p><strong>Sorumluluk – Bağın Yükü, Yetkinin Hakikati</strong></p>
</blockquote>

<p><em>“Bir söz söyledin mi, artık o söz seni taşır.”</em></p>

<blockquote>
<p>Konuşmadan önce düşünmeyi hatırlatan bu söz; hayatın en sade ama en ağır hakikatlerinden biridir. İnsan çoğu zaman sadece konuştuğunu zanneder; oysa söylediği söz, kurduğu bağ ve yüklendiği sorumluluk, bir süre sonra onu taşımaya başlar. Çünkü söz, yalnızca bir ifade değil; aynı zamanda bir mesuliyet ilanıdır.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Geçtiğimiz haftalarda sınırdan, beklentiden ve sahada kurulan bağdan söz ettik. Şimdi gönülden gönüle uzanan o görünmez ama sarsılmaz köprünün diğer yüzüne bakıyoruz: Sorumluluğa.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyuruyor:<br />
<em>“Kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.”</em> buyuruyor.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Hadiste belirtilen ölçü bize ilk etapta açık bir hakikati hatırlatıyor: İnsan, hayatın hiçbir anında sorumluluktan azade değildir. Dolayısıyla aksiyon almalı, hakkı dile getirmelidir. Tepkisizlik tarafsızlık değildir; sorumluluktan kaçıştır. Çünkü sorumluluk, harekete geçmeyi gerekli kılar. Harekete geçmek ise bilinçli bir tercihtir. Eliyle, diliyle ya da kalbiyle tavır koymaktır. Bu tavır, sıradan bir refleks değil; bir duruş, bir ahlaki yükümlülüktür.</p>
</blockquote>

<p>İşte tam da bu noktada bağ, yetki ve sorumluluk birbirine eklemlenir.</p>

<blockquote>
<p>İnsan bağ kurar. Kurulan bağ bir hukukun başlangıcıdır. Her hukukun bir sorumluluğu vardır ve o sorumluluğun karşılığı yetkidir.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Yetki; bir güven beyanı olarak ağır bir emanettir. Ve emanet ancak kendini yetiştiren omuzlarda taşınabilir. Yetkinin hakikati; emanetin sorumluluğunu hakkıyla taşıyabilenlerin, yani kendini taşımayı bilenlerin yürüyüşüdür.</p>
</blockquote>

<p>Sorumluluğu taşıyabilmek için önce kendini taşıyabilmelisin.</p>

<blockquote>
<p>Çünkü sorumluluk; yalnızca dış dünyaya verilen bir cevap değil, aynı zamanda insanın kendi iç dünyasında verdiği bir hesaptır.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Sendikal mücadelede de hakikat budur.<br />
Mesele sadece sahaya çıkmak, görünmek, konuşmak, koşuşturmak değildir. Mesele; sahaya çıkarken doğru düşünmek; neyi, ne zaman ve neden yaptığını bilmektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Bugün hız ve haz üzerine kurulmuş bir çağda yaşıyoruz. Çoğu zaman eylem adı altında sürekli bir koşu hâli yüceltiliyor. Koşuyoruz ama nereye? Alkışlandıkça eksiliyoruz; peki neden? Çünkü koşan ama kendine uğramayan bir varlık bir süre sonra tükenir. Derinlik kaybeder. İstikametinden uzaklaşır. Ve en sonunda taşıdığı sorumluluğun ağırlığı altında ezilir.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p><strong>Gerçek sorumluluk; kuru bir gürültüyü ya da kör bir koşuyu değil, dirayetli yürüyebilmeyi gerektirir.<br />
Durup düşünebilmek…<br />
Etrafı gözlemleyebilmek…<br />
Kendine zaman ayırabilmek…<br />
İşte bunlar yürüyüşün asli parçalarıdır.<br />
Zira düşünmek, gözlemlemek ve kendine zaman ayırmak bir boşluk değil; kendini taşıma ve emanete sahip çıkma sürecidir.</strong></p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Bununla birlikte göz ardı edilen bir gerçek daha vardır: Sorumluluğun paylaşımı, çoğu zaman bir ilke olarak savunulsa da pratikte ya dar bir kadronun sırtına bırakılmakta ya da herkesin birbirine devrettiği bir boşluğa dönüşmektedir. <em>“Herkes sorumlu”</em> denildiği yerde ya da “Nasıl olsa biri yapıyor” denildiğinde çoğu zaman kimse sorumluluk almaz. Bu da teşkilatı, birkaç kişinin yorulduğu, geri kalanların ise alıştığı bir düzene mahkûm eder. Oysa sorumluluğun paylaşılması; yükü başkasına devretmek değil, herkesin bulunduğu yerde yükün altına girmesidir. Paylaşılmayan yük zamanla gücü aşındırır, bağı gevşetir ve iddiayı içten içe zayıflatır. Bu nedenle yalnızca emaneti konuşmak yetmez; onu gerçekten üstlenmek ve birlikte taşımak gerekir.</p>
</blockquote>

<p>Bu haftanın konuşması bize şunu hatırlatıyor:</p>

<blockquote>
<p>Sahada kurulan bağ, ancak sorumluluk duygusuyla devam eder.<br />
Sorumluluğu taşımanın yolu kendini taşımaktan geçer.</p>
</blockquote>

<p>Sorumluluğunu birlikte, paylaşarak ve hakkıyla taşıyan bir teşkilat; yalnızca insanların yanında durmaz, onların yükünü hafifletir, sözünü güçlendirir ve gördüğü yanlışı değiştirme cesaretini gösterir.</p>

<p>Çünkü gerçek sorumluluk; sadece harekete geçmek değil, o harekete hazır olmaktır.</p>

<blockquote>
<p><strong>Hazır olmayanın eylemi gürültüdür.<br />
Sorumluluk taşımayan ise ne eliyle, ne diliyle, ne de kalbiyle hiçbir şeyi değiştiremez. Çünkü yürüyüşe talip olmayan, koşarak tükenmeye mahkumdur.</strong></p>
</blockquote>

<p>Ve unutulmamalıdır ki:<br />
Sorumluluk taşımayanın sözü kalabalık yapar, ama karşılık üretmez.<br />
Karşılığı olmayan her söz ise, bir gün sahibini taşımaya başlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-sen-genel-bsk-yardimcisi-irgatoglu-bir-soz-soyledin-mi-artik-o-soz-seni-tasir</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/mustafa-irgatoglu-kose-yazisi-4.jpg" type="image/jpeg" length="79180"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğum İzni Arttı, Peki Aile Hekimliğinde Görev Yapan Anneler?]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/dogum-izni-artti-peki-aile-hekimliginde-gorev-yapan-anneler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/dogum-izni-artti-peki-aile-hekimliginde-gorev-yapan-anneler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğum izni sürelerinin artırılmasına ilişkin düzenleme kamuoyunda olumlu karşılanırken, aile hekimliği birimlerinde görev yapan çalışanların bu hakkı fiilen nasıl kullanacağı tartışma konusu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hürriyet Sağlık-Sen, Genel Başkan Yardımcısı / ASM Komisyon Başkanı Ergin Gün, özellikle aile hekimliği sisteminde görev yapan annelerin doğum izni sürecinde maaş kesintisi riskiyle karşı karşıya kaldığını belirterek, mevcut uygulamaya tepki gösterdi.</p>

<p><strong>“Sorun yalnızca izin süresi değil”</strong></p>

<p>Sendika tarafından yapılan açıklamada, aile hekimliği çalışanları açısından temel meselenin doğum izninin uzatılması değil, bu iznin ekonomik kayıp yaşanmadan kullanılıp kullanılamayacağı olduğu vurgulandı. Açıklamada, doğum izni, hastalık izni ve diğer yasal izinlerin kullanılması halinde “vekaletsiz izin” gerekçesiyle maaş kesintisi yapılmasının çalışanlar üzerinde ciddi mağduriyet oluşturduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>“Anne olan çalışan ekonomik olarak cezalandırılmamalı”</strong></p>

<p>Hürriyet Sağlık-Sen, Genel Başkan Yardımcısı / ASM Komisyon Başkanı Ergin Gündoğum izninin bir ayrıcalık değil, anayasal ve yasal güvence altındaki temel bir hak olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, anne olan aile hekimliği çalışanının en hassas dönemde çocuğuyla ilgilenmek yerine maaşından kesinti yapılıp yapılmayacağını düşünmek zorunda bırakılmasının kabul edilemez olduğu belirtildi.</p>

<p>Sahada bazı çalışanların, doğum iznine ayrıldıklarında gelir kaybı yaşayacakları endişesiyle görevlerinden ayrılmayı dahi gündemine aldığı kaydedildi.</p>

<p><strong>Vekalet sistemi de ayrı bir sorun olarak gösterildi</strong></p>

<p>Açıklamada, uzun süreli doğum izinlerinde görevlendirilecek personel bulunmasının da ayrı bir sorun haline geldiği savunuldu. Yerine vekalet eden aile hekimliği çalışanının aynı anda iki farklı birimin nüfusuna, iş yüküne ve sorumluluğuna bakmak zorunda kaldığına işaret edilerek, mevcut sistemin hem izne ayrılan çalışanı hem de vekalet eden personeli zorladığı ifade edildi.</p>

<p><strong>“Kesinti değil, adil görevlendirme çözüm olmalı”</strong></p>

<p>Sendika, çözümün doğum iznine ayrılan çalışanın maaşını azaltmak olmadığını belirtti. Yapılan değerlendirmede, izne çıkan aile hekimliği çalışanından herhangi bir kesinti yapılmaması, yerine görevlendirilen personele ise üstlendiği ek yükün karşılığının ayrıca ve eksiksiz ödenmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Bu çerçevede, hizmetin devamlılığını sağlayacak adil bir görevlendirme sistemi kurulması çağrısı yapıldı.</p>

<p><strong>Anayasal haklar vurgusu</strong></p>

<p>Açıklamada, yıllardır aile hekimliği sisteminde kanunda açıkça yer almayan bazı kesintilerin yönetmelik hükümleriyle uygulandığı öne sürüldü. Bunun, Anayasa’da güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile dinlenme hakkı açısından sorunlu bir durum oluşturduğu savunuldu.</p>

<p>Sendika, doğum izni nedeniyle maaş kesilmesinin yalnızca ücret meselesi değil; aynı zamanda anne hakkı, çocuk hakkı, aile hakkı ve sosyal devlet ilkesiyle ilgili bir konu olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Kanuni izin kullanan çalışan neden gelir kaybına uğruyor?”</strong></p>

<p>Hürriyet Sağlık-Sen, Genel Başkan Yardımcısı / ASM Komisyon Başkanı Ergin Gün aile hekimliği çalışanlarının doğum izni nedeniyle ekonomik kayba uğratılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, şu soruları gündeme taşıdı: Anne olan aile hekimliği çalışanlarının bu haktan eşit şekilde yararlanıp yararlanamadığı, doğum yapan çalışanın çocuğuyla ilgilenme hakkının fiilen korunup korunmadığı ve yasal izin kullanan personelin neden maaş kesintisiyle karşı karşıya bırakıldığı soruları kamuoyu önünde yeniden tartışmaya açıldı.</p>

<p><strong>100’e yakın dava takip ediliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sendika açıklamasında, aile hekimliği çalışanlarının doğum izni ve diğer kanuni izinleri nedeniyle yapılan kesintilere karşı uzun süredir hukuki mücadele yürütüldüğü belirtildi. Hürriyet Sağlık-Sen, bu kapsamda yaklaşık 100 davanın taraflarınca takip edildiğini duyurdu.</p>

<p>Mahkemelerde de dile getirildiği gibi, kanunda açıkça düzenlenmeyen bir kesinti hükmünün yönetmelikle uygulanamayacağı görüşü savunuldu. Temel hakların alt düzenlemelerle sınırlandırılamayacağına dikkat çekildi.</p>

<p><strong>Bakanlığa çağrı yapıldı</strong></p>

<p>Hürriyet Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve ASM Komisyon Başkanı Ergin Gün imzasıyla yapılan açıklamada, Sağlık Bakanlığı’na açık çağrıda bulunuldu. Açıklamada, aile hekimliği çalışanlarının doğum izni başta olmak üzere tüm kanuni izinleri nedeniyle uygulanan vekaletsiz izin kesintilerine son verilmesi istendi.</p>

<p>Ayrıca, doğum iznine ayrılan çalışandan maaş kesintisi yapılmaması, yerine görevlendirilen personele ek hizmetinin karşılığının tam olarak ödenmesi ve kanunda açıkça yer almayan kesintilerin yönetmelikle uygulanmaması talep edildi.</p>

<p><strong>“Doğum izni kâğıt üzerinde değil, sahada gerçek hak olmalı”</strong></p>

<p>Sendika, doğum izninin yalnızca mevzuatta yer alan bir hak olarak kalmaması, sahada da eksiksiz ve fiilen kullanılabilir hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, aile hekimliği sisteminde hem izin kullanan hem de vekalet eden çalışanı koruyan adil bir düzenleme yapılması çağrısında bulunularak, “Anne olan aile hekimliği çalışanı cezalandırılmamalıdır” mesajı verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/dogum-izni-artti-peki-aile-hekimliginde-gorev-yapan-anneler</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/dogum-izni-7.jpg" type="image/jpeg" length="54131"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genel Başkan Doğruyol'dan 71 Sağlık Taşınmazının Özelleştirme Kapsamına Alınmasına Tepki]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/genel-baskan-dogruyoldan-71-saglik-tasinmazinin-ozellestirme-kapsamina-alinmasina-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/genel-baskan-dogruyoldan-71-saglik-tasinmazinin-ozellestirme-kapsamina-alinmasina-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[24 Nisan 2026 tarihli ve 33233 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11187 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Maliye Hazinesi adına kayıtlı ekli listedeki 71 taşınmaz ve üzerindeki yapı özelleştirme kapsam ve programına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kararda bu taşınmazlar için satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ya da benzeri hukuki yöntemlerin uygulanabileceği, sürecin 31 Aralık 2028’e kadar tamamlanmasının hedeflendiği ve elde edilecek gelirin sağlık yatırımlarında kullanılmak üzere Sağlık Bakanlığı hesabına aktarılacağı belirtildi.</p>

<p><strong>Birlik Sağlık-Sen’den satış kararına itiraz</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karara ilişkin değerlendirmede bulunan Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, aralarında hastane ve çeşitli sağlık kuruluşlarının bulunduğu taşınmazların özelleştirme kapsamına alınmasının doğru bir yöntem olmadığını savundu. Doğruyol, özellikle il ve ilçe merkezlerinde bulunan sağlık alanlarının, vatandaşların sağlık hizmetine kolay erişimi açısından kritik önemde olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>“Şehir merkezindeki sağlık alanları korunmalı”</strong></p>

<p>Doğruyol, şehir merkezlerinde yer alan sağlık tesislerinin elden çıkarılmasının uzun vadede yeni sorunlar doğuracağını ifade etti. Vatandaşın en hızlı ve en kolay şekilde ulaşabildiği sağlık hizmetinin, ikametine yakın konumdaki kamu sağlık kuruluşları tarafından sunulduğunu vurgulayan Doğruyol, satışa çıkarılan alanların başka amaçlarla değerlendirilmesi yerine sağlık hizmeti içinde tutulmasının kamu yararına olacağını dile getirdi.</p>

<p><strong>Yeni kullanım önerisi: Sağlık hizmeti içinde kalsın</strong></p>

<p>Sendika cephesi, söz konusu taşınmazların hastane olarak kullanılmayacak olması halinde bile sağlık sistemi içinde değerlendirilmesini önerdi. Bu kapsamda İl Sağlık Müdürlükleri, İlçe Sağlık Müdürlükleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri, Aile Sağlığı Merkezleri ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonları gibi birimlerin bu alanlarda faaliyet göstermesinin daha doğru olacağı savunuldu.</p>

<p><strong>“Bugünün satışı, yarının yüksek maliyeti olabilir”</strong></p>

<p>Doğruyol, şehir merkezlerindeki sağlık alanlarının satılmasının ilerleyen yıllarda geri dönüşü zor sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Bu alanlar elden çıkarıldıktan sonra yeniden merkezi konumda sağlık tesisi kurmanın hem maliyetli hem de bazı bölgelerde fiilen imkânsız hale gelebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Gelirin sağlık yatırımlarına aktarılması tartışmayı bitirmedi</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Kararı’nda özelleştirmeden elde edilecek gelirin sağlık yatırımlarında kullanılacağının yer alması, eleştirileri sona erdirmedi. Doğruyol, gelirin sağlık alanına aktarılacak olmasının tek başına bu yöntemi haklı kılmadığını savunarak, kamuya ait sağlık taşınmazlarının korunmasının daha kalıcı bir kamu politikası olacağını ifade etti. Kararda ise gelirin, giderler düşüldükten sonra Sağlık Bakanlığı adına açılacak hesaba aktarılması öngörülüyor.</p>

<p><strong>Şehir hastaneleri üzerinden tasarruf çağrısı</strong></p>

<p>Açıklamasında şehir hastaneleri modeline de değinen Doğruyol, sağlık yatırımları için kaynak aranıyorsa önceliğin şehir merkezindeki kamu sağlık alanlarını satmak değil, şehir hastaneleri kaynaklı yüksek maliyetleri gözden geçirmek olması gerektiğini öne sürdü. Sendika, kamu kaynaklarının kullanımında önceliğin erişilebilir ve sürdürülebilir sağlık hizmeti olması gerektiğini savundu.</p>

<p><img alt="Dfdss" class="detail-photo img-fluid" height="395" src="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/dfdss.jpg" width="388" /></p>

<p><img alt="Lşll" class="detail-photo img-fluid" height="630" src="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/lsll.jpg" width="415" /></p>

<p><img alt="Bgngn" class="detail-photo img-fluid" height="515" src="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/bgngn.jpg" width="332" /></p>

<p><img alt="Lşllj" class="detail-photo img-fluid" height="579" src="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/lsllj.jpg" width="378" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/genel-baskan-dogruyoldan-71-saglik-tasinmazinin-ozellestirme-kapsamina-alinmasina-tepki</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/ahmet-dogruyol-tepkii.jpg" type="image/jpeg" length="14756"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Birlik Sağlık-Sen, İzmir’de Üçüncü Şubesini Açtı!]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/birlik-saglik-sen-izmirde-ucuncu-subesini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/birlik-saglik-sen-izmirde-ucuncu-subesini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağımsız sendikacılık vurgusuyla faaliyetlerini sürdüren Birlik Sağlık-Sen, örgütlenme çalışmalarına bir yenisini daha ekledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sendika, İzmir’de üçüncü şubesinin resmi başvuru sürecini tamamlayarak yeni şubesini kurduğunu duyurdu.</p>

<p><strong>İzmir’de yeni yönetim belirlendi</strong></p>

<p>Yapılan açıklamaya göre, yeni kurulan şubenin başkanlığına tecrübeli sendikacı Şevket Özfiliz getirildi. Şube yönetim kurulunda ise Alev Şahin, Banu Parlar, Fatih Dede, Halil Karakulak, Tunç Sayın ve Yaşar Köse yer aldı.</p>

<p><strong>“Emin adımlarla büyümeye devam ediyoruz”</strong></p>

<p>Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, sendikanın bağımsız sendikacılık anlayışıyla yoluna devam ettiğini belirtti. Mücadelelerinin siyaset eksenli değil; hak, hukuk, adalet ve liyakat ilkeleri temelinde sürdüğünü ifade eden Doğruyol, sendikanın bu anlayış doğrultusunda büyümeyi sürdürdüğünü kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>38 ilde başkanlık, 46 ilde üye yapılanması</strong></p>

<p>Doğruyol, sendikanın teşkilat yapısına ilişkin de bilgi verdi. Açıklamasında, Birlik Sağlık-Sen’in 38 ilde il başkanlığı, 46 ilde ise üyelik düzeyinde temsil edildiğini belirten Doğruyol, bazı sendikaların siyasetin etkisi altında kaldığını ve haksızlıklara karşı yeterince ses çıkaramadığını savundu.</p>

<p><strong>“Güçlüden değil, haklıdan yana olacağız”</strong></p>

<p>Sendikal mücadelede kişisel çıkar değil, çalışan haklarının esas alınması gerektiğini vurgulayan Doğruyol, her ortamda doğruyu söylemeye devam edeceklerini ifade etti. Birlik Sağlık-Sen’in güçlüden yana değil, haklıdan yana tavır alacağını belirten Doğruyol, haksızlık ve hukuksuzluk karşısında sessiz kalmayacaklarını söyledi.</p>

<p><strong>BASK ve bağımsızlık vurgusu</strong></p>

<p>Açıklamasında, bağlı bulundukları Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu’nun yol haritasına da değinen Doğruyol, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bağımsızlık benim karakterimdir” sözünü kendilerine rehber edindiklerini belirtti. Sendikal duruşlarını bağımsızlık ilkesi üzerine kurduklarını dile getiren Doğruyol, hiçbir güce boyun eğmeden hareket ettiklerini ifade etti.</p>

