Genel Cerrah Mehmet S., Yoğun Bakım Çalışanı Kadını Hastane Ortasında Darp Etti İddiası!

Avcılar'da özel bir hastanenin genel cerrahlarından Mehmet Sadık B., yoğun bakım çalışanı olan Rukiye Ekenler’i hastane koridorunda darp ettiği iddia edildi.

Gündem 19.04.2020, 22:22 19.04.2020, 23:35
Genel Cerrah Mehmet S., Yoğun Bakım Çalışanı Kadını Hastane Ortasında Darp Etti İddiası!

Ayrıca hasta yakınına, “Bu yoğun bakımcı hastanıza iyi bakmıyor, o yüzden hastanız ölecek” diyerek çalışanı hedef haline de getirdi.

Dr. Berna Hocaoğlu: Kadın Doktor Hastane Ortasında Erkek Meslektaşı Tarafından Tekme Tokat Dövüldü, Yarın Nasıl İşe Gideceğim? haberimiz için tıklayınız.

Darp edilen yoğun bakım çalışanı Rukiye Ekenler, Operatör Doktor Mehmet Sadık B. ’ün ameliyat komplikasyonu yaptığını iddia etti. Hatayı Ekenler’in üstüne yıkmaya çalışan Bingöl, şiddete başvurarak kadın çalışanı darp etti.

“POLİS DEFALARCA ‘SEVGİLİ MİSİNİZ?’ DİYE SORDU”

Darp edilen sağlık çalışanı Rukiye Ekenler, devlet hastanesine giderek darp raporu alıp polise şikayette bulundu. Ekenler, polisin kendisine defalarca ‘Özel bir ilişkiniz var mı? Sevgili misiniz?’ diye sorduğunu belirtti. Polis çalışanın talep etmesine rağmen savcılığa bir bildirimde bulunmayarak, darp edilen kadın çalışanı evine geri gönderdi.

Darp edilen Ekenler için Doktor arkadaşı Berna H., bir yazı kaleme alarak şu ifadeleri kullandı:

“Şiddete eğilim her gün biraz daha dal budak salarak büyüyor ve şiddetin en keskin tarafında da sürekli erkek duruyor. Böylece bir boyun eğme tarihi başlıyor. Son iki gündür, bir mesai arkadaşım Rukiye Ekenler, alenen hastane ortasında, Mehmet Sait Birgül tarafından ağır bir şekilde darp edildi.

TIKLAYIN

Rukiye Ekenler, İstanbul’da sağlık sektöründe çalışan herkesin bildiği, tanıdığı bir sağlık emekçisidir ve hastanelerin en zor yeri olan yoğun bakımda çalışır. Çalışmasına, becerisine bu güne kadar tek bir hastane sahibi şikayetçi olmamıştır. Hasta ve hasta yakınları aynı şekilde her zaman ondan memnun kalmışlardır.

Rukiye benim mesai arkadaşımdır. İşini iyi yaptığından bütün hastaneler onunla çalışmak ister. Ben, onunla çalışmaktan her zaman gurur duymuşumdur, çünkü hastanede birbirine güven çok önemlidir. Çok rahat bir şekilde hastalarımı ona teslim ederim. Bilirim ki yoğun bakımda Rukiye vardır ve o, hiçbir hastayı, hata yapmadan iyileştirme çabasına girmiştir. Bütün yoğun bakım doktorları böyledir ama Rukiye, biraz daha fazla hastalarını sahiplenir. Doktorluk, bizim için bir geçim kaynağı değildir. Bir ahlak meselesidir; bizim için insan sağlığı her şeyin üstündedir; bir hastamızı kaybettiğimiz zaman, bir yakınımızı kaybetmiş gibi oluruz. Bizim için insan hayatı kutsaldır.

Bu corona günlerinde neler yaşadığımızı bir gün tarih anlatacaktır. Corona sürecinde sadece hastaları iyileştirmeyle yetinmedik, pek çok meslektaşımızı bu salgında şehit oldular. Hepimiz bu süreçte çok çalıştık. Evimize bile korkarak gittik, çocuklarımıza, yakın akrabalarımıza hastalık bulaştırırız korkusuyla uzak durduk. Herkese evde oturun derken, biz hastalıkla iç içe yaşadık. Hatta, doktor olduğumuz için, kimileri bizden uzak bile düştü… İşte bu günlerde mesai arkadaşım Rukiye’nin işi iki misli arttı. Bir yanda yoğun bakım hastaları, diğer yandan corona hastalarıyla ilgilendi. Sabah erken işe gitti, akşam geç saatlere kadar çalıştı. İki çocuğu bu arada ondan yemek bekledi…

Dün, yani sokağa çıkmanın başladığı cumartesi günü Rukiye, aynı hastanede çalıştığı Mehmet Sait B. adlı bir doktor tarafından tekme tokat dövüldü. Rukiye dayak yerken, yerlerde yatarken herkes hastane koridorunu terk etti. Bütün bunlar olurken, hastanenin patronu İlhan Bey, yukarıdan aşağı inmediği gibi hastanen güvenlik görevlileri de müdahale etmedi. Kimse yardım da edemedi.
Ben, Rukiye’nin pansumanını yaptım ve onu alıp karakola gittik. Polis, ifademizi aldı ve bu arada polis, bizi mağdur eden sorular sordular. Gençten bir polis, gerekeni yapacağız dedi ve biz çıktık. Daha sonra Rukiye’yi döven Mehmet Sait Birgül karakola davet edildi. Bir kral gibi karşılandı. İfadesi alındı, daha sonra hastaneye bırakıldı. Hukuki süreç böyle işledi. Doktor olmamıza rağmen, el ve boyun filmleri çekemedik. Hayatımın en zor günü oldu, yaralı arkadaşımı tedavi edemedim, evine gitsin, çocukları o halde onu öyle görmesin diye morlukları makyajla kapattım.

Rukiye bugün hepimizin canını yakan corona vakalarına bakıyordu. Rukiye istifa edemiyor, çünkü bugünlerde doktorların istifa etmesi yasak; onu döven Mehmet Sadık B. ve İlhan Bey bundan güç aldı. Keyfi bir şekilde Rukiye, hastalarının mesai arkadaşlarının gözü önünde dövüldü.

Dr. Berna Hocaoğlu: Kadın Doktor Hastane Ortasında Erkek Meslektaşı Tarafından Tekme Tokat Dövüldü, Yarın Nasıl İşe Gideceğim? haberimiz için tıklayınız.

Sesimizi duyurmak istedik ama kimse bizi duymadı. Hastanenin sahibi İlhan Bey, Rukiye dayak yerken, Mehmet Sait B.’e bir şey söylemedi. Polis, gerekçe sunmadan Rukiye’yi döven doktoru salıverdi. Yarın hastaneye gitmemiz isteniyor. Can güvenliğimiz olmadan nasıl çalışacağız. Mehmet Sait Birgül elini kolunu sallayarak hastanede geziyor. Rukiye dayak yerken, yerdeyken bir de tehdit ediyor Birgün, ayağını denk al diyor, ben Diyarbakırlıyım diyor. Polis diyelim bunları duymadı, hastanenin sahibi de mi duymadı…

Bize en çok üzen de tanıklar oldu. Tanıklar birden yok oldular, herkes özelden geçmiş olsun mesajları iletiyor.

Yarın nasıl işe gideceğiz, orda bizi bekleyen, takip ettiğimiz onlarca hasta, diğer yandan bizi tehdit eden bir doktor ve dahası, hiç bir şeyi takmayan patronumuz İlhan Bey…”

Yorumlar (0)
10
açık
Günün Anketi Tümü
Çalıştığınız birimden memnun musunuz?