Acillerde bir gecede 51 bin hastaya hizmet

İstanbul Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu: - "Kamu hastaneleri bir gecede 51 bin acil hastasına, günde ‪260-270‬ bin insana dokunuyor. 2018 senesinde 134 milyon kez insanlara dokunmuşuz. Aşısı, reçetesi, muayenesi dahil. Müthiş bir rakam" - "Her İstanbullu yılda 8-9 kere sağlık sisteminden yararlanmış. Bu oran 2002 senesinde sadece 2 idi" - "Doğurganlık yaşındaki kadınların doğum ortalaması yüzde 2,1. Bundan 20 sene evvel yüzde 5,1'di. Bu, nüfus artmıyor demektir. Cumhurbaşkanımız '3 çocuk' diyor ya bu aslında stratejik bir şeydir. Bunu desteklememiz için sezaryen oranlarını düşürmemiz lazım" - "Amerika ve Avrupa'da şu anda kızamık riski yaşanıyor. Türkiye'de ise bu risklerden bahsedilmiyor. Çünkü sağlıkta dönüşümle kızamık, aşı ile elimine edildi. Fakat aşı ile ilgili negatif algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu, esasında nesle saldırı"

Acillerde bir gecede 51 bin hastaya hizmet

İstanbul Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, İstanbul'da kamu hastanelerinin bir gecede 51 bin acil hastasına, günde ‪260-270‬ bin insana dokunduğunu belirterek, "2018 senesinde 134 milyon kez insanlara dokunmuşuz. Aşısı, reçetesi, muayenesi dahil. Müthiş bir rakam. Her İstanbullu yılda 8-9 kere sağlık sisteminden yararlanmış. Bu oran 2002 senesinde sadece 2 idi." dedi.

İstanbul'da sağlık alanında yürütülen çalışmalara ilişkin AA muhabirine bilgi veren Memişoğlu, insanların, hastalanmadan sağlıklarının korumasının önemine değindi.

Herkesin sağlığına dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Memişoğlu, "Bizim toplumumuz çok özverili ama bu özverililiğinin, sağlığının kıymetini bilmemesini gerektirmemesi lazım. İnsanların sigara içmemesi lazım. Bağımlılık, kilo, spor yapmama bizim risklerimiz." diye konuştu.

Memişoğlu, bir hastanın özellikle aile hekimine güvenmesinin önemli olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Sağdan soldan, komşudan veya internetten öğrendiği bilgiler değil, hekiminin öngörüleri doğrultusunda hareket edecek. Hasta geliyor, 'Ben şu tahlili yaptıracağım' diyor. Önce bir muayene edeyim seni, bir bakayım. Aynı filmden 10 tane çektiriyor. Orada kan tahlili, burada kan tahlili... Bunların hepsi esasında bizim israfımız demektir. Sistemimizde e-nabız diye bir uygulama var. Hasta e-nabızdaki bilgilerini doktoruna verince, tekrar tekrar röntgen için randevu almayacak, MR, tomografi için uğraşmayacak. 

Vatandaşlarımız öncelikle aile hekimlerine gitsin. Aile hekimleri vatandaşlarımızın işini yüzde 90, o bölgede çözebilir. Aile hekimliklerinde 60 parametrede tahlil, idrar, gaita tahlili yapabiliyoruz. 3 kanserde tarama yapıyoruz. Risk grubu olan 50-60 yaşlarında mamografi çekilebiliyor, bağırsak ve rahim kanseri ile ilgili tarama yapılabiliyor. Bunlar ücretsiz gerçekleştiriliyor. Eğer şüphe varsa, hastaneden onun randevusunu alıyoruz, vatandaşımız hastanede tedavi olabiliyor."

- "Doğurganlık oranı yüzde 2,1'e düştü"

Türkiye'de doğurganlık oranının yüzde 2,1'e düştüğünü anlatan Memişoğlu, "Doğurganlık yaşındaki kadınlarımızın doğum ortalaması yüzde 2,1. Bundan 20 sene evvel yüzde 5,1'di. Bu, nüfus artmıyor demektir. Cumhurbaşkanımız '3 çocuk' diyor ya bu aslında stratejik bir şeydir. Bunu desteklememiz için sezaryen oranlarını düşürmemiz lazım. Annelerimiz çocuk sahibi olduktan sonra onların bakımını, kreş ve anaokulunu devlet olarak desteklememiz lazım. Koruyucu hekimlikle birlikte aşılarının tam yapılması lazım." ifadesini kullandı.

- "Aşı ile ilgili negatif algı oluşturulmaya çalışılıyor"

Amerika ve Avrupa'da şu anda kızamık riski yaşandığını, Türkiye'de ise bu risklerden bahsedilmediğini belirten Memişoğlu, çünkü sağlıkta dönüşümle kızamığın aşı ile elimine edildiğini vurguladı.

TIKLAYIN

Memişoğlu, "Fakat aşı ile ilgili negatif algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu, esasında nesle saldırı." dedi.