<p><strong>Toplumsal birlik mesajı</strong></p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin birliği ve bütünlüğü içerisinde yer alan tüm vatandaşların değerli olduğunu kaydeden Doğruyol, dil, din, ırk, mezhep ya da yaşam tarzının kendileri açısından ayrıştırıcı bir unsur olmadığını söyledi. Açıklamada, herkes için eşit ve adil bir yaklaşım benimsendiği vurgulandı.</p>

<p><strong>“Nerede haksızlık varsa orada olacağız”</strong></p>

<p>Birlik Sağlık-Sen’in temel hedefinin hakkın, hukukun, adaletin ve liyakatin üstünlüğünü savunmak olduğunu belirten Doğruyol, çalışanlara yönelik her türlü haksızlık ve adaletsizliğin karşısında yer alacaklarını ifade etti. Sendikanın, çalışan haklarını savunma noktasında sahada olmaya devam edeceği mesajı verildi.</p>

<p><img alt="Jkuju" class="detail-photo img-fluid" height="833" src="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/jkuju.jpg" width="731" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/birlik-saglik-sen-izmirde-ucuncu-subesini-acti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/birlik-saglik-sen-izmir-subesini-acti.jpg" type="image/jpeg" length="63557"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hürriyet Sağlık Sen Genel Başkan Yardımcısı: 'Algoritma Hekimi Değil, Veriyi Okuyor']]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/hurriyet-saglik-sen-genel-baskan-yardimcisi-algoritma-hekimi-degil-veriyi-okuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/hurriyet-saglik-sen-genel-baskan-yardimcisi-algoritma-hekimi-degil-veriyi-okuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile hekimliği sisteminde son dönemde uygulanan yapay zekâ destekli denetim mekanizmaları, sağlık camiasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle reçete sayıları esas alınarak yapılan değerlendirmelerin, sahadaki gerçek hizmet sunumunu yansıtmadığı ve hekimleri haksız suçlamalarla karşı karşıya bıraktığı ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Aynı reçete, üç ayrı kayıt gibi değerlendiriliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eleştirilerin odağında, SGK reçete sayısı, e-Nabız reçete sayısı ve Reçetem sistemi üzerinden elde edilen verilerin toplu biçimde değerlendirilmesi yer alıyor. Bu üç ayrı kaynağın çoğu zaman aynı reçeteyi farklı platformlarda tekrar eden kayıtlar olarak gösterdiği, buna rağmen toplam sayının üç ayrı işlem gibi ele alındığı belirtiliyor. Bu durumun, denetim süreçlerinde kullanılan algoritmaların hatalı sonuçlar üretmesine neden olduğu vurgulanıyor.</p>

<p><strong>Aile hekimliği yalnızca reçete yazmaktan ibaret değil</strong></p>

<p>Uzmanlar, aile hekimliğinin sadece ilaç yazımıyla sınırlı bir hizmet alanı olmadığını hatırlatıyor. Koruyucu sağlık hizmetlerinin sistemin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekilirken; aşılama çalışmaları, laboratuvar tetkikleri, gebe ve lohusa izlemleri, bebek ve çocuk takipleri, kadın sağlığı izlemleri, kronik hastalık taramaları, danışmanlık hizmetleri ve toplum sağlığı eğitimlerinin aile hekimlerinin asli görevleri arasında bulunduğu ifade ediliyor.</p>

<p><strong>“Ağır ithamlar saha incelemesi olmadan yöneltiliyor”</strong></p>

<p>Yapay zekâ tabanlı değerlendirmelerin en çok eleştirilen yönlerinden biri de, eksik veya yanlış analiz edilen veriler üzerinden hekimlere yönelik ciddi suçlamaların gündeme getirilmesi oldu. Yerinde inceleme yapılmadan, saha denetimi gerçekleştirilmeden ve somut kanıt ortaya konulmadan bazı hekimlerin eczaneler ya da ilaç firmalarıyla iş birliği içinde olduğu yönünde ithamlarla karşı karşıya bırakıldığı belirtiliyor. Bu durumun meslek onurunu zedelediği ve sağlık çalışanlarının motivasyonunu olumsuz etkilediği kaydediliyor.</p>

<p><strong>“Yapay zekâ destek olabilir, hüküm veremez”</strong></p>

<p>Değerlendirmelerde, yapay zekânın doğru veri ve sağlıklı analizle kullanıldığında sağlık sistemine katkı sunabilecek önemli bir araç olduğu kabul ediliyor. Ancak eksik bilgi, yüzeysel kriterler ve dar bir bakış açısıyla yürütülen dijital denetimlerin, adaletsizliğe yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Denetim mekanizmalarının temel amacının cezalandırmak değil, sistemi daha nitelikli hale getirmek olması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p><strong>Çok boyutlu değerlendirme çağrısı</strong></p>

<p>Aile hekimlerinin emek, sorumluluk ve çok yönlü hizmet anlayışının yalnızca algoritmik çıktılarla ölçülemeyeceği belirtilirken, sağlık hizmetinin sayısal verilerin ötesinde insan, emek ve vicdan boyutuyla ele alınması gerektiği ifade ediliyor. Yapay zekânın karar süreçlerinde yardımcı olabileceği, ancak tek başına belirleyici bir otorite haline getirilmemesi gerektiği görüşü öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Batçık: “Bu anlayış kabul edilemez”</strong></p>

<p>Hürriyet Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı A. Oğuzhan Batçık da konuya ilişkin değerlendirmesinde, aile hekimlerinin sunduğu çok yönlü hizmetin göz ardı edilerek yalnızca algoritma sonuçlarına dayalı denetim anlayışının kabul edilemez olduğunu belirtti.</p>

<blockquote>
<p><strong>Yapay Zekâ mı, Yapay Hata mı?</strong></p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Son dönemde aile hekimliği sistemi içerisinde yürütülen denetim süreçlerinde yapay zekâ temelli algoritmaların kullanımı ciddi tartışmaları beraberinde getirmiştir. Özellikle reçete sayıları üzerinden yapılan değerlendirmeler, sahadaki gerçek hizmet sunumunu yansıtmaktan uzak bir tablo ortaya koymakta ve hekimleri haksız ithamlarla karşı karşıya bırakmaktadır.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Mevcut uygulamada; <strong>‘’SGK reçete sayısı, e-Nabız reçete sayısı ve Reçetem reçete sayısı”</strong> sistemi üzerinden elde edilen veriler ayrı ayrı değerlendirilmekte ve toplam reçete sayısı bu üç veri kaynağının birleşimiyle oluşturulmaktadır. Ancak burada göz ardı edilen temel bir gerçek vardır: <strong>Bu üç sistem aynı reçeteyi farklı platformlarda tekrar eden kayıtlar olarak göstermektedir.</strong> Yani sayısal olarak üç gibi görünen veri, gerçekte tek bir reçeteye karşılık gelmektedir. <strong>Bu durum, algoritmanın dayandığı kıstasların ne kadar yüzeysel ve hataya açık olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.</strong></p>
</blockquote>

<blockquote>
<p><strong>Aile hekimliği, yalnızca reçete yazmaktan ibaret bir meslek değildir.</strong> Aksine, sağlık sisteminin en temel yapı taşlarından biri olan <strong>koruyucu </strong>hekimlik hizmetlerini kapsar. <strong>Aşı uygulamaları, laboratuvar tetkikleri, gebe ve lohusa izlemleri, bebek ve çocuk takipleri, 15-49 yaş kadın izlemleri, kronik hastalık tarama ve takibi, danışmanlık hizmetleri ve toplum sağlığına yönelik eğitim faaliyetleri</strong> bu hizmetlerin başında gelmektedir. Ancak yapay zekâ destekli denetim mekanizmaları bu geniş hizmet yelpazesini görmezden gelerek hekimliği yalnızca <strong>“reçete üretimi”</strong> üzerinden değerlendirmektedir.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Daha da endişe verici olan ise, bu eksik ve hatalı veriler üzerinden hekimlere yönelik <strong>“eczane veya ilaç firmalarıyla iş birliği”</strong> gibi son derece ağır ithamların yöneltilmesidir. Oysa herhangi bir <strong>saha incelemesi yapılmadan, yerinde denetim gerçekleştirilmeden ve somut deliller ortaya konulmadan</strong> yapılan bu tür değerlendirmeler hem meslek onurunu zedelemekte hem de sağlık çalışanlarının motivasyonunu ciddi şekilde düşürmektedir.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Yapay zekâ, doğru kullanıldığında sağlık sistemine katkı sağlayabilecek önemli bir araçtır. Ancak <strong>eksik veri, hatalı analiz ve dar bakış açısıyla</strong> kullanıldığında adaletsizliğin dijital bir aracı haline dönüşmektedir. <strong>Denetim mekanizmalarının amacı cezalandırmak değil, sistemi iyileştirmek olmalıdır.</strong> Bunun yolu da sahayı bilen, hizmetin doğasını anlayan ve çok boyutlu değerlendirme yapabilen bir yaklaşım geliştirmekten geçmektedir.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Sonuç olarak; <strong>aile hekimlerinin emeğini, sorumluluğunu ve sunduğu çok yönlü hizmeti görmezden gelen, yalnızca algoritmik çıktılara dayalı</strong> denetim anlayışı kabul edilemez. Sağlık hizmeti, sadece sayılarla değil; insanla, emekle ve vicdanla ölçülmelidir. <strong>Yapay zekâ destek olabilir,</strong> <strong>ancak asla tek başına hüküm veremez.</strong></p>
</blockquote>

<p>A. Oğuzhan Batçık<br />
Hürriyet Sağlık Sen Genel Başkan Yardımcısı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/hurriyet-saglik-sen-genel-baskan-yardimcisi-algoritma-hekimi-degil-veriyi-okuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/hurriyet-saglik-sen-baskan-yardimcisi.jpg" type="image/jpeg" length="65976"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genel Başkan  Doğan’dan Hemşirelere Destek Mesajı: 'Bugün Söz hemşirelerde']]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/genel-baskan-dogandan-hemsirelere-destek-mesaji-bugun-soz-hemsirelerde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/genel-baskan-dogandan-hemsirelere-destek-mesaji-bugun-soz-hemsirelerde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda hemşirelerin yaşadığı sorunlara ve verdikleri emeğe dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğan, yoğun bakımdan servise, acilden aile sağlığı merkezine kadar görev yapan tüm hemşireler için bir söz kürsüsü oluşturduklarını belirtti.</p>

<p><strong>“Bugün söz hemşirelerde”</strong></p>

<p>Paylaşımında hemşirelerin doğrudan kendi deneyimlerini anlatacağını vurgulayan Doğan, “Onlar konuşacak, yaşadıklarını anlatacak; biz de hep birlikte emeğin sesini büyütecek, mücadelelerini daha güçlü hale getireceğiz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Anlatılan her söz, bir hemşirenin gerçeği”</strong></p>

<p>Hemşirelerin sahada karşılaştığı zorlukların görünür olması gerektiğine işaret eden Doğan, bu kürsüde dile getirilecek her sözün mesleğin içinden gelen gerçekleri yansıttığını söyledi. Paylaşımda, bu anlatıların yalnızca hemşireleri değil, dinleyen herkesi de derinden etkileyeceği mesajı verildi.</p>

<p><strong>Hemşirelerin sesi daha gür çıkacak</strong></p>

<p>Mahmut Faruk Doğan, açıklamasını “Bugün söz hemşirelerde. Bugün hemşireler konuşuyor” sözleriyle tamamladı.</p>

<p><img alt="Hjhyy" class="detail-photo img-fluid" height="538" src="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/hjhyy.jpg" width="429" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/genel-baskan-dogandan-hemsirelere-destek-mesaji-bugun-soz-hemsirelerde</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/hemsireler-haftasi.jpg" type="image/jpeg" length="79660"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Sen G. Başkan Yard. IRGATOĞLU: 'Sendikal Mücadele Süreklilik İster, Emek İster..']]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-sen-g-baskan-yard-irgatoglu-sendikal-mucadele-sureklilik-ister-emek-ister</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-sen-g-baskan-yard-irgatoglu-sendikal-mucadele-sureklilik-ister-emek-ister" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu, sendikal mücadelenin yalnızca söylemlerle değil, sahadaki emek ve süreklilikle yürütülebileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Irgatoğlu, mücadelenin kalıcı sonuç üretmesi için sabır, emek ve sahayla güçlü bağ kurulmasının önemine işaret etti.</p>

<p><strong>“Sendikal mücadele süreklilik ister”</strong></p>

<p>Irgatoğlu, değerlendirmesinde sendikal mücadelenin anlık çıkışlarla değil, uzun soluklu bir kararlılıkla sürdürülebileceğini ifade etti. Mücadelenin emek, sabır ve istikrarlı bir duruş gerektirdiğini belirten Irgatoğlu, bu sürecin ancak sahada varlık gösterilerek güç kazanacağını vurguladı.</p>

<p><strong>“Masa başında değil, sahada kurulan bağlarla yürür”</strong></p>

<p>Açıklamada en dikkat çeken vurgu ise sendikal mücadelenin sahayla kurduğu ilişki oldu. Irgatoğlu, masa başında kurulan cümlelerin tek başına yeterli olmadığını, asıl gücün sahada çalışanlarla kurulan bağdan geldiğini ifade etti.</p>

<p>Bu yaklaşımın, sendikal temsilin yalnızca söylem düzeyinde kalmaması gerektiğini, çalışanların bulunduğu her alanda aktif varlık göstermenin önem taşıdığını ortaya koydu.</p>

<p><strong>Pazartesi Konuşmaları’nın üçüncü yazısı yayımlandı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mustafa Irgatoğlu’nun değerlendirmeleri, “Pazartesi Konuşmaları” başlığıyla yayımlanan üçüncü yazıda yer aldı. Yazının, sendikal mücadelenin temel dinamiklerine ve sahadaki karşılığına ilişkin önemli mesajlar içerdiği belirtildi.</p>

<h2><strong>Sahada Olmak – Yetkiyi Belirleyen Gerçek Güç</strong></h2>

<blockquote>
<p><em>“Bizim pencereler yele garşıdır<br />
Muhabbet dediğin karşı karşıdır<br />
Girebilsen bu sinemde neler var<br />
Gülüp oynadığım ele karşıdır”</em></p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Sözleri Karacaoğlan’a ait olan bu güzel türküyü dinlemeyenimiz yoktur. Bütün türküler gibi bu türkü de hayatın kendisini barındırıyor. Şöyle gözlerimizi kapatıp gönülden kulak verdiğimizde iki gerçeği hemen fark edebiliriz: Birincisi muhabbet, muhatap olduğunda var olan bir hâl, bir halleşmedir. Bu muhabbetin varlık şartıdır. İkincisi ise muhabbet; samimiyetle, yüz yüze ve doğrudan olunca daha güzeldir.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Sohbet ve sahip çıkmanın aynı kökten geldiğini düşünürsek; muhabbetin, yalnızca bir muhatabın varlığıyla sınırlı olmadığını, bununla birlikte; karşı karşıya gelmek, temas kurmak, hâl hatır sormak ve bir bağ inşa etmek olduğunu anlayabiliriz. Dolayısıyla muhabbet; meydana çıkmak, sahada olmak ve sohbet etmektir. Birbirine sahip çıkmayı görünür kılmaktır. Sahada olunmadığında muhabbet eksik, iddia zayıf, etki sınırlıdır.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Bu hafta konuşacağımız mesele; muhabbet bağını kurmak için halleşmek, sahada olmak, sahada kalmak ve sahada güç üretmek olacak.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p><strong>Sendikal mücadele süreklilik ister, emek ister, sabır ister ve en çok da sahada olmayı ister. Çünkü mücadele, masa başında kurulan cümlelerle değil; sahada kurulan bağlarla yürür. Biliyoruz ki; sahada olmayanın sesi de, sözü de, iddiası da karşılık bulmaz.</strong></p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Sahada olan bilir ki: Her gün yeniden anlatmak gerekir. Her gün yeniden dinlemek gerekir. Her gün yeniden güven üretmek gerekir. Her kazanılan gönül, bir imzadan ibaret değil; aynı zamanda bir güven beyanıdır. Ve o güven ya büyütülür ya da kaybedilir. Bu yüzden sahada çalışmak; günü kurtarmak değil, yarını inşa etmektir.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Bugün sendikal alanda en çok karşılaştığımız sorunlardan biri şudur: Sahada karşılığı olmayan söylemlerin, gerçekmiş gibi sunulması. Oysa gerçek çok nettir: Sahada yoksan, aslında yoksun. Sahada olmak; sadece görünmek değil, dokunmak, dinlemek ve karşılık üretmektir. Sahada olmayan bir süre sonra kendi sesine mahkûm olur; gerçeklikten kopar. En tehlikelisi de budur.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Bazı yapılar sahada olmadan güçlü görünmeye çalışmakta, sahaya inmeden temsil iddiasında bulunmakta, halleşmeyi bilmeden, muhabbet bağını kurmadan yetki konuşmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki: Yetki, verilen bir unvan değil; sahada kazanılan bir sonuçtur.<br />
Yetkili sendika olmak yalnızca bir sıfat değil, aynı zamanda ağır bir sorumluluktur. Çünkü yetki, masada konuşma hakkı verdiği kadar sahada hesap verme zorunluluğu da getirir.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Bu nedenle asıl mesele yetkiyi almak değil, o yetkiyi taşıyabilmektir. Sahada gönülden gönüle kurulan muhabbet bağından gelen sorumluluğun gereğini yapmaktır.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Ne var ki bu bağın sürdürülebilirliği yalnızca sahada olmakla sınırlı değildir. Bugün sendikal alanda yaşanan istikrarsız üyelik davranışlarının arka planında, toplu sözleşme kazanımlarının niteliği de belirleyici bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Zira mevcut sistemde elde edilen kazanımlar, örgütlü emeğin farklılığını dikkate almaksızın, herhangi bir sendikaya üye olma şartı dahi aranmaksızın tüm kamu görevlilerine teşmil edilmektedir.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Bu durum, sendikal aidiyet bilincini doğrudan zayıflatan, örgütlü emeğin karşılığını belirsizleştiren ve “sonuçtan herkes faydalanır” anlayışını kurumsallaştıran yapısal bir soruna işaret etmektedir. Oysa sendikal hakların özünde, örgütlü irade ile elde edilen kazanım arasında doğrudan ve korunması gereken bir bağın bulunması esastır. Bu bağın zayıflaması, sendikal yapının meşruiyet zeminini ve sürdürülebilirliğini tartışmalı hâle getirmektedir.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Bu itibarla; yetki sisteminin anlam ve fonksiyonunun korunabilmesi, sendikal aidiyetin güçlendirilmesi ve örgütlü emeğin karşılığının somut şekilde tesis edilebilmesi amacıyla, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda gerekli değişikliklerin yapılması kaçınılmaz hale gelmiştir. Yapılacak düzenlemelerin; toplu sözleşme kazanımlarının kapsamı, uygulanma usulü ve yararlanma şartları bakımından sendikal üyelik ile illiyet bağını gözeten, ölçülülük ilkesine uygun ve hakkaniyeti esas alan bir çerçevede ele alınması gerekmektedir.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantılarında da gündeme gelen bu konu;<br />
geçiştirilemeyecek kadar önemli,<br />
ertelenemeyecek kadar da acildir.</p>
</blockquote>

<p><strong>Bu haftanın konuşması bize şunu hatırlatıyor:</strong></p>

<blockquote>
<p><strong>Gönüller sahada bağ kurar.<br />
Kurulan bağ, sorumluluğu doğurur.<br />
Sorumluluk kurulan bağın hukukuna sahip çıkmaktır.</strong><br />
<strong>Bu sebeple sahada olmayanın sözü zayıftır.<br />
Çünkü sahada kurulmamış bir bağ; ne yasayı düzeltebilir ne de masada karşılık bulabilir.<br />
Ama bağ kuran, gönüllere dokunan, güven üreten bir teşkilat;<br />
sadece birliktelik inşa etmez, aynı zamanda istikamet belirler.</strong></p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/saglik-sen-g-baskan-yard-irgatoglu-sendikal-mucadele-sureklilik-ister-emek-ister</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/mustafa-irgatoglu-kose-yazisi.jpg" type="image/jpeg" length="49641"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genç Sağlık Sendikası’ndan Bir Hukuk Zaferi Daha]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/genc-saglik-sendikasindan-bir-hukuk-zaferi-daha</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/genc-saglik-sendikasindan-bir-hukuk-zaferi-daha" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genç Sağlık Sendikası’nın açtığı dava sonucunda, Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan bir hemşireye ilişkin görevlendirme işlemi mahkeme kararıyla iptal edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Karar, sağlık çalışanlarının görev yeri değişikliklerinde yetki ve usul kurallarının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.</p>

<p><strong>Hemşirenin talebi reddedilmişti</strong></p>

<p>Davaya konu olayda, hastanede görev yapan bir hemşirenin isteği dışında farklı birimlerde görevlendirildiği, ardından eski görev yerine dönme talebinin de kabul edilmediği belirtildi. Bunun üzerine Genç Sağlık Sendikası tarafından yargı yoluna başvuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Mahkeme yetki unsuruna dikkat çekti</strong></p>

<p>Uşak İdare Mahkemesi, dosya üzerinde yaptığı incelemede, görevlendirme talebinin reddine ilişkin işlemin yetkili makam tarafından tesis edilmediğini tespit etti. Kararda, işlemin sağlık bakım hizmetleri müdürü tarafından yapıldığı, oysa personelin görev yerinin belirlenmesi ve değiştirilmesinde nihai yetkinin başhekimde olduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>İşlem hukuka aykırı bulundu</strong></p>

<p>Mahkeme, yetkisiz kişi tarafından alınan kararın hukuka uygun olmadığı sonucuna vardı. Bu nedenle dava konusu işlemin iptaline hükmedildi.</p>

<p><strong>Yargılama giderleri idareye bırakıldı</strong></p>

<p>Mahkeme kararında yalnızca işlemin iptaliyle yetinilmedi. Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı idare tarafından ödenmesine karar verildi.</p>

<p><strong>Karar emsal niteliği taşıyor</strong></p>

<p>Söz konusu karar, sağlık çalışanlarının görev yeri değişikliği ve görevlendirme süreçlerinde keyfi uygulamalara karşı hukuki güvencelerinin bulunduğunu ortaya koydu. Karar aynı zamanda, idari işlemlerde yetki unsurunun göz ardı edilmesinin yargıdan dönebileceğini gösteren önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Sendikadan mücadele mesajı</strong></p>

<p>Genç Sağlık Sendikası, kararın ardından üyelerinin haklarını korumaya yönelik hukuki mücadelesini sürdüreceğini belirtti. Sendika, sağlık çalışanlarının çalışma hayatında karşılaştığı hukuka aykırı uygulamalara karşı kararlı duruşunu devam ettireceği mesajını verdi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/genc-saglik-sendikasindan-bir-hukuk-zaferi-daha</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/genc-saglik-sendikasi-kazanim.jpg" type="image/jpeg" length="26150"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kamu-Sen’den Kamu Çalışanları İçin 10 Maddelik Talep Listesi]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/kamu-senden-kamu-calisanlari-icin-10-maddelik-talep-listesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/kamu-senden-kamu-calisanlari-icin-10-maddelik-talep-listesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, kamu çalışanları ve emeklilerin haklarına ilişkin 10 maddelik teklif paketi açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Açıklamada ücret artışından sosyal güvenlik sistemine, ek göstergeden vergi dilimine kadar birçok başlıkta düzenleme talebi dile getirildi.</p>

<p><strong>Ek zam ve refah payı çağrısı</strong></p>

<p>Kamu-Sen’in talepleri arasında ilk sırada kamu çalışanlarına ek zam ve refah payı verilmesi yer aldı. Açıklamada, artan yaşam maliyetleri karşısında memur maaşlarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong>3600 ek gösterge için kapsam genişletilsin talebi</strong></p>

<p>Teklif paketinde öne çıkan bir diğer başlık ise 3600 ek gösterge oldu. Kamu-Sen, mevcut uygulamanın kapsamının genişletilmesini ve daha fazla kamu çalışanının bu haktan yararlanmasını istedi.</p>

<p><strong>Yardımcı Hizmetler Sınıfı için çözüm beklentisi</strong></p>

<p>Açıklamada Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin yaşadığı sorunların çözülmesi gerektiği de ifade edildi. Bu alanda görev yapan çalışanların uzun süredir çözüm bekleyen taleplerinin karşılanması çağrısı yapıldı.</p>

<p><strong>Vergi dilimi ve ek ödeme düzenlemesi gündemde</strong></p>

<p>Kamu-Sen, kamu çalışanlarının maaşlarını etkileyen vergi dilimi adaletsizliğinin giderilmesini talep etti. Ayrıca ilave ek ödemenin yalnızca aktif çalışanlarla sınırlı kalmaması, emeklilere de verilmesi gerektiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>4688 ve 657 sayılı kanunlarda değişiklik istendi</strong></p>

<p>Sendikanın tekliflerinde mevzuat düzenlemeleri de önemli yer tuttu. Açıklamada, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun revize edilmesi gerektiği belirtilirken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda da değişiklik yapılması talep edildi.</p>

<p><strong>Kamu personel rejimi güncellenmeli mesajı</strong></p>

<p>Kamu-Sen, mevcut kamu personel rejiminin güncellenmesi gerektiğini savundu. Çalışma hayatındaki değişimlere uygun, daha adil ve işlevsel bir personel sisteminin oluşturulması gerektiği ifade edildi.</p>

<p><strong>Sosyal güvenlikte 2008 öncesi ve sonrası farkı eleştirildi</strong></p>

<p>Teklif paketinde dikkat çeken başlıklardan biri de sosyal güvenlik sistemi oldu. Açıklamada, 2008 yılı öncesi ve sonrası arasında oluşan hak farklılıklarının giderilmesi gerektiği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/kamu-senden-kamu-calisanlari-icin-10-maddelik-talep-listesi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/kamu-sen-talepleri-1.jpg" type="image/jpeg" length="87798"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hürriyet Sağlık-Sen’den Aile Hekimliği Taslağına Eleştiri: ‘Temel Sorunlara Çözüm Yok’]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/hurriyet-saglik-senden-aile-hekimligi-taslagina-elestiri-temel-sorunlara-cozum-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/hurriyet-saglik-senden-aile-hekimligi-taslagina-elestiri-temel-sorunlara-cozum-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürriyet Sağlık-Sen Genel Başkanı Erdoğan Çakmak, Sağlık Bakanlığı tarafından aile hekimliği sistemine yönelik hazırlanan yeni taslağa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çakmak, taslakta yer alan bazı idari düzenlemelerin ilk bakışta olumlu göründüğünü ancak sahada uzun süredir devam eden temel sorunlara çözüm üretmediğini savundu.</p>

<p><strong>İdari düzenlemeler olumlu, ancak yetersiz bulundu</strong></p>

<p>Açıklamada, aile hekimlerinin “işveren vekili” sayılmamasına yönelik yaklaşım, sözleşme süreçlerinin valilikler ve il sağlık müdürlüklerine devredilmesi, bürokrasinin azaltılması ve idari çatışmaların düşürülmesine dönük adımların kağıt üzerinde olumlu olduğu belirtildi.</p>

<p>Ancak sendika, bu başlıkların aile hekimliği birimlerinde yaşanan yapısal sorunları çözmek için yeterli olmadığını ifade etti.</p>

<p><strong>“Çalışan izin hakkını rahatça kullanabilecek mi?”</strong></p>

<p>Erdoğan Çakmak, aile hekimliği sisteminde en büyük sorunlardan birinin çalışanların izin süreçlerinde yaşadığı belirsizlik olduğunu vurguladı. Açıklamada, aile hekimleri ile aile sağlığı çalışanlarının düğün, cenaze, hastalık ya da yıllık izin gibi durumlarda vekalet bırakma kaygısı yaşamadan görevlerinden ayrılıp ayrılamayacağı sorusu gündeme taşındı.</p>

<p>Mevcut durumda ASM çalışanlarının, izin kullanırken dahi hizmetin aksamaması için kişisel çözümler üretmek zorunda kaldığı belirtilirken, bunun çağdaş bir çalışma düzeniyle bağdaşmadığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Ücretlerde tavan katsayısı eleştirisi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taslağa yönelik eleştirilerin bir diğer başlığı ise ücretler oldu. Hürriyet Sağlık-Sen, aile sağlığı çalışanlarının hak ettiği ödemelerin tavan katsayısı nedeniyle kesintiye uğradığını belirtti.</p>

<p>Sendika, bu sorunun çözümü için tavan katsayısının 1,5’ten en az 3’e çıkarılması gerektiğini savunurken, hazırlanan taslakta bu yönde herhangi bir düzenlemeye yer verilmemesini eleştirdi.</p>

<p><strong>ASM’lerde fiziki şart farkı sürüyor</strong></p>

<p>Açıklamada aile sağlığı merkezleri arasındaki fiziki koşul farklılıklarına da dikkat çekildi. Türkiye genelinde bazı ASM’lerin temel ihtiyaçları dahi karşılamakta zorlandığı, bazı merkezlerin ise daha iyi imkanlara sahip olduğu vurgulandı.</p>

<p>Bu durumun ciddi bir standart sorunu oluşturduğu belirtilirken, taslakta denetim, iyileştirme ve eşitsizlikleri giderici somut bir plan bulunmadığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Performans sistemi yeniden ele alınmalı çağrısı</strong></p>

<p>Hürriyet Sağlık-Sen, performans ödemeleri sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerektiğini savundu. Açıklamada, performans gelirlerinin temel ücretin üzerine eklenen bir unsur olması gerekirken, zamanla ana gelir kalemine dönüştüğü belirtildi.</p>

<p>Bu yapının çalışanlar açısından güvencesizliği artırdığı ve sürekli bir baskı ortamı oluşturduğu ifade edilirken, taslak metinde bu soruna ilişkin de herhangi bir çözüm görülmediği kaydedildi.</p>

<p><strong>Devamsızlık sınırı tartışma yaratıyor</strong></p>

<p>Taslakta yer aldığı belirtilen devamsızlığa ilişkin yasal sınır konusu da eleştirilen başlıklar arasında yer aldı. Sendika, mevcut sistemde rapor ve izin haklarının zaten belirli olduğunu, yeni sınırın hangi ölçütlere göre belirleneceğinin net olmadığını belirtti.</p>

<p>Bu belirsizliğin çalışan haklarını daraltma ve yeni bir baskı unsuru oluşturma riski taşıdığı dile getirildi.</p>

<p><strong>“Masa başında değil, sahaya göre reform yapılmalı”</strong></p>

<p>Açıklamanın sonunda Erdoğan Çakmak, aile hekimliği sisteminin masa başında değil, sahadaki gerçek ihtiyaçlar dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Çalışanın izin hakkını kullanamadığı, emeğinin karşılığını alamadığı ve fiziki şartların yetersiz kaldığı bir yapıda yapılan değişikliklerin kalıcı çözüm üretmeyeceğini vurguladı.</p>

<p>Hürriyet Sağlık-Sen, aile hekimliği sisteminde şekli değil, doğrudan sorunları çözen kapsamlı bir reforma ihtiyaç olduğunu savunarak, aksi halde mevcut taslağın sahadaki sorunları büyüterek sürdüreceği görüşünü paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/hurriyet-saglik-senden-aile-hekimligi-taslagina-elestiri-temel-sorunlara-cozum-yok</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 19:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/hurriyet-saglik-sen-elestiri.jpg" type="image/jpeg" length="99800"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[112 Personeline Gece Mesaisi Farkı Tepkisi: ‘Üç Aydır Ödeme Yapılmıyor’]]></title>
      <link>https://www.saglikpersonelihaber.net/112-personeline-gece-mesaisi-farki-tepkisi-uc-aydir-odeme-yapilmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersonelihaber.net/112-personeline-gece-mesaisi-farki-tepkisi-uc-aydir-odeme-yapilmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[112 Acil Sağlık Hizmetleri çalışanlarının, gece mesaisi farkı ödemelerini üç aydır alamadığı yönündeki iddialar gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birlik Sağlık Sen İzmir İl Başkanı Mahmut Oğuz, söz konusu durumun çalışanlar arasında adaletsizlik yarattığını ve çalışma barışını olumsuz etkilediğini belirtti.</p>

<p><strong>Gece çalışmasına yüzde 10 artırımlı ödeme uygulaması başladı</strong></p>

<p>Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev yapan personel için 1 Ocak 2026 itibarıyla gece mesaisi farkı uygulamasının devreye alındığı ifade edildi. Buna göre, akşam saat 20.00 ile sabah 08.00 arasında yapılan çalışmaların yüzde 10 artırımlı olarak ücretlendirilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Bu uygulamanın, Bakanlık tarafından gönderilen talimat doğrultusunda kamu hastanelerinde hayata geçirildiği belirtildi.</p>

<p><strong>112 Acil Sağlık Hizmetleri kapsam dışında kaldı iddiası</strong></p>

<p>Ancak açıklamaya göre, aynı uygulama 112 Acil Sağlık Hizmetleri personeli için fiilen işletilemedi. Bunun gerekçesi olarak ise il sağlık müdürlüklerine ödeme talimatının gönderilmemesi gösterildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birlik Sağlık Sen, bu nedenle 112 çalışanlarının yaklaşık üç aydır gece mesaisi farkı ödemesinden yararlanamadığını savundu.</p>

<p><strong>“Adaletsizlik çalışma barışını bozuyor”</strong></p>

<p>Mahmut Oğuz, aynı Bakanlık bünyesinde görev yapan personel arasında farklı uygulamaların kabul edilemez olduğunu belirtti. Hastanelerde başlayan ödemenin 112 personeline yansımamasının çalışanlar arasında huzursuzluğa neden olduğu ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, bu durumun hem motivasyonu düşürdüğü hem de kurum içi adalet duygusunu zedelediği vurgulandı.</p>

<p><strong>Bakanlığa çağrı: Talimat yazısı gönderilsin</strong></p>

<p>Sendika, mağduriyetin sona erdirilmesi için Sağlık Bakanlığı’nın il sağlık müdürlüklerine gerekli ödeme talimatını bir an önce göndermesi gerektiğini belirtti. Yetkililerden sorunun ivedilikle çözülmesi talep edildi.</p>

<p><strong>“Enflasyon karşısında maaşlar eriyor”</strong></p>

<p>Açıklamada ekonomik koşullara da dikkat çekildi. Yüksek enflasyon nedeniyle maaşların her geçen gün alım gücünü kaybettiği belirtilirken, bu nedenle gece mesaisi farkı ödemesinin daha da önemli hale geldiği ifade edildi.</p>

<p>Birlik Sağlık Sen İzmir İl Başkanı Mahmut Oğuz, 112 çalışanlarının yaşadığı mağduriyetin gecikmeden giderilmesini istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sendika</category>
      <guid>https://www.saglikpersonelihaber.net/112-personeline-gece-mesaisi-farki-tepkisi-uc-aydir-odeme-yapilmiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 19:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelihabernet.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersonelihaber-net/uploads/2026/04/112-calisani-odeme-tepkisi.jpg" type="image/jpeg" length="47881"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