Bu konuların topluma aktarılmasında medyanın çok stratejik bir fonksiyonu olduğunu ifade eden Memişoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Sağlık alanında haber yapan her bir muhabiri, sağlıkçı olarak tanımlıyorum. Doktordan çok daha stratejik görevi var bazen muhabirin,sağlık alanında toplumun kültürünü arttırmak için. Eğer sağlıkla ilgili toplumun kültürünü arttırmazsak, korumaz kendini. Bağımlılık olur, sigara içer, kilosu olur. Kilo demek tansiyon, kemik-eklem bozukluğu, kalp yetmezliği, beyin pıhtısının artması demek. Bunu topluma kim anlatacak? Ben doktor olarak ne kadar anlatırsam anlatayım, iyi medya kuruluşlarının bunu Türkiye'ye yayması daha kolay bize göre." 

- 3 yılda 5 bin yataklı 16 hastane hizmete girdi

Memişoğlu, İstanbul'da son 3 yılda 5 bin yataklı 16 hastanenin hizmete alındığını söyledi.

İstanbul'da 2002 yılında 19 bin hasta yatağının bulunduğunu, bunlardan sadece kamu hastanelerinde 60 tek ve çift kişilik odanın bulunduğunu belirten Memişoğlu, "Şu anda sadece kamu hastanelerinde 20 bine yakın hasta yatağı var. Bunların yüzde 70'i yani 15 bine yakını tek ve çift kişilik. İstanbul'a son 3 senede büyük bir yatak kapasitesi eklendi ve 8 hastane yenilendi. Bu yıl da biner yataklı Göztepe, Okmeydanı, Kartal hastaneleri ile Seyrantepe ve Bahçelievler hastanelerini devreye alacağız. 2020 sonunda bir milyon metrekare alan üzerine inşa edilen 2682 yataklı Başakşehir Şehir Hastanesi faaliyete başlayacak. Bu hastaneler, sağlığın inşaat şaheserleri. İçlerini de en iyi şekilde hazırlayacağız." diye konuştu.

İstanbul'da, aile sağlığı merkezlerini de çok önemsediklerini, ilçelerde 4300 aile hekiminin görev yaptığını aktaran Memişoğlu, "En büyük sıkıntılarımızdan biri, sağlık çalışanlarına herkesin sahip çıkmasını bekliyoruz. Tabii ki hatalı uygulamalar olabilir. Bunlar bize bildirildiğinde, soruşturma açıyoruz, inceleme yapıyoruz." dedi.

- Bir gecede 51 bin hastaya bakılıyor 

İstanbul'da sağlık personelinin büyük bir özveri ile çalıştığını, kamu hastanelerinin bir gecede 51 bin acil hastasına baktığını anlatan Memişoğlu, "Kamu hastaneleri günde yaklaşık ‪260-270‬ bin insana dokunuyor. 2018 senesinde 134 milyon kez insanlara dokunmuşuz. Aşısı, reçetesi, muayenesi dahil. Müthiş bir rakam. Her İstanbullu yılda 8-9 kere sağlık sisteminden yararlanmış. Bu oran 2002 senesinde sadece 2 idi. Bu kadar sağlık hizmeti verirken bazı hatalar olabilir. Fakat insanların bunları istisna olarak kabul etmelerini ve gereğini yapmamız için bize bildirmelerini isteriz." değerledirmesinde bulundu.

Türkiye'de 2007 yılına kadar tıp fakültelerinin 5 bin doktor mezun ettiğini, bu yıl itibarıyla bu sayının arttığını aktaran Memişoğlu, "Bir doktorun tam kapasiteye ulaşması 15 seneyi buluyor. 2007'den sonra kontenjan arttırıldı ve yılda 12 bin mezun verilmeye başlandı. Bu 12 bin mezun, 15 sene sonra devreye girecek. Onun için Türkiye genelinde sağlık çalışanı anlamında her zaman bir eksiklik var. Özellikle İstanbul'da ana branşlarda sıkıntımız yok ama bazı yan dallarda Türkiye'de olduğu gibi sıkıntılar var. Ama bunlar mezuniyetlerden sonra hallolabilecek şeyler." dedi.

Memişoğlu, geleneksel tıp alanındaki çalışmaları incelemek amacıyla Çin'e gittiğini, burada birinci basamak sağlık hizmetlerinin Türkiye'deki kadar kapsayıcı olmadığını gözlemlediğini aktararak, "Biz, 9 aşıyı ücretsiz yapıyoruz bütün toplumumuza. Kadınlar hamilelikleri tespit edildiği andan itibaren sigortalı kabul ediliyor. Çocuk, 18 yaşına gelene kadar hiçbir prim ödemesine gerek yok.Sağlık sisteminden ücretsiz yararlanıyor. İstediği hekimi, hastaneyi seçebiliyor, her yerden ilaç alabiliyor. Dünyada bu kadar geniş kapsamlı sağlık sistemini uygulayan başka bir ülke yok. Onun için toplumun, böyle bir hizmet sunan ekibe sahip çıkmasını bekliyoruz." diye konuştu.

saglikpersonelihaber.net IOS ve Android Mobil Uygulamasını Telefonunuza indirerek ve Sosyal Medya üzerinde bizleri takip ederek güncel haberlerden ücretsiz haberdar olabilirsiniz.

SaglikPersonelHaber.Net Android Uygulamasını indirmek için Buraya Tıklayınız.

SaglikPersonelHaber.Net IOS Uygulamasını indirmek için Buraya Tıklayınız.

Instagram Hesabımızı Buradan Takip Et

Facebook Grubumuza Buradan Katıl

Twitter Hesabımızı Buradan Takip Et

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER